Son dakika… İtalya’dan flaş Venezuela kararı

Reuters’in verdiği son dakika bilgisine göre İtalya, Avrupa Birliği’nin Guaido’yu Venezuela geçici lideri olarak tanımasını bloke ettiğini bildirdi.

Venezuela Ulusal Meclis Lideri Juan Guaido kendisini geçici devlet başkanı olarak ilan etmiş daha sonra başta ABD olmak üzere birçok batı ülkesi Maduro’ya karşı Guaido’yu devlet başkanı olarak tanımıştı.

Son olarak AB ülkeleri Maduro’ya seçim yapmaması durumunda Guaido’yu devlet başkanı olarak tanıyacakları uyarısında bulunmuştu. Maduro geçitğimiz hafta düzenlediği mitingde bu yıl içinde Ulusal Meclis seçimlerinin yeniden yapılacağı duyurusunu yapmıştı.

AYRINTILAR GELİYOR…

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Otomotivde en çok ihracat yapan firma Ford oldu!

Geçen yıl toplam 31.6 milyar dolar ihracat yapan Ford Otomotiv´i, Toyota Otomotiv ve Tofaş takip etti. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Türk otomotiv endüstrisinin ihracat başarısında emeği olan tüm şirketleri kutladı ve bu yıl da ihracatı kalıcı olarak artırma yolunda çalışmalarına hız kesmeden devam edeceklerini belirtti.

OİB verilerine göre otomotiv endüstrisinin ocak ayı ihracatı da yüzde 1.9 artışla 2 milyar 330 milyon dolar oldu. Endüstrinin Türkiye ihracatından aldığı pay yüzde 17.7 olarak gerçekleşti. Ürün grupları bazında bakıldığında, otomotiv yan sanayi ihracatı ocakta yüzde 3 azalarak 872 milyon dolar olurken, binek otomobil ihracatı yüzde 15 azalarak 813 milyon dolar, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 43 artarak 381 milyon dolar ve otobüs-minibüs-midibüs ihracatı da yüzde 47 artışla 169 milyon dolar oldu.

Otomotiv yan sanayinde en büyük pazar olan Almanya´ya ihracat yüzde 5 azaldı. Önemli pazarlardan Birleşik Krallık´a yüzde 24, Birleşik Devletler´e yüzde 28 ihracat artışı oldu. Binek otomobillerde en önemli pazarlar olan Fransa´ya yüzde 26, İtalya´ya yüzde 16, Polonya´ya yüzde 5 ihracat düşüşü görülürken, yine önemli pazarlarımızdan Birleşik Krallık´a yüzde 45, Almanya´ya yüzde 4, İspanya´ya yüzde 9, Slovenya´ya yüzde 116 artış yaşandı. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda en fazla ihracat yapılan ülke olan Birleşik Krallık´a yüzde 44, Slovenya´ya yüzde 110, Hollanda´ya yüzde 163, Fransa´ya yüzde 72, Belçika´ya yüzde 81 ihracat artışı yaşanırken, İtalya´ya yüzde 13, İspanya´ya yüzde 14, Birleşik Devletler´e yüzde 46 düşüş görüldü.

Otobüs-minibüs-midibüs ürün grubunda en fazla ihracat yapılan ülke olan Romanya´ya yüzde 3372, İtalya´ya yüzde 7, Fransa´ya yüzde 317 artış görülürken, önemli pazarlardan
Almanya´ya yüzde 16, Birleşik Krallık´a yüzde 39 düşüş gerçekleşti. Ülke bazında bakıldığında, ocakta Almanya´ya ihracat yüzde 1 artışla 348 milyon dolar olurken, Birleşik Krallık´a yüzde 34 artışla 258 milyon dolar, Fransa´ya ise yüzde 5 azalarak 225 milyon dolar oldu. Ocakta yine önemli pazarlardan İspanya´ya yüzde 7, Polonya´ya yüzde 21, Slovenya´ya yüzde 78, Romanya´ya yüzde 17, Hollanda´ya yüzde 49 ihracat artışı görülürken, Fransa´ya yüzde 5, İtalya´ya yüzde 10 düşüş yaşandı.

Birleşik Krallık´a yönelik yüksek oranlı ihracat artışında, bu ülkeye yönelik binek otomobilleri ve eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar gruplarındaki ihracatta yüzde 45 ve yüzde 44 artış, yan sanayi ihracatının da yüzde 31 artış etkili oldu.

Ülke grubu bazında ocak ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 80 pay ve 1 milyar 865 milyon dolar ihracat ile ilk sırada yer aldı. AB ülkelerine ihracat yüzde 9 arttı. Bu yılın ilk ayında Diğer Avrupa ülke grubuna ihracat yüzde 17 artış gösterirken, Afrika ülkelerine yüzde 6 ve Bağımsız Devletler Topluluğu´na yüzde 8 artış yaşandı.

(DHA)

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son dakika… İngiltere’de Brexit bakanı istifa etti

İngiltere’nin Brexit bakanı Dominic Raab, Başbakan Theresa May’ın Avrupa Birliği’nden ayrılma anlaşmasını protesto için istifa etti.

Raab, Twitter’da yaptığı açıklamada, “Brexit anlaşmasına ilişkin dün yapılan Kabine toplantısının ardından istifa etmek zorundayım” dedi.

Raab, May’ın planının İngiltere’nin bütünlüğünü tehdit ettiğini söyledi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Moody’s İtalya’nın kredi notunu düşürdü

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, İtalya’nın kredi notunu “Baa2”den “Baa3”e düşürdü ve not görünümünü durağana çevirdi.

Kuruluştan yapılan açıklamada, not indirimine gerekçe olarak İtalyan hükümetinin gelecek yıllara yönelik bütçe açığı hedeflerinin Moody’s’in daha önce öngördüğü seviyelerden yüksek olması ile mali ve yapısal reformlara yönelik planların hız kesmesi gösterildi.

Moody’s’in 25 Mayıs’ta başlattığı izleme sürecinin sonunda alınan not indirim kararı, İtalya’nın gelecek üç yıla yönelik bütçe taslağını 15 Ekim’de Avrupa Komisyonu’na sunmasının ardından geldi.

DEĞER KAYBI YAŞANDI

Söz konusu bütçe planlamasına göre, İtalya hükümeti, bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının gelecek yıl, işsizlere sağlanacak vatandaşlık geliri, emeklilik yaşı reform ve banka krizlerinden etkilenenlere yardım sağlanması gibi vaatlerini gerçekleştirmek adına yüzde 2,4’e çıkmasını hedefliyor. Bu rakam, daha önce yüzde 1,6 olarak belirlenmişti.

Bu arada, İtalyan devlet tahvilleri ve hisse senetleri, Avrupa Birliği’nden (AB) bütçe planına gelen eleştirilerin artırması nedeniyle haftanın son işlem gününde sert değer kaybetti.

Kamu borcunun GSYH’sine oranı yüzde 130’u bulan İtalya, AB’de Yunanistan’dan sonra en fazla kamu borcu bulunan ülke özelliğini taşıyor.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Macron mülteci kabul etmeyenler için yaptırım istedi

Macron, ilk yurt dışı ziyaretini Fransa’ya yapan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile Elysee Sarayı’nda görüştü.

Macron, toplantının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, görüşmenin Avrupa’da reform konusunda aynı görüşte olduklarını teyit etmelerini sağladığını belirterek, “Fransa ve İspanya, sığınmacılar ile ilgili sorunun etkili ve insani bir şekilde çözülmesi konusunda aynı stratejiye sahip” dedi.

Bu stratejinin 3 aşaması olduğuna işaret eden Macron, bunları sığınmacıların geldiği ülkelerle iş birliği yapmak, Schengen bölgesinin sınırlarını korumak ve iltica hakkına sahip olmayan sığınmacıları ülkelerine geri gönderip diğerlerini Avrupa’da karşılamak olarak sıraladı.

İLGİLİ HABERİtalya: AB dağılabilirİtalya: AB dağılabilir

MİNİ ZİRVE DÜZENLENECEK

Aquarius gemisiyle ilgili soruna değinen Macron, Fransa’nın İspanya ile mükemmel iş birliği yaptığını kaydetti.

Brüksel’de sığınmacı konusunda “mini zirve” düzenleneceğini anımsatan Macron, zirvede sığınmacıların kendilerine en yakın limana insani bir şekilde sığınması yönünde öneride bulunacağını söyledi.

Macron, gelecek günlerde AB olarak bu yönde bir karar alınmasını umduğunu vurguladı.

Ekonomi ve Avro Bölgesi konularını da ele aldıklarını belirten Macron, İspanya ile bu konularda hemfikir olduklarına işaret etti.

Almanya Başbakanı Angela Merkel ile vardıkları “Mesberg Anlaşması”nın önemli bir etap olduğuna dikkati çeken Macron, bu konuda İspanya ile çalışmaları gerektiğini söyledi.

Macron, sığınmacıların AB sınırları dışında merkezlerde toplanması ile ilgili soru üzerine konuyu AB liderleri ile henüz görüşmediklerini ancak İspanya ve Fransa’nın Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) desteğiyle sığınmacıların geldiği Avrupa ülkesinde kabulü için “kapalı merkezlerin” kurulmasından yana olduğunu belirtti.

İLGİLİ HABERMerkel ve Macron euro için 'yeni bir sayfa' açtıMerkel ve Macron euro için 'yeni bir sayfa' açtı

KABUL ETMEK İSTEMEYENLERE YAPTIRIM ÇAĞRISI

İltica hakkına sahip olmayan sığınmacıların geldiği ülkelere geri gönderilmesi ve diğerlerinin de en iyi şartlarda Avrupa’da ağırlanması gerektiğini ifade eden Macron, böylece her Avrupa ülkesinin iltica hakkına sahip sığınmacıları kabul edeceğini, bunun sığınmacı sorununu insani açıdan çözmenin en iyi yöntemi olduğunu vurguladı.

Macron, ülkesine sığınmacı kabul etmek istemeyen AB ülkelerine yaptırım uygulanması çağrısında bulunarak, “AB’nin dayanışmasından büyük ölçüde yararlanan ve sığınmacı meselesi söz konusu olduğunda ulusal bencilliklerini öne çıkaran ülkeler olmamalı.” dedi.

Halihazırda Avrupa’nın sığınmacı krizi değil, siyasi bir kriz yaşadığına dikkati çeken Macron, Fransa’nın sadece iltica hakkına sahip sığınmacıları kabul edeceğini kaydetti.

Sanchez de Macron’un 26 Temmuz’da Madrid’i ziyaret edeceğini ve ziyaret sırasında bu konuları bir kez daha görüşme fırsatları olacağını söyledi.

Macron’un AB’de reform yapılması gerektiği yönündeki ifadelerini değinen Sanchez, “İspanya ve Fransa aynı çizgide. Macron ile aynı siyasi iradeye sahibiz. Daha güçlü bir Avrupa istiyoruz. Dünyadaki sorunlara çözüm bulan bir Avrupa istiyoruz.” dedi. Sanchez, Avrupa’nın yaşadığı sorunları birlik içinde çözmesi gerektiğine inancını dile getirdi.

Sanchez, “İspanya’nın yeni hükümeti, Fransa ile Almanya arasında varılan Mesberg Anlaşması’nı destekliyor.” dedi.

AB olarak bir bütçeye sahip olmaları gerektiğini kaydeden Sanchez, Macron’un bu konuda İspanya’nın desteğine güvenebileceğinin altını çizdi.

Sanchez, ülkesinin AB için alınacak önemli kararlarda yer almak istediğini ifade etti.

Aquarius olayında Fransız hükümetinin gösterdiği desteğe teşekkür eden Sanchez, “Sığınmacı meselesinin dayanışma, sorumluluk ve insan haklarına saygı çerçevesinde ele alınması gerekiyor.” dedi.

Sanchez, sığınmacı konusunda transit ülkeler ve sığınmacıların geldiği ülkeler arasında iş birliğinin artırılması gerektiğini sözlerine ekledi. AA

Baharat ihracatından 72 milyon dolar kazanç

Ege İhracatçı Birliklerinden yapılan açıklamaya göre, Türkiye’nin 2017’de 160 milyon dolarlık baharat ihracatı yaptı, bunun yüzde 75’lik kısmını (120 milyon dolar) Egeli baharat ihracatçıları gerçekleştirdi.

Bu yılın ocak-nisan döneminde ise 150 ülkeye baharat ihraç edildi. Bu dönemde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6’lık artışla 68 milyon dolardan, 72 milyon dolara çıktı.

Baharat ihracatında kekik ilk, defne yaprağı ikinci sırada yer aldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu, dünyanın baharat talebinin arttığını, baharat ihracatının artması için üretimin artması, bunun içinde üretimin desteklenmesi gerektiğini bildirdi.

Avrupa Birliği ile Türkiye’nin gıda standartlarındaki farklılıkların, ihraç edildikten sonra çeşitli nedenlerle geri gelen ürünlerin ülkeye girişinde zorluklarla karşılaşmasına neden olduğuna değinen Tarakçıoğlu, “Türk baharat ihracatçıları olarak siyasi ve ekonomik konjonktürden bağımsız olarak tedarik konusunda son derece dinamik ve kararlı olduğumuzu, bu şekilde yolumuza devam etmek istediğimizi ortaya koyduk.” ifadelerini kullandı.

AA

AB Büyükelçileri Edirne’de

Avrupa Birliği (AB) ülkeleri Büyükelçileri Edirne temasları çerçevesinde Edirne Belediyesini ziyaret ettiler. Belediye Meclis salonunda Büyükelçilerle görüşen Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, AB ile yaptıkları temas ve çalışmaları anlattı, “Brüksel’e gidiyoruz, gidiyoruz ama bir türlü sonuç alamıyoruz” dedi.
Kendisinin CHP’li bir belediye başkanı olduğunu hatırlatan Gürkan, “sosyal demokratlar olarak biz mücadeleden korkmayız. Mücadeleye alışığız. Mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
Büyükelçilere Atatürk’ün Edirne’ye geldiğinde kaldığı, müze haline getirilen odayı da gezdiren Gürkan, Atatürk’ün Edirne’de geçirdiği zamanlar ve kent tarihi hakkında bilgi verdi.

“BAZEN BULGARLAR BURADA, BAZEN BİZ ORADA”

Edirne Belediye Meclisi salonunda sağına, Bulgaristan’da dışişleri bakanlığı da yapmış, şimdi Ankara’da Bulgar Büyükelçisi Nadejda Neynski’yi sağına, AB’nin Türkiye temsilcisi Christian Berger’i ise soluna oturtan Gürkan, Edirne tarihini anlatırken kentte binden fazla tarihi eser bulunduğunu söyledi. “Edirne, Floransa’dan sonra metrekareye en çok eser düşen ikinci şehir” diyen Gürkan, bu nedenle diğer belediye başkanlarının aksine kendisinin bu kültürel mirası koruyabilmek için ‘kenti büyütmekten özellikle kaçındığını’ söyledi.
Kent tarihinden bahsederken de özellikle Bulgaristan’la savaşlarda kentin el değiştirmesine diplomatik bir dille değinen Recep Gürkan, Bazen onlar buraya geldi, bazen biz oralara gittik. Ama sonunda barış içinde yaşamaya başladık” dedi.z

Gıdadan ruja… Bugüne kadar farkına varmadan binlerce böcek yemiş olabilir misiniz?

Kırmızı gıda boyalarının neredeyse tamamı ezilmiş böceklerden üretiliyor.

Kırmız böceği olarak bilinen ve anavatanı Güney Amerika olan böceklerden milyonlarca yetiştiriliyor ve gıda boyalarının üretiminde kullanılıyorlar.

Meyveli yoğurtlardan dondurmalara, meşrubatlardan boyalı kek kremalarına kadar kırmızı renk içeren hemen her işlenmiş gıdada karmin böceklerinin izleri mevcut.

Özellikle Peru’da endüstriyel ölçekte yetiştirilen karmin böceği pek çok ruja da kırmızı rengini veriyor.

Karmin böceğini küresel gıda piyasasının vazgeçilmezlerinden birisi haline getiren şey ise dayanıklılığı.

her-gun-bocek-yediginizin-farkindamisiniz

İnsan sağlığı açısından herhangi bir risk teşkil etmeyen karmin böceğinin ezilmesiyle elde edilen kırmızı renk, ısı değişikliklerine uzun süre dayanabiliyor ve canlı rengini kaybetmiyor.

Karmin böceğinden elde edilen gıda boyasını destekleyenler, bunun doğal bir ürün olduğunu da vurguluyor ve kimyasal gıda boyalarındansa karmin böceği boyasının daha avantajlı olduğunu savunuyor.

Ancak karmin böceğini savunanlar dahi ürünlerin etiketlerinde kırmızı rengin nasıl elde edildiğine dair daha net ifadelerin kullanılması gerektiği görüşünde.

Aldığınız kırmızı renkli gıda ürünlerinde içindekiler bölümünü iyice okuyun. ‘Karmin’ ifadesini görebilirsiniz. Karmin böceği, içindekiler bölümünde bazen de Avrupa Birliği’ndeki kodu olan E120 ile yer alıyor

Karmin böceği ve bu böceğin kullanımı konusunda ‘Mükemmel kırmızı’ adlı bir kitap yazan Amy Butler Greenfield, ürünlerde kırmızı rengin sorumlusunun net biçimde yazılması gerektiğini söylüyor.

Greenfield, “Karmin son derece güvenilir, doğal bir gıda boyası. Ancak karmine alerjisi olan çok sayıda insan da var. Her şeye rağmen sicili temiz bir ürün” diyor.

Peru şu anda dünya karmin üretiminin yüzde 95’ini yapıyor. Ülkenin Karmin çiftliklerinde 32.600 işçi çalışıyor.

Peru geçtiğimiz yıl 647 ton karmin gıda boyası ihraç ederek 46,4 milyon dolarlık gelir sağlamıştı.

5 milimetre boyundaki böcekler kaktüs yapraklarından toplanıyor. Kanatsız dişiler kırmızı gıda boyası üretiminde kullanılıyor.

Böceğin ağırlığının neredeyse dörtte birini karminik asit oluşturuyor. Karminik asit böceği saldırgan böceklerden koruyan bir savunma mekanizması olarak çalışıyor.

Greenfield üretim sürecini şöyle anlatıyor: “Önce böcekler kurutuluyor… Birçok filtreleme sisteminden geçiriliyor ve böcek parçaları ayıklanıyor.”

Bu gıda boyasına böcekten üretildiği için talebin azaldığını düşünebilirsiniz.

Ancak durum aslında tam tersi. Karmin böceklerinin sayısı sınırlı. Perulu çiftçiler böcek sayısını bir noktaya kadar artırabiliyorlar. Bu nedenle de son yıllarda karmin gıda boyasının fiyatı hızla yükseldi.

2013’ten bu yana 1 ton karmin gıda boyasının fiyatı %73 arttı.

Ancak Peta gibi hayvan hakları örgütleri, bu böceklerin endüstriyel ölçekte üretilip gıda sektörüne servis edilmelerine karşı çıkıyor.

Peta, “Sadece 500 gram gıda boyası için yaklaşık 70.000 böceğin öldürülmesi gerekiyor. Vegan hayat tarzını benimsemiş olan tüketiciler, firmalar üzerinde baskı kurarak daha hayvan dostu üretim süreçlerini benimsemelerini sağlıyor” diyor.

Karmin gıda boyasını terk eden şirketlerin başındaysa ABD merkezli küresel kahve devi Starbucks geliyor.

2012’de Starbucks’ın bazı buzlu kahve, kek ve meşrubatlarında karmin gıda boyası kullandığı anlaşılınca şirket domatesten elde edilen likopen adlı gıda boyasını kullanmaya başlayacağı yönünde açıklama gelmişti.

Diğer doğal gıda boyası seçenekleri arasında pancardan ya da böğürtlen benzeri taneli küçük meyvelerden elde edilen boyalar var. Ancak hiçbirisi karmin kadar uzun ömürlü değil.

Örneğin pancardan elde edilen betanin, ışığa ya da sıcağa maruz kaldığında soluyor ve renk kayboluyor. Bu nedenle de bu boya türü genelde sadece raf ömrü kısa olan ürünlerde kullanılıyor.

Greenfield, karminin doğal bir ürün olduğunu ifade ediyor ve binlerce Perulu çiftçinin tek geçim kaynağı olduğunu vurguluyor ve “Büyük kısmı Perulu fakir işçiler olan binlerce kişi karmin böceği sayesinde para kazanabiliyor ve yaşıyor” diyor.

Akdağ: 2023’e kadar AB’ye girmek Türkiye’nin hedefidir

Türkiye Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) diğer tüm adaylardan daha önce girmeyi hak ettiğini” belirterek, bunun gerçekleşmesine “siyasi nedenlerin” engel olduğunu savundu.

Çarşamba günü Welt gazetesinde yayınlanan röportajında Akdağ, “AB’nin genişleme konusunda tamamıyla adaletsiz davrandığını” savundu. Akdağ, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100’üncü yılının kutlanacağı “2023 yılına kadar AB’ye girmek Türkiye’nin net hedefidir” dedi.

Akdağ, Türkiye’nin Afrin’e düzenlediği harekatla ilgili soruya verdiği yanıtta ise “Afrin’i Esad yönetimine geri vermenin hiçbir şekilde sözkonusu olmayacağını” söyledi. Başbakan yardımcısı, Türkiye’nin uzun vadede bölgeye yerleşmek istemediğini dile getirirken, tek hedefin terör örgütleri YPG/PYD/PKK’ya karşı Türkiye’nin güvenliğini korumak olduğunu söyledi.