Tek odalı evde yaşam mücadelesi

Kars Çayı üzerinde 2011 yılında yapımına başlanan baraj sebebiyle yaklaşık 400 haneli Boğazköy’de yaşayanlar evlerini alt yapısı devam eden yeni köy yerine ya da il merkezine nakletti. İmkansızlıklar sebebiyle köyde kalan 20 aileden biri de 2 engelli çocuğu bulunan Çamak çifti. Baba Tugay Çamak’ın işsiz olduğu aile, devletin engelli çocuklar için verdiği aylık 400 TL maaşla geçinmeye çalışıyor.

Boşaltılan köyün elektrikleri de kesildi. Foto: DHA

Boşaltılan köyün elektriği kesildi

Kendilerine ait olmayan derme çatma, bir odası yıkık evin tek odasında yaşayan aile, bir de kış ortasında elektriksiz kaldı. Aras EDAŞ’ın barajın su tutmaya başlamasıyla büyük bölümü terkedilen köyün elektriklerini kesmesiyle karanlıkta kalan aile ne yapacağını şaşırdı. Yoğun kış şartlarının hüküm sürdüğü bölgede gece yaban hayvanlarının da görünmesi aileyi iyice korkutuyor.

Çamak ailesinin Servis parasını ödeyemedikleri için Çamak ailesinin çocukları rehabilitasyona gidemiyor. Foto DHA

150 TL’lik servis parasını veremediler

11 yaşındaki Kadir’i 150 TL’lik servis ücreti sebebiyle rehabilitasyon merkezine gönderemeyen Çamak ailesi, sağlık durumu biraz daha iyi olan 8 yaşındaki Arda’yı ise komşu köydeki İncesu İlkokulu’na gönderiyor. “Soğukta kuş yuvadan çıkmaz” diyen anne Şenay Çamak, “Ben nereye gideyim. Çadırda yaşanılır mı? Mevsim boyu böyle yaşadık. 2 yıldır bu evdeyiz. Elektrikler yok gece çocuklar kalkıp ağlıyorlar.

İşsiz olan babanın tek isteği ailesini geçindireceği bir iş. Foto: DHA

Komşular dolap verdi ama içini dolduramadım

Ev istiyorum, iş istiyorum, çalışmak istiyorum. Eşime de iş bulsunlar ben de çalışayım ve bu zorlu hayattan kurtulayım. Karlar eridiğinde suyun içinde kalıyoruz. Cumhurbaşkanı’mıza sesleniyorum. Bir göz odada mum ışığında yaşıyoruz. Komşularım dolap verdi ama içini dolduramıyorum. Geceleri çok korkuyoruz. Maddi durumumuz yok ki üst baş giyinelim. Köylülerimiz tezek vermişler onları yakıyoruz. Köyümüz baraj sular altında kalacağı için boşaltıldı. Bizim gidecek yerimiz olmadığı için kaldık. Devletimiz bize sahip çıksın” diye konuştu.

Yıkık dökük evde yaşayan ailenin durumu içler acısı. Foto: DHA

KARS, (DHA)

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Liseli Emine’den bir haftadır haber alınamıyor!

Bayramiç ilçesi Tepecik Mahallesi’nde yaşayan Gönül-Zekeriya Kuru çiftinin 2 çocuğundan en büyüğü olan Mustafa-Gülşen Çınaroğlu Anadolu Lisesi 4’üncü sınıf öğrencisi Emine Kuru, geçen 9 Kasım günü okuldan geldikten sonra evden dışarı çıktı.

emine-dha31_6682562

Akşam dönmeyince annesi Gönül Kuru, kızına telefon açtı. Emine Kuru’nun ağlamaklı sesini duyan anne Gönül Kuru, durumu eşine bildirdi

emine-dha1_6682564

Kuru çifti, kızlarının kaçırıldığı şüphesiyle Bayramiç İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu. Ardından Bayramiç Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunan aile, hayatından endişe ettikleri kızlarının bir an önce bulunmasını istedi.

İLGİLİ HABERKayıp kadın, çocukları ve sevgilisiyle Yunanistan'a kaçarken yakalandıKayıp kadın, çocukları ve sevgilisiyle Yunanistan'a kaçarken yakalandı

KAÇIRILDIĞINDAN ŞÜPHELENİLİYOR

Polis olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, ekipler savcılığın talimatıyla, Kuru’yu kaçırmış olabileceğinden şüphelenilen bir kişinin bulunabileceği 2 farklı evde arama yaptı. Ancak genç kızın izine rastlanılmadı. Polis, Emine Kuru’yu bulmak için arama çalışmasına devam ediyor.

İLGİLİ HABERKayıp Evrim'le ilgili flaş gelişme!Kayıp Evrim'le ilgili flaş gelişme!

Emine Kuru’nun annesi Gönül Kuru, kızının nerede, hangi şartlar altında olduğunu bilmediklerini ve hayatından endişe ettiklerini belirterek, bir an önce bulunmasını istedi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Adana’da feci olay! Geriye bu fotoğrafı kaldı

Olay, saat 19.00 sıralarında merkez Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi’ndeki bir apartmanda meydana geldi. Apartmanın 8’inci katında evlerinden henüz bilinmeyen bir nedenle düşen Hasan Efe Ege, ağır yaralandı. Durumu fark eden baba Hasan ve anne Makbule Ege, 112 Acil Servis’i arayarak yardım istedi. Olay yerine sevk edilen ambulans ile Seyhan Devlet Hastanesi’ne kaldırılan çocuk, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

FOTOĞRAFLAR:DHA

FOTOĞRAFLAR:DHA

Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

‘Her 5 nakilden sadece 1’i kadavradan’

Yaşamın kıyısında, soluk bir gaz lambası ışığı misali… Kendilerini yeniden hayata döndürecek telefonu bekliyorlar çaresizce… Kimi anne, kimi baba, kimi eş, kimi kardeş, kimi çocuk… Organ nakli listesinde 25 bini aşkın kayıtlı hasta var. Tek umutları organ bağışı! Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Bölüm Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, canlı vericiden nakilde dünya şampiyonu olan Türkiye’nin kadavradan organ naklinde ise son sıralarda yer aldığını belirtirken, buna karşın son yıllarda olumlu düzenlemeler yapılmasının umut verdiğini söylüyor. Prof. Dr. İbrahim Berber, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de son yıllarda Sağlık Bakanlığı’nın desteği ile yapılan toplam organ nakil sayılarında hızlı bir artış görülüyor. Yıllık organ nakli sayısı yaklaşık 4 bin 900’e ulaştı. Ancak bu nakillerin yaklaşık yüzde 80’i canlı vericiden yapılıyor. Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Bölüm Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, yapılan her 5 nakilden sadece 1’inin kadavradan, 4’ünün canlı vericiden olduğunu belirterek “Türkiye dünyada canlı vericili böbrek ve karaciğer nakil oranları açısından birinci sırada bulunmaktadır. Fakat kadavradan yapılan nakil oranlarında maalesef son sıralarda yer almaktadır. Organ bağışının bu kadar düşük olmasının tek bir nedeni olabilir, o da bu konunun halkımıza tam olarak anlatılamamasıdır. 2017 yılında toplam yapılan 4 bin 908 naklin ancak bin 172’si kadavradan yapılabilmiştir. Kadavradan organ bağışında yıllık ihtiyacın çok altında kalıyoruz. Bu nedenle her yıl 6-7 bin kişi organ nakli beklerken yaşamlarını kaybediyor.” diyor.

organ-nakli

DEVLET DESTEK VERİYOR

Organ bağışının önemini anlatarak, toplumda farkındalık yaratmak amacıyla ülkemizde her yıl 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası’nda etkinlikler gerçekleştiriliyor. Organ nakline devletin çok ciddi destek verdiğini belirten Prof. Dr. İbrahim Berber, ülkemizde son yıllarda bu konuda olumlu yasal ve organizasyonel düzenlemeler yapıldığını söylüyor. Prof. Dr. İbrahim Berber şöyle diyor: “Organ nakline devlet çok ciddi destek vermektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tüm nakil ameliyatlarını sigorta kapsamına alması sayesinde isteyen herkes istediği devlet hastanesi ya da özel hastaneye giderek hiçbir ek ücret ödemeden organ nakli yaptırabilmektedir. Yapılan yasal düzenleme ile böbrek nakli olan insanların malulen emeklilik haklarını korumaları diğer önemli bir gelişmedir. Ulusal bekleme listesinin oluşturulması ve koordinatörlük sisteminin etkinleştirilmesi diğer önemli gelişmelerdir.”

ORGAN NAKLİNDE TIP ÇOK İLERLEDİ

Organ naklinde tıbbi yönden de son yıllarda bir takım önemli gelişmeler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İbrahim Berber “İmmunsüpresif ilaçlardaki gelişmeler sayesinde nakil yapılan organlar artık daha uzun süre sorunsuz çalışmaktadır. Diğer bir gelişme ise cerrahi tekniklerdeki gelişmelerdir. Artık ameliyatlarımızın birçoğunu kapalı (laparoskopik) yöntemle yani vücutta kesi olmadan 3-4 ufak delik aracılığıyla yapabiliyoruz. Bu sayede böbrek vericileri eskiye oranla çok daha az travmatik ameliyatlarla böbrek verebilmektedir. Hatta uygun kadın vericilerde böbrek doğum yolundan çıkartılarak vericilerin ameliyat sonrası dönemi daha rahat geçirmesi sağlanmaktadır. Böbrek doğum yolundan çıkarıldığında vericinin vücudunda böbreği çıkartmak için kesi yapılmasına gerek kalmamaktadır. Bu sayede ameliyat sonrası ağrı daha az olmakta, kesi yeri problemleri (enfeksiyon, fıtık) ortadan kalkmakta ve vücudunda kesi izi olmadığı için kozmetik yönden de daha iyi sonuçlar elde edilmektedir” diyor.

TÜRKİYE CANLI BÖBREK NAKLİNDE BİR NUMARA

Ülkemizde böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak nakil yapılan organlar. Nakil yapılan dokular ise; kemik, kemik iliği, deri, kornea ve kalp kapağı. Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nefroloji Sorumlusu Prof. Dr. Ülkem Çakır, nakledilecek organın canlıdan veya hastanede yoğun bakım ortamında tıbben yaşamı sona ermiş (beyin ölümü gerçekleşmiş) kişilerden alındığını belirterek “Canlıdan alınabilecek organlar iki böbrekten bir tanesi ve karaciğerin yarısıdır. Kadavradan ise nakil yapılabilen tüm organ ve dokular alınabilir” diyor. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en çok nakli yapılan organların başında böbrek ve karaciğer geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ülkem Çakır Türkiye’de 2017 yılında gerçekleştirilen 4 bin 908 organ naklinin 3 bin 342’sinin böbrek, bin 446’sının karaciğer nakli olduğunu, 120’sinin de diğer organ nakillerinden (kalp, akciğer, pankreas, ince bağırsak) oluştuğunu belirtti.

İLGİLİ HABERHasta çok, bağış az... Organ naklinde 'varsayılmış rıza' önerisiHasta çok, bağış az… Organ naklinde 'varsayılmış rıza' önerisi ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Aynı bebeğe beraber hamile kaldılar, tıp tarihine geçtiler

Amerika Birleşik Devletleri’nin Teksas eyaletindeki lezbiyen çift, doğumu için aynı çocuğu hamilelik döneminde birlikte taşıyan ilk insanlar oldu ve olay tıp tarihine geçti.

İKİ KADIN DA OĞULLARINI BEDENLERİNDE TAŞIDI

Ashleigh and Bliss Coulter çifti şimdi 5 aylık olan oğulları Stetson ile çok mutlu ancak bu onlar için kolay bir süreç olmadı. Normalde lezbiyen çiftlerden yalnızca biri biyolojik olarak hamileliği yaşayabiliyor. ‘İki taraflı Zahmetsiz Tüp Bebek’ (Effortless Reciprocal In Vitro Fertilization’ ya da kısa adıyla ‘ER-IVF’ denilen bir yöntem sayesinde her iki kadın da döllenme sonrası oğullarını fiziksel olarak bedenlerinde taşımış oldu.

NEDEN VE NASIL?

Normal olarak bir donörden alınan spermlerle kadınlardan biri hamile kalıyor ve süreç diğer eşin herhangi bir katkısı olmadan tamamlanıyor ve bu kişi doğan çocuğu aslında sadece evlat edinmiş oluyor. Bu olayda eşlerden Bliss kendi biyolojik çocuğunun olmasını isteyen ancak hamile kalmak istemeyen taraf. Ancak aynı zamanda bir kadın olarak çocuk ile anne arasındaki bu fiziksel bağın kurulmasına da önem veriyor.

Doğum uzmanı Doktor Kathy Doody’nin fikri bu duruma çare arayan çiftin ilgisini çekti ve 2016 yılında konsültasyonlar başladı. Yöntemin nasıl işleyeceği gün gün belirlenerek çift hamilelik ve doğuma hazırlandı.

Bliss’in döllenen yumurtası inkübasyon yani ilk oluşum ve hücre bölünmesi dönemini laboratuvardaki kuluçka bölümü yerine Bliss’in vücudunda gerçekleştirdi ve Bliss’in vücudu döllenmiş yumurta için doğal bir kuluçka makinesi görevi gördü. Yumurta burada tam 5 gün kaldı. Embriyo Bliss’in içinde oluştuktan sonra ondan alındı ve donduruldu. Bu sırada Ashleigh’e hormon terapisi yapıldı ve hazır olduğunda da embriyo ona transfer edildi.

“PAHA BİÇİLEMEZ BİR DENEYİMDİ”

Bu yöntemde çiftin verdiği en önemli karar transferdeki riskleri göze almak oldu. Bundan sonra Stetson tüm büyüme sürecini Ashleigh’in vücudunda tamamladı ve Haziran 2018’de hiçbir komplikasyon olmadan 4 kilo olarak dünyaya geldi. Böylece Stetson Coulter insanlık tarihinde doğumundan önce iki kadın tarafından taşınmış ilk kişi oldu.

Bu yöntem geleneksel tüp bebek yapmaktan daha maliyetli ancak Bilss ve Ashleigh çifti abcNEWS’e verdikleri röportajda “Paha biçilemez bir deneyimdi” diyor ve Stetson için bir kardeş dünyaya getirmeyi planlıyor.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Acılı anne oğlunun ölüme sürüklendiğini iddia edip komutanlarından şikayetçi oldu

Veysi ve Fatma Demirkol çiftinin 5 çocuğunun en büyüğü olan Ömer Faruk Demirkol, geçen 14 Ekim günü vatani görevini yaptığı Gaziantep´in İslahiye ilçesindeki  Fevzipaşa Jandarma Karakolu’nda nöbet tutuğu sırada, iddiaya göre, piyade tüfeğiyle intihar etti ve bir gün sonra memleketi Şanlıurfa’da toprağa verildi.

Ölümü kabullenmeyen anne Fatma Demirkol, ellerine kına yakarak gönderdiği oğlunun kefenle döndüğünü söyleyerek sürekli gözyaşı döküyor. Oğlunun inançlı ve askerliği seven birisi olduğunu belirten acılı anne, ölümünün aydınlatılması için Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan destek istediklerini söyledi.

ANNE FATMA DEMİRKOL OĞLUNUN ÖLÜME SÜRÜKLENDİĞİNİ İDDİA EDİP KOMUTANLARINDAN ŞİKAYETÇİ OLDU. ACILI ANNE OĞLUNUN ŞEHİT SAYILMASINI İSTEDİKLERİNİ DE İFADE ETTİ. FOTO:DHA

ANNE FATMA DEMİRKOL OĞLUNUN ÖLÜME SÜRÜKLENDİĞİNİ İDDİA EDİP KOMUTANLARINDAN ŞİKAYETÇİ OLDU. ACILI ANNE OĞLUNUN ŞEHİT SAYILMASINI İSTEDİKLERİNİ DE İFADE ETTİ. FOTO:DHA

Oğlunun en büyük hayalinin TSK’da kalmak olduğunu anlatan anne Fatma Demirkol, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Oğlumun askerliğinin bitmesine 6 ay kalmıştı. Oğlum, Atatürk Üniversitesi’ni kazanınca kayıt işlemleri için birliğinden 5 günlük izin alarak Şanlıurfa´ya geldi. Ancak kayıt işlemleri uzun sürünce komutanını arayarak bilgilendirdi ve ardından hastaneden 10 gün rapor aldı. O raporun bitmesine 2 gün kala aradığı komutanı Ömer´i azarlayarak tehdit etti. Biz ise bu durumdan korkmaması için babasıyla birlikte Ömer’i sakinleştirerek 12 Ekim günü birliğine gönderdik. Gittikten sonra Ömer bizi arayıp kendisini kurtarmamızı isteyince 13 Ekim günü yanına gittik. Fakat oğlum ağlayarak komutanının baskı yaptığını söyleyerek kendisini kurtarmamızı istiyordu. Biz yine devlete güvenmesini söyleyerek oğlumuzu teselli edip döndük ama bir gün sonra başka bir askerin yerine nöbet tutarken intihar ettiği söylenip, bize cenazesi gönderildi. Benim oğlum inançlı ve aynı zamanda intiharın günah olduğunun farkında bir kişiliğe sahiptir. Oğlum ağır baskıya ölüme sürüklendi. Ben bu olayı suikast olarak kabul ediyorum ve aydınlatılması için herkesi duyarlı olmaya çağırıyorum.”

FOTO:DHA

FOTO:DHA

‘ŞEHİTLİK MERTEBESİ VERİLSİN’

Fatma Demirkol, acılarının dindirilmesi için intihar etmediğine inandığı oğluna şehitlik mertebesi verilmesini istediklerini de belirterek, “Ben devletten para, maaş istemiyorum sadece oğluma şehitlik mertebesini versinler. Oğlumun ölümüne intihar süsü verildi ve biz bunu kabul etmiyoruz” dedi.

Demirkol ailesi, oğullarının ağır baskıyla ölüme sürüklendiği iddiasıyla görev yaptığı karakoldaki komutanlarından davacı olduklarını da sözlerine ekledi.

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Doğurduğu bebeği 5’inci kattan atan anne hakim karşısında

Olay, geçen yıl Çorum’un Çöplü Mahallesi’nde meydana geldi. Ailesiyle birlikte yaşayan Münevver Melike B., 5’inci kattaki evlerinin banyosunda doğum yaptı. Münevver Melike B., bebeği poşete koyup banyonun penceresinden apartman boşluğuna attı. Bir süre sonra rahatsızlanan Münevver Melike B., durumu fark eden ailesi tarafından çağrılan ambulansla Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kanaması olduğu belirlenen Münevver Melike B.’nin hareketlerinden şüphelenen doktorlar, doğum yaptığını söylemesi üzerine durum hastane polisine bildirildi. Münevver Melike B., polise birkaç saat önce evinin banyosunda doğum yaptığını ve kız bebeğini poşetleyip banyo penceresinden boşluğa attığını söyledi.

CESET BANYO BOŞLUĞUNDA BULUNDU

Şüphelinin ifadesinin ardından polis tarafından yapılan araştırmada, apartmanın banyo penceresinin baktığı boşlukta bebek cesedi bulundu. Bebek, olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı çalışmadan sonra atıldığı yerden alındı. Yaklaşık 8 aylık ve 2 kilogram ağırlığında olduğu belirlenen bebeğin, doğumdan önce mi yoksa sonra mı öldüğünün belirlenmesi için cenaze Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilen Münevver Melike B. ise çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanıp, cezaevine gönderildi.

YARGILANMASINA BAŞLANDI

Sanık Münevver Melike B.’nin, 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘kasten öldürme’ suçundan yargılanmasına başlandı. Duruşmada, tutuklu sanık Münevver Melike B. ile avukatı hazır bulundu. Mahkemede ifade veren Münevver Melike B., “Bebeğimin yaşadığını bilseydim zaten atmazdım. Hamileliğimi herkesten gizledim, hamileliğim boyunca hep bol elbiseler giydim, doktora da hiç gitmedim” dedi.

İLGİLİ HABERCani anne-babaya hapis cezasıCani anne-babaya hapis cezası

“HİÇ NEFES ALMIYORDU”

Doğum sonrasında bebeğinin hiç nefes almadığı ileri süren sanık Münevver Melike B., “Akşam saatleriydi. Babam il dışında çalıştığı için evde değildi. Bir ablam ve bir de annem evdeydi. Biraz onların yanında oturdum ve daha sonra da sancılarım başladığı için tuvalete gittim. Sonra birden doğum gerçekleşti ve çocuk yere düştü. Kordonunu kopardım, soğuk suyla temizledim, elimi ağzına götürdüm ve hiç yaşam belirtisi yoktu. Yarım saat başında bekledim. Belki nefes alır diye, hiç nefes almıyordu. Annem tuvaletten çıkmam için seslendi. Ben annemin bana bir poşet vermesini istedim. Poşeti ne yapacağımı sordu. Ben de ‘Tuvaletin çöpünü atacağım’ diye söyledim. Sonra poşete koyup attım. Atmadan çocuğu poşetle dışarı çıkarabilir miydim, bilmiyorum. Sonra bayılmışım ve ambulansla beni hastaneye götürdüler” diye konuştu.

Duruşmada, mahkeme başkanının araya girip “Peki hiç mi sırtına vurmak aklına gelmedi?” sorusu üzerine tutuklu sanık “Hiç aklıma gelmedi. Onu o anda hiç düşünemedim” yanıtını verdi.

Mahkeme heyeti, Münevver Melike B.’nin kardeşi M.B. ile anneleri B.B.’yi tanık olarak dinlendi. Tanık ifadeleri sırasında Münevver Melike B., mahkeme salonunun dışına çıkarıldı.

ANNE: DOĞURDUĞUNU HASTANEDE ÖĞRENDİK

Sanığın annesi B.B., mahkemedeki ifadesinde, “Kızımın erkek arkadaşı olan E.S.M.’ye kızımın peşini bırakmasını sürekli olarak söylerdim. Kızım onunla bir daha hiç konuşmadığını söylerdi. Ben de inanmıştım. İşte bunlar başımıza geldi. O gün ise kızım karnının ağrıdığını ve ishal olduğunu söyledi. Tuvalete girdi. Uzun süre de çıkmadı. Ben seslendiğimde ‘birazdan çıkacağım’ gibi sözler söyledi. Sonra benden poşet istedi. Poşeti ne yapacağını sorduğumda da tuvaletin çöpünü boşaltacağını söylemişti. Sonra birden dışarı çıktı ve bayıldı. Çocuk doğurduğunu hastanede öğrendik” dedi.

Sanığın kardeşi M.B. ise kardeşiyle aynı odada kalmalarına rağmen hamile olduğunu hiç anlamadığını belirtti. Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi. DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Öteki Gündem programının sunucusu Cansu Canan Habertürk’ten ayrıldı

Öteki Gündem adıyla Habertürk’te yayınlanan ve Pelin Çift’in ayrılmasından sonra programın sunuculuğuna başlayan Cansu Canan kanala veda etti.

Cansu Canan Özgen’in Instagram’da paylaştığı veda mesajı şu şekilde;

Bu bir veda yazısıdır! Benim için bir insanın hayattaki duruşunu ve gücünü gitme vakti geldiğinde kalmaya direnmemek belirler. Yaklaşık 6 yıldır severek ve gurur duyarak çalıştığım kurumum Habertürk’ten bugün itibariyle, karşılıklı el sıkışarak ayrılmış bulunmaktayım.

22 yaşında küçücük bir kız çocuğu olarak girdiğim bu kapıdan, bugün dimdik, emin adımlarla kendi adına birçok şeyi başarmış olarak ayrılmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bugünlere gelmemde çok büyük emekleri ve katkıları olan Ciner Medya Grup Başkanı Sayın Kenan Tekdağ ve bu süreçte birlikte çalıştığım sayısız yöneticimin katkıları büyük, hepsine ayrı ayrı teşekkür ederim.

Bir de özel teşekkürlerim var. İlk günden beri beni bir anne şefkatiyle kucaklayan Didem Arslan Yılmaz’a, gece gündüz birlikte çalıştığım, yol arkadaşlarım, dostlarım Hülya Arslan Akoğul, Esra Yüksekdağ, Aynur Coşan ve Burak Özdemir’e, aynı zamanda başta program departmanı ve haber merkezi olmak üzere, burada adlarını sıralamakla bitiremeyeceğim mesai yaptığım herkese çok teşekkür ederim.

cansu-canan-haberturk

Annesinin fotoğrafını oğlunun kimlik kartına bastılar

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşayan ve annesiyle gittiği nüfus müdürlüğünde yeni kimlik kartına müracaat eden 14 Halil İbrahim Akgün, gelen kimlik kartında annesi Kezban Akgün’ün fotoğrafının basıldığını görünce şok oldu. Talihsiz genç, 17 Ağustos’ta gireceği sınavına alınmama korkusu yaşıyor

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşayan Kezban Akgün, 14 yaşındaki oğlu Halil İbrahim Akgün ile 7 Ağustos tarihinde çipli kimlik kartı almak üzere Nüfus Müdürlüğü’ne başvuruda bulundu. Gebze İlçe Nüfus Müdürlüğüne giderek hem kendisi hem de oğlu için çipli kimlik kartı başvurusunda bulunan anne Akgün, 2 gün sonra kendisine teslim edilen kimlik kartını görünce şoka uğradı. Kargodan gelen kimlik kartını teslim alan anne Kezban Akgün, oğlu için düzenlenen kimlik kartına kendi fotoğrafının basıldığını gördü. Neye uğradığını şaşıran anne ve oğlu, gerekli düzeltmenin yapılması için Nüfus Müdürlüğüne başvuru yaptılar. Kimliğine annesinin fotoğrafı basılan Halil İbrahim Akgün, 17 Ağustos’ta gireceği çıraklık sınavına alınamama korkusu yaşadığını dile getirdi.

kimlik-2Annenin fotoğrafı oğlunun kimlik kartına basıldı

Konuyla ilgili olarak açıklama yapan anne Kezban Akgün, “7 Ağustos Salı günü oğlumla beraber nüfus müdürlüğüne gittik. İşlemlerimizi yaptık, hallettikten sonra bugün kimlik elime ulaştı. Kimliğe baktığımda benim fotoğrafım ve oğlumun kimlik bilgileri vardı. Buna çok şaşırdım. Nasıl böyle bir hata yaparlar. Yani şaşkınım söyleyecek bir şey bulamıyorum. Benim kimliğim henüz gelmedi. Aynı anda başvurduğumuz halde. 17 Ağustos’ta oğlumun sınavı var. Bunun için biraz acele ettik ama bu hatanın memurların olduğunu düşünüyorum. Nasıl böyle bir hata yaparlar, nasıl işlerini yapıyorlar anlamış değilim” dedi.

14 yaşındaki Halil İbrahim Akgün ise, “Çok şaşırdım. Annemin fotoğrafı ve benim kimlik bilgilerim vardı” ifadelerini kullandı. (İHA)

Evlenen çift eski fotoğraflara bakınca şaşkına döndü… Bu hikayeye kimse inanamıyor

Newcastle Üniversitesi’nde okurken tanışan Heidi ve Ed Savitt çfiti 2017 yılında evlendi… Üniversitede okurken 2011’de evlenen çift eski fotoğraflara bakınca geçmişlerinin çok daha eskiye dayandığını öğrendi. Yıllar önce Bodrum’a tatile giden Heidi ile Ed’in Gümbet’te iki hafta boyunca arkadaşlık yaptığı ve henüz 6 yaşlarında olmalarına rağmen birlikte zaman geçirdikleri ortaya çıktı.

Ed ve Heidi'nin fotoğrafları sosyal medyada paylaşım rekoru kırdı.

Ed ve Heidi’nin fotoğrafları sosyal medyada paylaşım rekoru kırdı.

2 haftalık bitince yolları ayrılan ikili yıllar sonra Newcastle Üniversitesi’nde arkadaş oldu. Gümbet tatilini hatırlamayan çift aslında 20 yıl önce olan olayı anneleriyle sohbet ederken öğrendi. Ed ile Heidi sohbet ederken konu Türkiye tatiline geldi. Fotoğrafları gösteren anne, akıl almaz bir tesadüfü ortaya çıkardı. Fotoğraflarda ikilinin 6 yaşındayken çekilmiş kareleri yer alıyor. Heidi, “Kadere inanmazdım ama demek ki evlenmemiz gerekiyormuş” dedi.