130 ülke Türk traktörünün peşinde

Türkiye’nin önemli üreticilerinden olan ve bugüne kadar 130’dan fazla ülkeye traktör ihraç eden TürkTraktör, yılın 9 ayında 10 bin adetlik ihracat rakamına ulaştı.

TürkTraktör Genel Müdürü Marco Votta, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TürkTraktör’ün, Türkiye’de en büyük traktör üreticilerinden olduğunu söyledi.

Tarım sektöründe faaliyet gösteren üreticiler arasında da ilk sıralarda geldiklerini vurgulayan Votta, şirketin 1954’te kurulduğunu, 64 yıldır üretim yaptığını anlattı.
Votta, bugün sadece Türkiye’de değil, Avrupa’nın hacim bakımından en büyük traktör üreticileri arasında yer alan TürkTraktör’ün, Türkiye’de kesintisiz 11 yıldır pazar lideri olduğunu kaydetti.

Bugüne kadar 130’un üzerinde ülkeye ihracat yaptıklarını vurgulayan Votta, “Türk mühendislerin Türkiye’de geliştirdiği yerli traktör motorunun üreticisiyiz ve motora ek olarak şanzıman gibi birçok önemli parçanın üretimini de yapıyoruz.” dedi.

Tarım alanında bir çiftçinin ihtiyaç duyabileceği 43 ila 380 beygir gücündeki traktör ve toprak işlemeden hasada birçok farklı ekipmanın ürün gamlarında yer aldığını belirten Votta, “Türkiye’deki en profesyonel satış bayi ağına sahibiz. 135’i aşkın bayimizin yanı sıra Türkiye genelinde 600’ü aşkın satış sonrası hizmet noktamız var.” ifadelerini kullandı.

TürkTraktör’ün geçen yıl 48 bin 302 traktör ve 38 bin 620 motor ürettiğini bildiren Votta, “Geçen yıl traktör üretimini yüzde 5, motor üretimini ise yüzde 4 artırdık. TürkTraktör’ün 2017’de yaptığı bu üretim, yeni bir rekor olarak kayıtlara geçmişti.” dedi.

İhracatta yüzde 11 büyüme

Marco Votta, Türkiye traktör pazarının 2017’de yüzde 4 artışla 72 bin 949 adede çıktığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

“Biz de pazarın üzerinde bir büyüme yakalayarak yüzde 7’lik bir artışla geçen yılı çok iyi kapattık. 2017 sonu itibarıyla Türkiye’nin toplam traktör üretiminin yüzde 67’si fabrikalarımızda üretildi. Ekonomideki genel durumdan dolayı bu yıl traktör pazarında da bir daralma olmasına rağmen biz 10 binin üzerinde ihracatımız, 25 binden fazla satışımızla ilk üç çeyreği kapattık. İhracatımız, eylül sonu itibarıyla hedeflerimizin üzerinde gerçekleşti. Ayrıca, TürkTraktör, geçen yılın aynı dönemine göre ihracatta yüzde 11 büyüme gösterdi.”

Tarımın ülke için çok kritik bir sektör olduğunu vurgulayan Votta, gerek yerel gerekse de global rekabette öne çıkmanın yolunun inovasyondan geçtiğini belirterek, yatırımlara devam ettiklerini söyledi.

Votta, gelecek yıl ekonominin rahatlamasını beklediklerini ifade ederek, “Önümüzdeki yıl bu dalgalanmaların da azalmasıyla ve devlet destekleri ile tarım sektörünün Türkiye’de daha iyi bir seviyeye geleceğini öngörüyoruz. Biz de hız kesmeden çiftçilerimizin yanında olup Türk tarımının gelişmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi.

26 yaşında 130 milyon dolarlık servetin sahibi oldu

İnternetten satış yapan marka, bugün 100 milyon sterlin (130 milyon dolar) yıllık ciroya sahip. BBC haftalık “Patron” haber dizisinde Francis’in ilham verici hikayesine yer verdi.

İngiltere’nin Birmingham kentinde yaşayan Francis, Gymshark’ı kurduğunda Aston Üniversitesi’ndeki derslerinden çıkıp akşamları da Pizza Hut için evlere sipariş götürüyordu.

İki teslim arasında da markanın yeni ürünlerinin ve internet sitesinin tasarımıyla ilgileniyordu.

Zor geçen ilk 2 yıldan sonra markası 320 bin dolardan fazla yıllık gelir elde etti. Francis de hem üniversiteyi bıraktı, hem de pizza dünyasını.

‘Madem öyle, biz dikelim’

Aslında girişimcilik ruhu içinden taştığında, Francis daha da gençti.

Önce internette otomobil plakası sattığı bir site kurdu, ardından iPhone için iki farklı fitness uygulaması piyasaya sürdü. Bu uygulamalardan birisi sayesinde 10 bin dolar kazandı.

Tam bir spor salonu müdavimi olan Francis, önce internet üzerinden fitness fanatiklerine gıda takviyesi ve vitaminler satmaya karar verdi, sonra daha kârlı bir seçenek araştırmaya başladı.
“Etrafıma bakıyor, sporda giymek isteyeceğim türden kıyafetler bulamıyordum. Ben de ‘Madem öyle, biz yapalım’ dedim.”

Francis, erkek kardeşi ve bir grup arkadaşının desteğiyle bir dikiş makinesi, bir de ekran yazıcısı satın aldı.

Ebeveynlerinin yaşadığı evin garajını, dikimhaneye çevirdi.

Hedef kitlesi ise rakiplerinden farklıydı: Kaslı vücuda sahip yetişkinler yerine, sıska genç erkekler.

“Büyük annem perde dikerdi ve bana da dikmeyi öğretmişti. Günde 12-15 sporcu atleti diktiğimizi hatırlıyorum. Bütün günümüzü harcıyorduk ama çok şey öğreniyorduk.”

Kuruluşundan 6 yıl sonra Gymshark 1,2 milyondan fazla müşteriye sahip ve Birmingham’daki merkez ofisinde 215 çalışanı var.

Marka nasıl bu kadar hızlı büyüdü?

Gymshark’ı bugünlere getiren, etkin sosyal medya anlayışıydı.

Tanınmış vücut geliştirme sporcularına bedava kıyafetler gönderen şirket, onların YouTube ve Instagram gibi platformlarda ürünlerini övmesiyle satışlarını artırdı.

İlgi çekici görsel ve içeriklerle Instagram’da 2,4 milyon, YouTube’da 1,5 milyon takipçi yakaladı.

Şirketin başarısı, Francis’in hayallerinin bile ötesindeydi.

Dünyanın farklı yerlerinde düzenlediği toplu fitness etkinliklerine bugün yüzlerce sporsever katılıyor.

Şirket şimdi de yurt dışında şansını deneyecek.

Satışların yüzde 40’ı hâlihazırda ABD’den geliyor. Bir sonraki hedefleri, 2020’ye kadar internette satış yaptığı uluslararası platform sayısını 25’e çıkarmak.

 

Mobilyada KDV indirimi olacak mı ?

Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, mobilya sektörünün KDV indirimi beklediğini belirterek, “Mobilya sektörümüz ekonominin kilit sektörlerinden birisi, bu alanda KDV indirimi uygulaması tekrarlanmalı.” ifadesini kullandı.

Palandöken, yazılı açıklamasında, geçen yıl uygulanan KDV indiriminin mobilya sektöründe büyüme sağladığını anımsattı.

Bu yılın ilk yarısında sektörün yüzde 6’ya yakın bir küçülme yaşadığına dikkati çeken Palandöken, sektörün yine KDV düzenlemesi beklediğini aktardı. Palandöken, şöyle devam etti:

“Dünya çapında gelişme gösteren, ihracatı ithalatının 4 katı olan mobilya sektörü, ekonomimiz ve dış ticaretimiz için kilit rol oynayan sektörlerden birisi. Onun için bu alanda KDV indirimi uygulaması tekrarlanmalı.”

Palandöken, dünyadaki büyük havalimanlarında, otellerde ve önemli yapılarda Türk markaları görüldüğünü ve bunun daha da artacağına inandığına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Buna gücümüz de imkanımız da var. Bu noktada katma değer, reklam ve tanıtım da çok önemli. Bilinirlik ne kadar artarsa sektör o kadar büyür ve gelişir. Düzen ve talepler sürekli değişim gösterirken, mobilyacı esnafının da kendisini yenilemesi, tanınırlığını artırması, hep daha iyi olması gerekiyor. Bunu sağlamak ise maliyet artırıyor. Bununla birlikte ekonomideki iniş çıkışlar nedeniyle ham maddeye gelen zamlar da mobilyacıyı yoruyor. Fakat mobilyacılarımız bu zamları vatandaşın cebine yansıtmamaya çalışıyor. Bu da maalesef yılın ilk 6 ayındaki verilerde gördüğümüz üzere mobilya sektöründe küçülmeye neden oldu. Sektörün tekrar canlanması ve mobilyacılarımızın ham madde zamlarının altından kalkabilmesi için KDV yüzde 8’e düşürülmeli ve en azından yıl sonuna kadar da sabitlenmeli.”