Bir girişimcinin öyküsü: Şam-İstanbul-Sırbistan-Moskova-Polonya

Suriyeli Kais Jabakji, Varşova’da açtığı Türk restoranıyla Polonyalılara Türk mutfağını tanıtıyor. İçli köfteden, yaprak sarmaya, alinazikten, beyti sarmaya, künefeden kabak tatlısına geniş bir lezzet yelpazesine sahip olan Jabakji’nin restoranına Polonyalılar kadar diğer ülke vatandaşları da yoğun ilgi gösteriyor.

resimid_5394790

Suriyeli Kais Jabakji Polonya’nın başkenti Varşova’da açtığı Anatolia Restoran’la Türk mutfağını Polonyalılara tanıtıyor. Yöresel Türk yemeklerini, geleneksel Türk tatlılarını Polonyalıların hizmetine sunan Jabakji, Halep’ten Varşova’ya uzanan öyküsünü İHA’ya anlattı. Dedesinin yaklaşık 100 yıl önce Gaziantep’ten Halep’e göç ettiğini belirten Kais Jabakji, Türkçe’de soyadlarının Çubukçu olduğunu söyledi.

‘TÜRKİYE ARTIK BİZE VATAN OLDU’

Dedesinin daha sonra evlenip çoluk çocuğa karıştığı Halep’in kendilerine vatan olduğunu, kendisinin de burada doğduğunu belirten Jabakji her şeyin 2011’de başlayan Suriye iç savaşıyla değiştiğini ifade etti. “Babamın Halep’te sandalye fabrikası vardı, 2010 yılının sonlarına doğru, savaş başlamadan hemen önce ailece İstanbul’a taşındık” diyen Jabakji, daha sonra anne, baba ve iki ağabeyini İstanbul’da bırakıp tekstil ticaretiyle uğraşmak için Sırbistan’a gittiğini söyledi.

1 yıl Sırbistan’da, 1 yıl da Moskova’da tekstil alanında faaliyet gösterdikten sonra Polonya’nın Lodz şehrine gelip bir süre tekstille uğraştığını ancak savaş dolayısıyla Suriye’ye tekstil ithal ve ihraç etmenin imkansız hale geldiğini söyledi.

resimid_5394761

Bunun üzerine bir süre Türkiye ve Orta Doğu ülkelerinin mutfaklarına özgü gıda ürünleri satan Jabakji, Varşova’da Türk yemekleri servis eden Anatolia Restoranı açmaya giden süreci ise şu sözlerle anlattı: “Ailem halen İstanbul’da, ağabeylerim tekstil işiyle uğraşıyor Savaşın patlak vermesinin ardından hemen hemen tüm akrabalarımız da Halep’ten İstanbul’a göç etti. Artık Türkiye bizler için vatan oldu. Bu durum, Türk restoranı açmaya karar vermemdeki başlıca sebeplerden biri. Bir diğeri ise Türk yemeklerinin Polonyalılara hitap etmesi. Türk mutfağı Polonyalılar için oldukça popüler. Türk yemeklerini severek, beğenerek yiyorlar. Aynı rağbeti Suriye mutfağı için söylemek pek de mümkün değil”

resimid_5394811MALZEMELERİ TÜRKİYE’DEN

Geçtiğimiz kış mevsiminde faaliyete geçen restoranda bugün 25 kişinin çalıştığını belirten Kais Jabakji, ustaların ise Urfa, Antep, Adana, Hatay ve Erzurumlu olduğunu söyledi. Jabakji, mutfaktaki lahmacun fırınından, ızgaraya, servis tabaklarına kadar restoranın tüm malzemeleriniyse Türkiye’den getirdiklerini ifade etti. Pek çok büyükelçiliğin de misafirleriyle birlikte kendilerini tercih ettiğini ifade eden Jabakji, Türk yemek ve tatlılarının yanı sıra nargile servisi yaptıklarını da belirtti.

‘KÜLTÜRÜMÜZÜN TANITIMINI YAPIYORUZ’

İHA’ya konuşan restoranın baş aşçısı Urfalı İbrahim usta da müşterilerin yoğun ilgisinden memnun olduklarını söyledi. Türk mutfağının Polonyalıların damak tadına kusursuz olarak hitap ettiğini ifade eden İbrahim usta, “Zaten Polonyalılar genel olarak Türkiye’yi çok seviyorlar, her yıl binlercesi Türkiye’ye tatile gidiyor. Bizim yemeklerimize ise adeta bayılıyorlar. İşte bizler de Varşova’da açtığımız Türk restoranıyla, tatlı ve yemek çeşitlerimizle bir anlamda ülkemizin, kültürümüzün tanıtımını yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

İHA

İLGİLİ HABERBayram ziyaretine giden 2 bin Suriyeli geri döndüBayram ziyaretine giden 2 bin Suriyeli geri döndü

 

‘Erdoğan’ın karşısına Rizeli gelin çıktı düzen tutmuyor’

Akşener otobüsle Rizelileri selamlayarak miting alanına geldi, miting öncesinde Rizeli kadınların kendisine getirdiği tülbentleri kabul etti. Akşener konuşmasına ‘Ne Rizeymiş be! Tayyip bey Rizeli, Muharrem Beyin annesi Rizeli, bense Rizelinin gelini. Sizin abiniz var ya has Rizeli. Beni annesiyle aynı evde oturttu. Bunu yapabilen var mı?” diyerek başladı. Akşener bir de anısını paylaştı: Şimdi ben yeni evlendim aynı evdeyiz. İftar saati amcalar falan aynı apartmanda oturuluyor. Rahmetli Özal dönemi içeride bir kavga koptu. Ben de küçük ailenin kızıyım mutfakta tepsi hazırlıyorum. Kayınvalidem geldi dedi ki ne yapıyorsun? İçeride kavga oldu herhalde birlikte oturmazlar diye masayı ayırdım dedim. Yanlış anlamışsın kızım onlar sohbet ediyorlar dedi.,

24 Haziran birdenbire hayatımıza karıştı çünkü İYİ Partinin seçime girmesini engellemek istiyorlardı ancak biz hakkımızı elde ettik. Erdoğan bugüne kadar rakiplerini seçti, onları kum torbasına çevirdi kazandı. Ama karşısına ilk kez şerbetli bir gelin çıktı. Gelin çıktı bir türlü düzen tutmuyor. Gelinin önünü kesmek için uğraştılar ama sonuçta biz seçime giriyoruz.

“24 Haziran’da oyunuzu Cumhuriyet için kullanın”

ADD Genel Yönetim Kurulu üyeleri Safa Yenice ve Aydın Esen hem yeni sistemin Türkiye’ye neler getireceğini anlattı hem de seçimin önemini vurguladı.

İşte iki hukukçunun anlattıkları;

24 Haziran seçimleri ile ilgili neler söyleyeceksiniz?

Ülkemiz sancılı bir süreçten geçiyor. 16 Nisan ‘da halkın iradesine karşın, YSK eliyle anayasa değiştirildi. 140 yıllık Meclis sistemi, 95 yıllık cumhuriyet birikimimiz sonlandı. Tüm “Devlet” yetkileri hesapsız, denetimsiz tek adamın insafına terk edildi.

24 Haziran’da, değişen bu anayasaya göre, halkımız aynı sandıkta, aynı zarfta vereceği oylarla hem cumhurbaşkanını hem de meclisteki milletvekillerini seçecek.

Bu seçimde cumhurbaşkanının (KN) yetkisi de yürürlüğe girecek. Buna karşın meclisin yasa yapma (Yasama) ve denetim yetkisi sınırlanacak. Tek adamın ülkeyi tek başına ölçüsüz, denetimsiz, keyfi yönetimin önü açılacak.

Meclis, güçlü yetkilerle donatılmış bir başkan karşısında ancak, “Ortak aklı” egemen kılacak meclis çoğunluğunu sağlarsa tek adamın keyfiliğini önleyebilecektir.

Cumhuriyetin kurucu ilkelerini, değerlerini yeniden taçlandıracak güçlü bir meclis seçmek, en az cumhuriyetin değerlerinin takipçisi olacak bir başkan (tek adam) seçmek kadar önemlidir.

Sandığa bu bilinçle gitmeli, oy vermeliyiz. Sandıklara sahip çıkmalıyız; her sandıkta görevli veya müşahit bulunmasını sağlamalıyız. Görevli bildirme süreci sona erdi ancak hala müşahit olma şansımız var. Ayrıca, her seçmen oy kullanacağı sandıkta sabah 07.00 dan itibaren kendini görevli saymalı, sayım süresince ve sonrasında oylar toplanıp il, ilçe seçim kurullarına imza karşılığı telim e dilene kadar oradan ayrılmamalı. Olabilecek olumsuzlukları akıllı telefonlarına kaydederek hatta gerektiğinde imzalı tutanakla kayıt altına almalı ve böylece vatandaş sorumluluğunu yerine getirmelidir.

‘Kamuya Yararlı Dernek’ statüsünde faaliyet gösteren Atatürkçü Düşünce Derneğimiz tüzüğü gereği; Cumhuriyet’ in devrim ve ilkelerini özünden saptırılmadan yaşatılması, ileriye taşınması ve uğrayacağı saldırılara karşı korunması görevini üstlenmiştir. 2017 yılı sonunda seçim güvenliğinin sağlanmasının toplumsal yarar açısından önemi tespit edilerek CUMHURİYET’ in temel değerlerindeki aşınmayı giderecek çalışmaları yapmaya ve mevcut sıkıntıları aşabileceğimiz önerileri geliştirmeye başlamıştık.

Bu görevden hareketle, Biz Atatürkçü Düşünce Derneği olarak sandığa atılan her oyu değerli görüyoruz, biz siyasi parti farkı gözetmeksizin milletin iradesinin sandığa doğru yansıması, sandıktan da doğru biçimde sisteme girilmesi için her sandık görevlisinin cebinde taşıyabileceği bir kitapçık hazırladık. İsteyen vatandaşlarımız Atatürkçü Düşünce Derneği’mizin hazırladığı ‘Seçim Güvenliği Kitapçıkları’ nı elden alabilir veya www.add.org.tr internet adresimizden indirebilirler.

Katılım çok önemlidir. %90’ları bulacak katılım, halkın gerçek iradesini ortaya çıkarır, hilelerin önünü keser.

Yazlıkçıların büyük illerde oy kullanmaları halinde çıkacak milletvekili sayısını etkilemeleri daha büyük olasılıktır. Tatil yörelerinde daha az milletvekili çıkacağından oyların heba olma riski daha çoktur.

Seçeceğimiz tek adamın yetkileri neler?

-Geçmiş anayasalarımızda tarafsız cumhurbaşkanının siyasi sorumluluğu vardı. “Vatana ihanetten yüce divanda yargılanabilirdi” tek adamın sadece cezai sorumluluğu var ama yüce divanda yargılanabilmesi için de 400 milletvekili oyu şart.

-Tek adam meclis aritmetiğini beğenmezse tek imza (KN) ile seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Meclis bu yetkisini 360 milletvekili oyu ile kullanabilir.

-Tek adamın tek imzalı kararnamesi Meclisin onayına tabi değil. Ama Meclisin çıkarttığı yasa tek adamın onayına tabi. Tek adam yasayı veto ederse, bu yasa ancak 301 Milletvekili oyu ile yürürlüğe girebiliyor.

-Tek adam (KN) lerine karşı sadece Anayasa Mahkemesine başvurabilirsiniz. Ama mahkemenin başkan ve üyelerinin tamamını doğrudan, dolaylı başkan atıyor, Siz takdir edin.

-Bu tek adam yeni Anayasanın 106. Maddesinin son fıkrasının verdiği yetkiyle Meclisin yerine geçerek, bakanlıklar kuracak, kardıracak, görev ve yetkilerini belirleyecek, teşkilat yapılarını, merkez ve taşra teşkilatlarını kuracak ve tabi, yürütme yetkisi kapsamında tüm üst düzey görevlileri atayacak. Kısacası “Devlet” tek adama emanet edilecektir.

-24 Haziran’da seçeceğimiz Cumhurbaşkanı ve Meclis çoğunluğu bize; egemenliği yeniden gerçek sahibi olan millete –Meclise geri vermek ve yaşadığımız deneyimlerden çıkardığımız derslerle Cumhuriyetin kurucu ayarlarını yeniden hayata geçirip, hep birlikte kardeşçe yaşayacağımız mutlu bir Türkiye yaratmamız için fırsat veriyor.

-Güzel bir Türkiye için yüksek bir katılımla sandığa gitmeliyiz. Oylarımızı kendi geleceğimiz, çocuklarımızın geleceği için, Cumhuriyet için kullanmalıyız.

Fatih Portakal’dan Bakan Albayrak’a SMS tepkisi: İstemiyorum, TAMAM mı?

Seçimlere sayılı günler kala siyasi partilerden gelen propaganda içerikli mesajların sayısı arttı. Sık sık gönderilen propaganda mesajlarına, FOX TV’nin ana haber programını sunan gazeteci Fatih Portakal da değindi.

“İSTEMİYORUM TAMAM MI?”

Sosyal medyadan bir mesaj yayımlayan Portakal, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın kendisine propaganda SMS’leri göndermesine tepki gösterdi. Portakal mesajında, “#BeratAlbayrak’tan sms geliyor hala. Kardeşim 1-Benim cebimi size kim servis etti? 2- Rızam var mı? 3- Bana msj gönderme cesaretini nereden buluyorsunuz? Göndermeyin kardeşim istemiyorum. TAMAM mı? :)” ifadelerini kullandı.

İşte Portakal’on o tweeti:

portakal-twt

 

Flaş! İsrail’den İran uçağına füzeli saldırı

Sputnik’in haberine göre, İsrail Hava Kuvvetleri’nin, Şam Havalimanı’nda yük boşaltmakta olan bir İran kargo uçağına yönelik füze saldırısı, Suriye hava savunma sistemi füzeleri tarafından etkisiz hale getirildi.

Suriye’de merkezli AMN Ajansı’nın haberinde de, İsrail saldırısının Suriye füzeleri tarafından püskürtüldüğü, Suriye füzelerinin Şam Havalimanı yakınlarında bir İsrail dronunu vurduğu belirtildi.

Son Dakika… CHP’li Erol: Oturma eylemi başlatacağım

CHP’de başlayan ‘istifa’ tartışması sürüyor… Gürsel Erol, sosyal medya üzerinden CHP yönetimini eleştirip oturma eylemi başlatacağını belirtip şu paylaşımlarda bulundu;

basliksiz-2

“1.Gelecek hedefi olmayan yalnızca iktidara karşı mücadele ve direniş hikâyesi anlatan bir yönetim anlayışını tanımıyorum.
CHP’nin söylemi yalnızca mücadele ve direniş üzerine olmamalı; iktidar ve ülkeyi yönetme iddiası ve iradesi üzerine olmalıdır.

basliksiz-1
2.)Ülke yönetimini hedeflemeyen, genel merkezi yönetmekle yetinenlere meydan okuyorum.
Yarın saat 11:00’de Genel Merkez önünde oturma eylemi başlatacağım.
Mustafa Kemal Atatürk’ün CHP’sine sahip çıkmalıyız.
Eyleme tüm CHP örgütlerini, üyelerini ve gönül verenleri davet ediyorum”

Demirtaş, AİHM’e başvuruyor

24 Haziran seçimlerine tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden katılan  HDP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş’ın avukatı Mahsuni Karaman, Twitter hesabından bir açıklama yaptı. Karaman, seçim sürecinde tahliye taleplerinin reddedildiğini ve Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) bireysel başvuruyu değerlendirmediğini hatırlatarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru yapacaklarını ifade etti

Karaman, paylaşımında “Tutukluluk şartlarında seçime giren, tahliye talepleri reddedilen ve bu konudaki bireysel başvurusu da AYM tarafından, seçim süreci içinde ele alınmayan Sayın Demirtaş’ın ‘serbest seçim hakkının’ ihlal edildiği tespiti talebiyle yarın AİHM’e başvuru yapılacaktır” ifadelerine yer verdi.

1977’den sonra 6 parti Meclis’te

Resmi olmayan sonuçlara göre 27. Dönem parlamentosuna Cumhur İttifakı yüzde 53.62 ile, Millet İttifakı ise yüzde 34’le giriyor. HDP yüzde 11.62 ile barajı aşarak parlamentoya girdi.

Parlamentoda AKP, MHP, CHP, İyi Parti, Saadet Partisi ve HDP yer alacak. Türkiye’de 1977 genel seçimlerinden sonra ilk kez Meclis’te 6 parti yer alacak.

1977 seçimlerinde CHP, Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhuriyetçi Güven Partisi ve Demokratik Parti milletvekili çıkarmıştı.

1977 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi yüzde 41.4 ile çok partili hayattaki en yüksek oy oranını almıştı.

Adalet Partisi oyların yüzde 36.9’unu alırken Milli Selamet Partisi oyların yüzde 8.6’sını, MHP oyların yüzde 6.4’ünü, Cumhuriyetçi Güven Partisi oyların yüzde 1.9’unu, Demokratik Parti oyların yüzde 1.8’ini almıştı.

1980’den önce kullanılan Nispi Temsil sistemi sayesinde bu kadar çok parti meclise girmişti. Daha sonra getirilen yüzde 10 barajı ise Meclis’te böyle bir durum ortadan kalktı.

İngiliz The Times’tan 24 Haziran yorumu: Suriyelilerin oyları seçimi etkileyebilir

Başbakan Binali Yıldırım hafta başında, “Vatandaşlık hakkı kazanan 30 bin Suriyeli 24 Haziran seçimlerinde oy kullanacak” demişti. Bu sözlere yer verilen The Times’ın Hannah Lucinda Smith imzalı haberinde, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk vatandaşlığı verilen on binlerce mültecinin hafta sonunda yapılacak seçimlerde oylarını almayı umuyor” deniyor.

thetimes-ekran

Gazeteye konuşan Suriyeli göçmen Murat Zeki de bu kişilerden biri. “Murat Zeki Pazar günü oy pusulasını sandığa attığında, bu özgür seçimlere en yakın deneyimi olacak” ifadesinin kullanıldığı haber şöyle devam ediyor: Yine de kime oy vereceği konusunda çok az seçeneği varmış gibi hissediyor.” Habere göre, muhalefetteki partiler Suriyeli göçmenlere yönelik sert bir politika yürüttüklerinden pek çoğu tek bir seçenekleri varmış gibi hissediyor. Murat Zeki, “AKP’ye ve cumhurbaşkanlığı için Erdoğan’a oy vermeye karar verdim” diyor. 35 yaşındaki Zeki Türkiye vatandaşlığına geçen yıl geçmiş, ancak Türkiye ile çok fazla bağ kuramadığını söylüyor. Eğitimli, liberal görüşlere sahip ve ateist. Gazete bu nedenle kendisi için “Cumhurbaşkanının tipik destekçi profiline uymuyor” yorumunu yapıyor.

Zeki, Erdoğan’ın siyasetini doğru bulmadığını ama muhalefet partilerin kazanmasından endişe ettiğini söylerken, Muharrem İnce ve Meral Akşener’in Suriyeli göçmenleri ülkelerine yollama planlarının Suriyeli seçmenin fikrine etkili olduğu belirtiliyor. Haberde Erdoğan’ın ise göçmenleri ülkeye kabul ettiği için kurtarıcı olarak görüldüğü, ancak konuyla ilgili duruşunun değişmekte olduğuna dair işaretler olduğu da kaydediliyor.