Amsterdam-İstanbul uçağında sürpriz pilot

Hollanda Kraliyet Hava Yolları’nda (KLM), hobi olarak pilotluk yapan ve zaman zaman tarifeli seferlerde görev alan Hollanda Kralı Willem-Alexander, bu özel uçuşlarından birini Amsterdam-İstanbul seferinde gerçekleştirdi.

Kokpitte ikinci pilot olarak bulunan Kral Alexander’in idaresinde uçtuklarını öğrenen yolcular ise karşılaştıkları sürprizle büyük heyecan yaşadı. Uçağın yolcularından iş insanı Can Ünsalan, “Her zaman bir kral, bir yolcu uçağını uçurmuyor. Benim için unutulmayacak bir anı” derken, Alman asıllı ünlü oyuncu Wilma Elles ise memnuniyetini “Beni İstanbul’a bir ‘Kral’ getirdi” sözleriyle dile getirdi. 

Hollanda Kralı Willem-Alexander, 22 yıldır Hollandalı havayolu şirketi KLM’nin bazı tarifeli uçuşlarında ikinci pilot olarak kokpitte yer alarak en büyük hobisini gerçekleştiriyor. Başta yolcular olmak üzere kamuoyundan gizlediği bu sırrını geçen sene açıklayan Kral Alexander’in bu gizemli uçuşlarından biri, dün Amsterdam-İstanbul seferini yapan KL1613 sefer sayılı uçuşunda yaşandı. 

KOKPİTTE BİR ‘KRAL’… KABİNDE 131 YOLCU…

131 yolcusuyla Schiphol Havalimanı’ndan havalanan Boeing 737-700 tipi uçağın ikinci pilotu 51 yaşındaki Hollanda Kralı’ydı. Kral’ın uçuşu her zaman olduğu gibi büyük gizlilik içindeydi ve uçaktaki görevli ekip dışında kimseye duyurulmamıştı. Ancak uçağın ön bölümünde bulunan bazı yolcular, dikkatleri sayesinde kabin ekibiyle selamlaşan Willem-Alexander’i hemen tanıdı. Birçok yolcu ise bundan habersiz uçarken, kokpitteki sürprizi ancak indiklerinde öğrenebildi. Uçağın birinci sırasındaki koridor koltuğu güvenlik nedeniyle Kral’ın korumasına ayrıldı.

2 SAAT 50 DAKİKA SÜREN ‘KRAL’ YOLCULUK

Kral Alexander’in idaresinde uçak, 2 saat 50 dakikalık uçuşun ardından 16.45’de Atatürk Havalimanı’na teker koydu. Yolcular, sıra dışı bu uçuşun ardından terminale geçti. Kral dahil olmak üzere kabin ve kokpit ekibi ise aynı uçakla bu kez İstanbul-Amsterdam seferi için yolcu alımı nedeniyle uçaktan ayrılmadı.

YOLCULAR İÇİN UNUTAMAYACAKLARI BİR UÇUŞ

Kral Alexander’in idaresindeki uçuş, yolcular için büyük sürpriz oldu. Yolcular, uçuş boyunca yaşadıkları anları DHA’ya anlattılar. ABD’de yaşayan Türk iş insanı Can Ünsalan, unutamayacağı bir uçuş heyecanı yaşadığını söyledi. Ünsalan, “KLM Havayolları’na ait uçağımızı Kral Willem-Alexander’in uçurduğunu öğrendik. Uçakta kendisini afişe etmedi. Fakat medyadan takip ettiğimiz kadarıyla kendisinin havacılığa meraklı olduğunu, zaman zaman KLM uçaklarını kimliğini gizleyerek uçurduğunu biliyorduk. Bugün de bize denk geldi ve gayet güzel bir uçuş oldu” dedi. 

KRAL’DAN TÜRK YOLCUYA: BİR KRAL OLARAK DEĞİL BİR PİLOT OLARAK TANIYIN

İlk başta endişelendiğini belirten Can Ünsalan, “Açıkçası biraz tereddüt ettim, ‘sık sık uçmayan bir pilot uçağı doğru uçurabilecek mi?’ diye. Ancak gerek kalkışta gerek uçuş boyunca gayet emniyetli bir şekilde bizi İstanbul’a getirdi” diye konuştu. Ünsalan, şunları söyledi: 

“Kendisine bir ‘teşekkür mektubu’ yazdım ve fotoğraf çektirmek için de kraldan bir talepte bulundum. Mektubu korumasına verdim. Hem koruması hem de kabin amiri aracılığıyla geri dönüş yaptı. Mektup için bana ‘teşekkür eden’ Kral cevaben, ‘fotoğraf çektirmek istemediğini; ‘kendisinin uçakta bir kral olarak değil bir pilot olarak tanınması gerektiği’ vurgusu yapmış. Neticede böyle bir uçuşumuz oldu. Her zaman bir ‘Kral’, bir yolcu uçağını uçurmuyor. Dolayısıyla bu uçuş benim için hep aklımda kalacak bir anı olacak. Açıkçası çok enteresandı. Bence çok iyi bir örnek aynı zamanda. Çünkü insanlar hangi makam ve mevkide olursa olsunlar, sıradan bir insan olduklarını hatırlamaları açısından önemli bir nokta.” 

ÜNLÜ OYUNCUNUN TEPKİSİ: BENİ İSTANBUL’A BİR ‘KRAL’ GETİRDİ

Alman asıllı ünlü dizi ve sinema oyuncusu Wilma Elles de uçağın yolcuları arasındaydı. ABD’deki Los Angeles Film Festivali’nden Amsterdam aktarmalı İstanbul’a gelen Elles, uçuştan duyduğu memnuniyeti “Beni İstanbul’a bir Kral getirdi” sözleriyle ifade etti. Elles, “Uçağa son binenlerden biriydim. Kralın uçakta olduğunu bilmiyordum. Benim için çok hoş bir tesadüf ve deneyim oldu” şeklinde konuştu. 

1614 SEFER SAYILI UÇUŞ İLE AMSTERDAM’A HAREKET

Öte yandan Hollanda Kralı Willem Alexander’, 124 yolcusuyla KL1614 sefer sayılı İstanbul-Amsterdam seferini yaptı. Körükten ayrılan uçağın geri ittirildiği push-back işlemi sırasında Kral’ın kokpitten yerde görevli personel ile kurduğu iletişim de kameraya yansıdı. 

İLK UÇUŞ HEYECANI KENYA’DA

Havacılığa karşı son derece ilgili olan Kral Willem Alexander, ilk olarak 1985’te özel pilot lisansını, 1987’de ise ticari pilot lisansını aldı. Bu sayede Kral Willem ilk uçuşunu öğrencilik yıllarında Kenya’da bir gönüllü olarak, tıbbi yardım kuruluşu olan Afrika Tıbbi Araştırma ve Eğitim Vakfı(AMREF) için gerçekleştirdi. Kral, ardından sırasıyla jet uçağı lisansı ve Havayolu Taşımacılığı Pilotu lisansını da aldı. 

KRALIN HOBİSİ

22 yıldır KLM’nin tarifeli seferlerinde uçan Hollanda Kralı, bir dönem Hollanda’da geliştirilmiş Fokker serisi yolcu uçaklarında görev yapıyordu. Ancak Fokker yolcu uçaklarının KLM’den emekli olmasının ardından Boeing 737 tip eğitimi alan Kral, 2017’den beri bu tip yolcu uçaklarını uçuruyor. Kral için çok özel olan bu uçuşlar, yolculardan gizlenerek yapılıyor. Kral, gizli tuttuğu bu sırrını geçen yıl kamuoyuna açıklamış ve uluslararası medyada geniş yankı bulmuştu.

Veliaht Prens ile başyardımcısının telefon trafiği ortaya çıktı

Wall Street Journal gazetesinde yer alan haberde, CIA’in Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın 2 Ekim’de Suudi Arabistan’ın İstanbul Konsolosluğunda öldürülerek parçalara ayrılması sırasında Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın cinayetten haberdar olan başyardımcısı ile 11 kere mesajlaştığının tespit edildiği belirtildi.

Cemal Kaşıkçı cinayetini gerçekleştiren 15 kişilik ekibin başında Muhammed bin Selman’ın yakın danışmanı Mahir Mutreb’in olduğu biliniyordu. CIA, Kaşıkçı cinayetinin hemen ardından Mahir Mutreb’in telefon ederek “Patronuna Kaşıkçı’nın öldüğünü söyle” dediği, Saud el Kahtani ile Veliaht Prens Muhammed’in 11 kere mesajlaştığı iddiasında bulundu.

Wall Street Journal gazetesinde yer alan haberde CIA’in, “Operasyon timinin operasyonu Muhammed bin Selman’ın yetki vermesi dışında yürütmesi ihtimal dışıdır” değerlendirmesinde bulunduğu belirtildi.

Gazetede, Veliaht Prens’in ölüm emrini verdiği konusunda doğrudan bir delil olmamasıyla birlikte makul bir değerlendirmenin Veliaht Prens’in bundan sorumlu olduğunu ortaya koyacağı değerlendirilmesi yapıldı. Gazete ayrıca, ABD Kongresi liderlerinin Kaşıkçı cinayeti davasının bağımsız bir uluslararası soruşturma ekibi tarafından yürütülmesi konusunda ısrarcı olması gerektiğini vurguladı.

‘Ücretli poşetten sonra yeni bir uygulama geliyor’

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum bir dizi ziyarette bulunmak üzere Tokat’a geldi. Toplantının ardından açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, “Biliyorsunuz dün itibariyle kanun, Resmi Gazete’de yayınlandı. 1 Ocak 2019 itibariyle plastik poşetlerimiz ücretli hale geliyor. 25 kuruş ücret alacağız. Yıllık 30-35 milyar adet poşet kullanımını, kişi başı bu 440 adete geliyor, bunu inşallah en kısa zamanda düşürmeyi hedefliyoruz” dedi.

ESKİ PAZAR ÇANTALARIMIZA, FİLELERİMİZE DÖNMEK İSTİYORUZ’

Plastik poşetlerden ücret alınmasıyla ilgili kanunun Resmi Gazete’de yayınlandığını hatırlatan Bakan Kurum, pet şişe, metal şişe, cam şişe, karton ve plastik kaplarla ilgili yeni bir uygulamanın da geldiğini belirterek şöyle konuştu:

Plastik poşetlerin ücretlenmesi bizim için büyük önem arz ediyor ve inşallah 2019 itibariyle başlamış olacağız. Artık eski pazar çantalarımıza, filelerimize hep beraber dönmek istiyoruz. Diğer taraftan pet şişe, metal şişe, cam şişe, karton kaplara, plastik kaplara ilişkin de yine bir uygulama geliyor. Bu uygulamayla birlikte bunu piyasaya süren firmalar, bu işlerin toplanmasına ilişkin bakanlığımıza bir bedel yatıracaklar. Pet şişe başına, cam şişe başına… Biz de bunların toplanması ile sıfır atık sisteminde geri dönüşümüne ilişkin bir sistem kurup, bu sistemde harcayacağız.  Sıfır atık sistemiyle 2023 yılında yıllık 20 milyar lira tasarruf sağlamayı öngörüyoruz.  Ve vatandaşlarımızı, gençlerimizi, çocuklarımızı, yaşlılarımızı da bu kampanyamıza güçlü bir şekilde davet ediyoruz.”

DHA

Sessiz ve sinsi tehlike: Kalsiyum yüksekliği

HABER/ NAZAN DOĞANER HALICI

Paratiroid bezi; boynumuzda tiroidin hemen yanında, sağında ve solunda ikişer tane olmak üzere, 4 adet bulunan ve parathormon adı verilen hormonu salgılayan bir bezdir. Bu bezlerin büyüklüğü, mercimek veya portakal çekirdeği kadardır. Parathormon, kemik yoğunluğu üzerinde etkisi olup, vücutta kalsiyum dengesini düzenler. Aşırı salgılanması, hiperparatiroidizme yol açar. Yani kanda kalsiyum değeri yükselir, kemiklerde erime başlar.

ROMATİZMAYLA KARIŞTIRILIR!

Parathormon salgılamasıyla ilk etki, kemiklerde başladığından hasta yaygın kemik ve adale ağrılarından şikayet eder. Sürekli yorgunluk sık görülen sorundur. Ayrıca kabızlık, iştahsızlık, hafıza sorunları ve depresyon gibi sorunlara yol açar. Diğer önemli bir husus da bu halde yapılan kemik yoğunluğu ölçümlerinde kemik erimesi (osteoporoz) tespit edileceğinden hastaya bir de kalsiyum takviyesi yapılabilir, bu büyük bir hatadır.

YÜKSEK KALSİYUM KALBE ZARAR VERİR

Yüksek kalsiyumun kalp ve kalpte elektrik iletimi üzerine olumsuz etkisi vardır. Özellikle 12mg/ dl üzerindeki değerlerde hastalarda ritim bozukluğu, çarpıntı, hipertansiyon ve daha ileri hallerde ani kalp durması görülebilir. Bu hastaların acilen hastaneye yatırılmaları ve hızla kalsiyum değerlerinin düşürülmesi gerekir. Kanda kalsiyumun yükselmesi böbreklere de zarar verir.

Kadın hastalarda tekrarlayan böbrek taşı tespit edildiğinde, mutlaka kanda kalsiyum ve parathormon ölçülmelidir. Zira taş tedavi edilse bile tekrarlayacaktır. Yüksek kalsiyum değeri ayrıca depresyona da yol açar.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Tanı koymak ve başka hastalıklardan ayırmak için 24 saatlik idrarda kalsiyum seviyesine bakılmalıdır. Paratiroid adenomun yerinin ultrasonografi ve sintigrafi ile ortaya konması ameliyat başarısını artırır. Bazı paratiroid adenomları çok güç ulaşılan yerlerdedir bu nedenle endokrin cerrahisi tecrübesi önemlidir. Cerrahi olarak çıkarılmasıyla hastanın şikayetleri birden düzelir, kemik ve kas ağrıları kaybolur, hazım sistemi ve psikolojik bozukluklar ortadan kalkar. Ameliyat, boynun yanında 2.5 cm’lik bir kesiden yapılır ve hasta aynı gün evine gidebilir.

Ankara’da feci kaza: Vatandaşlar seferber oldu…

Çankaya ilçesinde Sıhhiye Meydanı’nda sabaha karşı meydana gelen kazada, Atatürk Bulvarı üzerinden Kızılay istikametinde seyreden 06 T 4255 plakalı ticari otomobil, Ankara Büyükşehir Belediyesi 153 Mavi Masa Bürosu’nun önünde sürücüsü Ömer T.’nin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kayarak, refüjdeki cam bariyerlere ve aydınlatma direğine çarptı. Kaza nedeniyle hurda yığınına dönen otomobilin sürücüsü ile birlikte yolcular Safiye Nur D. ve Arife Ege Y. yaralandı. Yaralılardan 2’si kabin içinde sıkıştı.

İHA

İHA

Kazayı gören vatandaşlar, aracın yanına koşarak şahısların kurtarılması için seferber oldu. İhbar üzerine kaza yerine çok sayıda itfaiye ve 112 Acil Servis ekibi sevk edildi. Ekipler, sıkışan kazazedelerin kurtarılması için zamana karşı yarış verdi. İtfaiye ve sağlık ekiplerinin meşakkatli çalışması sonrası yaralı halde kurtarılan sürücü ve yolcu, kaza yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla çevre hastanelere sevk edildi.

İHA

İHA

Ön kısmı hurdaya dönen otomobildeki yakıt sızıntısının farkedilmesinin ardından itfaiye ekiplerince araca müdahalede bulunuldu. Aracın çevresini şeritle kapatan polis ekipleri, vatandaşları kaza yerinden uzak tutmak için önlem aldı. Bir kısmı trafiğe kapanan yolda, araç geçişi tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Hurda yığınına dönen otomobil, daha sonra çekiciye yüklenip kaza yerinden kaldırıldı.

İHA

Dolar/TL ne kadar oldu? (29.11.2018)

Dolar/TL Kasım ayı başından bu yana 5.20-5.50 bandında dalgalanıyor. TCMB ve hükümet tarafından son dönemde atılan adımlar, ABD ile ilişkilerin iyileşmesi ve petrol fiyatlarındaki gerileme dolar/TL’nin kademeli bir şekilde Ağustos ayında gördüğü zirve öncesindeki seviyelere dönmesine neden oldu. Dolar/TL 13 Ağustos’ta 7.24 ile tarihi zirvesini görmüştü.

29 KAS 08:05 29 KAS 08:05 Dolar ne kadar oldu? Dolar/TL 5.2118/5.2110'den, Euro/TL 5.9457/5.9440'den işlem görüyor.

 

Bankacılar petrol fiyatlarındaki düşüşün enerjide neredeyse tamamen dışa bağımlı olan Türkiye ekonomisi için avantaj olduğuna dikkat çekiyorlar. Analistler düşüşün, Türkiye’nin enerji faturasındaki azalış ve dolayısıyla cari açıktaki düşüşe, şirketlerin üretim maliyetleri ve manşet enflasyona doğrudan etkisine dikkat çekiyorlar.

REUTERS

Hakan Ateş: Turizm Türkiye’nin petrolü gibidir

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından Kundu Oteller Bölgesi’nde düzenlenen, 8. Uluslararası Resort Turizm Kongresi için Antalya’ya gelen DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği sohbet toplantısında, ekonomi gündemi ve bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DenizBank’ın özellikli ve öncelikli sektörleri arasında gemicilik, tarım, eğitim, sağlık, altyapı ve enerji ile birlikte turizmin de bulunduğunu belirten Ateş, “Türkiye’mizin bankacılık sektörünün toplam 17,5 milyar dolar civarındaki turizm kredisinden 3 milyar doların üzerinde bir pazar payı elde etmiş durumdayız ki bu da açık ara Türkiye’de turizmi en fazla finanse eden banka konumuna sokuyor bizi.” diye konuştu.

Ateş, 5 yıldızlı oteller ve birinci sınıf tatil köylerinin yanında pansiyondan hava yolu şirketlerine, tur operatörlerinden işletmecilere ve yatırımcılara kadar, yenileme, yeniden yapma işlemlerine uzanan bir zinciri finanse etmek istediklerini bildirdi. Turizmin bir ekosistem olduğunu ve sistemin, en zayıf halkası kadar güçlü olduğunu ifade eden Ateş, her halkanın güçlü olması için çaba sarf ettiklerini vurguladı.

2015 ve 2016 yıllarındaki sıkıntılı dönemin ardından 2017 yılından itibaren toparlanmaya başlayan turizm sektörünün bu yıl daha da yükseldiğini dile getiren Ateş, “Görünen o ki 2019, 2020 ve 2021’de de bu süreç hızlanarak devam edecek. Turist sayısı 40 milyona yaklaştı, muhtemelen sene sonunda bulur veya biraz geçebilir. Turizm geliri 30 milyar doları aştı. Bu noktada biraz düşündürücü olan konu turist başına gelirlerin 850 dolardan 100-150 dolar daha altına düşmüş olması. Maalesef dünyanın belki de en güzel noktalarını, en iyi servis kalitesini ve de sadece doğa değil, tarihi güzellikler de dahil biraz ucuza satıyor konumundayız. Bu, birçok jeopolitik nedenden veya sektördeki bu işin belki de yeterince şu ana kadar organize edilemeyişinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

DenizBank’ın KKTC turizmini de finanse eden bir banka olduğunu anlatan Ateş, Ercan Havaalanı’nın tek finansörü olan bankanın, Kıbrıs Barış Suyu projesinin de finansörü olduğuna dikkati çekti.

“EKONOMİNİN GENELİNDE GİDEREK BİR İSTİKRARA KAVUŞMA VAR”

Türkiye’nin oldukça hareketli bir yaz geçirdiğini, özellikle ağustos ayı ortasında finansal boyutu çok inişli çıkışlı bir dönemin yaşandığını, şimdi bunun dengelenme sürecinde bulunulduğunu belirten Ateş, şöyle devam etti:

“Ve tabii bunun bazı maliyetleri oluyor ama görünen o ki şu an itibarıyla daha istikrarlı bir döneme doğru gidiliyor. Gerek faizler gerek kur nispeten daha istikrar kazandı. Önümüzdeki dönemde daha da iyileşerek devam edeceğini düşünüyoruz. Tabii bu durum, büyümeden önümüzdeki 1-2 sene içerisinde fedakarlık etmemizi gerektirebilir. Fakat sonrasındaki gelişmeler düşünülürse, eğer buradan doğru bir girişle ve altyapıyla iş kotarılabilirse ondan sonra daha iyi bir büyüme, daha sağlıklı bir büyüme olacağını hepimiz öngörebiliriz. Bu dönemin aşılması kanaatimce biraz da özel sektördeki yapılanma ve onun ne şekilde seyir izleyeceği ve düzenleyicilerin, otoritelerin bu konuda nasıl bir pozisyon alacağına bağlı olacaktır. Sonuçta baktığımızda ekonominin genelinde giderek bir istikrara kavuşma var, belki çok fazla büyümenin olmadığı önümüzdeki birkaç yılın arkasından, doğru adımlarla ve reformlarla, daha sonrasında çok daha sağlıklı bir büyümeye gidiş olacağını öngörüyorum.”

Ateş, kamu, bankacılık ve hane halkı dışında özel sektörün net açık pozisyonu 210 milyar doların üzerinde olması nedeniyle kurdaki dalgalanmadan kısmen etkilendiğini belirterek, bunun giderilmesi için, iç ve dış talebin dengeleneceği bir ekonomik modele gidilmesinin doğru olacağını söyledi.

İç talebin dış taleple dengeli hale gelmesi durumunda Türkiye’nin önünün son derece açık ve parlak olduğunu ifade eden Ateş, “Turizm de Türkiye’nin petrolü gibidir. Her sene 30 milyar dolar ama potansiyel olarak 60-70 milyar dolar gelir getirebilir. 50’den fazla sektöre doğrudan artı değer yazacak bir sektörden bahsediyoruz.” dedi.

TURİZM SEKTÖRÜNE YATIRIMCI İLGİSİ

Turizm sektöründe kriz yıllarının ardından sektörün kullandığı kredilerde bir yapılandırma yapılıp yapılmadığına yönelik soru üzerine DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, turizmde yaşanan sıkıntılı yıllarda borç servisinde bazı sıkıntılar, gecikmeler olduğunu fakat bunu proaktif bir yaklaşımla öngörerek yeniden yapılandırdıklarını bildirdi. Ateş, “Tam rakam söylemeyim ama 1,5 milyar doların üzerinde bir yapılandırma yaptık DenizBank olarak.” açıklamasında bulundu.

Turizmin yukarıya gittiğini ve sektörün dinamik yapısını koruduğunu kaydeden Ateş, sektöre geçen yıl ve bu yıl çok fazla sayıda yatırım da gelmeye başladığını dile getirdi.

Ateş, “Yani sadece bizimle konuşan yatırımcıları biliyorum ama eminim ki bizim bilmediğim de çok sayıda ilgili gruplar var. Kıta Avrupa’sından Uzak Doğu’suna, Amerika’ sına kadar belli yatırımcı grupları. Bu aslında sektörün de orada yaratılan varlığın da değerli olduğunu gösterir. İyi ki sektöre kol kanat germişiz, elimizden gelen desteği vermişiz.” diye konuştu.

BANKALARA STRES TESTİ

Bir gazetecinin, “Dalgalı geçen dönem sonrası bankalara stres testi yapılacağı gündeme geldi, bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Ateş, finans, yatırım dünyasında, yani paranın konu edildiği her yerde güven unsurunun çok önemli olduğunu, yatırımın, şeffaf, hesap verebilir, adil ve sorumluluk alan bir kurumsal yönetimin hakim olduğu yerlere gittiğini dile getirdi.

Bu yıl gelişmekte olan ülkelere 1,1 trilyon dolar civarında yatırım olduğunu, Türkiye’nin yabancı yatırımdan aldığı payın nispi olarak biraz azaldığını ifade eden Ateş, güven ortamını tesis etmenin son derece önemli olduğunu vurguladı. Ateş, “Çünkü nereden bakarsanız bakın finans yani para en akışkan şeydir. Risk gördüğü yerde kalmak istemez ama görünen o ki bu güven ortamının giderek tesis edilebileceği, getirilerin de iyi olabileceği şeyler oluyor. Yani bir ortam, bir iklim oluşmaya başladı. Turizm sektörü için bunu özellikle söyleyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’deki bütün bankaların son derece şeffaf ve hesap verebilir durumda bulunduğunu, Uluslararası Muhasebe Sistemine göre 3 aylık bilançolarda da bunun açıklandığına işaret eden Ateş, problemli kredi oranın yüzde 3,4 olduğunu, varlık yönetim şirketlerinin rakamları konulduğunda bu rakamın yüzde 4,9’a çıktığını, ikinci grup denilen dikkatli izlenmesi gereken kredi grubunda da rakamların yüzde 13-14’e çıktığını ama bunun çok korkutmaması gerektiğini söyledi.

Ateş, “Türkiye bankacılık sistemi son derece sağlam, iyi sermayelendirilmiş, sermaye yeterliği olan ve likiditesini çok iyi korumuş bir sektör. Gerçekten o kadar iyi çerçeve altına alınmış ve düzenlenmiş yani regüle etmiş bir sektör ki bankacılık, her kımıldayışınızda, milim hareketinizde bile dikkatli olmanız ve kurala uygun davranmanız lazım.” dedi.

AA

ABD, bize Saddam muamelesi yapıyor

Genelkurmay İç Güvenlik Dairesi eski Şube Müdürü Kurmay Albay Ünal Atabay, Suriye sınırımızda teröristlere kalkan olacak “Gözlem noktaları” kurulmasıyla ABD’nin, “Artık sınır hattında PYD/PKK terör örgütü yok, sınırın güvenliğinde biz varız” mesajı vermek istediğini söyledi. Atabay, Türkiye’nin olası müdahalesine karşılık, ABD’nin muhatabın kendileri olacağını açıkça deklare ettiğini belirtti.

“TÜRKİYE’YE KARŞI BİR TAKTİK”

Atabay, ABD’nin, bu girişiminin, Türkiye tarafından karadan yapılabilecek bir harekata karşı, tamamen PYD/PKK terör örgütünü korumaya yönelik “caydırıcı kalkan” olma niyetini taşıdığını kaydetti. ABD’nin Fırat’ın doğusuna Türkiye’nin olası müdahalesini önlemek amacıyla uyguladığı taktiği Atabay şöyle açıkladı: “IŞİD terör örgütü tehdidi bahanesiyle zaman kazanarak PYD/PKK sözde düzenli ordu seviyesinde teşkilatlandırılıyor. PKK/PYD’nin askeri kapasitesini artırıyorlar, bölgede oluşturdukları siyasi-idari yapıyı güçlendirmeyi hedeflediklerini açıkça ortaya koyuyorlar.”

Ünal Atabay

Ünal Atabay

UÇUŞA YASAK BÖLGE GELECEK

ABD’nin bölgede bir taraftan hava üsleri inşa ederken, bir taraftan da radar sistemleri kurduğunu kaydeden Atabay, şunları söyledi: “Gözlem noktalarının tesisinin ardından veya öncesinde, Fırat’ın doğusunda hava sahasını, tıpkı Irak’ın kuzeyinde Saddam Hüseyin’e yaptıkları gibi uçuşa yasak hale getirecektir. Sınır hattı boyunca kurulacak 30 kadar gözlem noktası, teröristlerin konuşlu olduğu ve ABD üslerinin-koalisyon güçlerinin bulunduğu yerlerde tesis edilecek. Bu durumda ABD, PYD/PKK güçlerini hem karadan hem de havadan bir koruma şemsiyesi altına alacak. Böylece örgütün ordulaşmaya doğru gidişini sağlamayı sürdürmüş olacaktır.”

Kalp Çarpıntısı Nedenleri

Kalp çarpıntısı neden olur? Kalp çarpıntısı genellikle kişinin çok fazla stres yaşaması sonucu oluşmaktadır ve geçici olduğu için tehlikeli değildir. Diğer yandan, kafein, nikotin ve hormonlar kalbin normalden daha hızlı atmasına yol açabilmektedir. Tiroidin daha aktif çalışmasına neden olan bu koşullar altında kalp çarpıntısının devam etmesi, tıbbi bir yardım alınmasını gerektirmektedir.

Kalp çarpıntısının bazı nedenlerini şöyle açıklamak mümkündür:

·         Yaşam tarzı tetikleyicileri

·         Duygu durumlar ve psikolojik tetikleyiciler

·         Bazı ilaçlar

·         Hormonal değişiklikler

·         Kalp ritim sorunları

·         Kalp rahatsızlıkları

·         Diğer tıbbi durumlar

Yaşam Tarzı Tetikleyicileri

Kalp çarpıntılarına yol açan bazı yaşam tarzı tetikleyicileri arasında şunlar bulunmaktadır:

·         Yorucu egzersiz

·         Yeterince uyku uyumama

·         Kahve, çay ve enerji içecekleri gibi kafein içeren içecekleri tüketme

·         Alkol

·         Sigara içme

·         Kokain, eroin, amfetaminler, Ecstasy ve esrar gibi yasa dışı uyuşturucular

·         Yoğun veya baharatlı yiyecekler

Sıralanmış olan bu yaşam tarzı tetikleyicilerinde çarpıntı genellikle tetikleyiciye devam edilmesi durumunda devam etmektedir. Yaşam tarzında yapılan değişikliklerle kalp çarpıntısının yaşanmasını engellemek mümkün olabilmektedir.

Psikolojik Tetikleyiciler

Kalp çarpıntıları genellikle duygu durum değişikliklerinin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Kişinin yaşadığı psikolojik sorunlar vücut üzerinde bir stres yaratarak kalbin normalden daha hızlı çarpmasına neden olabilmektedir.

·         Heyecan ya da sinirlilik

·         Stres veya anksiyete

·         Panik ataklar (panik duygusu, terleme, titreme ve çarpıntının eşlik ettiği korku ya da korku duygusu)

Bu tarz psikolojik durumlarda kalp çarpıntısını normal seviyelere getirmek için uygulanan nefes egzersizleri durumu kontrol altına almaya yardımcı olabilmektedir.

Bazı İlaçlar

Bazı ilaç türleri bir yan etki olarak kalp çarpıntısına yol açabilmektedir. Çarpıntıyı tetikleyebilen bazı ilaç türleri ise şunlardır:

·         Salbutamol ve ipratropyum bromür gibi astım inhalerleri

·         Hidralazin ve minoksidil gibi yüksek tansiyon (hipertansiyon) ilaçları

·         Terfenadin gibi antihistaminikler

·         Klaritromisin ve eritromisin gibi antibiyotikler

·         Sitalopram ve esitalopram gibi antidepresanlar

·         İtrakonazol gibi antifungal ilaçlar

Hormonal Değişiklikler

Özellikle kadınlarda daha sık yaşanan hormonal değişiklikler kalp çarpıntısına neden olabilmektedir. Kalp çarpıntısının daha fazla yaşandığın dönemler şunlardır:

·         Regl

·         Hamilelik

·         Menopoz

Bu vakalarda çarpıntılar genellikle geçicidir ve endişe kaynağı olarak görülmemektedir.

Kalp Ritmi Sorunları

Kalp çarpıntılarının nedeni bazen kalple ilgili bir sorun nedeniyle ortaya çıkabilmektedir. Kalp ritmi ile ilgili olan bazı sağlık koşulları şunlardır:

Atriyal fibrilasyon: Hızlı ya da düzensiz kalp atışlarına neden olan bir kalp ritmi problemidir.

Atriyal çarpıntı: Hızlı, düzenli ya da düzensiz olabilen bir kalp ritmi bozukluğudur.

Supraventriküler taşikardi: Kalp atışlarının anormal derecede hızlı olması durumudur. Bu kalp ritmi problemi özellikle genç ve sağlıklı olmayan insanlarda daha yaygın olarak yaşanmaktadır.

Ventriküler taşikardi: Düzenli olarak kalbin hızlı attığı bir kalp ritmi bozukluğudur. Baş dönmesi ya da kendinden geçme gibi daha ciddi sonuçlara yol açabilmektedir.

Kalp Rahatsızlıkları

Bazı durumlarda kalp çarpıntısı diğer kalp rahatsızlıkları nedeniyle ortaya çıkabilmektedir. Kalp çarpıntısına neden olan bazı kalp rahatsızlıkları şunlardır:

·         Mitral kapak prolapsusu gibi kalp kapakçıkları ile ilgili bir sorun

·         Kalp kası büyümesi ve kalınlaşması olan hipertrofik kardiyomiyopati

·         Kalp yetmezliği

·         Kalbin normal işleyişini etkileyen doğum kusurlarından biri olan konjenital kalp hastalığı

Sıralanan bu ve diğer kalp sorunları tıbbi açıdan ciddidir ve tedavi edilmesi gerekmektedir.

Diğer Tıbbi Durumlar

Bazı sağlık koşulları kalp çarpıntısına yol açabilmektedir. Kalp çarpıntısına neden olan sağlık koşullarına şu örnekler verilebilmektedir:

·         Tiroid bezinin aşırı tiroid hormonu ürettiği hipertiroidi

·         Diyabetle ilişkili olan düşük kan şekeri (hipoglisemi)

·         Az sayıda kan hücresine yol açan anemi (kansızlık)

·         Baş dönmesi ve düşük tansiyona yol açan postural veya ortostatik hipotansiyon

·         38 C ya da daha yüksek bir ateş

·         Vücutta sıvı kaybı

Kalp Çarpıntısı Nedir?

Kalp çarpıntısı, kalbin normalden daha hızlı atması ya da vurması hissidir. Çoğu zamanda, endişe verici olsa da, kalbin bu durumu nedene bağlı olarak normal karşılanabilmektedir ve genellikle de zararsızdır. Diğer durumlarda ise, aritmi yani kalbin düzensiz atışı, daha ciddi kalp hastalıklarının bir belirtisi olarak ortaya çıkabilmektedir.

Kalp Çarpıntısı Tedavisi

Kalp çarpıntısı nasıl geçer? Kafein, alkolden kaçınmak ve sigarayı bırakmak gibi yaşam tarzı değişikleri kalp çarpıntısını normale döndürmeye yardımcı olabilmektedir. Diğer tedavi yöntemleri arasında ise ilaç tedavisi, radyofrekans enerjisi ve cerrahi yöntemler bulunmaktadır.

Kalp Çarpıntısı İçin Hangi Doktora Gidilir?

Kalp çarpıntısı tanısı ve tedavisi için kardiyoloji (kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarını inceleyen bölüm) bölümüne başvurabilirsiniz.

Kış lastiği takma ücreti 50 liradan başlıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca, Karayolları Trafik Kanunu gereği yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların kış lastiği takmaları, illerin hava ve iklim şartlarına göre yılın belirli dönemi için zorunlu tutuluyor. Söz konusu yetki, Bakanlıkça valiliklere de devredilebiliyor.

Araçların denetimi, Bakanlığın yetkilendirdiği personelin yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ticaret Bakanlığının sınır kapılarındaki birimleri ve belediyelerin denetim birimleri tarafından yapılıyor.

İLGİLİ HABERKış lastiği kullanmanın faydalarıKış lastiği kullanmanın faydaları

Kış lastiği takma zorunluluğu 1 Aralık’ta başlayacak ve 1 Nisan 2019’a kadar devam edecek. Kurala uymayan araçların sürücülerine 715 lira ceza kesilecek. Kış lastiği takmama cezası, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak yeniden değerleme oranı çerçevesinde 1 Ocak 2019 itibarıyla güncellenecek.

26kasimlastikgrafLASTİK OTELİ KULLANMA ÜCRETLERİ

Söz konusu zorunluluk dolayısıyla yapılacak kış lastiği değişimi, “binek araçlar” için lastik ebatlarına göre 50 lira ile 60 lira arasındaki fiyatlardan yapılıyor. Ayrıca lastik değişimi yapan yerlerde bulunan “lastik otelleri”ni 1 Nisan 2019’a kadar kullanım ücreti 100 lira ile 110 lira arasında değişiyor.

Yük ve yolcu taşımacılığı yapanlar dışındaki hususi araçlar için uygulama zorunlu değil ancak can ve mal güvenliğiyle güvenli seyahat için kış şartlarında tüm araçlarda kış lastiği kullanılması önem taşıyor.

Söz konusu uygulamayla kış şartlarına göre önlemini almayan, kış lastiği olmayan araçların yolu kapatması ve insanların mağduriyete uğraması önlenmeye çalışılıyor.

Kış lastikleri, 7 derecenin altındaki sıcaklıklarda, ıslak, karlı ve çamurlu zeminlerde yaz lastiklerine oranla daha iyi yol tutuş ve yüksek güvenlik sağlıyor.

“LASTİK DEĞİŞİMİNİ SON GÜNE BIRAKMAYIN”

Lastik bayisi satış müdürü Recep Canatar, hava sıcaklıklarının 7 derecenin altına düşmesiyle yaz lastiklerinin hamurundaki bileşenlerden dolayı yola tutunmada sorun oluşturduğunu söyledi.

Can ve mal güvenliği açısından ekimden nisana kadar araçlarda kış lastiği kullanılması gerektiğini belirten Canatar, 7 derecenin üstündeki havalarda da kış lastiğinin uzun fren mesafesi ile yakıt tüketiminde artışa neden olduğunu bildirdi.

Canatar, kışın yaklaşmasıyla kış lastiği satışlarında ve değişimlerinde hareketli bir dönem yaşadıklarını, bu işlemlerin son güne bırakılmaması gerektiğini dile getirdi.

Lastiğini kendi getiren müşterilere, sökme-takma-balans hizmeti verdiklerini ifade eden Canatar, “Söküp takma ücretleri lastik ebadına göre 50 lira ile 60 lira arasında değişiyor. Ayrıca, çıkardığı lastiği taşımak istemeyenler için ‘lastik oteli’ hizmeti de veriyoruz. Bu hizmet de genel olarak 100-110 lira fiyatla sunuluyor.” dedi.

Canatar, tüketicilerin lastik alırken üretim yılına da dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak, lastiklerin üzerinde üretim yılı ve ayının bulunduğunu aktardı.

Araç lastiklerinin raf ömrünün uygun saklama koşullarında 10 yıl olduğuna dikkati çeken Canatar, kullanımdaki araç lastiklerinin ise ömrünün 3 ile 5 yıl arasında değiştiğini kaydetti.

AA