‘Matruşka yöntemi, devre mülkte mağdur sayısını artırıyor’

Bursa’da mahkeme kararıyla devre mülk satışı iptal edilen yaklaşık 300 vatandaş, satışı gerçekleştiren söz konusu firmaların kapatılması ya da isim değiştirmesi sebebiyle paralarını alamadıkları için mağduriyet yaşıyor.

Mağdurlardan Zeliha B, bir firma tarafından hediyeli tatil vaadiyle götürüldüğü tesiste, 500 lira avans verdiği termal devre mülk için 13 bin 500 lira bedelli sözleşme imzaladı.

Tatil hizmetlerinden faydalanamayan ve verilen sözlerin yerine farklı uygulamalarla karşılaşan Zeliha B, sözleşmenin iptali, ödediği paranın iadesine karar verilmesi talebiyle Bursa 4. Tüketici Mahkemesine başvurdu.

Firma avukatı, mahkemeye gönderdiği dilekçesinde, davacının sözleşmeyi kendi rızası ile imzaladığını, devre mülk sözleşmelerine ilişkin olarak mevzuatta cayma hakkı öngörülmediğini, kapıdan satış sözleşmesi olmadığını, davalının kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istedi.

Mahkeme başkanı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin devre mülk satışı için ön akit niteliğinde ve harici gayrimenkul satış sözleşmesi olduğundan geçersizliğine, davacının sözleşme nedeniyle herhangi hizmetten yararlanmadığı anlaşıldığından sözleşmenin feshi ile senedin iptaline karar verdi.

Zeliha B, devre mülke ödediği paranın iadesiyle ilgili icra takibi başlatılmasına rağmen muhatap şirket kapandığı için alacağını tahsil edemiyor.

“Bedava tatil”e kanmayın

Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, özellikle yaz aylarında vatandaşların sahil kenarlarına ya da satış mekanlarına araçlarla götürülüp gece yarılarına kadar adeta rehin tutularak sözleşme imzalatmadan geri gönderilmediğini belirterek, tüketicileri “bedava tatil”e kanmamaları konusunda uyardı.

Bu konuda sözleşme iptali ve para iadesi için Bursa’da yüzlerce, ülke genelinde binlerce açılmış dava olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle konuştu:

“Firmalar, para iadesi yapmamak için kasalarını boşaltıyor, adını değiştiriyor, başka bir isimle devam ediyor. Bir süre sonra bu ismi de değiştiriyor. Bu durumda tüketici parasını tahsil edemiyor. Devlet, tüketici yasası ile vatandaşın hakkını koruyor. Tüketici de yasal haklarını koruyor ve cayma haklarını kullanıyor. Devletin mahkemesi de gereğini yapmış ve kararını vermiş, icra gitmiş para almaya ama firma yok, para yok. Yasal boşluktan yararlanılarak tüketici mağdur ediliyorsa, devlet yine bir şekilde bu kanuni boşluklardan yararlanan kötü niyetli satıcıları engellemeli ve tüketicinin bu mağduriyetinin önüne geçilmelidir.”

“150 bin mağdurdan bahsediliyor”

Tüketici Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu da devre mülkle ilgili yaklaşık 150 bin mağdur bulunduğundan bahsedildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Matruşka yöntemi, devre mülkte mağdur sayısını artırıyor. Mağdurların mahkeme kararıyla haklı olduklarının belirlenmesine rağmen firmaların içi boşaltıldığı için paralarını alamıyorlar. Bu firmalar matruşka gibi şirketlerden oluşuyor, kapanıyor başka isimle tekrar açılıyor ve mağdur sayısı sürekli artıyor. Bir şekilde dolandırıcılık devam ediyor. Kesin çözüm için mahkemelerin şirketler arasındaki bağı tespit edip, bunlara ayrı tüzel kişiler gibi davranmayıp hepsini bir kefede değerlendirmesi lazım. 2014 yılında mayısta çıkarılan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre bitmemiş inşaatlardan devre mülk satışı yapılması ön ödemeli satış kapsamına girdi. Bu şirketin kağıdıyla satış yapılamaz ve satışlar noterden yapılacak.”

Devre mülk satışlarının son yıllarda bazı kötü niyetli kişiler tarafından dolandırıcılığa dönüştürüldüğünü vurgulayan Ağaoğlu, “15 günden az süreli devre mülk satışı kesinlikle yapılamaz. Bu konuda kanunla bir çerçeve çizilmiş. Bir haftalık satış varsa uzak durun. 14 günlük kesin cayma hakkınız olduğunu bilin. Bitmemiş inşaatlardan satın alma yaparken dikkatli olun. 3 yılda bitmesi gerekiyor ama kompleks inşaat diye 7 yıl geçmiş halen sürüyor. Tüketici hizmet alamıyor ama parasını zorunlu olarak ödüyor.” diye konuştu.

AA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir