Beyaz eşya satışları Mart ayında çakıldı

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) verilerine göre; buzdolabı, çamaşır makinası, bulaşık makinesi ve fırından oluşan dört ana ürün grubunda iç satışlar Mart ayında yüzde 1 düşüşle 552,657 adet oldu.

İç satışlar Ocak ayında yüzde 9, Şubat ayında ise yüzde 12 gerilemişti.

Buna göre Ocak-Mart döneminde iç satışlar yüzde 7 düşüşle 1.36 milyon adet olarak gerçekleşti.

Beyaz eşya ihracatı ise Mart ayında yüzde 6 düşüşle 1.49 milyon adet, Ocak-Mart döneminde de yüzde 3 düşüşle 4.17 milyon adet oldu.

Beyaz eşya üretimi ise Mart’ta yüzde 2 artarken, Ocak-Mart’ta yüzde 3 geriledi. İlk çeyrekte üretim 5.72 milyon adet olarak gerçekleşti.

27 yıl komada kalan kadın uyandı

Birleşik Arap Emirlikleri’nden Munira Abdulla, 1991’de geçirdiği trafik kazasının ardından beyninde oluşan ciddi hasar nedeniyle komaya girdi ve uzun yıllar boyunca durumunda ciddi bir değişiklik olmadı – ta ki Almanya’da bir hastaneye sevk edilip, geçen yıl birdenbire gözlerini açana kadar.

Munira Abdulla kaza sırasında 32 yaşındaydı ve oğlunu okuldan almıştı. İçlerinde bulundukları araç bir otobüse çarptı. Oğluyla birlikte arka koltukta oturan Munira 4 yaşındaki oğlunun üstüne kapanarak onu korudu. Omar Webair annesinin bu hareketi sayesinde kazayı sadece ufak bir morlukla atlattı ancak Munira Abdulla ağır yaralandı.

Munira kafasına aldığı darbe nedeniyle komaya girdi ve 27 yıl boyunca durumunda ciddi bir değişiklik olmadı. Ta ki 2018’e kadar. Munira Abdulla geçen yıl Almanya’da kaldığı hastanede birdenbire komadan uyandı.

Omar kazayı ve annesinin komada geçirdiği 27 yılı BAE gazetesi The National’a anlattı.

“ÜMİDİNİZİ KESMEYİN”

Omar gazeteye yaptığı açıklamada “Hiç pes etmedim çünkü içimde hep onun bir gün uyanacağına dair bir his vardı” dedi ve başlarından geçenleri gazeteye anlatmasının nedenini şöyle açıkladı: “Annemin hikayesini paylaşıyorum çünkü benzer durumda olan insanlar sevdiklerinden ümitlerini kesmemeli; onları ölmüş gibi görmemeli”.

Kazada oğlunun üzerine kapanarak onun hayatını kurtaran Munira, kazanın ardından saatlerce yardım bekledi.

En sonunda hastaneye kaldırılan Munira, daha sonra Londra’da bir hastaneye sevk edildi.

The National’ın haberine göre Londra’daki hastanede Munira’nın bitkisel hayatta olduğu, acıyı hissedebildiği ancak tepki veremeyeceği söylendi.

Munira daha sonra BAE’ye geri götürüldü ve El Ayn kentinde bir hastaneye yatırıldı. Daha sonra sağlık sigortasının gerekliliklerinden ötürü birkaç kez hastane değiştirmek zorunda kalındı.

Burada Munira’yı hortumlarla besleyerek hayatta tutmayı başardılar. Aynı zamanda kaslarının hareketsizlikten zayıflamaması için fizyoterapi uygulandı.

BİR DİZİ AMELİYAT GEÇİRDİ

2017 yılında BAE hükümetinin sağladığı bir fonla ailesi Munira’yı Almanya’ya götürdü.

Munira orada bir dizi ameliyat geçirdi. Hareketsizlikten kısalan kol ve bacak kasları onarıldı, beyinsel durumunu iyileştirmek için ilaç tedavisi uygulandı.

Almanya’ya götürülmesinin üzerinden 1 yıl geçmişti ki oğlu Omar, annesinin kaldığı hastane odasında görevlilerle bir tartışmaya girdi ve sesler yükseldi.

Omar yaşananları şöyle anlatıyor: “Annem garip sesler çıkarıyordu ve ona bakmaları için doktorları çağırıp onu muayene etmelerini istedim. Bana her şeyin normal olduğunu söylediler.
“3 gün sonra birinin ismimi söylediğini duydum ve uyandım. İsmimi söyleyen kişi annemdi. Evet, annem. Mutluluktan havalara uçtum. Yıllardır bu anın hayalini kuruyordum ve uyanınca ilk söylediği şey ismim oldu.

Omar hastane odasında yaşanan tartışma sırasında annesinin kendisinin tehlikede olduğunu hissettiğini, bunun annesinde şok etkisi yarattığını ve uyanmasında bunun tetikleyici olduğunu belirtiyor.

27 yıllık komadan uyanan Munira zamanla daha fazla tepki verebilmeye başladı. Şu an acıyı hissedebiliyor ve kısa diyaloglara girebiliyor.

Şu an Abu Dabi’de kaslarını güçlendirmek ve duruşunu düzeltmek için fizik tedavi ve çeşitli rehabilitasyonlar görüyor.

“MUNİRA GİBİ VAKALAR ÇOK NADİR”

Uzun yıllar komada kaldıktan sonra bilinci açılan hasta sayısı çok az. Uyanabilseler bile iyileşme süreçleri çok uzun ve zorlu oluyor.

İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri, bilinci kapalı bir hastanın durumunda yaşanan değişiklikleri saptayabilmenin çok zor olduğuna dikkat çekiyor.

Koma sonrası bilinci açılan kişilerin çoğu, beyinlerine aldıkları hasar nedeniyle, hayatlarına ciddi sakatlıklarla devam etmek zorunda kalıyor.
En bilindik iyileşme hikayelerinden biri 19 yaşında trafik kazası geçiren Amerikalı Terry Wallis’inki.

Wallis 19 yıl bitkisel hayata yakın bir durumda kaldıktan sonra iyileşmişti. Wallis’in beyninin koma süresince yeni hücre üretmeyi sürdürdüğü tahmin ediliyor.

Eski Formula 1 şampiyonu Michael Schumacher ise 2013’te Fransa’da kayak yaparken geçirdiği kazada kafasından yaralanmıştı. Schumacher altı ay yapay komada tutulduktan sonra İsviçre’deki evine sevk edildi. Tedavisine evde devam ediliyor.

 
 

Wolfsburg yeni hocasını açıkladı

Milli futbolcu Yunus Mallı’nın da forma giydiği Wolfsburg’un yönetimi, sezon bitiminde görevden ayrılacağı mart ayında duyurulan teknik direktör Bruno Labbadia’nın yerine Oliver Glasner ile anlaştı.

Kulüpten yapılan açıklamaya göre, 44 yaşındaki Avusturyalı teknik adam Glasner ile 3 yıllık sözleşme imzalandı.

Glasner, 2014 yazında başladığı teknik direktörlük kariyerinde ülkesinin Ried ve LASK Linz kulüplerini çalıştırdı.

Öztürk: ‘Eğer bu medya düzeni devam ederse…’

Hükümete yakın Yeni Şafak gazetesinin köşe yazarı Kemal Öztürk, “Daha ne olacaktı?” başlığıyla yayımlanan yazısına “Türkiye’nin ana muhalefet partisinin lideri linç edilmek istendi. Bunun başka bir tanımı ve izahı yoktur. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, CHP ana muhalefet partisi olarak bu ülkede devlet protokolünde yeri olan, parlamentonun ikinci büyük partisi ve milyonlarca insandan oy almış bir partidir” dedi.

Öztürk, şöyle devam etti:

“Ve bu partinin lideri bir suçluymuş gibi, düşmanmış gibi birileri tarafından darp edildi, saldırıya uğradı ve sonra da linç edilmek istendi. 

Hiçbir şekilde kabul edilemez, hiçbir şekilde hafifletilemez ve üstü örtülemez bir suçtur bu.

Savcılığın açtığı soruşturma, güvenlik birimlerinin incelemeleri olayın hukuki ve kriminal boyutunu ortaya çıkaracaktır. Burası ayrı.”

“Bu olayın yaşanmasına neden olan nedenlere bakalım” diyen Öztürk, “Eğer bu medya düzeni devam ederse, eğer bu üslup ve bu yayınlar sürerse, kızgın demirin soğutulması mümkün olmayacağı gibi, daha kötü olaylar da yaşarız.” dedi.

Türkiye bir değerini daha yitirdi; ünlü sanatçıyı kaybettik !

Müzik dünyasının önemli ismi Şevket Uğurluer 81 yaşında hayata gözlerini yumdu. Uğurluelr’in ölüm haberini İstanbul Caz Festivali Twitter hesabından duyurdu. Açıklamada, “25. İstanbul Caz Festivali Yaşam Boyu Başarı Ödülü sahiplerinden, piyanonun efsane ismi Şevket Uğurluer’i kaybettik. Yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyoruz.” ifadelerine yer verildi.

ŞEVKET UĞURLUER KİMDİR?

Türk pop müziğinden rock and rolla, cazdan bluesa kadar birçok türde müziği yorumlayan 1938 doğumlu piyanist ve şarkıcı. Müziğe ilkokul sıralarında mandolinle başladı. İlk profesyonel çalışmalarını 1955 yılında yaptı. 1961 yılına kadar çeşitli orkestralarda çalıştıktan sonra, kendi orkestrasını kurarak İstanbul gece kulüplerinde çalışmaya başladı. Aynı yıllarda İstanbul Teknik Üniversitesi’nden yüksek mimar olarak mezun oldu. 60’lı yıllarda Türkçe sözlü hafif batı müziği dalında plakları basıldı. Bir ara müziği bırakıp mimarlık yaptı. Daha sonra yeniden müziğe döndü. 1991 yılında, Türkiye’yi Eurovision Şarkı Yarışması’nda temsil eden “İki Dakika” adlı şarkının bestecisidir. TRT’de 17 yıldır aralıksız devam etmiş olan “Anılarla Müzik” adlı programı hazırlayıp, sunmuştur.

İmamoğlu mazbatasını alırken adliyede arbede çıktı

YSK sonuçlarına göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu mazbatasını almak üzere İstanbul Adliyesinde bulunan İl Seçim Kurulu’na geldi. İmamoğlu’na eşi Dilek İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun yanı sıra çok sayıda partili eşlik etti.

ADLİYEDE ARBEDE ÇIKTI

Adliyede kalabalıktan dolayı izdiham yaşandığı görülürken, partililer ve güvenlik görevlileri arasında da arbede çıktı. Arbede kısa sürede yatıştı. (İHA)

 
 

Aşk dolu flörtün formülü açıklandı

İnternet üzerinden flörte ilişkin analiz yapan bir internet sitesine göre, dünya çapında 91 milyon kişi çöpçatanlık uygulamalarını kullanıyor, ancak birçok insan bir randevu ayarlamayı başaramıyor.

İngiltere merkezli kamuoyu araaştırma şirketi YouGov’un yaptığı bir ankete göre, ülkede yaşayanların yüzde 10’u bu tip uygulamaları kullansa da, uygulama aracılığıyla randevu ayarlayabilenlerin oranı yarıdan az.
Sussex Üniversitesi’nden tarihçi Zoe Strimpel ve ilişki danışmanı Suzie Hayman, kendinize uygun birini bulabilmeniz için bazı flört tüyoları verdi.

1. Zorunluluktan flört çabasına girişmeyin

Eğer flört etmek istemiyorsanız, etmeyin. Eğer birinden hoşlanmıyorsanız, onları tekrar görmeyin.

‘Denemek’ ölümcül. Moralimizi bozuyor, yorgun bırakıyor ve kendimiz ve diğerleri için olumsuz duygular doğuruyor.

2. İçgüdülerinize güvenin

Eğer bir sorunla karşılaşırsanız, bunu ciddiye alın.

Genellikle ‘benim suçum’ diye düşünme eğiliminde oluruz, ama tam tersi bu muhtemelen onların suçu.

3. Araştırmalar az mesaj atmanın daha iyi olduğunu gösteriyor

Herhangi bir haftada aynı anda yüzlerce insanla sohbet etmek, zihinsel olarak aşırı yorulmanıza neden olabilir.

Zamanınızı sohbet etmek ve şakalaşmaktan hoşlandıklarınıza, en fazla umut vaadedenlere ayırın.

4. Flört etmek sayı işi, en fazla insanın olduğu yere gidin

Niş çöpçatanlık sitelerinden uzak durun, en fazla insanın olduğu yere gidin.

Flört etmek sayı işi, yani madende işlenmemiş cevheri bulmak için madene ihtiyacınız var. Ellerinde sadece elmas olduğunu söyleyenlere inanmayın.

5. Önce arkadaşlarınıza bakın

En iyi ilişkiler arkadaş olarak başlayıp, partnerliğe dönüşen ilişkilerdir.

Tabi ki, yeni bir arkadaş sizi muhtemel bir sevgiliyle de tanıştırabilir.

6. Esnek olun

Size neyin çekici geldiğini bildiğinizi zannedebilirsiniz.

Eğer listenizi çok daraltırsanız, size teoride uygun gibi gözükmese de sizi gerçekten heyecanlandıracak birini kaçırıyor olabilirsiniz.

7. Dikkatli ve hassas olun

İnternet üzerinden tanışmanın kötü yanı şu ki tanıştığınız kişiyle ortak hiçbir bağınız yok, bu yüzden diğer kişi hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz.

Bir şey akla yatkın gelmiyorsa, kafanızda alarm ziller çalmaya başlasın.

Yeni flört etmeye başladığınız kişinin sizden para istemesi ya da sürekli verdiği sözleri tutmaması halinde o kişiyle tamamen iletişiminizi kesin.

Duygusal olarak fazla iniş ve çıkışlar yaşamamaya çalışın.

Yeni havalimanında Türkiye için skandal ilan

AK Parti Hükümeti’nin en büyük projelerinden biri olarak hizmete açılan İstanbul Yeni Havalimanı’nın reklam alanlarındaki bir ilan sosyal medyada günün konusu oldu.

Türkiye’ye gelen yabancı turist ve yatırımcılara yönelik asılan “Türkiye’ye hoşgeldiniz. 250 bin dolar yatırımla Türk vatandaşı olun” afişi tepkilere yol açtı.

Gazeteci Duygu Demirdağ sosyal medya reklam afişinin fotoğrafını paylaştı.

Afişe İYİ Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ “Hiç bir ciddi devlet böyle vatandaşlık pazarlamaz. Bu yaklaşım pazarlayanların Vatana verdikleri anlamın göstergesidir” diye tepki gösterdi.

İşte Demirdağ’ın o paylaşımı:

Yeni havalimanından:
250.000 dolara vatandaşlık. pic.twitter.com/6wkNqdHdXb

— Duygu Demirdag (@duygudemirdag) 13 Nisan 2019

Düşük Tansiyon Nedenleri

Bu durum pek çok farklı faktör nedeniyle gelişebilmektedir. Bununla birlikte, belirli yaş gruplarında düşük tansiyona yatkınlık daha fazla olabilmektedir.

Düşük tansiyon kendi içinde türlere ayrılmaktadır. Düşük tansiyon türleri ve nedenleri şöyle sıralanmaktadır:

Ortostatik Hipotansiyon

Kişi oturduğu zaman ya da uzanır bir pozisyondayken kan basıncında ani bir düşüş olduğunda ortaya çıkmaktadır. Daha çok yaşlı insanlarda gelişen bu durumu tetikleyen pek çok faktör bulunmaktadır.

Dehidrasyon yani sıvı kaybı, ortostatik hipotansiyonun en yaygın nedeni olarak bilinmektedir.  Yeterli miktarda sıvı alınmadığı takdirde ya da fiziksel aktivite sırasında çok fazla terledikten sonra sıvı tüketilmediğinde, vücutta sıvı kaybı yaşanabilmektedir. Sıvı kaybı sonucunda ateş, kusma ve ciddi ishal de ortaya çıkabilmektedir.

Ortostatik hipotansiyon hamilelik sırasında da gelişebilmektedir. Bu durum genellikle doğumdan sonra düzelmektedir.

Postprandiyal hipotansiyon da (bir tür ortostatik hipotansiyon) genellikle yaşlı insanları etkilemektedir. Postprandiyal hipotansiyon, yemek yedikten sonra kan basıncında anide düşmesi durumudur.

Ortostatik hipotansiyon riskini artırabilen tıbbi faktörler ise şunlardır:

·         Kalp krizi, kalp kapak hastalığı, bradikardi (çok düşük kalp hızı) ve kalp yetmezliği gibi kalp rahatsızlıkları sahip olmak (bu koşullar, kalbin vücuda yeterli miktarda kan pompalamasını önlemektedir)

·         Anemi (kansızlık)

·         Şiddetli enfeksiyonlar

·         Tiroid bozuklukları, Addison hastalığı, düşük kan şekeri ve diyabet gibi endokrin koşulları

·         Parkinson hastalığı gibi merkezi sinir sistemi bozuklukları

·         Pulmoner embolizm

Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı için kullanılan bazı ilaçlar da ortostatik hipotansiyon riskini artırabilmektedir. Bu ilaçlar şöyle sıralanmaktadır:

·         Diüretikler (idrar söktürücü ilaçlar)

·         Kalsiyum kanal blokerleri

·         Anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri

·         Anjiyotensin II reseptör blokerleri

·         Nitratlar

·         Beta blokerleri

Anksiyete, depresyon, erektil disfonksiyon ve merkezi sinir sistemi bozuklukları gibi sağlık problemlerinin tedavisinde kullanılan ilaçlarda ortostatik hipotansiyonun ortaya çıkmasına yol açabilmektedir.

Alkol, barbitüratlar ve bazı reçeteli ve reçetesiz ilaçların da tetikleyici olabileceği düşünülmektedir.

Ortostatik hipotansiyon gelişimini tetikleyebilecek durumlardan bazıları ise aşırı sıcağa maruz kalmak ya da uzun süre boyunca hareketsiz kalmak da olabilmektedir.

Nörojenik Hipotansiyon

Beyin ve kalp arasındaki fonksiyonlarda meydana gelen bir bozukluk sonucunda nöropatik hipotansiyon gelişebilmektedir. Örnek vermek gerekirse, kişi çok fazla oturduğunda kan bacaklarda toplanmaya başlamaktadır. Bu durumuna bağlı olarak beyin vücuttaki kan basıncının yüksek olduğunu düşünerek kalp atış hızını yavaşlatmaktadır. Baş dönmesi gibi belirtiler hissedilebilmektedir.

Şokla Bağlantılı Şiddetli Hipotansiyon

Birçok farklı koşul ya da durum, şoka bağlı olarak ciddi hipotansiyona yol açabilmektedir. Bu faktörlerin bazıları ortostatik hipotansiyona da neden olabilmektedir. Şok durumunda kan basıncı çok düşmekte, ancak kendi kendine normale dönmemektedir. Bu nedenle şok gibi acil durumlar hemen tedavi altına alınmalıdır.

Bazı ciddi enfeksiyonlar da kişinin şok yaşamasına neden olabilmektedir. Bu tür bir şok septik şok olarak tanımlanmaktadır. Bakterilerin kan dolaşımına girmesi söz konusu olduğunda, tehlikeli olabilecek kadar düşük tansiyona yol açan bir toksin (zehir) salgılanmaktadır.

Vücutta meydana gelen ciddi kan veya sıvı kayıpları kişinin şoka girmesine yol açabilmektedir. Şokun bu türü ise hipovolemik olarak adlandırılmaktadır. Hipovolemik şoka neden olabilecek bazı koşullar şunlardır:

·         Büyük dış kanama (örneğin, ciddi bir kesim veya yaralanma)

·         Büyük iç kanama (örneğin, rüptüre bir kan damarından veya vücudun içinde kanamaya neden olan yaralanmalardan)

·         Ağır yanıklardan nedeniyle vücudun aşırı sıvı kaybetmesi

·         Pankreasın şiddetli şişmesi

·         Şiddetli ishal

·         Şiddetli böbrek hastalığı

·         Diüretiklerin aşırı kullanımı

Kalbin kan pompalamasını engelleyen herhangi bir faktör de vücudun şoka girmesine (kardiyojenik şok) neden olabilmektedir. Bununla birlikte, kalp krizi, pulmoner embolizm veya kalp fonksiyonunu bozan devam eden bir kalp ritim bozukluğu da (aritmi) bu tür bir şoka yol açabilmektedir.

Kan basıncında meydana gelen ani düşüş atardamarın da aşırı rahatlamasıyla sonuçlanabilmektedir. Bu durumda da vazodilatatör şok olarak adlandırılan şok türü gelişebilmektedir. Bazı nedenleri arasında şunlar yer almaktadır:

·         Ağır kafa travması

·         Bazı ilaçlara tepki

·         Karaciğer yetmezliği

·         Zehirlenme

·         Şiddetli bir alerjik reaksiyon

Düşük Tansiyon Nedir?

Hipotansiyon olarak da adlandırılan düşük tansiyon, kan basıncının anormal derecede düşmesi sonucunda oluşmaktadır. Kan basıncı kalbin vücuda kan pompalama gücünü ölçmek için kullanılan bir terimdir.

Düşük Tansiyon Tedavisi

Düşük tansiyon nasıl geçer? Düşük tansiyonun tedavisi nedenine bağlı olarak değişmektedir. Kullanılan ilaçların dozajlarında değişiklik yapılabilmekte ya da düşük tansiyona yol açan tıbbi koşul (örneğin bir mide ülseri) cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Neden belirli değilse, kan basıncını yükseltmeye yardımcı olan ilaçlar kullanılabilmektedir.

Düşük Tansiyon İçin Hangi Doktora Gidilir?

Başlangıç olarak, aile hekiminiz düşük tansiyonu teşhis ve tedavi etmeye yardımcı olabilmektedir. Gerekli olduğu takdirde, bir kalp sağlığı uzmanına (kardiyolog), böbrek sağlığı uzmanına (nefrolog) ya da beyin ve sinir hastalıkları uzmanına (nörolog) başvurabilirsiniz.

 

 

MEB öğrencilerin sosyal hayatını kayıt altına almaya başladı

Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), ilkokul, ortaokul ve lise çağındaki öğrencilerin akademik başarılarının yanında “bilim”, “sanat”, “kültür”, “spor” ve “toplum hizmeti” gibi başlıklarda yaptıkları her türlü sosyal etkinlikler, e-okul sistemindeki yeni modülde kayıt altına alınmaya başlandı. Milli Eğitim Bakanlığı, illere gönderdiği resmi yazı ile geçen yıllarda bazı illerde pilot uygulamasını yaptığı e-okuldaki “sosyal etkinlikler modülünün” artık 81 ildeki tüm ilkokul, ortaokul ve liselerde okuyan öğrencileri kapsadığını duyurdu.

 Genelge ile “Sosyal Etkinlik Modülü Uygulama Kılavuzu” paylaşılarak tüm ilkokul ve ortaokullarda uygulamanın başlatılması ve e-okula veri girişlerinin yapılması istendi. Buna göre, öğretmenler, kılavuzda belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda e-okul yönetim bilgi sistemindeki “Sosyal Etkinlik Modülü”nde kayıtları tutmaya başlayacak. Öğrencilerin sosyal etkinlikleri, “bilimsel”, “kültürel”, “sanatsal”, “sportif” etkinlikler ve “toplum hizmeti” olmak üzere beş ana başlıkta değerlendirilecek. Kayıtlar, e-okul sisteminin dışında karne ile birlikte “sosyal etkinlik belgesi” olarak da öğrenciye verilecek. Sosyal etkinlik yapan öğrenciler modüle, “Sosyal etkinliğe katılanlar”, “Ürün ortaya koyanlar”, “Performans gösterenler” ve “Derece alanlar” şeklinde 4 ana kategoride işlenecek.

Öğrenciye rehberlik edecek

Bu kapsamda e-okul sisteminde öğrencilerin tüm akademik notları ile karnelerinin yanı sıra artık sosyal etkinlikleri de saklanacak. e-okul sisteminde tutulan bu kayıtların, öğrencinin bir üst eğitim kurumuna yerleşirken rehberlik hizmetlerine kaynaklık etmesi hedefleniyor. Okul idaresi ve öğretmenler, okula gelen bir öğrencinin sporla ya da sanatla ilgilenip ilgilenmediğini sisteme bakarak görebilecek.

Örneğin, bir beden eğitimi öğretmeni, sporcu öğrencileri önceden tespit ederek, okul yaşamında da bu öğrencilerin derinlemesine çalışma yürütmesine olanak sağlayabilecek. Böylece öğrencilerin akademik başarısının yanında sosyal başarıları da ön plana çıkarılacak. Artık bir öğrenci, sadece ders notlarına göre değil, yaptığı sosyal faaliyetlere göre de değerlendirilecek.

Öğrencilere verilecek sosyal etkinlik belgelerinde, öğrencilerin eğitim öğretim yılı boyunca okulda, ilçede, ilde, bölgede, ulusal veya uluslararası düzeyde katıldıkları yarışmalar, etkinlikler, tasarladıkları ürünler ayrıntılı döküm halinde yer alacak. Böylece ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin yaptıkları tüm sosyal etkinlikler e-okuldaki resmi kayıtlardan takip edilebilecek.

Sosyal etkinlikler neler olacak?

Öğrencilerin gerçekleştirdiği sosyal etkinliklerin e-okul sistemine işlenmesi için 3 ayrı kategori belirlendi. Buna göre, öğrencilerin sosyal etkinlik belgelerine “Okul etkinlikleri”, “Merkezi etkinlikler” ve “Okul dışı bireysel etkinlikler” şeklinde veri girişi yapılacak. Okul etkinlikleri, en az bir danışman öğretmen rehberliğinde oluşturulan öğrenci kulüplerindeki faaliyetlerden oluşacak. Bu etkinlikler, öğrenci kulüpleri tarafından önceden planlanmış sosyal etkinlikler ve toplum hizmeti çalışmalarını kapsayacak.

Merkezi etkinlikler

Merkezi etkinlikler ise MEB merkez ve taşra teşkilatınca düzenlenen bir projeye ya da diğer kurum ve kuruşlarla imzalanan bir iş birliği protokolüne, izne bağlı yapılması istenen etkinliklerden oluşacak.
Bu kapsamdaki etkinlikler, MEB merkez ve taşra teşkilatının ilgili birimi tarafından Sosyal Etkinlik Modülü’ne önceden işlenecek. İlgili ders öğretmeni, etkinlik bitiminde öğrencilerin bilgilerini modüle işleyecek.

Okul dışı bireysel etkinlikler

Öğrencilerin, MEB tarafından uygun görülen ve belirlenen kurum ve kuruluşlarda, velisinin bilgisi dahilinde, kendi ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda okul dışındaki merkezi veya mülki idare tarafından onaylanmış etkinlikleri de e-okul modülüne işlenecek. Okul dışı bireysel etkinlikler, Milli Eğitim, Gençlik ve Spor, Bilim Sanayi ve Teknoloji, Aile ve Sosyal Politikalar ile Kültür ve Turizm bakanlıklarına bağlı kurum ve kuruluşlar, üniversiteler, belediyeler ile diğer resmi kurum ve kuruluşlarca düzenlenenlerden oluşacak. Bakanlık, bilimsel etkinlikleri bilim olimpiyatları, bilim şenlikleri, bilim fuarları, bilimsel proje yarışmaları, patent sahibi olma, faydalı model sahibi olma, bilimsel toplantılar, bilimsel araştırma yarışmaları ve zeka oyunlarına katılım olarak belirledi.

Kültürel etkinlik kategorileri

Kültürel etkinlik kategorileri ise müze, ören yeri, tarihi mekan, sanat galerisi, doğa gezileri ile mesleki alanlara yönelik tanıtım gezileri, sözlü gelenekler ve anlatımlar, gösteri sanatları, toplumsal uygulamalar ritüeller ve şölenler, doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar, el sanatları geleneği, mesleki alanlar olacak.

Sanatsal etkinlik kategorileri

MEB’in belirlediği sanatsal etkinlik kategorileri arasında resim, grafik sanatlar, geleneksel Türk sanatları, özgün baskı resmi, heykel, seramik, rölyef, çini, origami, maket, mask, şan (solo), koro, üflemeli çalgılar, mızraplı/tezeneli çalgılar, vurmalı çalgılar, yaylı çalgılar, tuşlu çalgılar, orkestra, şiir(sözlü anlatım), münazara, sunuculuk, konferans/panel /forum, mülakat/röportaj, şiir (yazılı anlatım), hikaye/tiyatro metni /roman, deneme /makale/fıkra, fabl/masal, mektup/günlük/anı, biyografi/otobiyografi, sohbet/eleştiri/gezi yazısı, tiyatro, bale, opera, drama, dans, sinema, yabancı dil etkinlikleri ve mekan sanatları yer alıyor.

Sportif etkinlik kategorileri

Kılavuzda, öğrencinin okulda veya okul dışında, belirlenmiş kurallara göre bireysel veya takım halinde yaptığı, fiziksel ve zihinsel etkinlikler ile spor yarışmaları ve sportif eğitim çalışmalarının kategorileri de belirlendi. Toplum hizmeti çalışmaları başlığında ise öğrencilerin gönüllü olarak yürüttüğü toplum hizmeti çalışmaları da kayıt altına alınacak.