Otomobillerin iç mekanları nasıl değişti?

Detaylı fotoğraflara girmeden önce bazı bilgiler vermek istiyorum. Mesela otomobilin camları ne kadar küçük olursa psikolojik olarak kendinizi o kadar güvende hissedersiniz. Ayrıca ön cam ile ön koltukta oturan sürücü ve yolcu arasındaki mesafe ne kadar uzunsa yine aynı oranda kendinizi o kadar güvende hissedersiniz.

shutterstock_379218703

Mühendisler otomobillerin iç mekanlarını tasarlarken bu tarz hususlara oldukça dikkat ediyorlar. Günümüzdeki güncel otomobillerin iç mekanlarına göz attığınızda bu tarz özel detaylar dikkatinizi çekecektir. Özellikle mat renkli ön konsollar güneş ışığının cama yansımasını azaltır ve bu da daha güvenli sürüş yapmanızı sağlar ya da performanslı otomobillerin tavan döşemelerinin koyu renkli olması gibi…

Gelelim otomotiv tarihinin ilk gününden bugüne kadar iç mekan gelişimine;

1928 yılında ergonomi diye bir kavram henüz yoktu. Özellikle İngilizlerin geliştirdiği Alvis FA’nın iç mekanında bunu kolayca görebiliyorsunuz.

alvis_fwd_type_fa_375480337211928

1930’larda üretilen otomobillerin iç mekanlarında birden fazla aynı örnekler vardı. Mesela plastik parçalar ve açılabilen ön camlar bunun en önemlileriydi.

1930-car-interior

1930’lu 1940’lı yıllara gelindiğinde ise bazı şemalar ortaya çıkmaya başladı. Otomobillerin teknik çizimlerinin yer aldığı bu şemalar gelecekteki iç mekanların neye benzeyeceği ve ne kadar ergonomik olacağını gösteriyordu. Kimya ve sanayinin ilerlemesi büyük hacimlerde üretilen otomobil modelleri için daha ucuz parçalar üretilmesini sağladı. O dönemlerde geleneksel olarak kabul edilen ahşap vb maddedeki parçalar ise lüks otomobillerde yeni bir role sahip oldu.

1939-morris-8-series-e-1938

1940 yıllarında ise daha geniş diz mesafesi dikkat çekiyor. Ön konsol daha fazla metal renginde olmaya başlıyor ve yapay deri döşeme o günlerden itibaren otomobil koltuklarını kaplıyor.

1940car-interior

1950’ye geldiğinizde ise kalorifer ve radyo opsiyonu otomobillere ekleniyor. Renkli iç mekan detayları ve fazlasıyla plastik cam pervazları otomobillerdeki yerlerini alırken elektrik motor sayesinde açılıp kapanan camlar da lüks otomobillerde kullanılmaya başlandı.

1950_shutterstock_229491184

1960’larda ise kalorifer araçlarda standart oldu ve klima lüks otomobillerin opsiyonları arasına eklendi. Öncekilere göre daha güçlü ve sağlıklı koltuklar kullanılmaya başlandı. Isıtmalı arka cam ve emniyet kemerleri de opsiyonel olarak listedeki yerlerini aldılar.

1960interior

O yıllarda otomobillerin ön konsollarında ahşap detaylar kullanmak zenginliği ve lükslüğü gösteriyordu ki günümüzde de bunun örnekleri mevcut. 1960 yılında ortaya çıkan yeni bir Ferrari ise iç mekandaki standartları değiştirdi. Ferrari 250 GTO Lusso’nun gösterge tablosu standartlardan uzak bir şekilde konsol ortasına konumlandırılmıştı.

ferrari-250-gt-lusso-design

1970’li yıllara gelindiğinde plastik kalıp işi daha da önemli bir hal almış ve otomobillerin iç mekanında plastik daha fazla yer bulmaya başlamıştı. O yıllarda radyo artık standart olarak kullanılmaya başlandı. Ayrıca döşemeler daha canlı renklere kavuştu.

1970

Radyonun kaset çaldığı, camların elektrikli olduğu, merkezi kilitin hayatımıza girdiği yıllara geldik, 1980’ler… Ayrıca o yıllarda Otomobillerin direksiyonlarının arkasında birden fazla işe yarayan kollarla insanlar tanışmaya başladılar. Otomobillerin içindeki yumuşak kaplı detaylar ve açılabilir tavan(sunroof) da o yıllarda çok modaydı. İlk dijital gezinti bilgisi veren gösterge tablosuda bu yıllara hayatımıza girmişti.

1980interior

Airbag ile tanıştığımız, klimanın standart olduğu, teknolojinin ucuzlamasıyla elektronik ekranları fazlasıyla görebildiğimiz yıllara geldik. 1990’larda ön konsollar önceki yıllara göre daha geniş tasarlanmışlardı. Bu yıllardaki en büyük devrim radyoların CD çalmalarıyla gerçekleşiyordu. Navigasyon sistemi ilk defa bu yıllarda karşımıza çıkmıştı. Ayrıca cep telefonlarının da ortaya çıkması araç içi cep telefonu kitleriyle tanışmamızı sağladı!

1990audi

Ve milenyum, 2000’ler… Navigasyonun artık geniş bir üretici kitlesi tarafından kullanıldığı, iDrive ve benzer otomobile entegre sistemlerin hayatımıza girmesi, anahtarsız otomobile giriş ve elektronik park freni hayatımıza girmişti. Park sensörlerinin popülerliğini de söylememde fayda var.

2000ttinterior

Aslına bakarsanız üzerinden neredeyse 10 yıl geçti ve az çok bir şeyler hatırlıyorsunuzdur ama üzerinden geçmekte fayda var. 2010 yılında ise en popüler yenilikler mobil telefon entegrasyonu, otomobillerin  wi-fi’a bağlanması ve bu sayede kendisinin izin verilen uygulamalarını güncellemesi, dokunmatik multimedya ekranları,geri görüş kamerası ve sürücü asistanı niteliğinde yeni sistemler oldu.

2010bmw7series-kopya

Günümüze geldiğimizde ise analog göstergeler ortadan kalktı. Dokunmatik ekranların popülerliği dokunmatik klima kontrol ünitesine ve diğer aklınıza gelebilecek tüm tuş detaylarına ulaştı. Eskiden lükslüğü ve konforu simgeleyen ahşap detaylar yerini alüminyum ve karbon fiber desenli hatta ham maddeli parçalara bıraktı. Ayrıca deri kaplı ön konsolda bu durumdan sıyrılıp kendini öne çıkarmayı başardı. Tüm bunlara eklemem gereken bir durum varsa o da koltuklar… Sürücü ve yolcu koltukları artık ısıtma ve soğutmanın yanında masaj sistemleriyle de dikkat çekiyor.

mercedes-benz-s-class_maybach-2019-1280-04-kopya ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir