Hakan Ateş: Turizm Türkiye’nin petrolü gibidir

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından Kundu Oteller Bölgesi’nde düzenlenen, 8. Uluslararası Resort Turizm Kongresi için Antalya’ya gelen DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği sohbet toplantısında, ekonomi gündemi ve bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DenizBank’ın özellikli ve öncelikli sektörleri arasında gemicilik, tarım, eğitim, sağlık, altyapı ve enerji ile birlikte turizmin de bulunduğunu belirten Ateş, “Türkiye’mizin bankacılık sektörünün toplam 17,5 milyar dolar civarındaki turizm kredisinden 3 milyar doların üzerinde bir pazar payı elde etmiş durumdayız ki bu da açık ara Türkiye’de turizmi en fazla finanse eden banka konumuna sokuyor bizi.” diye konuştu.

Ateş, 5 yıldızlı oteller ve birinci sınıf tatil köylerinin yanında pansiyondan hava yolu şirketlerine, tur operatörlerinden işletmecilere ve yatırımcılara kadar, yenileme, yeniden yapma işlemlerine uzanan bir zinciri finanse etmek istediklerini bildirdi. Turizmin bir ekosistem olduğunu ve sistemin, en zayıf halkası kadar güçlü olduğunu ifade eden Ateş, her halkanın güçlü olması için çaba sarf ettiklerini vurguladı.

2015 ve 2016 yıllarındaki sıkıntılı dönemin ardından 2017 yılından itibaren toparlanmaya başlayan turizm sektörünün bu yıl daha da yükseldiğini dile getiren Ateş, “Görünen o ki 2019, 2020 ve 2021’de de bu süreç hızlanarak devam edecek. Turist sayısı 40 milyona yaklaştı, muhtemelen sene sonunda bulur veya biraz geçebilir. Turizm geliri 30 milyar doları aştı. Bu noktada biraz düşündürücü olan konu turist başına gelirlerin 850 dolardan 100-150 dolar daha altına düşmüş olması. Maalesef dünyanın belki de en güzel noktalarını, en iyi servis kalitesini ve de sadece doğa değil, tarihi güzellikler de dahil biraz ucuza satıyor konumundayız. Bu, birçok jeopolitik nedenden veya sektördeki bu işin belki de yeterince şu ana kadar organize edilemeyişinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

DenizBank’ın KKTC turizmini de finanse eden bir banka olduğunu anlatan Ateş, Ercan Havaalanı’nın tek finansörü olan bankanın, Kıbrıs Barış Suyu projesinin de finansörü olduğuna dikkati çekti.

“EKONOMİNİN GENELİNDE GİDEREK BİR İSTİKRARA KAVUŞMA VAR”

Türkiye’nin oldukça hareketli bir yaz geçirdiğini, özellikle ağustos ayı ortasında finansal boyutu çok inişli çıkışlı bir dönemin yaşandığını, şimdi bunun dengelenme sürecinde bulunulduğunu belirten Ateş, şöyle devam etti:

“Ve tabii bunun bazı maliyetleri oluyor ama görünen o ki şu an itibarıyla daha istikrarlı bir döneme doğru gidiliyor. Gerek faizler gerek kur nispeten daha istikrar kazandı. Önümüzdeki dönemde daha da iyileşerek devam edeceğini düşünüyoruz. Tabii bu durum, büyümeden önümüzdeki 1-2 sene içerisinde fedakarlık etmemizi gerektirebilir. Fakat sonrasındaki gelişmeler düşünülürse, eğer buradan doğru bir girişle ve altyapıyla iş kotarılabilirse ondan sonra daha iyi bir büyüme, daha sağlıklı bir büyüme olacağını hepimiz öngörebiliriz. Bu dönemin aşılması kanaatimce biraz da özel sektördeki yapılanma ve onun ne şekilde seyir izleyeceği ve düzenleyicilerin, otoritelerin bu konuda nasıl bir pozisyon alacağına bağlı olacaktır. Sonuçta baktığımızda ekonominin genelinde giderek bir istikrara kavuşma var, belki çok fazla büyümenin olmadığı önümüzdeki birkaç yılın arkasından, doğru adımlarla ve reformlarla, daha sonrasında çok daha sağlıklı bir büyümeye gidiş olacağını öngörüyorum.”

Ateş, kamu, bankacılık ve hane halkı dışında özel sektörün net açık pozisyonu 210 milyar doların üzerinde olması nedeniyle kurdaki dalgalanmadan kısmen etkilendiğini belirterek, bunun giderilmesi için, iç ve dış talebin dengeleneceği bir ekonomik modele gidilmesinin doğru olacağını söyledi.

İç talebin dış taleple dengeli hale gelmesi durumunda Türkiye’nin önünün son derece açık ve parlak olduğunu ifade eden Ateş, “Turizm de Türkiye’nin petrolü gibidir. Her sene 30 milyar dolar ama potansiyel olarak 60-70 milyar dolar gelir getirebilir. 50’den fazla sektöre doğrudan artı değer yazacak bir sektörden bahsediyoruz.” dedi.

TURİZM SEKTÖRÜNE YATIRIMCI İLGİSİ

Turizm sektöründe kriz yıllarının ardından sektörün kullandığı kredilerde bir yapılandırma yapılıp yapılmadığına yönelik soru üzerine DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, turizmde yaşanan sıkıntılı yıllarda borç servisinde bazı sıkıntılar, gecikmeler olduğunu fakat bunu proaktif bir yaklaşımla öngörerek yeniden yapılandırdıklarını bildirdi. Ateş, “Tam rakam söylemeyim ama 1,5 milyar doların üzerinde bir yapılandırma yaptık DenizBank olarak.” açıklamasında bulundu.

Turizmin yukarıya gittiğini ve sektörün dinamik yapısını koruduğunu kaydeden Ateş, sektöre geçen yıl ve bu yıl çok fazla sayıda yatırım da gelmeye başladığını dile getirdi.

Ateş, “Yani sadece bizimle konuşan yatırımcıları biliyorum ama eminim ki bizim bilmediğim de çok sayıda ilgili gruplar var. Kıta Avrupa’sından Uzak Doğu’suna, Amerika’ sına kadar belli yatırımcı grupları. Bu aslında sektörün de orada yaratılan varlığın da değerli olduğunu gösterir. İyi ki sektöre kol kanat germişiz, elimizden gelen desteği vermişiz.” diye konuştu.

BANKALARA STRES TESTİ

Bir gazetecinin, “Dalgalı geçen dönem sonrası bankalara stres testi yapılacağı gündeme geldi, bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Ateş, finans, yatırım dünyasında, yani paranın konu edildiği her yerde güven unsurunun çok önemli olduğunu, yatırımın, şeffaf, hesap verebilir, adil ve sorumluluk alan bir kurumsal yönetimin hakim olduğu yerlere gittiğini dile getirdi.

Bu yıl gelişmekte olan ülkelere 1,1 trilyon dolar civarında yatırım olduğunu, Türkiye’nin yabancı yatırımdan aldığı payın nispi olarak biraz azaldığını ifade eden Ateş, güven ortamını tesis etmenin son derece önemli olduğunu vurguladı. Ateş, “Çünkü nereden bakarsanız bakın finans yani para en akışkan şeydir. Risk gördüğü yerde kalmak istemez ama görünen o ki bu güven ortamının giderek tesis edilebileceği, getirilerin de iyi olabileceği şeyler oluyor. Yani bir ortam, bir iklim oluşmaya başladı. Turizm sektörü için bunu özellikle söyleyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’deki bütün bankaların son derece şeffaf ve hesap verebilir durumda bulunduğunu, Uluslararası Muhasebe Sistemine göre 3 aylık bilançolarda da bunun açıklandığına işaret eden Ateş, problemli kredi oranın yüzde 3,4 olduğunu, varlık yönetim şirketlerinin rakamları konulduğunda bu rakamın yüzde 4,9’a çıktığını, ikinci grup denilen dikkatli izlenmesi gereken kredi grubunda da rakamların yüzde 13-14’e çıktığını ama bunun çok korkutmaması gerektiğini söyledi.

Ateş, “Türkiye bankacılık sistemi son derece sağlam, iyi sermayelendirilmiş, sermaye yeterliği olan ve likiditesini çok iyi korumuş bir sektör. Gerçekten o kadar iyi çerçeve altına alınmış ve düzenlenmiş yani regüle etmiş bir sektör ki bankacılık, her kımıldayışınızda, milim hareketinizde bile dikkatli olmanız ve kurala uygun davranmanız lazım.” dedi.

AA

Yunanistan’da işsiz kalan medya çalışanlarına AB yardımı

İşini kaybeden 550 medya çalışanına 2,3 milyon avro mali destek verilmesi, Avrupa Parlamentosu Bütçe Komitesi’nde onaylandı.  Brüksel’de gerçekleştirilen AP Bütçe Komitesi toplantısında, ülkede çeşitli medya kuruluşlarında görev yaptıktan sonra işsiz kalanlara yardım sağlanması önerisi oylandı.

28 OYLA ONAYLANDI

Bütçe Komitesi, 550 medya çalışanının iş aramalarına yardım etmek amacıyla 2,6 milyon avro kaynak sağlanması yönündeki öneriyi 3’e karşı 28 oyla onayladı.  AB tarafından verilecek iş bulma yardımıyla, medya çalışanlarının bireysel kariyer hizmeti alması, mesleki eğitim programlarına katılması ve ücretli eğitim imkanlarından yararlanması sağlanacak.  Söz konusu iş bulma yardımının sağlanması için önerinin, AP Genel Kurulu ve AB Konseyi tarafından da onaylanması gerekiyor.  Yunanistan’da ekonomik kriz ve dijital dönüşüm nedeniyle 2011-2017 yılları arasında günlük gazete ve dergi satışlarında önemli bir oranda düşüş yaşandı.  Ülkede 2011 yılında 144 milyon gazete ve 60 milyon dergi satılırken, 2017 yılında gazete satışları 57 milyona, dergi satışları ise 23 milyona geriledi. Bu nedenle sektördeki çok sayıda çalışan işini kaybetti.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Son dakika… İngiltere’de Brexit bakanı istifa etti

İngiltere’nin Brexit bakanı Dominic Raab, Başbakan Theresa May’ın Avrupa Birliği’nden ayrılma anlaşmasını protesto için istifa etti.

Raab, Twitter’da yaptığı açıklamada, “Brexit anlaşmasına ilişkin dün yapılan Kabine toplantısının ardından istifa etmek zorundayım” dedi.

Raab, May’ın planının İngiltere’nin bütünlüğünü tehdit ettiğini söyledi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

UEFA Avrupa Ligi: Fenerbahçe-Anderlecht: 2-0

Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi D Grubu dördüncü maçında Belçika temsilcisi Anderlecht’i 2-0 mağlup etti. Bu skorla puanını 7’ye yükselten Sarı Lacivertliler, gruptan çıkmak için önemli bir avantaj elde etti.

İstanbul’daki maçın ilk yarısı golsüz geçti.

İkinci yarıda ise Fenerbahçe’nin ilk golü 71’inci dakikada Fransız kanat oyuncusu Mathieu Valbuena’dan geldi.

Bu golden 3 dakika sonra Valbuena’nın bu kez asistinde İsviçreli golcü Michael Frey, farkı ikiye çıkardı.

Anderlecht, Belçikalı oyuncu Zakaria Bakkali’nin 79’uncu dakikada yaptığı faul sonucunda ikinci sarıdan kırmızı kart görmesiyle maçı 10 kişi tamamladı.

Fenerbahçe ikinci sırada

Bu maçın ardından Fenerbahçe puanını 7’ye yükselterek, 9 puanlı Dinamo Zagreb’in ardından ikinci sıradaki yerini korudu. Spartak Trnava 3 puanla üçüncü; Anderlecht ise 1 puanla dördüncü sırada bulunuyor.

Grubun diğer maçında ise Dinamo Zagreb ile Spartak Trnava, Zagreb’de karşı karşıya gelecek.

D Grubu beşinci maçında, Fenerbahçe 29 Kasım Perşembe günü Dinamo Zagreb’i İstanbul’da konuk edecek. Anderlecht ile Spartak Trnava ise Brüksel’de karşı karşıya gelecek.

Grup maçları, 13 Aralık’ta tamamlanacak. Fenerbahçe, son maçta Spartak Trnava’ya konuk olacak.

Fenerbahçe galip, Beşiktaş ve Akhisar mağlup Fenerbahçe UEFA maçında Dinamo Zagreb’e 4-1 yenildi

Marmaris’te Kasım’da deniz keyfi

Caddelere konumlandırılmış elektronik termometrelerin açık alanda 27 dereceyi gösterdiği ilçede, deniz suyu sıcaklığı ise 19 derece olarak ölçüldü. Sonbaharın son ayı Kasım’da güzel havayı fırsat bilen Marmarisliler ve turistler, soluğu plajlarda, deniz manzaralı yürüyüş yollarında aldı.

turizm-son1

Turistlerin bir kısmı çocuklarıyla gün boyu denizde yüzerek eğlendi. Kimileri ise uzandıkları şezlonglarında kitap okuyarak dinlendi. İngiliz ve Kuzey Avrupa ülkelerinden gelen turistler, şezlonglarında bronzlaşmaya çalıştı.

marmarizHER ŞEYİYLE GÜZEL

Kente tatil yapan İngiliz uyruklu elektronik mühendisi 41 yaşındaki Hanry Globestain, “Marmaris, her şeyiyle güzel bir şehir. Ailemle birlikte bir haftalık tatile geldik. Planladığımız kültür turlarından kalan zamanımızı denizde ve havuzda yüzerek geçiriyoruz” dedi.

resimid_6549916

Tıbbi mümessil 28 yaşındaki Rus Elena Kurukovinikan ise, “Şu an ülkemiz buz kesiyor ama ben cennette yaşıyorum. Güneş ve denizin keyfini doyasıya çıkartıyorum. Marmaris her şeyiyle güzel bir kent” dedi. Meteoroloji yetkilileri sıcak havanın hafta sonuna kadar süreceği bilgisini verdi.

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Hadi’den 29 Ekim sorusu: Türk milletinin tabiat ve adetlerine en uygun yönetim şekli nedir? | Hadi ipucu sorusu 29 Ekim

Hadi bu akşam 20.30’da yarışseverlerle buluşacak. 29 Ekim vesilesiyle ödül tam 70 bin lira olacak. Peki Hadi ipucu “Türk milletinin tabiat ve adetlerine en uygun yönetim şekli nedir?” sorusunun cevabı nedir? Atatürk’ün de belirttiği gibi Türk milletinin tabiat ve adetlerine en uygun yönetim şekli CUMHURİYET’tir.

CUMHURİYET İLE YÖNETİM ŞEKLİ NASILDIR?

Cumhuriyet, hükûmet başkanının, halk tarafından belli bir süre için ve belirli yetkilerle seçildiği yönetim biçimidir. Egemenlik hakkının belli bir kişi veya aileye ait olduğu monarşi ve oligarşi kavramlarının karşıtıdır.

Cumhuriyet kelimesi Arapça kökten 18. yüzyılda Osmanlı Türkçesinde türetilmiş bir isimdir. Arapça cumhur kökü “bir araya toplanma, topluluk oluşturma”, bu kökten türeyen cumhūr ise “cemiyet, toplum, kamu” anlamına gelir. 18. yüzyıl Avrupa’sında monarşi ile yönetilmeyen Hollanda, İsviçre (ve 1789 Devrimi sonrasında Fransa) gibi ülkeleri tanımlayan Latince respublica ile Fransızca république sözcüğünün Türkçe çevirisi olarak benimsenmiştir.

Latince res publica klasik kullanımda “kamusal olan” anlamındadır. Bir topluluğa onların birleştirmek suretiyle halk olma özelliğini kazandıran, kamusal nesne anlamına gelir. Bu hal monarşiye karşı, devlet başkanının halk tarafından seçildiği ve halk iradesince meşrulaştırıldığı devlet şekli anlamında kullanılmıştır. Osmanlı Devletinde cumhuriyet fikri ilk kez 1870’li yıllarda Genç Osmanlılar ve Mithat Paşa tarafından (açıkça savunulmaksızın) tartışılmıştır.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Moody’s İtalya’nın kredi notunu düşürdü

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, İtalya’nın kredi notunu “Baa2”den “Baa3”e düşürdü ve not görünümünü durağana çevirdi.

Kuruluştan yapılan açıklamada, not indirimine gerekçe olarak İtalyan hükümetinin gelecek yıllara yönelik bütçe açığı hedeflerinin Moody’s’in daha önce öngördüğü seviyelerden yüksek olması ile mali ve yapısal reformlara yönelik planların hız kesmesi gösterildi.

Moody’s’in 25 Mayıs’ta başlattığı izleme sürecinin sonunda alınan not indirim kararı, İtalya’nın gelecek üç yıla yönelik bütçe taslağını 15 Ekim’de Avrupa Komisyonu’na sunmasının ardından geldi.

DEĞER KAYBI YAŞANDI

Söz konusu bütçe planlamasına göre, İtalya hükümeti, bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının gelecek yıl, işsizlere sağlanacak vatandaşlık geliri, emeklilik yaşı reform ve banka krizlerinden etkilenenlere yardım sağlanması gibi vaatlerini gerçekleştirmek adına yüzde 2,4’e çıkmasını hedefliyor. Bu rakam, daha önce yüzde 1,6 olarak belirlenmişti.

Bu arada, İtalyan devlet tahvilleri ve hisse senetleri, Avrupa Birliği’nden (AB) bütçe planına gelen eleştirilerin artırması nedeniyle haftanın son işlem gününde sert değer kaybetti.

Kamu borcunun GSYH’sine oranı yüzde 130’u bulan İtalya, AB’de Yunanistan’dan sonra en fazla kamu borcu bulunan ülke özelliğini taşıyor.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Boğaz’da intihar girişimi trafiği

Sabah saatlerinde işyerlerine ulaşabilmek için yollara koyulan İstanbullular bu kez de köprüde intihar girişimi yüzünden oluşan trafiğe takıldı.

Avrupa yakasından Anadolu’ya geçişte 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün korkuluklarına çıkan bir vatandaş trafiğin aksamasına neden oldu. Emniyet güçlerinin şahsı ikna çalışmaları ise yaklaşık 2 saattir devam ediyor.

Anadolu’dan Avrupa’ya geçişlerde de her iki köprüde trafik açısından durum farksız. FSM ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün trafiği Ataşehir’e kadar ulaşmış durumda.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

‘Bazı hastalar ağrı olmadan kalp krizi geçirebilirler’

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Koşuyolu Yüksek İhtisas SUAM Kalp Damar Cerrahisi Kliniği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Bülent Rabuş, yaptığı açıklamada, kalp damarlarının tıkanması sonucunda kişilerin kalp krizi geçirebileceğini, bu nedenle de yetmezlik gelişebileceğini, hatta bazı durumlarda hastanın kaybedildiğini belirtti.

RİSK, ERKEKLERDE DAHA FAZLA

Kalbi besleyen damarların tıkanmasına neden olan faktörler arasında sigara ve diğer tütün ürünlerinin kullanımı, yağlı diyetle beslenmek, şişmanlık ve obezite, hipertansiyon, şeker hastalığı, stresli bir kişiliğe sahip olmak, kolesterol yüksekliği, hareketsizlik ve genetiğin sayılabileceğini ifade eden Rabuş, şu bilgileri verdi:

kalp-krizi-shutter

“Özellikle erkekler daha fazla risk altında olmakla beraber, kadınlarda adet kesilmesi ile risk eşitlenir. Kalp damar hastalığı riski kadınlarda 45, erkeklerde 40 yaşından sonra artar. Bu nedenle bu yaşlardan sonra risk belirlenmesine yönelik düzenli kontroller oldukça önemlidir. Özellikle fiziksel güç ve çaba harcanmasıyla gelen göğüs ağrıları dikkate alınmalıdır. Bunlar kalp damarlarının tıkanmış olduğunun habercisi olabilir. Başta şeker hastalığı bulunan kişiler olmak üzere bazı hastalar ağrı olmadan da kalp krizi geçirebilirler. Bu nedenle özellikle şeker hastalarının kalp ve damar hastalıkları bakımından daha sık kontrole gitmeleri önemlidir. Kalp krizi sırasında ağrı sıklıkla göğüsten başlar, sırt veya kola yayılabilir, hatta bazen çeneye ve dişlere bile yayılabilir. Risk altındaki hastalara gerektiğinde uygulanan efor testi, kan tetkikleri, talyum sintigrafisi, bilgisayarlı tomografi anjiyografisi veya konvansiyonel anjiyografi yöntemleriyle tanı konulabilir.”

Kalp damar hastalıklarının tedavisinde, uygun olan hastalara stent takılabildiğini ya da koroner baypas ameliyatı uygulanabileceğini ifade eden Rabuş, yapılan müdahale sonrası sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılması yönündeki kurullara uyulması gerektiğini anlattı.

Rabuş, bu kurallara uyulmazsa tekrar aynı şikayetlerle karşılaşılmasının ve başa dönülmesinin kaçınılmaz olacağını belirtti.

“ÇOCUKLUKTA GEÇİRİLEN BADEMCİK ENFEKSİYONLARI İYİ TEDAVİ EDİLMELİ”

Kalp kapak hastalıklarına ilişkin bilgi veren Rabuş, şunları kaydetti:

“Çocukluk çağında, özellikle 5-15 yaşlar arasında geçirilebilen bademcik enfeksiyonları uzun yıllar sonrasında romatizmal kalp kapak hastalığına yol açabilir. Ülkemizde en sık gözlenen kalp kapak hastalığı nedeni budur. Bunun yanı sıra kalp kapak hastalıkları doğuştan olabileceği gibi, yaşlanma ile beraber kireçlenme, kalp kapak iltihabı, bazı bağ doku hastalıkları, künt göğüs travması sonrası veya yüksek tansiyon nedeniyle de olabilir. Kalp kapak hastaları çoğu kez iki kat merdiven çıkmakla nefes darlığı yaşarlar, iki yastıkla yatarlar. Ayak ve karında şişlik, kilo kaybı, halsizlik ve yaşam kalitesinin bozulmasından şikayet ederler.”

Prof. Dr. Murat Bülent Rabuş, kalp kapak hastalıklarının tedavisinin, uygun vakalarda kasıktan girilerek darlığın giderilmesi, ameliyatla kalp kapağının onarımı veya değiştirilmesi gibi yöntemlerle gerçekleştirilebileceğini belirterek, kalp kapağı değiştirilirken mekanik veya biyolojik kapakların kullanılabildiğini söyledi.

TÜRKİYE’DE 800 BİNDEN FAZLA KALP YETMEZLİĞİ HASTASI VAR

Önemli kalp hastalıkları arasında yerini alan kalp yetmezliğine ilişkin de bilgi veren Rabuş, şöyle devam etti:

“Kalbin dokulara ihtiyacı olan gerekli miktardaki kanı yollayamaması sonucu gelişen duruma kalp yetmezliği denir. En sık nedeni geçirilmiş kalp krizi sonrası kalbin fonksiyonlarının bozulması veya kalp kapak hastalığına bağlı olarak kalbin büyümesi ve genişlemesidir. Bunların dışında daha az sıklıkla başka sebepler de mevcuttur. Kalbin kasılma gücünün yüzde 20-25’in altında olması ve tıbbi veya cerrahi başka bir seçeneğin bulunmaması halinde kalp nakli veya yapay kalp uygulaması yapılabilir. Ülkemizde 800 binden fazla kalp yetmezliği hastası bulunduğu tahmin edilmekte ve kalp nakli bekleme listesinde 600’ün üstünde hasta bulunduğu bilinmektedir. Ancak yıllık ortalama 60-90 arası kalp nakli yapılabilmektedir. Canlıdan canlıya organ bağışlama sıklığı olarak Avrupa’da ilk sırada gelmemize rağmen, kadavradan organ bağış sıklığı halen oldukça yetersiz kalmaktadır.”

Prof. Dr. Rabuş, teknolojinin ilerlemesiyle yapay kalp olarak da bilinen cihazların geliştirildiğini ifade etti.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Rabuş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Genetik gibi değiştirilemez durumların haricinde birçok kalp ve damar hastalığı risk faktörünü azaltmak mümkündür. Bunun için önerilen girişimler arasında özellikle çocukluk yaşta oluşan bademcik enfeksiyonlarını iyi tedavi etmek, yaşam ortamlarının düzgün olması, sigara ve tütün ürünlerinin bırakılması, alkol kullanılmaması, kilo verilmesi, katı yağdan zengin beslenmeden kaçınılması, sağlıklı beslenme, hareket ve egzersizin yaşantıya katılması, strese neden olan psikososyal yapının iyileştirilmesi gibi sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılması ve düzenli olarak doktor kontrolüne gidilmesi sayılabilir.”

AA

İLGİLİ HABERKanser, kalp krizi, diyabet... Risk ne zaman artıyor?Kanser, kalp krizi, diyabet… Risk ne zaman artıyor? ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

İran petrole karşı mal alacak

İran Petrol Bakanlığı yetkililerinden Muayyid Hüseyni Sadr, ABD’nin İran petrolünü sıfırlama girişimlerinin uluslararası petrol piyasasındaki yüksek talep ve düşük arz nedeniyle mümkün olmayacağını ve yaptırımlar nedeniyle petrolün mal takasıyla satılacağını açıkladı.

İran devlet televizyonuna konuşan İran Petrol Bakanı Bijen Namdar Zengene’nin danışmanı Sadr, “Petrol pazarındaki yüksek talep ve düşük arz dengesi düşünüldüğünde ABD’nin yaptırımlarının İran petrol ihracatını kısa vadede sıfırlaması mümkün değil.” dedi.

ABD’nin tek taraflı yaptırımlarının BM Güvenlik Konseyi kararı olmadığını hatırlatan Sadr, birçok uluslararası şirketin yaptırımları tanımadığını ve uluslararası petrol ticaretini tek bir ülkenin engelleyemeyeceğini belirtti.

“YAPTIRIMLARIN NASIL AŞILACAĞI KONUSUNDA TECRÜBELİYİZ”

Petrol üreticisi ülkelerin üretimlerini artırması halinde dahi İran petrolünün pazardaki yerinin doldurulamayacağını savunan Sadr, şunları söyledi:

“Amerikalılar yaptırımlar konusunda nasıl tecrübe sahibiyse biz de yaptırımların nasıl aşılacağı konusunda tecrübeliyiz. Petrol yaptırımlarıyla başa çıkmanın yollarından biri, bu konuda iyi bir geçmişe sahip ülkelerle mal karşılığı ticaret yapmaktır.”

ABD’nin ikinci yaptırım paketinin devreye gireceği 5 Kasım’dan itibaren İran Ulusal Petrol Şirketi, İran Petrol Ticaret Şirketi ve Ulusal Tanker Şirketi’ne uluslararası kısıtlamalar getirilecek ve ekonomisi büyük ölçüde petrole dayalı İran’dan petrol ve ürünlerinin satışına yaptırımlar uygulanacak.

PETROL İHRACATI YÜZDE 28 AZALDI

ABD yönetiminin İran’ın petrol ticaretini hedef alan ikinci aşama yaptırımlarının devreye girmesine iki aydan az zaman kalırken Tahran’ın petrol ihracatı nisandan bu yana yüzde 28 azaldı.

Yaptırımlar nedeniyle İran’ın petrol ihracatında kaybedeceği payı Avrupa’da Rusya, Asya’da ise Suudi Arabistan’ın alacağı öngörülüyor.

İran’ın Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) Temsilcisi Hüseyin Kazımpur Erdebili, cumartesi yaptığı açıklamada, Rusya ve Suudi Arabistan’ın petrol piyasasını dengeleme bahanesiyle İran’ın pazar payını almaya çalışmakla suçlamıştı.

AA