Uçak restoran alevlere teslim oldu !

Alınan bilgiye göre, merkez Selçuklu ilçesi Ankara Caddesi’ndeki Türk Yıldızları Parkı’nda, restoran ve kafe olarak kullanılan uçağın mutfak bölümünde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.

Kısa sürede büyüyen alevler, uçağın büyük bölümünü etkisi altına aldı.

İhbar üzerine olay yerine sevk edilen çok sayıda itfaiye ekibinin yaklaşık iki saat süren çalışması sonucu alevler söndürülerek soğutma çalışması yapıldı. 
Uçak restoranda büyük çapta hasara yol açan yangının çıkış nedeninin tespitine ilişkin çalışmalar devam ediyor.

“AİRBUS A300”

Konya’da uçuş ömrünü tamamlayan “Airbus A300” tipi yolcu uçağı, yaklaşık iki yıl önce restoran ve kafe olarak hizmet vermeye başlamıştı.

Şehir hastanelerinde hasta garantisi verildi mi ?

Cumhuriyet’ten Emine Kaplan’ın haberine göre TBMM Sağlık Komisyonu’nda, AK Partili milletvekillerinin kamudan ihraç edilen doktorların çalışmasına sınırlama getiren ve sigara yasağını genişleten yasa önerisinin şehir hastaneleriyle ilgili maddeleri tartışma konusu oldu.

CHP’li Ali Fazıl Kasap, Kalkınma Bakanlığı’nın 9 milyar dolara mal olacak hastanelerin 25 yıl karşılığında devlete maliyetinin 28 milyar dolar olduğuna ilişkin yazısı olduğunu belirterek, “Yani yaklaşık 3 kat kazıklanıyoruz. Türkiye’de 13 tane çok ciddi şehir hastanesi yaptık, her birinde yüzde 300 kazıklandığımız garantilidir. Bu hastaneler için verilen diğer sterilizasyondur, yemekhanedir, temizliktir, güvenliktir vesaire onlardan Kamu İhale Kanunu’na tabi olmaksızın laboratuvarlar, görütüleme vesaire hepsi hasta garantili. Türkiye’de hiçbir hastanenin yüzde 70 doluluk oranı olmaz” dedi. 

Eski Sağlık Bakanı, AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Demircan, şehir hastanelerini bakanlığın işlettiğini, ‘yap-işlet-kirala öyle devret’ sistemi olduğunu, Sağlık Bakanlığı tarafından işletildiğini savunarak “Hasta garantisi diye bir şey yok” dedi.

Sağlık Bakan Yardımcısı Eldemir, şu anda işletme halinde olan 6 şehir hastanesinin olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Hiçbirinde garanti miktarları —hasta garantisi değil- dolduramama diye bir sorun yok. Yani daha fazlasını ödüyoruz? Neden? Garanti miktarlarının üzerinden hizmet alıyoruz”

İYİ Partili Arslan Kabukcuoğlu, “Tabii diğer hastaneleri kapatırsak, tüm hastaları buraya yönlendirirsek bu hastanelerde hasta sıkıntı olmaz” diye laf attı. HDP’li Serpil Kemalbay Pekgözegü, şehir hastanesi yapan şirketlere yüzde 70 doluluk ve en az 25 yıl kira garantisi verildiğini, ücretsiz Hazine arazisi tahsis edildiğini söyledi.

Öneride, şehir hastanelerinde ‘ihtiyari hizmetlerde sözleşmede yer alan miktara bağlı tıbbi destek hizmetlerinde pazar testi süresi 5 yıldan 10 yıla’ çıkarılıyor. CHP’liler, bu düzenlemeyle şirketlere tıbbi hizmetlerde 10 yıllık süre garantisi verildiğini, Sağlık Bakanlığı’nın “5 yılda bir pazar testi yaparak günün koşullarına göre en uygun şirketlerle çalışacağız” iddasının gerçek olmadığının ortaya konulduğunu bildirdi. Önerideki, şehir hastanelerinin işletme döneminde yapılan iş ve işlemlerinden damga vergisi alınmamasına ilişkin hüküm ise metinden çıkarıldı.

 

Kadın kıyafetleri giyip öldürmüştü… Detayları belli oldu

Adana’da iş adamının öldürülmesiyle ilgili maktulün eski çalışanıyla kadın kıyafetleri giyerek cinayeti işlediği öne sürülen arkadaşının ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istemiyle yargılanmasına devam edildi. Duruşmada, mahkemeye cinayeti aydınlatacağı iddiasıyla mektup gönderen, başka bir suçtan Adana E Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan B.S. tanık olarak dinlendi.

Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Osmaniye T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Nizami K. ile Halil İ. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Öldürülen iş adamı Kazım Fidancı’nın eşi ve kızları ile tarafların avukatları da duruşmada hazır bulundu. Duruşmada, mahkemeye cinayeti aydınlatacağı iddiasıyla mektup gönderen, başka bir suçtan Adana E Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan B.S. tanık olarak dinlendi.

Öldürülen Kazım Fidancı’yı tanıdığını belirten B.S, “Ben sanayide kaynakçı olarak çalışıyordum. Öldürülen iyi bir insandı. Benim sevgi evlerinde kalan kızıma sahip çıkardı. Bana da maddi yardımda bulunurdu. Ben Kazım’ın sağlığında Nizami’ye 150 bin lira verdiğini biliyorum. Bu parayı ‘Kendi iş yerini açsın, batmasın, rezil olmasın’ diye verdi. Kazım’ı Nizami’nin öldürdüğünü düşünüyorum. Çünkü Halil bunu yapamaz, bir tavuk bile kesemez.” dedi.

Daha sonra söz verilen sanıklardan Nizami K. Ve Halil İ. tanığı tanımadıklarını söyledi. Dava dosyasında araştırılacak başka husus kalmaması üzerine cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcı, mütalaasında, Halil İ’nin cinayeti Nizami K’nin azmettirmesi sonucu işlediğini belirterek, her iki sanığın da ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmalarını istedi. Savcı ayrıca, sanık Halil İ’ye verilecek cezada Nizami K’nin azmettirici olduğunu ortaya çıkarttığı için indirim yapılmasını talep etti.

Esas hakkındaki mütalaanın ardından söz verilen müştekiler de her iki sanığın da en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Nizami K. suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Beni tehdit eden bir şahsı nasıl suça azmettirebilirim. Eşimle, işimle beni tehdit ediyordu. Beni öldüreceğinden bile şüpheleniyorum.” dedi.

Halil İ.de diğer sanığın yalan söylediğini öne sürerek, “Kendisine emniyete gidip bu olayı aydınlatmak istediğimi söyledim ama olabileceklerden korktuğum için geri durdum” diye konuştu.

Sanık avukatları da esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak için süre istedi. Mahkeme heyeti, her iki sanığın da mevcut durumunun devamına karar verip duruşmayı karar için erteled

Sokak ortasında kız arkadaşını bıçakladı

Çorum’da Barış İ., Irak uyruklu kız arkadaşı N.B.’yi çıkan tartışmada göğsünden bıçaklayarak ağır yaraladı.

Olay, kentin en kalabalık bölgelerinden Gazi 4. Sokak’ta meydana geldi. Barış İ., ablasıyla sokakta yürüyen Irak uyruklu kız arkadaşı 17 yaşındaki N.B., ile karşılaştı. Barış İ. ile N.B. arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Barış İ., genç kızı göğsünden bıçaklayarak ağır yaraladı.

Çağırılan sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından N.B., ambulansla Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Polis, kaçan Barış İ.’nin yakalanması için çalışma başlattı.

Adliye önü karıştı ! Tekme tokat birbirlerine girdiler

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nın önünde bir davayı bekleyen 5 kişilik grupla, iki kadınla yoldan geçen bir kişi arasında ‘yan baktın’ tartışması yaşandı. Karşılıklı laf dalaşıyla birlikte taraflar tekme tokat birbirine girdi. 5 kişilik grup tarafından darp edilen kişiyi yanındaki kadınlar “Hasta o kalp hastası” diye bağırarak kurtarmaya çalıştı. Adliye önünde görevli polisler anında olaya müdahale edip kavgayı ayırdıktan sonra iki kişiyi kelepçe takarak gözaltına aldı.

İŞTE O GÖRÜNTÜLER:

13 yaşındaki çocuğa silahlı saldırı

Olay, gece yarısı merkez Seyhan ilçesi Ziyapaşa Mahallesi 67012 Sokak’ta meydana geldi. Sokakta yürüyen Muhammet Ç.’nin yanına yaklaşan kimliği belirsiz kişiler, tabancayla ateş açıp, kaçtı. Saldırıda bacağından yaralanan çocuk, yakınları tarafından Seyhan Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Burada ilk müdahalesi yapılan Muhammet Ç., daha sonra özel hastaneye sevk edildi. Şüphelileri yakalamak için bölgeyi abluka altına alan polis, eşkale uygun birini olay yerinin yakınında kovalamaca sonucu yakalarken, saldırıda kullanıldığı düşünülen tabanca ise yine olay yerinin yakınındaki otomobilin altında atılı halde bulundu. 

Olaya karışan diğer şüphelileri yakalamak için çalışma başlatan polis, soruşturmaya devam ediyor.
 

Emekli öğretmen cinayeti aydınlandı

Denizli’nin Pamukkale ilçesinde yalnız yaşayan emekli öğretmen Hamide Çavdar’ın (61) evinin balkonunda 7 bıçak darbesiyle öldürülmesiyle ilgili gözaltına alınan, aralarında dükkanında kiracı 2 kardeşin de bulunduğu 4 kişi, adliyeye sevk edildi. Çavdar’ın, şüpheli 2 kardeşten teminat için 22 bin lira aldığı, “Ben ölürsem, paranızı çocuklarım öder. Bende paranız kalmaz” dediği, cinayetin nedeninin de bu para olduğu iddia edildi.

Gökpınar Mahallesi’nde yaşayan 2 çocuk annesi, emekli öğretmen Hamide Çavdar, geçen cumartesi günü evinin balkonunda 7 bıçak darbesiyle öldürüldü. Çavdar’ın cenazesi dün, DenizliAsri Mezarlığı’ndaki camide kılınan namazın ardından toprağa verildi. Cinayetle ilgili soruşturma başlatan polis ekipleri, apartmanın güvenlik kamerası kablolarının kesildiğini tespit etti. Hamide Çavdar’ın evinin yanındaki akaryakıt istasyonundaki güvenlik kameralarını inceleyen ekipler, eve 2 kişinin balkondan tırmandığını, emekli öğretmeni öldürdükten sonra girdikleri yerden kaçtıklarını belirledi. Cinayet zanlılarını tespit eden polis, Fatih Mahallesi’ndeki bir eve gerçekleştirdiği operasyonda 4 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanların, Çavdar’ın sahibi olduğu dükkanı kiralayıp pidecilik yapan Hayati Y. (22) ve kardeşi Onur Y. (19) ile yanlarında çalışan H.İ.Y. (17) ve M.A. (17) olduğu belirtildi. Yapılan sorguda, pideci kardeşlerin azmettirici olduğu, diğer şüpheliler H.İ.Y. ile M.A.’nın ise cinayeti işlediğinin tespit edildiği belirtildi.

Pideci Hayati Y. ve kardeşi Onur Y.’nin, Hamide Çavdar’a ait dükkanı 2 yıl önce kiralarken teminat olarak 22 bin lira ödedikleri, parayı geri istedikleri, ancak alamadıkları, Çavdar’ın “Ben ölürsem, çocuklarım paranızı öder, bende kalmaz” dediği, bu nedenle cinayetin işlendiği iddia edildi. Ayrıca, pideci kardeşlerin alacakları teminat parasından cinayeti işleyen H.İ.Y. ile M.A.’ya ödeme yapmayı planladıklarının öğrenildiği belirtildi. Şüphelilerin kaldıkları evde arama yapan polis, 2 bıçak ile birlikte kask ve kar maskesi de buldu. 4 şüpheli, sorgularının ardından, ‘planlayarak kasten adam öldürme’ suçundan adliyeye sevk edildi.

Pideci kardeşlerden Onur Y., adliye girişinde gazetecilere, “Hayır ağabey, biz yapmadık ağabey” dedi.

Firmayı dolandıran şahıstan akılalmaz teklif

Adana’da 1 yıldır çelik kapı işi ile uğraşan bir firmanın yetkilisi Fatih Ünsür, kendisini müteahhit olarak tanıtan bir kişi tarafından 550 bin TL dolandırıldı. Firma sahibi yaptığı açıklamada dolandırılması sonrasında şahsın kendisine, ‘Siz de benimle beraber olun insanları dolandırmaya devam edelim. Sizin paranızın 2 katını ödeyeyim’ teklifinde bulunduğunu ifade etti.

Adana’da çelik kapı işiyle uğraşan Fatih Ünsür, kendisini zengin ve saygın iş adamı olarak tanıtan K.A.’ya piyasa değeri yaklaşık 550 bin TL olan çelik kapı satışı yaptı. Satışın karşılığında çek veren K.A. kapıları teslim alıp yarı fiyatına Şanlıurfa’da bir firmaya sattı. Çeklerin günü geldiğinde ödeme almak için bankaya giden firma sahibi Ünsür, çeklerin karşılıksız olduğunu öğrenince dolandırıldığını anlayarak büyük bir şok yaşadı.

Satış yapmadan önce şahsı yaklaşık 2 ay boyunca araştırdığını söyleyen Ünsür, “Biz satış için çok istekli davranmamakla beraber yüksek meblağlı bir iş görüşmesi yaptık. Biz bu görüşmeler sırasında 2-2,5 ay boyunca bu arkadaşı araştırdık. Bankadan çeklerini sordurduk. İş yerinin çevresini soruşturduk. Herkes bize çok iyi donelerle geldi. Zengin bir aileden geldiğini, çeklerinin çok sağlam olduğunu söyleyen şahsın 17 bankadan ayrı ayrı çeki olduğunu öğrendik. Bankalardan da olumlu sözler duyunca, inanarak mal vermeyi kabul ettik. Malımızı verdikten sonra bize verilen çekin karşılıksız olduğunu öğrendik. Bu arkadaş bizi 1 senedir ‘bugün, yarın ödeyeceğim’ diyerek oyalıyor” diye konuştu.

“BEN DOLANDIRICIYIM. SİZLE BİRLİKTE İNSANLARI DOLANDIRALIM”

Ünsür, dolandırıcının kendileriyle ve avukatlarıyla görüşmelerinin ses kayıtlarının olduğunu belirterek,”Toplam 550 bin TL’lik ürün verdik ve şuana kadar hiç paramızı alamadık. Bize çirkin bir teklifte bulunarak ‘ben dolandırıcıyım. Sizle birlikte insanları dolandırmaya devam edelim’ dedi. Biz de her telefon görüşmemizin ses kaydını alıyorduk. Bunu şahsa da söyledik. Avukatımızın önünde bunu sözlü olarak dile getiren şahıs bize bir garibanın üzerine şirket kurduğunu ve bu şirket üzerinden anlaştığı bankalardan çek alarak millete çeki satacağını ve bizimde paramızın iki katını ödeyeceğini bizimde yardım etmemizi söyledi” dedi.

“TEMİNATSIZ OLAN ÇEK TEMİNATLI ÇEK DİYE SUNULDU”

Ödeme olarak aldıkları çeklerin siparişleri teslim etmeden önce soruşturduklarını ve bankaların kendisine çeklerin teminatlı ve güvenilir olduğunu söylediğini kaydeden Ünsür, “17 tane bankadan bu çeklerin alınmış olması, banka görevlilerinin sözlü olarak çek sahibini sağlam olarak nitelendirip, teminatsız olan çekin teminatlı çek diye sunması bizi çok üzdü. Biz bankalara güvenemeyeceksek ticaret yapmamızın bir manası yok. Çünkü bu yöntemi yapan birçok kişi türedi bunun önüne geçilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“DOLANDIRICI, BÜTÜN MAL VARLIĞINI AKRABALARININ ÜZERİNE DEVRETTİ”

Kendilerini dolandıran şahsın 4 ay önce uyuşturucu ticaretinden dolayı tutuklandığını belirten Ünsür, şunları söyledi:

“Biz bu şahsı tek başına dolandırıyor diye biliyorduk ama bir çete olarak yapıyormuş. Bu işi akrabalarıyla birlikte yaptığını öğrendik. Bu şahsın şu anda 30’dan fazla karşılıksız çek davası var. En düşük miktar 50 bin TL’lik çek. 1 sene önce bizi dolandıran şahsın abisi ve kardeşinin hiçbir mal varlığı yokken pazarcı esnafıyken bir anda pastane sahibi olması, ev alması, yazlık ev alması, villa alması, oğluna ev alması gibi durumlar bu işin tek değil aileyle beraber çete şeklinde yapıldığı ortada. Biz bu şahsın ailesini araştırdık bütün her şey ortada bu insanlar bu malı mülkü nereden aldı? Hepsinin araştırılması gerekiyor. Biz savcılığa dosyalarımızı ve kanıtlarımızı sunduk. Bu şahıs yakalandı ama benim suçumdan değil ve ailesi de bu işin içinde olduğu için bu insanların yakalanması ve bir an önce cezalandırılmasını istiyoruz.”

Dolandırılan Ünsür, oturdukları evin kirasını ödeyemedikleri için evden çıkmak zorunda kaldıklarını, şu anda bir arkadaşının evinde kaldığını ve borçlardan dolayı iş yerini de kapatacağını söyledi.