Tuncay Özilhan: İflaslar başlarsa durum daha kötüye gider

TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı bugün Ankara’da düzenlendi.

İşte toplantıda konuşma yapan TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın açıklamaları:

Dünyadaki krizlerin tarihi, neredeyse her seferinde krizleri tetikleyen faktörün siyaset kaynaklı olduğunu gösterir.

Ama siyasi olaylar her durumda ekonomik krize yol açmaz. Ekonomik temelleri sağlam, kamu bütçesi ve ödemeler dengesi açık vermeyen, bankacılık sektörü güçlü, denetim ve gözetimin iyi yapıldığı, merkez bankası ve diğer düzenleyici ve denetleyici kurumları özerk, kamu ve özel sektörde borçluluk oranları düşük olan ekonomiler krizlere dayanıklıdır.

Türkiye, biraz sonra daha detaylı yer vereceğim bazı sorunlara rağmen, 2001 krizinden sonra güçlendirilmiş olan ekonomik temelleri sayesinde, krizde önemli bir direnç gösterebiliyor.

Şirketler son 10 senedir kıymetli TL ve bol uluslararası finansmana dayalı bir model içinde idi. Bu şirketler şimdi zor durumda. Geçmişteki bir takım yanlış kararların bedeli ödeniyor. Konkordato ilan eden şirketlere her gün bir yenisi ekleniyor.

‘EĞER İFLASLAR BAŞLARSA DURUM DAHA DA KÖTÜYE GİDER’

Moraller bozuluyor. Reel sektör, yüksek enflasyon ve TL’deki dalgalanma nedeniyle önünü göremiyor. Yüksek faiz oranları kredi kullanımını sınırlıyor. Eğer iflaslar başlarsa, durum daha da kötüye gider.

Dalga dalga KOBİ’lere, esnafa ve vatandaşa yayılır. İşsizlik bugünkü seviyelerinin üstüne çıkar. Yüksek işsizlik ve enflasyon halkın satın alma gücünü düşürür. Düşen talep şirketler kesimini daha da zora sokar.

‘KREDİ KAPASİTESİ HEPTEN DARALIR’

Bankaların bilançolarında sorunlu alacaklar artar ve kredi kapasitesi hepten daralır. Bu ihtimalin önüne geçilmesi için finans sektörünün doğru araçlarla desteklenmesi mutlaka gündeme alınmalı.

Reel sektör ve bankacılık sektörünün bir sarmal halinde aşağı çekilmesi önlenmeli. Belli bir süre için büyüme hızında sert bir düşüş kaçınılmaz görünüyor. Önemli olan bundan sonra ekonominin sağlıklı bir büyüme patikasına girmesi. Sağlıklı büyüme üretimden geçer. Üretimde yaratılan katma değeri artırmadan istikrarlı bir büyüme sürecine giremeyiz.

Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişin sancıları çekiliyor. Birçok yerde işler yürümüyor, her kademede kararlar bir üst merciye devrediliyor. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi “Bakanlıklarımızda sistemin henüz tam oturmamış olmasından dolayı bazı sıkıntılar olduğunu ve bürokraside bundan kaynaklı rehavet olduğunu biliyoruz.” İnşallah, bu sıkıntılar kısa sürede aşılır ve güçlü bir geleneği olan bürokrasimiz yeniden etkin bir şekilde çalışmaya başlar.

İLGİLİ HABERTÜSİAD Başkanı Bilecik'ten kriz açıklamasıTÜSİAD Başkanı Bilecik'ten kriz açıklaması ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Altın fiyatlarında düşüş sürüyor! Düşen gram ve çeyrek altın kaç lira oldu?

Altın fiyatları yatırımcılar tarafından ve altın hediye etmeyi planlayan vatandaşlar tarafından merakla araştırılıyor. Altın fiyatlarının hızlı hareketi son haftalarda duruldu ve altın fiyatları düşüş yönnünde bir seyir izlemeye başladı. İşte çeyrek ve gram altında günün fiyatları…

ALTIN FİYATLARINDA SON DURUM – 28 KASIM

Çeyrek altın 28 Kasım tarihinde, 328,96 TL’den alınıp, 336,46 TL’den satılıyor.

Gram altın ise 205,57 TL’den alınırken 205,61 TL’den satışa sunuluyor.

Yatırım için tercih edilen altınlardan olan Cumhuriyet altını 1.363,00 TL’den alınırken, 1.384,00 TL’den satılıyor.

Yarım altın ise 655,86 TL’den alınıyor ve 672,91 TL’den satılıyor.

altın fiyatları sözcü ile ilgili görsel sonucu

ALTIN NASIL DEĞERLENİR?

Altın fiyatları talebin fazla olması ya da satın alma durumunda yükselirken tam tersi durumda da altın fiyatları düşer. Bu durum altın fiyatlarını etkileyen en basit durumken altın fiyatlarının yükselmesinin ana nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz :

Küresel ve yerel enflasyon

Enflasyon; fiyat genel seviyesinde oluşan artışı gösteren ölçüt olarak tanımlanır. Eğer enflasyon yüksek ise paranızın alım gücü düşer. Küresel enflasyonda da para biriminin alım gücü düşüş gösterir. Bu durumda altın fiyatları her zaman yükseliş trendi içinde olmuştur. Para biriminin alım değeri düştüğü için altın fiyatları artar ve siz paranızla aynı miktarda altın alamazsınız. Bu nedenle küresel ve yerel enflasyon altın fiyatlarının en büyük düşmanıdır.

Küresel likitide

Likitide borsa programlarında sürekli duyduğumuz bir terimdir. Likitide; nakit akışı anlamına gelen bir borsa terimidir. Likitidenin artış göstermesi altın fiyatlarını doğrudan etkiler ve altın fiyatları yukarı doğur bir trend içine girer. Altın miktarı sabit iken altın maliyetinin artmış olması ve piyasa da paranın daha fazla olması altın fiyatlarının artmasına neden olacaktır. Bu nedenle küresel likitide altın fiyatlarını doğrudan etkileyen bir etkendir.

Altın stok durumu

Dünya üzerinde belirli miktarlarda altın stoğu mevcuttur. Yeni altın kaynakları bulunmadığı dönemlerde mevcut stok azalma gösterir ve altın fiyatları bu dönemde olağanüstü artış gösterir. Bu durum genelde düğün mevsimi olarak bilinen yaz aylarına girmeden ortaya çıkar. Bu dönemde altın alımları dünya genelinde en yüksek derece de gerçekleştiği için altın fiyatları muazzam derece de artış gösterir.

Küresel Riskler

Altın bir yatırım aracı olarak her devirde değerini koruyan ve zarar ettirmeyen bir meta olduğu için tercih edilir. Ancak altın fiyatlarını etkileyen ve altın fiyatlarının yükselmesine neden olan küresel risklerdir. Altın en kolay nakite çevrilebilen ve dünyanın her yanında işlem gören bir cevher olduğu için her insan yatırım amacı olarak altın satın alır. Özellikle küresel risklerin, savaşların olasılığının artması ile insanlar döviz fiyatlarına güvenmeyip nakitlerini altına çevirerek altın satın alırlar. Altın satın alımları piyasa da altın daralmasına neden olur ve altın fiyatlarının aşırı derece de artmasına neden olur.

Reel faiz oranları

Reel faiz ; elde tutulan para nın elde tutulmasının maliyeti olarak bilinir. Bu nedenle elinizde tuttuğunuz altının da elde tutulma maliyeti mevcuttur.Özellikle küresel reel faizler arttığında yerel reel faizler de artış gösterir. Bu durumda insanlar ve yatırımcılar nakitlerini altına çevirerek nakit tutma maliyetini ortadan kaldırmak ister. Nakitlerin altına çevrilmesi işlemleri piyasa da altının azalmasına ve doğrudan fiyatlarının artmasına neden olur.

Bu etkenler altın piyasasını olumsuz olarak etkileyerek altın fiyatlarının yükselmesine neden olurken altın fiyatlarının düşmesini sağlayan ve altın fiyatlarına doğrudan etkisi olan durumları da şöyle sıralayabiliriz;

ALTIN FİYATINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Altın üretim ve yatırım amaçlı kullanılan aynı zamanda da uluslararası piyasalarda işlem gören bir yatırım aracıdır. Altının fiyatını etkileyen faktörler, altının arz ve talebini etkileyen faktörlerdir. Bunlar ise;

1- Mücevher talebi başta olmak üzere altına olan endüstriyel talep,

2- Madencilik şirketlerinin altın çıkarma maliyetleri,

3- Altın arz ve talebinde ağırlıkları yüksek olan ülkelerin jeopolitik durumları,

4- Petrol ve diğer emtiaların fiyatları,

5- Merkez bankalarının altın alış ve satış işlemleri,

6- Merkez bankalarının para politikaları,

7- Reel faiz hadleri,

8- Enflasyon oranları,

9- Dünya ekonomilerinin büyüme hızları,

10- Altın üreticilerinin hedging işlemleri,

11- Altının işlem gördüğü vadeli piyasalardaki kısa ve uzun pozisyon miktarı,

12- Spekülatif amaçlı işlemler,

13- ABD Doları’nın diğer para birimleri karşısındaki değeridir.

‘Ücretli poşetten sonra yeni bir uygulama geliyor’

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum bir dizi ziyarette bulunmak üzere Tokat’a geldi. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, “Biliyorsunuz dün itibariyle kanun, Resmi Gazete’de yayınlandı. 1 Ocak 2019 itibariyle plastik poşetlerimiz ücretli hale geliyor. 25 kuruş ücret alacağız. Yıllık 30-35 milyar adet poşet kullanımını, kişi başı bu 440 adete geliyor, bunu inşallah en kısa zamanda düşürmeyi hedefliyoruz” dedi.

ESKİ PAZAR ÇANTALARIMIZA, FİLELERİMİZE DÖNMEK İSTİYORUZ’

Plastik poşetlerden ücret alınmasıyla ilgili kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığını hatırlatan Bakan Kurum, pet şişe, metal şişe, cam şişe, karton ve plastik kaplarla ilgili yeni bir uygulamanın da geldiğini belirterek şöyle konuştu:

Plastik poşetlerin ücretlenmesi bizim için büyük önem arz ediyor ve inşallah 2019 itibariyle başlamış olacağız. Artık eski pazar çantalarımıza, filelerimize hep beraber dönmek istiyoruz. Diğer taraftan pet şişe, metal şişe, cam şişe, karton kaplara, plastik kaplara ilişkin de yine bir uygulama geliyor. Bu uygulamayla birlikte bunu piyasaya süren firmalar, bu işlerin toplanmasına ilişkin bakanlığımıza bir bedel yatıracaklar. Pet şişe başına, cam şişe başına… Biz de bunların toplanması ile sıfır atık sisteminde geri dönüşümüne ilişkin bir sistem kurup, bu sistemde harcayacağız.  Sıfır atık sistemiyle 2023 yılında yıllık 20 milyar lira tasarruf sağlamayı öngörüyoruz.  Ve vatandaşlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı, yaşlılarımızı da bu kampanyamıza güçlü bir şekilde davet ediyoruz.”

DHA

Dolar/TL ne kadar oldu? (29.11.2018)

Dolar/TL Kasım ayı başından bu yana 5.20-5.50 bandında dalgalanıyor. TCMB ve hükümet tarafından son dönemde atılan adımlar, ABD ile ilişkilerin iyileşmesi ve petrol fiyatlarındaki gerileme dolar/TL’nin kademeli bir şekilde Ağustos ayında gördüğü zirve öncesindeki seviyelere dönmesine neden oldu. Dolar/TL 13 Ağustos’ta 7.24 ile tarihi zirvesini görmüştü.

29 KAS 08:05 29 KAS 08:05 Dolar ne kadar oldu? Dolar/TL 5.2118/5.2110'den, Euro/TL 5.9457/5.9440'den işlem görüyor.

 

Bankacılar petrol fiyatlarındaki düşüşün enerjide neredeyse tamamen dışa bağımlı olan Türkiye ekonomisi için avantaj olduğuna dikkat çekiyorlar. Analistler düşüşün, Türkiye’nin enerji faturasındaki azalış ve dolayısıyla cari açıktaki düşüşe, şirketlerin üretim maliyetleri ve manşet enflasyona doğrudan etkisine dikkat çekiyorlar.

REUTERS

Hakan Ateş: Turizm Türkiye’nin petrolü gibidir

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından Kundu Oteller Bölgesi’nde düzenlenen, 8. Uluslararası Resort Turizm Kongresi için Antalya’ya gelen DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği sohbet toplantısında, ekonomi gündemi ve bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DenizBank’ın özellikli ve öncelikli sektörleri arasında gemicilik, tarım, eğitim, sağlık, altyapı ve enerji ile birlikte turizmin de bulunduğunu belirten Ateş, “Türkiye’mizin bankacılık sektörünün toplam 17,5 milyar dolar civarındaki turizm kredisinden 3 milyar doların üzerinde bir pazar payı elde etmiş durumdayız ki bu da açık ara Türkiye’de turizmi en fazla finanse eden banka konumuna sokuyor bizi.” diye konuştu.

Ateş, 5 yıldızlı oteller ve birinci sınıf tatil köylerinin yanında pansiyondan hava yolu şirketlerine, tur operatörlerinden işletmecilere ve yatırımcılara kadar, yenileme, yeniden yapma işlemlerine uzanan bir zinciri finanse etmek istediklerini bildirdi. Turizmin bir ekosistem olduğunu ve sistemin, en zayıf halkası kadar güçlü olduğunu ifade eden Ateş, her halkanın güçlü olması için çaba sarf ettiklerini vurguladı.

2015 ve 2016 yıllarındaki sıkıntılı dönemin ardından 2017 yılından itibaren toparlanmaya başlayan turizm sektörünün bu yıl daha da yükseldiğini dile getiren Ateş, “Görünen o ki 2019, 2020 ve 2021’de de bu süreç hızlanarak devam edecek. Turist sayısı 40 milyona yaklaştı, muhtemelen sene sonunda bulur veya biraz geçebilir. Turizm geliri 30 milyar doları aştı. Bu noktada biraz düşündürücü olan konu turist başına gelirlerin 850 dolardan 100-150 dolar daha altına düşmüş olması. Maalesef dünyanın belki de en güzel noktalarını, en iyi servis kalitesini ve de sadece doğa değil, tarihi güzellikler de dahil biraz ucuza satıyor konumundayız. Bu, birçok jeopolitik nedenden veya sektördeki bu işin belki de yeterince şu ana kadar organize edilemeyişinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

DenizBank’ın KKTC turizmini de finanse eden bir banka olduğunu anlatan Ateş, Ercan Havaalanı’nın tek finansörü olan bankanın, Kıbrıs Barış Suyu projesinin de finansörü olduğuna dikkati çekti.

“EKONOMİNİN GENELİNDE GİDEREK BİR İSTİKRARA KAVUŞMA VAR”

Türkiye’nin oldukça hareketli bir yaz geçirdiğini, özellikle ağustos ayı ortasında finansal boyutu çok inişli çıkışlı bir dönemin yaşandığını, şimdi bunun dengelenme sürecinde bulunulduğunu belirten Ateş, şöyle devam etti:

“Ve tabii bunun bazı maliyetleri oluyor ama görünen o ki şu an itibarıyla daha istikrarlı bir döneme doğru gidiliyor. Gerek faizler gerek kur nispeten daha istikrar kazandı. Önümüzdeki dönemde daha da iyileşerek devam edeceğini düşünüyoruz. Tabii bu durum, büyümeden önümüzdeki 1-2 sene içerisinde fedakarlık etmemizi gerektirebilir. Fakat sonrasındaki gelişmeler düşünülürse, eğer buradan doğru bir girişle ve altyapıyla iş kotarılabilirse ondan sonra daha iyi bir büyüme, daha sağlıklı bir büyüme olacağını hepimiz öngörebiliriz. Bu dönemin aşılması kanaatimce biraz da özel sektördeki yapılanma ve onun ne şekilde seyir izleyeceği ve düzenleyicilerin, otoritelerin bu konuda nasıl bir pozisyon alacağına bağlı olacaktır. Sonuçta baktığımızda ekonominin genelinde giderek bir istikrara kavuşma var, belki çok fazla büyümenin olmadığı önümüzdeki birkaç yılın arkasından, doğru adımlarla ve reformlarla, daha sonrasında çok daha sağlıklı bir büyümeye gidiş olacağını öngörüyorum.”

Ateş, kamu, bankacılık ve hane halkı dışında özel sektörün net açık pozisyonu 210 milyar doların üzerinde olması nedeniyle kurdaki dalgalanmadan kısmen etkilendiğini belirterek, bunun giderilmesi için, iç ve dış talebin dengeleneceği bir ekonomik modele gidilmesinin doğru olacağını söyledi.

İç talebin dış taleple dengeli hale gelmesi durumunda Türkiye’nin önünün son derece açık ve parlak olduğunu ifade eden Ateş, “Turizm de Türkiye’nin petrolü gibidir. Her sene 30 milyar dolar ama potansiyel olarak 60-70 milyar dolar gelir getirebilir. 50’den fazla sektöre doğrudan artı değer yazacak bir sektörden bahsediyoruz.” dedi.

TURİZM SEKTÖRÜNE YATIRIMCI İLGİSİ

Turizm sektöründe kriz yıllarının ardından sektörün kullandığı kredilerde bir yapılandırma yapılıp yapılmadığına yönelik soru üzerine DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, turizmde yaşanan sıkıntılı yıllarda borç servisinde bazı sıkıntılar, gecikmeler olduğunu fakat bunu proaktif bir yaklaşımla öngörerek yeniden yapılandırdıklarını bildirdi. Ateş, “Tam rakam söylemeyim ama 1,5 milyar doların üzerinde bir yapılandırma yaptık DenizBank olarak.” açıklamasında bulundu.

Turizmin yukarıya gittiğini ve sektörün dinamik yapısını koruduğunu kaydeden Ateş, sektöre geçen yıl ve bu yıl çok fazla sayıda yatırım da gelmeye başladığını dile getirdi.

Ateş, “Yani sadece bizimle konuşan yatırımcıları biliyorum ama eminim ki bizim bilmediğim de çok sayıda ilgili gruplar var. Kıta Avrupa’sından Uzak Doğu’suna, Amerika’ sına kadar belli yatırımcı grupları. Bu aslında sektörün de orada yaratılan varlığın da değerli olduğunu gösterir. İyi ki sektöre kol kanat germişiz, elimizden gelen desteği vermişiz.” diye konuştu.

BANKALARA STRES TESTİ

Bir gazetecinin, “Dalgalı geçen dönem sonrası bankalara stres testi yapılacağı gündeme geldi, bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Ateş, finans, yatırım dünyasında, yani paranın konu edildiği her yerde güven unsurunun çok önemli olduğunu, yatırımın, şeffaf, hesap verebilir, adil ve sorumluluk alan bir kurumsal yönetimin hakim olduğu yerlere gittiğini dile getirdi.

Bu yıl gelişmekte olan ülkelere 1,1 trilyon dolar civarında yatırım olduğunu, Türkiye’nin yabancı yatırımdan aldığı payın nispi olarak biraz azaldığını ifade eden Ateş, güven ortamını tesis etmenin son derece önemli olduğunu vurguladı. Ateş, “Çünkü nereden bakarsanız bakın finans yani para en akışkan şeydir. Risk gördüğü yerde kalmak istemez ama görünen o ki bu güven ortamının giderek tesis edilebileceği, getirilerin de iyi olabileceği şeyler oluyor. Yani bir ortam, bir iklim oluşmaya başladı. Turizm sektörü için bunu özellikle söyleyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’deki bütün bankaların son derece şeffaf ve hesap verebilir durumda bulunduğunu, Uluslararası Muhasebe Sistemine göre 3 aylık bilançolarda da bunun açıklandığına işaret eden Ateş, problemli kredi oranın yüzde 3,4 olduğunu, varlık yönetim şirketlerinin rakamları konulduğunda bu rakamın yüzde 4,9’a çıktığını, ikinci grup denilen dikkatli izlenmesi gereken kredi grubunda da rakamların yüzde 13-14’e çıktığını ama bunun çok korkutmaması gerektiğini söyledi.

Ateş, “Türkiye bankacılık sistemi son derece sağlam, iyi sermayelendirilmiş, sermaye yeterliği olan ve likiditesini çok iyi korumuş bir sektör. Gerçekten o kadar iyi çerçeve altına alınmış ve düzenlenmiş yani regüle etmiş bir sektör ki bankacılık, her kımıldayışınızda, milim hareketinizde bile dikkatli olmanız ve kurala uygun davranmanız lazım.” dedi.

AA

Kış lastiği takma ücreti 50 liradan başlıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca, Karayolları Trafik Kanunu gereği yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların kış lastiği takmaları, illerin hava ve iklim şartlarına göre yılın belirli dönemi için zorunlu tutuluyor. Söz konusu yetki, Bakanlıkça valiliklere de devredilebiliyor.

Araçların denetimi, Bakanlığın yetkilendirdiği personelin yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ticaret Bakanlığının sınır kapılarındaki birimleri ve belediyelerin denetim birimleri tarafından yapılıyor.

İLGİLİ HABERKış lastiği kullanmanın faydalarıKış lastiği kullanmanın faydaları

Kış lastiği takma zorunluluğu 1 Aralık’ta başlayacak ve 1 Nisan 2019’a kadar devam edecek. Kurala uymayan araçların sürücülerine 715 lira ceza kesilecek. Kış lastiği takmama cezası, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak yeniden değerleme oranı çerçevesinde 1 Ocak 2019 itibarıyla güncellenecek.

26kasimlastikgrafLASTİK OTELİ KULLANMA ÜCRETLERİ

Söz konusu zorunluluk dolayısıyla yapılacak kış lastiği değişimi, “binek araçlar” için lastik ebatlarına göre 50 lira ile 60 lira arasındaki fiyatlardan yapılıyor. Ayrıca lastik değişimi yapan yerlerde bulunan “lastik otelleri”ni 1 Nisan 2019’a kadar kullanım ücreti 100 lira ile 110 lira arasında değişiyor.

Yük ve yolcu taşımacılığı yapanlar dışındaki hususi araçlar için uygulama zorunlu değil ancak can ve mal güvenliğiyle güvenli seyahat için kış şartlarında tüm araçlarda kış lastiği kullanılması önem taşıyor.

Söz konusu uygulamayla kış şartlarına göre önlemini almayan, kış lastiği olmayan araçların yolu kapatması ve insanların mağduriyete uğraması önlenmeye çalışılıyor.

Kış lastikleri, 7 derecenin altındaki sıcaklıklarda, ıslak, karlı ve çamurlu zeminlerde yaz lastiklerine oranla daha iyi yol tutuş ve yüksek güvenlik sağlıyor.

“LASTİK DEĞİŞİMİNİ SON GÜNE BIRAKMAYIN”

Lastik bayisi satış müdürü Recep Canatar, hava sıcaklıklarının 7 derecenin altına düşmesiyle yaz lastiklerinin hamurundaki bileşenlerden dolayı yola tutunmada sorun oluşturduğunu söyledi.

Can ve mal güvenliği açısından ekimden nisana kadar araçlarda kış lastiği kullanılması gerektiğini belirten Canatar, 7 derecenin üstündeki havalarda da kış lastiğinin uzun fren mesafesi ile yakıt tüketiminde artışa neden olduğunu bildirdi.

Canatar, kışın yaklaşmasıyla kış lastiği satışlarında ve değişimlerinde hareketli bir dönem yaşadıklarını, bu işlemlerin son güne bırakılmaması gerektiğini dile getirdi.

Lastiğini kendi getiren müşterilere, sökme-takma-balans hizmeti verdiklerini ifade eden Canatar, “Söküp takma ücretleri lastik ebadına göre 50 lira ile 60 lira arasında değişiyor. Ayrıca, çıkardığı lastiği taşımak istemeyenler için ‘lastik oteli’ hizmeti de veriyoruz. Bu hizmet de genel olarak 100-110 lira fiyatla sunuluyor.” dedi.

Canatar, tüketicilerin lastik alırken üretim yılına da dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak, lastiklerin üzerinde üretim yılı ve ayının bulunduğunu aktardı.

Araç lastiklerinin raf ömrünün uygun saklama koşullarında 10 yıl olduğuna dikkati çeken Canatar, kullanımdaki araç lastiklerinin ise ömrünün 3 ile 5 yıl arasında değiştiğini kaydetti.

AA

Kadın girişimci oranı yüzde 9’a çıktı

Alanında ilk ve tek olan Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda 12. kez ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi’, ‘Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi’, ‘Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi’, ‘Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi’ ödülleri sahiplerini buldu.

12 YIL ÖNCE BAŞLADI

Bu sene 3000’e yakın adayın başvurduğu yarışmada redeer markasının yaratıcı Müşerref Sezen Saral Türkiye’nin Kadın Girişimcisi seçildi. Nebyan Doğal Girişimi ile Nazlı Uyanık Yıldız Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi oldu. RS Research kurucusu Rana Sanyal Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi seçildi. Hayata geçirdiği KızCode projesiyle Müjde Esin ise Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi ödülünü kazandı. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, “Yarışmada ilk sene 100 küsur aday vardı, bu sene 3.000 başvuru, toplamda ise 37 bin kadın adayımız oldu. Zaten Türkiye’de 110 bin kadın girişimci olduğunu düşünürsek, ekosistemin üçte biri bize geliyor demektir.

Bu nedenle yarışma bizim için de çok önemli, İspanyol ortağımız da o kadar beğendi ki bu modeli kendi ülkesinde bir benzeri için harekete geçti” dedi. Kadın girişimcilere yaklaşık 5 milyar TL finansman sağladıklarını dile getiren Cemal Onaran, “Bu sene Türkiye’de bir ilke imza atarak Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile kadın girişimcilere özel 75 milyon dolarlık sosyal bono ihracını gerçekleştirdik. Ödül alan kadınların iletişim çalışmalarına da destek oluyoruz. 2000’lerdeki yüzde 5 kadın girişimci oranı 2018’de ancak yüzde 9’a yükseldi” dedi.

MUCİT KADIN GİRİŞİMCİLER VAR

Bu yarışmaya daha önce katılan kadın girişimcilerden olduğunu belirten KAGİDER Başkanı Sanem Oktar, “Uzun yıllar ailem ne iş yaptığımı anlamadı bile! Ne zaman ki kendime bir spor araba aldım o zaman ikna oldular” dedi. Yarışmaya katılan sektörlerin farklılaştığını dile getiren Sanem Oktar, “Bu sene akademisyen kökenli mucit kadın girişimciler var, patentli ürün yapıyorlar. İkinci olarak sosyal bir sorunu çözen kadınlar var” diye konuştu.

Kredi kartı taksit sayısı kararı erken rezervasyonu hareketlendirecek

TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, BDDK’nın kararı için “Kredi kartı taksit sınırının artması erken rezervasyonu hareketlendirecek” dedi.

BDDK’nin, yurt içinde hava yolları, seyahat ve konaklama harcamalarında taksit sınırını 6’dan 9 aya çıkarmayı planlaması turizm sektöründe olumlu karşılandı

TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, kararla ilgili şu açıklamalarda bulundu:

“Vatandaşın yararına olmasını beklediğimiz bu düzenleme sektör için de iyi olacak. Bu düzenlemenin hayata geçmesi erken rezervasyonu da hareketlendirecektir”

“DESTEKLEDİĞİMİZ BİR KARAR”

“Seyahat ve konaklama harcamalarında taksit miktarının artırılması gerekiyordu. 9 taksit sektörümüz açısından çok makul. Sektör olarak desteklediğimiz bir karar. İnşallah bu şekilde çıkar”

App Store’a Anadolu ilgisi

20 yıldan uzun süredir dünyanın her yerinden müşterilere illüstrasyon, animasyon ve dijital oyun çalışmaları yapan Mehmet Saygın, kendine ait ürünler yapma niyetiyle önce “Super Lemon Games” yapısını kurmuş. Bunny Golf Arcade, Super Lemon Games’in iOS için geliştirdiği ilk oyun. Mehmet’in anlatımıyla “Bunny Golf Arcade etrafta zıplayıp duran, havuç yiyip yuvalarına ulaşmaya çalışan aşırı sevimli tavşanlarla dolu bir oyun.” Uygulama Adana’da geliştirildi.

unnamed

2012 yılında Ankara’da ATOM (Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi)’da kurulan Panteon ilk başlarda tarayıcı tabanlı strateji oyunları geliştiren bir stüdyoyken, iPhone ile başlayan mobil devriminin üzerine 2013 yılında mobil oyunlar geliştirmeye niyetiyle ilk oyunları olanı ve MoBu oyun serisine başlamış. “MoBu Macera Başlıyor” kullanıcılar tarafından çok beğenilmiş ve kısa sürede dünyada bir çok ülkede uygulama listelerinde ilk 10’a yerleşmiş.
unnamed

ULAK, Bursa’da motorlu kuryeye ihtiyacı olan kişilerle, güvenilir motorlu kuryeleri buluşturan yani hayatımızı kolaylaştırırken bize zaman kazandıran bir uygulama. Sabri Sami Toker ve Peakode işbirliğiyle 2015 yılında geliştirilmeye başlayan uygulama Türkiye’de 50’den fazla şehirde e-ticaret teslimatlarını gerçekleştiriyor.

unnamed

Eskişehir’de geliştirilen Oddmar iskandinav mitolojisinden ilham alan öyküsüyle sürükleyici bir oyun deneyimi sunuyor. Bilkent Üniversitesi’nde tanışan iki arkadaş Özgür Taşkın ve Ferhat Aydoğan tarafından kurulan Mobge’nin geliştirdiği Oddmar, bu sene Apple Tasarım Ödüllerinde “En İyi Oyunlar” kategorisinde ödül kazandı ve uluslararası bir başarıya imza attı.

unnamed ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.