Uçakta şaka gibi olay !

Hint medyasındaki bazı haberlerde sarhoş olduğu belirtilen yolcu, Mumbai-Kalküta seferini yapmak için havalanmaya hazırlanan IndiGo havayollarına ait uçağın kokpitine girmeye çalıştı.

IndiGo şirketinden yapılan açıklamada “Bir uçağımız yerde olduğu sırada söz dinlemeyen bir yolcu telefonunu şarj etmesi gerektiğini söyleyerek kokpite girmeye çalıştı. Yolcu uçaktan çıkartıldı ve güvenlik ihlali gerekçesiyle polise teslim edildi” denildi.

Polisin yolcuyu sorguladıktan sonra serbest bıraktığı belirtildi.

Pazartesi günü de, başkent Delhi’den Bihar eyaletinin başenti Patna’ya giden uçakta bir yolcu, uçak havadayken arka kapısını açmaya çalışmıştı. Bir başka yolcunun ihbarı üzerine kabin ekibi devreye girmiş ve Patna’da polise teslim edilmişti.

Hindistan’da düşen uçak bileti fiyatlarıyla iç hat uçuşlarında önemli bir büyüme kaydedildi. Bu yıl Ağustos ayına dek 91,3 milyon iç hat uçak bileti satıldı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21’lik bir artış oldu.

Ancak havayolu şirketleri, özellikle ilk kez uçağa binenlerin büyük bir zorluk yaşattığını söylüyor. Air Asia India, zamanında gelmekten, uçaktaki tuvaletlerin nasıl kullanılacağına kadar uçak yolculuğunun temel gerekliliklerini gösteren bir video hazırlatacağını duyurdu.

UÇAKTA CİNSEL TACİZ 

Hint kabin görevlileri de sosyal medya paylaşımlarında özellikle varlıklı yolcuların tavırlarından şikayet ediyor. Kabin görevlisi Sanchita Nanada “Her şeyi yapabileceklerini düşünüyorlar. Erkek bir yolcu sizi beğenirse zile basıp duruyor, bir bardak uzattığınızda önce elinize dokunmaya çalışıyorlar” dedi.

Kabin görevlilerine ve diğer yolculara cinsel taciz haberleri arttı. Ancak bu Hindistan’a has bir sorun değil, FBI Nisan geçen yılın nisan ayında ABD’de 63 uçakta cinsel taciz ihbarı aldıklarını duyurdu.

Jet Airways de geçtiğimiz aylarda, Mumbai’ye yapılan bir seferde erkek pilotun kadın yardımcı pilota tokat atması olayında iki pilotu beş yıllığına görevden aldığını duyurmuştu. Olayda kadın pilot öfkeyle kokpitten çıkmış ve erkek pilot uçağı otomatik pilotta bırakıp, kadın pilotu bulmak için kokpitten çıkmıştı.

Katar Havayolları’na ait bir uçak da, bir kadının uyuyan kocasının parmağını, parmak iziyle açılan telefonunu açmak için kullanması ve kocasının kendisini aldattığını gösteren kanıtlar bulmasının ardından, Hindistan’ın Chennai kentine acil iniş yapmak zorunda kalmıştı.

Kadının kocasına saldırdığı ve kabin görevlilerinin kadını kontrol altına alamamasından sonra acil iniş yapıldığı açıklanmıştı.

Kritik FETÖ davasında ceza yağdı

Özkan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- FETÖ/PDY’nin, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ortaya çıkan sözde ‘Sıkıyönetim Mahkemelerinde Görevlendirme Listesi’nde adı geçen 31 eski askeri hakim ve savcının yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, sanıklardan 26’sına 6 yıl 3’er ay ile 7 yıl 6’şar ay arasında değişen hapis cezası verdi.

Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı. Mahkeme, savunmalarının tamamlanmasının ardından sanıklara son sözlerini sordu. Son sözlerin ardından kararını açıklaya mahkeme heyeti, Berkan Doğan Üneş, Emin Veli İnan, İsmail Mıngır, İsmail Savcı, Muhammet Tekinşen, Numan Biber, Orhan Çelik, Ramazan Aktaş, Rıdvan Akay, Selma Yılmaz Çitli, Tuncay Zengin, Turgay Tonga, Uğur Tural ile Yunus Emre Taşova’yı, ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 7 yıl 6’şar ay hapis cezasına çarptırdı.

Mahkeme, sanıklardan Beytullah Abakam, Cemal Yurtseven, Feyyaz Erkam Saraç, Gani Çetintaş, Gültekin Özdemir, Ramazan Avcı, Regaip Ciba, Selma Uyar, Sezer Çitli, Süleyman Ülker, Uğur Gültekin ve Yakup Öz’ün ise aynı suçtan 6 yıl 3’er ay hapisle cezalandırdı. Hükümle birlikte sanıkların tutuksuz hallerinin devamına karar verildi.

Mahkeme, firari sanık Abdullah Ünal ile dijital materyallerine ilişkin incelememler bitmeyen sanıklar Emrah Gül, Fatih Bağlan, Muhammet Vuran ve Serdar Çamiçi hakkındaki davanın ise ayrılmasına hükmetti.

150 kişinin yaşadığı 2 apartman tahliye edildi

Konya’da yaklaşık 150 kişinin yaşadığı 16 daireleri bitişik 2 bina, bodrum katındaki kolonlarda olaşan çatlaklıkların yıkılma tehlikesi oluşturabileceği endişesiyle tahliye edildi. 

Selçuklu ilçesi Aydınlık Evler Mahallesi Çayüstü Sokak’ta giriş katında dükkanlar olan 4 katlı bitişik iki binada oturan apartman sakinleri, akşam saatlerinde bodrum katındaki kolonların bazılarında çatlaklıklar olduğunu fark etti. Ardından belediyeye haber verdi. Belediye, AFAD ve İnşaat Mühendisleri Odası, yaptığı incelemede binanın yıkılma tehlikesi olduğunu belirledi. Bunun üzerine yaklaşık 150 kişinin oturduğu binanın tahliye edilmesine karar verildi. Bina sakinleri valizlerini toparlayıp binayı tahliye etti. Kalacak yeri olmayanların kamu kurumlarına ait misafirhanelerde konaklayacakları belirtildi. Tahliye sırasında aynı binada oturan bir kişinin ise balkondan izlemesi dikkat çekti.  

Konya İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Süleyman Kamil Akın, yaptıkları incelemede çatlaklıklara rastladıklarını ve can kaybı yaşanmaması için tahliye edilmesine karar verdiklerini belirtti. Akın, yapılacak detaylı incelemenin ardından binanın yıkımı ya da güçlendirilmesi konusunda karar verileceğini belirtti.

Diri diri toprağa gömüldüler

Diyarbakır’da Mordem Sanat Merkezi’nde bir araya gelen sanatçılar, ilginç bir atölye çalışmasına imza attı. Doğum ve ölüm temalı çalışmada sanatçılar, önce arkadaşlarını toprağa gömerek ardından da kendilerini diri diri toprağa gömerek ne hissettiklerini ortaya çıkarmaya çalıştı. Baştan sona ilginç görüntülerin ortaya çıktığı çalışmada katılımcılar gözyaşlarına hakim olamadı.

“TOPRAĞIN ALTINDA OLMAK ÇOK FARKLI BİR DUYGU”

Önce arkadaşını toprağa gömen ardından da kendisi toprağa gömülen resim öğretmeni Leyla Keskin, Mordem Sanat Merkezi’ndeki atölye çalışmalarına katıldığını söyledi. Keskin, “Performans atölyesi, burada performans sergiliyoruz şu anda eğitim alıyoruz, farklı performans çalışmalarımız da olacak. Güzel bir çalışma eğleniyoruz, öğreniyoruz çok iyi. Toprağın altında olmak çok garip, çok farklı duygular içerisine giriyorsunuz. Arkadaşımı gömdüğüm zaman ne oldu bilemedim, ağlamaya başladım, şu anda da ağlamaklıyım. Farklı bir dünyada gibi hissediyorum kendimi” dedi.

“YAŞARKEN TOPRAĞIN AĞIRLIĞINI YA DA HAFİFLİĞİNİ HİSSETMEYE ÇALIŞTIK”

İstanbul ve Stockholm merkezli sanatçı, küratör ve tıp doktoru olan Derin Gençer, kendi bireysel çalışmalarında, insan, ruh, zihin ve bedeninin yaşamın, doğanın ve fiziksel, tarihsel, ruhsal arenası ile olan ilişkisini incelediklerini söyledi. Performatik bodies çalışmalarını İstanbul Performans Art olarak organize ettiklerini kaydeden Gençer, kendi sanatsal pratiklerinden yola çıkarak uyguladığı bir takım fiziksel egzersizleri içinde barındıran bir performans sanatı atölyesi olduğunu ifade etti.

Diyarbakır’da ilk kez bir etkinlik yaptıklarına değinen Gençer, “Bu nedenle heyecan verici olduğunu söylemem gerekiyor. Performans sanatında sanatçının barındığı yer bedenidir. Bedenin üstesinden gelememiş travmalar, şoklar, acılar, savaşlar söylenmemiş sözler, bedenin dikiş yeridir aslında. Bu atölyenin amacı bizim unuttuğumuz hayatın koşturması içinde ya da bize unutturulan bedenle ilgili tekrar hatırlamamız gereken bir takım öğeleri hatırlatmaya çalışmaktı. Toprak geldiğimiz, gittiğimiz, doğduğumuz, öldüğümüz, hem iyileştiren hem de kötü hissettiren, aslında birçok duygu karmaşasını içinde barındıran bir materyal bizim için. Burada her gün üzerine bastığımız, basıp geçtiğimiz ve neyin üzerine bastığımızı düşünmeden yolda devam ettiğimiz bu toprağın içinde olduğumuzda ne hissediyoruz ya da bunu oluştururken, çünkü katılımcılar ilk önce toprağa kazarak diğer bedeni yerleştirdiler bu egzersizin ayrı bir bütünü bir de onun içine yerleşenler var. Toprağın ağırlığını hissetmek, aslında çok meditatif bir öğe ancak ölüm anında gömme ve gömülmeyi gözlemliyoruz. Aslında yaşarken, nefes alırken o ağırlığı ya da hafifliği ne derece hissedeceğimizi araştırdığımız bir yer diyebilirim” dedi.

Osmangazi Köprüsü dolar yutuyor

12 Eylül 2018’de Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar’ın yankıları sürerken CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, Hazine garantili sözleşmelerin kapsam dışı bırakılma gerekçesini Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a yönelttiği soru önergesi ile Meclis gündemine taşıdı.

Şeker, “Ülke bütçesinde en büyük yüklerden olan ve gelecek kuşakları dahi borçlu hale getiren Kamu Özel İşbirliği sözleşmelerinin kapsam dışı bırakılmasının sebebi nedir?” sorusunu yöneltti. Bundan sonraki Kamu Özel İşbirliği sözleşmelerinin hangi para birimi üzerinden yapılacağını soran Şeker, “Hazine garantili sözleşmelerin de Türk Lirası üzerinden yapılmasını bekliyoruz” dedi. Köprü ve otoyollardaki ‘döviz garantisi’nden dolayı devletin müteahhit firmaya verdiği taahhüt de arttı. Osmangazi Köprüsü açıldığı 2016 yılında, geçiş ücreti 35 dolar+KDV, 121 TL’ye (112 TL artı KDV) denk geliyordu. 2017 yılının Ocak ayında doların artışına ABD Tüketici Endeksi de eklenince, köprünün maliyeti bir araç için 40 doları buldu ve köprünün KDV’siz maliyeti tek araç için 142 TL’ye yükseldi. 2018 Ocak ayında kurun 3.76 olması ile KDV’siz tek araç maliyeti 152 TL’ye çıkarken, içinde bulunduğumuz eylül ayında ise dolar 6.30 olarak alındığında bir aracın maliyeti 255 TL oldu.

Osmangazi Köprüsü 2016'da açıldı.

Osmangazi Köprüsü 2016’da açıldı.

ÇANAKKALE’YE AÇILMADAN ZAM

18 Mart’ta kule temel atma ve kazık çakma töreni gerçekleştirilen 1915 Çanakkale Köprüsü için verilen döviz garantisi ise o tarihin kuruyla 15 Euro+KDV, yani 80 TL’ye denk geliyordu. Şimdi ise KDV’siz garanti ücreti 110 TL’yi buluyor. KDV ile bu maliyet 118.80 kuruşa denk geliyor. Köprü 18 Mart 2022’de açılacak.

15 yaşındaki kıza aile boyu cinsel istismar !

Edirne’de yaşayan 15 yaşındaki G.G.’ye, öz amcası Ş.G. (33), halasının kocası K.Y., oğulları Y.Y. (17) ve K.Y. (19) ile yine öz amcası olan ancak ablasının kütüğüne kayıtlı olduğu için soyadı farklı olan E.Y.’nin (25) yaklaşık 5 yıldır cinsel istismarda bulunduğu iddia edildi. Edirne ve İstanbul’da görülen davalarda tutuksuz yargılanan sanıklar, suçlamaları kabul etmedi.

Edirne’de babası Ş.G. ile yaşayan G.G., geçen yıl kasım ayında İstanbul’da oturan annesi M.Ş.’nin yanına geldi. Yıllar önce eşinden ayrılan M.Ş., kızının telefonuna halasının kocası K.Y.’nin (47) gönderdiği “Ne yapıyorsun aşkım” yazılı mesajı gördü.

M.Ş., kızı G.G.’ye bunun ne anlama geldiğini sordu. G.G. soruya cevap vermeyip, Edirne’ye, babasının yanına gitmek istemediğini söyleyince M.Ş., kızından ısrarcı oldu. Ağlamaya başlayan G.G., yaşadıklarını annesine ağlayarak anlattı.

G.G., kendisi 10-11 yaşlarında İstanbul Ümraniye’deki evde yaşarken, babası ve babaannesinin başka odada olduğu sırada amcası Ş.G.’nin istismarına uğradığını, bugünden sonra da aynı olayların sık sık tekrarlandığını anlattı. 

EDİRNE’YE TAŞINDI, YİNE İSTİSMARA MARUZ KALDI

Bir süre sonra G.G., babasıyla birlikte Edirne’ye taşındı. Edirne’nin merkez ilçesindeki kırsal Hacıumur Mahallesi’ne gelen G.G., burada babası, babannesi ve halasının ailesiyle yaşamaya başladı.

Babası ve babannesiyle aynı odada yatan G.G.’ye, şehir dışından misafir geldiği için yer yatağında beraber yatmak zorunda kaldıkları halasının oğlu Y.Y. de istismarda bulundu. G.G., bu olaydan bir süre sonra, Y.Y.’nin ağabeyi K.Y.’nin de gündüz vakti arkasından ahıra geldiğini ve kapıyı kilitleyip istismarda bulunduğunu söyledi. G.G.’nin öz amcası olan ancak birlikte yaşadığı halası G.Y’nin kütüğüne kayıtlı olduğu için soyismi farklı olan E.Y.’nin de kendisini istismar ettiğini anlattı. G.G., halasının kocası K.Y.’nin de kendisine zorla masaj yapmak istediğini, sürekli kendisini elle taciz ettiğini ileri sürdü.

TUTUKSUZ YARGILANIYORLAR

Anne M.Ş.’nin şikayeti üzerine Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianame, Edirne 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi, şüpheliler hakkında dava açıldı.

Temmuz ayında görülen ilk duruşmada, tutuksuz yargılanan sanıklar hazır bulundu. G.G.’nin halasının oğulları K.Y. ile Y.Y., mahkemede suçlamaları kabul etmeyerek, “Kendisini Edirne’de sevgilisiyle beraber görüyorduk ve bunu babasına söylüyorduk. Babası da ona kızıyordu, bu yüzden üzerimize iftira atmış olabilir” dedi.

Enişte K.Y. ise, G.G.’ye attığı “Ne yapıyorsun aşkım” mesajının yanlış anlaşıldığını belirterek, “Ben kendi çocuklarıma da bu şekilde konuşuyorum. Benim konuşma tarzım bu” diye konuştu. E.Y. ise suçlamaları kabul etmedi. Dava 27 Kasım’a ertelenirken, olaylardan bilgisi olan babanne G.G. ile hala H.Y.’nin dinlenmesine karar verildi.

İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, amca Ş.G.’nin Ümraniye ilçesinde gerçekleştirdiği iddia edilen istismar olayıyla ilgili hazırladığı iddianame ise İstanbul Anadolu 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Tutuksuz yargılanan sanık Ş.G. de suçlamaları kabul etmedi. Dava, 25 Eylül tarihine ertelendi.

Akıllı telefon sahipleri şokta ! Herkesin rehberi uçtu !

iOS 12 güncellemesi geçtiğimiz günlerde yayınlandı ve iPhone’ları baştan sona değiştirdi, rehber de dahil.

Telefonlarını güncelleyenlerin pek çoğu farkında değil; hatta Apple bile! Ancak telefon rehberinizde büyük bir eksiklik var.

Telefon rehberinize girdiğinizde artık H harfini göremiyorsunuz. Şimdi yandaki görüntüye dikkatlice bakın; evet gerçekten de H yok! Peki H nereye gitti? 

Sebebini kimse bilmiyor; Apple da bu hatanın farkında değil. Zaten bu harf eksikliğini fark eden az sayıda kullanıcı sayesinde ortaya çıkan bir noksanlık bu…

Gelecek yeni bir güncellemeyle bu hatanın düzeltilmesi bekleniyor. Diğer yandan bu hatayı sadece telefonlarını Türkçe dilde kullananlar görüyor; diğer dillerde H yerli yerinde..
 

Öğrencilerin kabusu oldular !

Ankara’nın Yenimahalle ilçesindeki iki okuldan çöp sepeti, bank ve musluk çalan 2 şüpheli, polis ekipleri tarafından yakalandı. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

Yenimahalle ilçesindeki iki okulda son 5 ayda 5 kez hırsızlık gerçekleşti. Hırsızlık olaylarıyla ilgili harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, okullardaki ve çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. Güvenlik kameralarına yakalanan şüphelilerin, bir okuldan çöp sepetleri, kaynak makinası, bank, çok sayıda musluk ve kapı kolu başka bir okuldan ise yaklaşık 25 bin TL değerinde 2 televizyon, 1 fotokopi makinesi, 1 optik okuyucu, 1 masaüstü bilgisayar ve 50 musluk çaldığı tespit edildi.

ŞÜPHELİLER TUTUKLANDI

Polis ekiplerinin yaptığı çalışma sonrası olayı gerçekleştirdiği belirlenen şüphelilerden Y.Y. ve K.Ş. düzenlenen operasyonla yakalandı. Şüphelilerin, çalıntı malları sattıkları yerleri polise göstermesi üzerine okullara ait bir fotokopi makinesi ve bir yazıcı alınarak okul yönetimine teslim edildi. Şüphelilerden Y.Y.’nin 6 suç kaydının olduğu, K.Ş.’nin de 10 suç kaydının olduğu tespit edildi. Emniyetteki ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine konuldu.

Renault-Nissan-Mitsubishi ve Google ortak oluyorlar!

Teknoloji ortaklığı ile birlikte, İttifak üyeleri tarafından birçok pazarda satışa sunulan araçlarda dünyanın en popüler işletim sistemi olan Android bulunuyor. Google Haritalar uygulaması ile sesli navigasyon hizmetinin yanı sıra, Google Play Store’daki zengin bir otomotiv uygulamaları ekosistemine erişecek kullanıcılar, Google Asistan sayesinde arama ve mesajlara yanıt verebilecek, istedikleri bir bilgiye ulaşabilecek ve araç fonksiyonlarını yönetebilecekler.

İLGİLİ HABEREn iyi multimedya sistemleri hangileri?En iyi multimedya sistemleri hangileri?

2017 yılında 200 pazarda 10,6 milyon satış adedine ulaşan İttifak markaları, Google uygulamaları ve hizmetlerini, bilgi eğlence sistemlerine ve bulut tabanlı sistemlere entegre ederek Renault, Nissan ve Mitsubishi Motors müşterilerinin sürüş deneyimini geliştirmeyi hedefliyor. İttifak araçları Android platformunu paylaşırken, her marka bu ortak Android platformunun üzerinde kendine özgü bir müşteri ara yüzü oluşturma ve spesifik özellikler tasarlama esnekliğine sahip.

123123123123

Bilgi ve eğlence sistemleri konusunda gerçekleştirilen bu ortaklık, İttifakın 2022 planının da bir parçası olarak daha fazla aracı internet bağlantılı ve bulut tabanlı hizmetlerle donatmayı hedefliyor. Planın birinci yıl dönümünde yapılan bu ortaklık, yeni nesil teknolojilere odaklanıldığını gözler önüne seriyor. Plan çerçevesinde, Renault-Nissan-Mitsubishi markaları 2022 yıl sonu itibarıyla 14 milyondan fazla satış adedine ulaşmayı hedefliyor.

Plan, aynı zamanda 12 adet yeni sıfır emisyonlu elektrikli otomobilin ve yeni otonom sürüş teknolojilerinin lansmanını kapsıyor. Sürücüler ve yolcular, Google ve Android işletim sisteminin imkanlarını kullanarak binlerce mevcut uygulamaya ve yeni uygulamaları içeren bir ekosisteme erişebiliyor. Sistem aynı zamanda Apple iOS gibi diğer işletim sistemleriyle çalışan cihazlarla da uyumlu.