Kılıçdaroğlu’ndan Sözcü’ye ziyaret

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Sözcü Gazetesinin Ankara bürosunu ziyaret ederek, hakkında dava açılan Emin Çölaşan ve Sözcü Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz’la görüştü.
Ziyaret sonrası konuşan CHP lideri “Sözcü Gazetesi cumhuriyete bağlı, Atatürk devrimlerine bağlı, demokratik, laik sosyal hukuk devletine bağlı, kadın-erkek eşitliğine inanan, insan haklarına inanan, bütün haksızlıklara karşı çıkan ve bu amaçla her gün onları satın alınan milyonların sözcüsüdür. Genç olmasına karşın bütün haksızlıklara karşı direnç gösteren ve geniş kitlelerin sözcüsü olan Sözcü’ye karşı bir kumpasın kurulduğunu biliyoruz. Haksız suçlamaların yapıldığını biliyoruz. Beni derinden üzen yargının içinde bulunduğu durum. Adalet dağıtması gereken bir kurum eğer adaletsizlik dağıtıyorsa, adalete olan güveni temelden sarsıyorsa hepimizin oturup düşünmesi lazım. Sözcü ne yaptı? Darbeye karşı çıktı. Sözcü ne yaptı? Cumhuriyeti savundu. Sözcü ne yaptı? Kadın erkek eşitliğini savundu. Sözcü ne yaptı? Herhangi bir vatandaş mağdur olduğu zaman onun sesi oldu. Sözcü ne yaptı? Çalışanların sözcüsü oldu. Dolayısıyla bir gazeteyi akılalmaz iddialarla suçlamak  gerçekten de Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun ne kadar vahim olduğunu bize gösteriyor.” dedi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Kocaoğlu: Aday olsaydım İZBAN’da yüzde 22’yi bile vermezdim

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Menemen’in Yahşelli ve Göktepe mahallelerine hizmet verecek olan Emiralem yağmur suyu ve atık su şebekesi altyapı çalışmalarının başlaması nedeniyle, Menemen’deki bir özel okulun bahçesinde tören düzenledi. Yağmurlu ve soğuk havaya rağmen, bazı ilçe belediye başkanları ile çok sayıda vatandaşın katıldığı tören, halk oyunları ekibinin gösterisi ile başladı.

FOTO:DHA

FOTO:DHA

Menemen Belediye Başkanı CHP’li Tahir Şahin, ev sahibi olarak ilk konuşmayı yaptı. Kocaoğlu ile 2004 yılından bu yana çalıştığını söyleyen Şahin, “Aziz Kocaoğlu deyince akla çalışkanlık, namuslu adamlık, dürüstlük geliyor. Aziz Kocaoğlu deyince akla üretmek, köylüye, milletine hizmet etmek geliyor. Aziz Kocaoğlu böyle bir adam. Bulunması zor bir adamdır. Çalışması zor ama keyifli bir adamdır Aziz Kocaoğlu. İlçemize inanılmaz hizmetler etti. İzmir’in 30 ilçesine, merkezine, çevresine inanılmaz hizmetler etti” dedi.

‘DÖN AZİZ BAŞKAN’

Menemen’de köylülerin ürününü çok daha rahat toplayabildiğini ifade eden Başkan Şahin, Aziz Kocaoğlu’nun bir süpermarketler zinciri ile yeni bir kooperatif anlaşması yaptığını söylediğini aktararak şöyle devam etti:

“Vatandaş ürününü 1 yerine 2 liraya satma noktasına geliyor. Bugün buruk bir tören yapıyoruz ama inşallah bu burukluk gidecek. Aziz Kocaoğlu 4 ay önce aday olmayacağını açıkladı. Ben de aday olmazsa ‘Vay halimize’ demiştim. Hâlâ, ‘Aziz Kocaoğlu aday olmazsa vay halimize’ diyorum. İkili sohbetlerimde de anlatmaya çalışıyorum. Geçen gün, ‘Bu ülke, bu İzmir için kendimi yakarım’ dedi. Çok güzel bir cümleydi, çok hoşuma gitti. Mecazi anlamda söylenmiş bir cümle. İzmir için kendini yakmak gerekiyorsa Aziz Kocaoğlu İzmir için kendini yaksın. ‘Dön Aziz Başkanım’ diyorum. Dön Aziz Kocaoğlu.”

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İZSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, AŞIRI YAĞIŞLARDA KENT İÇİNDEKİ CADDE VE SOKAKLARDA YAŞANAN SIKINTIYI ÇÖZMEK İÇİN SÜRDÜRDÜĞÜ ÇALIŞMALAR KAPSAMINDA MENEMEN YAHŞELLİ, GÖKTEPE VE EMİRALEM'DE 15,5 MİLYON TL TUTARINDA YATIRIM BAŞLATTI. FOTO:İHA

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İZSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, AŞIRI YAĞIŞLARDA KENT İÇİNDEKİ CADDE VE SOKAKLARDA YAŞANAN SIKINTIYI ÇÖZMEK İÇİN SÜRDÜRDÜĞÜ ÇALIŞMALAR KAPSAMINDA MENEMEN YAHŞELLİ, GÖKTEPE VE EMİRALEM’DE 15,5 MİLYON TL TUTARINDA YATIRIM BAŞLATTI. FOTO:İHA

‘DAVAYA MÜDAHİL OLMA HAKKI YAKALADIK’

Daha sonra kürsüye çıkan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise Menemen’in Alaniçi Mahallesi’nde kurulmak istenen taş ocaklarına karşı olduklarını belirterek sözlerine başladı. Kocaoğlu, “Baraj havzalarında kalker ocağı açılabilir diye bir mevzuat değişikliği yapıldı. Bu değişiklikten dolayı bizim dava açma hakkımız yoktu. Ama ÇED değerlendirme raporu alınırken İZSU’ya görüş sorulmadığı için İZSU bu görüş hakkından dolayı davaya müdahil olma tutanağını yakaladı” dedi.

İZBAN GREVİNE DEĞİNDİ

Başkan Aziz Kocaoğlu, 10 Aralık Pazartesi günü İZBAN’da başlayan greve de değinerek, şunları söyledi:

“Sendika başkanının bir açıklaması var; ’70 yıllık sendikayız, 3 defa grev yaptık.’ Güzel, 70 yılda 3 grev. Birini bilmiyorum. İkincisi 2 sene önce İzmir’de, üçüncüsü de yine İzmir’de yapılmakta. Bu sendikanın nerelerde grev yapma özgürlüğüne, nerelerde mücadele etme özgürlüğüne sahip olduğunu gösteriyor. Ben sendikal mücadeleye karşı değilim. Taşeronu Türkiye Cumhuriyeti’nde bir günde kaldırıp, belediye bünyesine alan belediye başkanıyım. Benim karşı olduğum; sendikanın çifte standardıdır. Bunun altını da çizmek istiyorum. Bu tarih itibarıyla 15 yıldır verdiğimiz çabalar sonucunda İzmir ulaşımında alternatifler yarattık. İZBAN grevinde ESHOT’un otobüs seferlerini ayarlaması, metronun sefer sıklıklarını artırması, tramvayın sefer sıklıklarını artırması, bir de can alıcı hatlara 3 tane yeni minibüs hattını geçici olarak sağlayarak biz bugün itibarıyla, bilemediniz yarın itibarıyla grevin hemşehrilerimize verdiği rahatsızlığı İzmir halkının gücüyle, kendi gücümüzle aşmış durumdayız.”

FOTO:İHA

FOTO:İHA

‘YÜZDE 65 İSTİYORLAR’

Konuşmasının devamında grevin bir hak olduğunu söyleyen Başkan Kocaoğlu, “Ama sene 2018, aylardan Aralık, yani son ay. 2018 yılı içinde memleketimin sınırları içinde yüzde 22 oranında devlette, özel sektörde, belediyelerde verilmiş bir zam var mı, yok mu? Ne istiyorlar? Yüzde 65. Ben merkezi hükümetin ekonomik politikası, ücret zamlarına ilişkin politikasıyla bizim politikamızın paralel olması gerektiğini hem Ankara’da hem de açıklama yaparak belirttim. Sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. El birliğiyle çalışmak durumundayız. Yerel seçim arifesinde hükümet ayağını ve belediye ayağını sıkıştırarak, güya başka hiçbir yerde yapamadığın sendikacılığı burada yapma hakkın yoktur. Başka hiçbir yerde yapamadığın grevi burada yapma hakkın yoktur.”

‘ADAY OLSAYDIM YÜZDE 22’Yİ BİLE VERMEZDİM’

31 Mart yerel seçimlerinde aday olmadığını anımsatan Kocaoğlu, “Ben eğer 31 Mart’ta aday olsaydım o yüzde 22’yi de vermezdim” dedi. Aday olmadığını ve ücret zamları anlaşmazlığının kendisinden bilinmemesi gerektiğini söyleyen Kocaoğlu, her şeyin bir sınırı olduğunu belirterek, şunları dile getirdi:

“Yüzde 22 zam verilmiş bir örnek göstersinler. Refah payı diyorlar. Refah payı ekonomi büyürken alınır, ekonomi küçülürken herkes ceremesini çeker. Biz de 15-20 gündür genelge yayınladık, tasarruf tedbirleri üzerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında radikal kararlar almak durumundayız. Herhangi bir büyük şirket, esnaf, ticaret erbabı gelirini 2018 yılında yüzde 22 arttırdıysa, bana da gelip bunu ispat ediyorsa ben o zaman sizin, sendikanın önünde şapka çıkartırım. Çiftçinin, esnafın hali ortadayken, konkordatolar mısır patlar gibi patlarken kimse kusura bakmasın. Ben belediyemi, devletimi, bağlı şirketleri korumak zorundayım. Ben faniyim, bizi yönetenler de fani. Baki olan ülke, devlet.”

‘GENEL BAŞKAN’IN SÖYLEDİĞİNİ AŞMIŞ DURUMDAYIZ’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yeni yıldan itibaren CHP’li belediyelerde asgari ücretin 2 bin 200 lira olacağına dair sözlerini de hatırlatan Kocaoğlu, şunları söyledi:

“Toplu sözleşme yapmadan şu anda İZBAN’da ortalama ücret 2 bin 273 liradır, 264 lira yol parası hariç. Zamla beraber bunu yüzde 22 ile çarparsanız rakam ortada. Söylediklerimin Genel Başkan ile çeliştiğini söylüyorlar. Biz zaten Genel Başkan’ın söylediğini aşmış durumdayız.”

‘İZMİR’LE UĞRAŞMAYA ÇOK HEVESLİLER’

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çalışırken, performans düşüklüğü gerekçesiyle işten çıkarılan ve önce Konak’ta ardından da CHP Genel Merkezi önünde oturma eylemi yapan Mahir Kılıç’a dair de ilk kez konuşan Başkan Aziz Kocaoğlu, şöyle dedi:

“Bunu parti ayrımı yapmadan söylüyorum; Siyasetçiler İzmir ile uğraşmaya çok hevesliler. Belediyeyi finansmanından yatırımına, halkla ilişkilerine, planlamasına varıncaya kadar belediye başkanının başkanlığında ekip yürütür. Halkına 5 senede bir hesap verir. Ben o hesabı 2 defa verdim. 3 defa seçildim, 2 defa hesap verdim. Kimsenin bize kentin nasıl yönetileceği konusundaki tavsiyelerinde haddini aşmasına da asla ve asla izin vermeyiz. Mahir diye bir arkadaş, ESHOT’ta çalışıyor, birçok problemi var, işe gelmiyor, daire başkanını dövüyor, tehdit ediyor. Disiplin kurulunda sendikadan da bizim arkadaşlarımızdan da temsilciler var. Oy birliğiyle işten çıkarılıyor. Sonra sendika kökenli bir arkadaşımız milletvekilliği sözünü aldıktan sonra, ‘Ben sizi Genel Başkan’la görüştüreceğim’ diyor. Ortalığı karıştırdı.”

‘AZİZ’İ KÖTÜLEMEK İÇİN ANKARA’YA GÖNDERDİĞİNİZ ADAMLAR VAR’

‘Aday değil diye çalışmıyor’ denilmemesi için en fazla kendisinin çalıştığını ifade eden Aziz Kocaoğlu, “Kimseyle derdim yok, ben partiliyim. 1954 seçimlerinde 6 yaşımda oy pusulası dağıtmış bir partiliyim. Benim sertliğimi bilmem neyimi sorgulayabilirsiniz ama partililiğimi sorgulayamazsınız. Kimsenin hakkı da haddi de değildir” dedi. Sözü daha sonra Balçova arsa mağdurlarına getiren Kocaoğlu, şunları söyledi:

“Geldiğim günden bu yana uğraştım. Bunlara plan yaptım. ‘Her kişiye bir daire çıkacak şekilde artı 500 daireye müteahhide verirler, üstünü öderler, ev sahibi olurlar’ dedim. Her şeyini ben yaptım. Riskli alan çok olduğu için ‘Bu yerleşim planını kabul ederseniz bu iş olur’ dedik. Oyunlar köyündeki emsalin aynısını verdik. Şimdi gitmişler Ankara’ya. Millet Ankara’ya adam gönderiyor. Ha babam gönderiyor, gönderin bakalım en olacak? Kime zarar veriyorsunuz? Ankara’ya şov yapmak için, Aziz’i kötülemek için gönderdiğiniz adamlar var. Böyle olur mu ya, bu olur mu?”

‘SANKİ MEMLEKETİ SATTIK’

Aday olmamakla son derece doğru karar verdiğine inandığını vurgulayan Aziz Kocaoğlu,  Kültürpark’ta bulunan eski İZFAŞ binasının, özel bir üniversiteye tahsis edilmesinin ardından başlayan tartışmalara dikkat çekti. Yapılan eleştiriler üzerine konuşan Aziz Kocaoğlu, şöyle dedi:

“Kültürpark’ta 50 çocuk 3 sene tıp teorisini görecek, hastanede staj görecek. 50 tane tıp öğrencisi orada eğitim görecek. Ortalık ayağa kalktı. Sanki memleketi, Kültürpark’ı sattık. Boş binamız var, adam geldi istedi, verdik. Yok efendim şöyle böyle… Ne var bunda?”

‘NEDEN PAÇALARIN TUTUŞUYOR’

Hakkında, ‘İstifa resti’ çektiği yönünde haberlerin çıktığını belirten Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bu haberlerin uydurma olduğunu, ortalığı karıştırmak için yapıldığını savundu. Artık aday olmayacağını açıkladığını anımsatan Kocaoğlu, “Olduk dış kapının dış mandalı. ‘İzmir için kendimi yakarım’ yönündeki açıklamam, tekrar belediye başkanı olmak anlamını içermiyor. Bu, kent için her türlü fedakârlığı yaparım anlamına gelmektedir. AKP İl Başkanı bilmem ne demiş. Niye endişe ediyorsun, niye hemen paçaların tutuşuyor? Kusura bakma, ben yokum ama seçimi kazanacağım. O da benim boynumun borcu diye konuştu.

‘BENİ GAGALAMAYA ÇALIŞIYORLAR’

CHP’den Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olan bazı isimlerin, kendisini ‘gagalamaya’ çalıştığını söyleyen Aziz Kocaoğlu, herkesin aday adayı olma hakkının bulunduğunu belirterek, “Büyükşehir aday adaylarının bazıları beni gagalamaya çalışıyor. Bu taş uzaktan da geliyor en yakından da geliyor. Yahu kardeşim ben gitmişim, benim en son burada bir gücüm varsa beni yanına al çalıştır. Aynı partinin belediye başkan adayını kötüleyerek bir yere gelemezsin. Siyaset kitabında, aritmetiğinde böyle bir şey yok. Bu ne çılgınlıktır. Ben cevap vermiyorum. Hepsine veririm de İzmir ve partim için vermiyorum. Ama benim de ne adam olduğumu burada herkes bilir. Eğer kantarın topuzunu kaçırırlarsa ondan sonra vay halinize” dedi.

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Tuncay Özilhan: İflaslar başlarsa durum daha kötüye gider

TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı bugün Ankara’da düzenlendi.

İşte toplantıda konuşma yapan TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın açıklamaları:

Dünyadaki krizlerin tarihi, neredeyse her seferinde krizleri tetikleyen faktörün siyaset kaynaklı olduğunu gösterir.

Ama siyasi olaylar her durumda ekonomik krize yol açmaz. Ekonomik temelleri sağlam, kamu bütçesi ve ödemeler dengesi açık vermeyen, bankacılık sektörü güçlü, denetim ve gözetimin iyi yapıldığı, merkez bankası ve diğer düzenleyici ve denetleyici kurumları özerk, kamu ve özel sektörde borçluluk oranları düşük olan ekonomiler krizlere dayanıklıdır.

Türkiye, biraz sonra daha detaylı yer vereceğim bazı sorunlara rağmen, 2001 krizinden sonra güçlendirilmiş olan ekonomik temelleri sayesinde, krizde önemli bir direnç gösterebiliyor.

Şirketler son 10 senedir kıymetli TL ve bol uluslararası finansmana dayalı bir model içinde idi. Bu şirketler şimdi zor durumda. Geçmişteki bir takım yanlış kararların bedeli ödeniyor. Konkordato ilan eden şirketlere her gün bir yenisi ekleniyor.

‘EĞER İFLASLAR BAŞLARSA DURUM DAHA DA KÖTÜYE GİDER’

Moraller bozuluyor. Reel sektör, yüksek enflasyon ve TL’deki dalgalanma nedeniyle önünü göremiyor. Yüksek faiz oranları kredi kullanımını sınırlıyor. Eğer iflaslar başlarsa, durum daha da kötüye gider.

Dalga dalga KOBİ’lere, esnafa ve vatandaşa yayılır. İşsizlik bugünkü seviyelerinin üstüne çıkar. Yüksek işsizlik ve enflasyon halkın satın alma gücünü düşürür. Düşen talep şirketler kesimini daha da zora sokar.

‘KREDİ KAPASİTESİ HEPTEN DARALIR’

Bankaların bilançolarında sorunlu alacaklar artar ve kredi kapasitesi hepten daralır. Bu ihtimalin önüne geçilmesi için finans sektörünün doğru araçlarla desteklenmesi mutlaka gündeme alınmalı.

Reel sektör ve bankacılık sektörünün bir sarmal halinde aşağı çekilmesi önlenmeli. Belli bir süre için büyüme hızında sert bir düşüş kaçınılmaz görünüyor. Önemli olan bundan sonra ekonominin sağlıklı bir büyüme patikasına girmesi. Sağlıklı büyüme üretimden geçer. Üretimde yaratılan katma değeri artırmadan istikrarlı bir büyüme sürecine giremeyiz.

Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişin sancıları çekiliyor. Birçok yerde işler yürümüyor, her kademede kararlar bir üst merciye devrediliyor. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi “Bakanlıklarımızda sistemin henüz tam oturmamış olmasından dolayı bazı sıkıntılar olduğunu ve bürokraside bundan kaynaklı rehavet olduğunu biliyoruz.” İnşallah, bu sıkıntılar kısa sürede aşılır ve güçlü bir geleneği olan bürokrasimiz yeniden etkin bir şekilde çalışmaya başlar.

İLGİLİ HABERTÜSİAD Başkanı Bilecik'ten kriz açıklamasıTÜSİAD Başkanı Bilecik'ten kriz açıklaması ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Ankara’da feci kaza: Vatandaşlar seferber oldu…

Çankaya ilçesinde Sıhhiye Meydanı’nda sabaha karşı meydana gelen kazada, Atatürk Bulvarı üzerinden Kızılay istikametinde seyreden 06 T 4255 plakalı ticari otomobil, Ankara Büyükşehir Belediyesi 153 Mavi Masa Bürosu’nun önünde sürücüsü Ömer T.’nin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kayarak, refüjdeki cam bariyerlere ve aydınlatma direğine çarptı. Kaza nedeniyle hurda yığınına dönen otomobilin sürücüsü ile birlikte yolcular Safiye Nur D. ve Arife Ege Y. yaralandı. Yaralılardan 2’si kabin içinde sıkıştı.

İHA

İHA

Kazayı gören vatandaşlar, aracın yanına koşarak şahısların kurtarılması için seferber oldu. İhbar üzerine kaza yerine çok sayıda itfaiye ve 112 Acil Servis ekibi sevk edildi. Ekipler, sıkışan kazazedelerin kurtarılması için zamana karşı yarış verdi. İtfaiye ve sağlık ekiplerinin meşakkatli çalışması sonrası yaralı halde kurtarılan sürücü ve yolcu, kaza yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulanslarla çevre hastanelere sevk edildi.

İHA

İHA

Ön kısmı hurdaya dönen otomobildeki yakıt sızıntısının farkedilmesinin ardından itfaiye ekiplerince araca müdahalede bulunuldu. Aracın çevresini şeritle kapatan polis ekipleri, vatandaşları kaza yerinden uzak tutmak için önlem aldı. Bir kısmı trafiğe kapanan yolda, araç geçişi tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Hurda yığınına dönen otomobil, daha sonra çekiciye yüklenip kaza yerinden kaldırıldı.

İHA

Ergenekon’da mütalaa veren savcıdan çarpıcı FETÖ tespiti

Fetullahçı Terör Örgütü kumpaslarından olan Ergenekon Davası’nda duruşma savcısı esas hakkındaki görüşünü açıkladı. Mütalaasını İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunan savcı, “Ergenekon adlı bir örgütün varlığı ispat edilememiştir” dedi. Savcılık görüşünde Ankara’da 2014 yılında hazırlanan “FETÖ Çatı” davasının iddianamesinde Ergenekon Davası ile ilgili yapılan tespite yer vererek şu ifadeleri kullandı: “Ergenekon Davası FETÖ için geçmişteki pis işlerini içine attığı ve kendisi üzerindeki bütün kuşkuları yok etmek için kullandığı bir nevi çöp tenekesidir.” İşte o tespitler:

“TARAF GAZETESİ’Nİ KURDULAR”

Ergenekon komplosunun en önemli ayaklarından birisini de liberaller ile olan ittifak oluşturur. Cemaat, liberallerin desteğini ve onların yönlendirilmelerini komplonun önemli bir unsuru olarak gördüğü için, ‘Taraf’ adında bir gazete kurmuş, kendi medyalarında da liberal aydınlara yer açarak onların entelektüel birikimlerini kendi psikolojik harekatlarının bir parçası yapmıştır.

Türkiye’de liberal demokrat kesimler farkında olmadan cemaatin ideolojik etkisi altına girmişlerdir. Liberal aydınlar, Fetullahçılara Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bastırılmasından sonra demokratik reformların gerçekleşeceğini sanarak bu desteği vermiştir. Ergenekon komplosu, teorik ve plan düzeyinde cemaatin stratejistleri tarafından 2005 yılında hazır hale getirilmişti.Ergenekon Davası iki temel aşamadan oluşan bir komplodur. Birinci aşama, terör eylemleri ve ajanlar aracılığıyla ‘somut delil üretme’ aşamasıdır. İkinci aşama ise, birinci aşamaya dayanılarak ‘Ergenekon Davası’ aracılığıyla ‘bastırma’ aşamasıdır. Bu bastırma ise daha çok Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde olmuştur.

“2007’DE HAYATA GEÇİRDİLER”

Ayrıca komploya karşı çıkan ve ihaneti görmesi muhtemel siyasi yapıların, gazetecilerin, aydınların, bastırılmasını öngörülmüştür. FETÖ, Ergenekon Davası aracılığıyla bastırmayı bilerek gazeteci ve aydınlara kadar genişletmiştir. Amaç dışarıda kalanlara gözdağı vermektir.Basın yayın ve muhalif görüşler devre dışı bırakılmış, sivilleşme ve askeri vesayetten kurtulma adına örgüt, bütün devlet kurumlarında kadrolaşmış ve yerleşmiştir.

Plan, 2007 yılında hayata geçirilmiştir.Bu planı uygularken örgüt,düşmanlarının bazı hatalarını, eksikliklerini çok iyi kullanmıştır. Bu tuzak ile avlanmak istenen TSK kendi elleriyle örgüte istediği kaotik ortamı sağlamış,27 Nisan 2007 günü muhtıra vermiş, cumhurbaşkanı seçilememiş, hükümet zor duruma düşürülmüş ve kasımda yapılmasıgereken genel seçimler erkene temmuz ayına alınmıştır.
Fetullahçı Terör Örgütü, bu fırsatılehine değerlendirerek Ergenekon tuzağını uygulamaya koymuştur. Askerin siyaset üzerindeki vesayeti nedeniyle Ergenekon soruşturmaları başlangıçta toplumda destek görmüştür. Ancak hiç kimse bunun bir yalan olabileceğini, sahte delilleri, iftirayı ılımlı (!), hoşgörülü (!), barış yanlısı (!) dini bir cemaatten ummamış beklememiştir.

Ergenekon Davası’nda bundan dolayı mağduriyetler fark edilip tedbir alınamamıştır. … İstanbul Ümraniye’de bir evin çatısında yirmi yedi el bombası Trabzon’dan yapılan bir ihbar üzerine12 Haziran 2007 günü bulunduğu iddiasıyla başlayan Ergenekon FETÖ’nün kumpasıdır.

Fetullah Gülen’e ve örgütüne karşı toplum kesimlerine yönelik başlatılan operasyonlar sonucu delilsiz, hukuka aykırı, uydurma iddialarla başlatılıp adli hatalar ve sahte delillerle sürdürülen davaların bir kumpas-komplo olduğu yıllar sonra ortaya çıkmıştır.

Aytunç ERKİN- Can ÖZÇELİK

Hukukçulara da KPSS modeli geliyor

Ankara Hakimevi’nde gerçekleştirilen Yargı Reformu Stratejisi Toplantısı’na katılan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Yargı Reformu Stratejisi Belgesi’nin ilk olarak 2009’da hazırlandığını, belgenin 2015’te de yenilendiğini hatırlattı.

Yargı mensuplarının, hukukçuların yetiştirilme ve eğitim süreçlerine de değinen Gül, üniversite eğitiminden başlayarak meslek öncesi ve meslek içi eğitimlerinin reforme edilmesinin acil bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Gül, hukuk mesleğine girmeden önce bir devlet sınavının yapılması konusunda da toplantı kapsamında fikirler alınacağını ve bu konuda karar vermek istediklerini dile getirdi.

YÖK’TEN DESTEK

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç da konuyla ilgili, “Kamu hizmeti niteliği taşıyan, toplum menfaatleriyle doğrudan ilgili olan hukuk mesleği icrasında asgari bilgi ve donanım şartını tespit eden bir meslek icrası sınavı olması gerektiği kanaatindeyiz. Bu meslek icra sınavını önemsiyoruz, yıllardır da YÖK olarak gündemde tutmaya çalışıyoruz” dedi.

AA

App Store’a Anadolu ilgisi

20 yıldan uzun süredir dünyanın her yerinden müşterilere illüstrasyon, animasyon ve dijital oyun çalışmaları yapan Mehmet Saygın, kendine ait ürünler yapma niyetiyle önce “Super Lemon Games” yapısını kurmuş. Bunny Golf Arcade, Super Lemon Games’in iOS için geliştirdiği ilk oyun. Mehmet’in anlatımıyla “Bunny Golf Arcade etrafta zıplayıp duran, havuç yiyip yuvalarına ulaşmaya çalışan aşırı sevimli tavşanlarla dolu bir oyun.” Uygulama Adana’da geliştirildi.

unnamed

2012 yılında Ankara’da ATOM (Animasyon Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi)’da kurulan Panteon ilk başlarda tarayıcı tabanlı strateji oyunları geliştiren bir stüdyoyken, iPhone ile başlayan mobil devriminin üzerine 2013 yılında mobil oyunlar geliştirmeye niyetiyle ilk oyunları olanı ve MoBu oyun serisine başlamış. “MoBu Macera Başlıyor” kullanıcılar tarafından çok beğenilmiş ve kısa sürede dünyada bir çok ülkede uygulama listelerinde ilk 10’a yerleşmiş.
unnamed

ULAK, Bursa’da motorlu kuryeye ihtiyacı olan kişilerle, güvenilir motorlu kuryeleri buluşturan yani hayatımızı kolaylaştırırken bize zaman kazandıran bir uygulama. Sabri Sami Toker ve Peakode işbirliğiyle 2015 yılında geliştirilmeye başlayan uygulama Türkiye’de 50’den fazla şehirde e-ticaret teslimatlarını gerçekleştiriyor.

unnamed

Eskişehir’de geliştirilen Oddmar iskandinav mitolojisinden ilham alan öyküsüyle sürükleyici bir oyun deneyimi sunuyor. Bilkent Üniversitesi’nde tanışan iki arkadaş Özgür Taşkın ve Ferhat Aydoğan tarafından kurulan Mobge’nin geliştirdiği Oddmar, bu sene Apple Tasarım Ödüllerinde “En İyi Oyunlar” kategorisinde ödül kazandı ve uluslararası bir başarıya imza attı.

unnamed ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Teyzesinin 5. kattan attığı yeğeni hayata tutundu

5 Kasım’da Selim Özer Mahallesi Şehit Polis Cevdet Ocak Caddesi’nde akşam saatlerinde zihinsel engelli olduğu tespit edilen S.E. (20), 1,5 yaşındaki yeğeni Zümra Işık’ı 5. katın balkonundan aşağı atmıştı. Beton zemine düşmesi sonucu ağır yaralanan küçük Zümra, Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Servisinde 10 gündür tedavi görüyordu.

Yapılan tedaviler sonrasında hayata tutunmayı başaran küçük Zümra, evine sağlıklı bir şekilde dönerek ailesini sevince boğdu. Şimdi ise kardeşleriyle birlikte evinde oyun oynuyor. Zihinsel engelli teyzesi S.E.’nin ise İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavisi devam ediyor.

Yaşanan olayın inanılmaz bir durum olduğunu kaydeden baba Murat Işık, “Allah’ıma binlerce şükür, bizim için inanılmaz bir durum. Çünkü 5. kattan düşüp de 2 hafta içerinde toparlanması inanılmaz. Çünkü kolay değil. 5. kattan düşmesi dile kolay. Çok şükür bana, annesine, ananesine, dedesine, büyük babasına, babaannesine, dayısına, teyzesine evlat acısı yaşatmadı. Kardeşlerine, ağabeyine, ablasına kardeş hasreti yaşatmadı ve kardeş acısı yaşatmadı. İlgilerinden dolayı Ankara Dışkapı Hastanesindeki doktorlara teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah razı olsun. Kırıkkale TIP Fakültesine de çok teşekkür ederiz. 112 Acil Servis Müdürü Muhammed Ali Tekinay’a da çok teşekkür ediyorum. Sağ olsun, Allah razı olsun. Ambulansımızı, her şeyimizi ayarladı. Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın” dedi.

1 buçuk yaşındaki Zümra teyzesi tarafından otourdukları binanın balkonundan aşağı atıldı. Foto: DHA

1 buçuk yaşındaki Zümra teyzesi tarafından otourdukları binanın balkonundan aşağı atıldı. Foto: DHA

1,5 yaşındaki kızı Zümra Işık’ın sağlık durumunun iyi olduğunu belirten baba Işık, “Şu anda sağlık sorunu kalmadı. Sadece kalçada kırık, akciğer, karaciğer ve dalakta yırtılmalar var. Onlar da takip ediliyor. 10 günde bir kontrolü var Ankara’da. Bu hafta Cuma günü Ankara’ya kontrole götüreceğiz tekrardan. İnşallah, Allah’ın izniyle düzelmeye başlıyor kızım. 9 gün tedavisi sürdü, 10. gün hastaneden taburcu oldu. Çok şükür kızımız yanımızda. Özellikle annelere ve babalara tavsiyem çocuklarına çok iyi baksınlar ” şeklinde konuştu.
Çocuğun teyzesinin İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğünü ifade eden Işık, “Teyzesi şu anda İstanbul’da tedavisi yapılıyor. İnşallah kurban olduğum Allah’ın izniyle teyzesi de gelecek. Çünkü bilerek yapmadığını biliyoruz. Adımız gibi eminiz. Çünkü Zümra’yı biz nasıl seviyorsak, o bizden daha çok severdi. İnşallah bir an önce o da sağlıklı şekilde dönecek” diye konuştu. Zümra’nın anneannesi Saadet Eldemir ise “Ben şu an sadece çok mutluyum. Evimize döndüğü için önce yüce Rabbime, sonra da bütün doktorlara çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
KIRIKKALE (İHA)

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yıldırım: Ivır zıvır işler, ufak tefek meseleler için mahkeme kapılarında ömür tüketmeyin

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Kamu Denetçiliği Kurumu Konferans Salonu’nda, “İnsan Haklarının Korunması ve Geliştirilmesinde Ombudsmanın Rolünün Güçlendirilmesi Projesi”nin açılış töreninde konuştu.

İnsan hak ve hürriyetlerinin kimsenin keyfine bırakılmayacak kadar önemli olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Yaptığımız gözlem ve tespitler sonucunda insan hakları konusunda çifte standardın hala devam ettiği yönünde. Kimi ülkeler dünyaya kendi merkezi ile bakmaktadır. Kendinden olmayanların hak ve hürriyetler konusunda söylem çok, eylem neredeyse yok. İnsan hak ve hürriyetleri kimsenin keyfine bırakılmayacak kadar önemli ve kutsaldır” dedi.

“ŞİKAYETLERİN TEMEL SEBEBİ KURALLARDAN DAHA ÇOK UYGULAMALARDANDIR” 

Yıldırım, “Darbe girişiminde bulunanlara karşı hiç bir rehavet gösterilmemiştir. Hukuk kuralları çerçevesinde gerekli işlemler hemen başlatılmış. Şunu takdir etmenizi bekliyorum; böylesine sıkıntılı süreçleri yönetmek çok kolay değildir. Bu nedenle insan hakları konusu bu süreçle ilgili olarak da gündeme gelebilmektedir. Şikayetlerin temel sebebi kurallardan daha çok uygulamalardandır. Ortam normalleşince tamamen azalmakta hatta yok olmaktadır” açıklamasında bulundu.

“HAKKIN KULLANIMI KONUSUNDA BİLGİ SAHİBİ OLMAMAK DA HAK İHLALİNE NEDEN OLABİLİYOR”

Hak kullanımı konusunda bilgi sahibi olmanın önemini vurgulayan Yıldırım, “Türkiye’de insan hakları konusunda karşılaştığımız şikayetlerin bir diğer sebebi de kişilerin hak ve hürriyetler konusunda yeterince bilgi sahibi olmamasıdır. Hak ihlali her zaman baskı şiddet gibi muamelelerden kaynaklanmıyor. Bir hakkın kullanımı konusunda bilgi sahibi olmamak da hak ihlaline neden olabiliyor” dedi.

“KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU’NA 11 BİN 220 BAŞVURU OLMUŞTUR” 

“Kamu Denetçiliği Kurumu’na giden ıvır zıvır işler ufak tefek meseleler için mahkeme kapılarında ömür tüketmeyelim” diyerek konuşmasına devam eden Yıldırım, “Kamu  Denetçiliği Kurumu’na, geçen yıl 17 bin 131 başvuru almış bu yılın eylül ayına kadar 11 bin 220 başvuru olmuştur. Buraya yapılan, yapılmayan her başvuru mahkemenin konusu olacaktır. Zaten ağır iş yükü olan mahkemeler daha çok çalışmak, davaya bakmak  zorunda kalacak. Kamu Denetçiliği Kurumu vatandaşımıza ücretsiz  avukatlık yapmaktadır. Aynı zamanda vatandaşımızın adalete güvenini tesis etmek gibi önemli bir boşluğu da gidermektedir. Bizim vatandaşlarımızdan talebimiz daha çok dostane çözüme başvurmaları. Kamu Denetçiliği Kurumu’na giden ıvır zıvır işler ufak tefek meseleler için mahkeme kapılarında ömür tüketmeyelim. Kamu Denetçiliği Kurumu, bunları çok hızlı şekilde ele alıp çözüm üretir” diye konuştu.

Hakime TORUN / ANKARA (DHA)

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Anıtkabir’de ilginç manzara

Bahçeli’nin yanında bulunan TBMM Başkanvekili Celal Adan, Grup Başkanvekili Erkan Akçay ve Genel Sekreter İsmet Büyükataman da görmezden geldi.

İYİ Partililer, Genel Başkan Meral Akşener’le birlikte Cumhuriyet Bayramı kutlamaları için 1. Meclis’te de bir araya geldi. Akşener İstanbul’daki Cumhuriyet Resepsiyonuna tepki gösterdi ve “Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yaşının kutlanacağı yer Ankara’dır. İktidarın bugünkü kutlamaları korsan kutlamadır. Devlet Korsan gösteri yapamaz. Mücahit gelip müteahhit olanlar şantiyede olurken, bizler vatandaşımız yanında Ankara’da olacağız” dedi

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.