Para isteyen oğlunu vurdu

Tekirdağ’ın  Çorlu ilçesinde, Metin S. (57), para isteyen oğlu Murat S.’yi (32) tabanca ile bacağından vurarak, yaraladı.

Olay, bugün öğle saatlerinde Silahtarağa Mahallesi Ziya Uşaklıgil Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, Metin S.’den, işsiz olan oğlu Murat S. para istedi. Bu nedenle baba oğul arasında evlerinin kapısı önünde tartışma çıktı. Tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesi üzerine baba, evden tabancısını alıp, oğlunu sağ bacağından vurdu. Mahalle sakinlerinin haber vermesi üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralanan Murat S. ambulansla Çorlu Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak, tedavi altına alındı. Baba Metin S. ise polis tarafından gözaltına alındı.

 

Damadını sokak ortasında öldürdü

Beyoğlu’nda, Sebahattin Y., kızını dövdüğü için sokak ortasında kavga ettiği damadı Ayhan Temel’i bıçaklayarak öldürdü. Kavga sırasında araya giren Zeynep Temel de hafif şekilde yaralandı.

Olay, Piyalepaşa Mahallesi Candan Sokak’ta saat 21.15 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Zeynep Temel, babasını telefonla arayarak, eşi Ayhan Temel’in kendisini sopayla dövdüğünü söyledi. Bunun üzerine baba Sebahattin Y., aynı mahallede oturan kızının yanına gitmek için evden çıktı.

Kayınpederinin evlerine gelmek için yola çıktığını öğrenen Ayhan Temel, evden aldığı bir bıçak ve sopayla sokağa çıkarak beklemeye başladı. Bir süre sonra sokak ortasında karşılaşan damat ile kayınpeder tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesiyle birlikte Sebahattin Y. ile damadı arasında kavga çıktı. Yaşanan boğuşma sırasında kayınpeder, damadı Ayhan Temel’i boğazından bıçakladı.

YERE YIĞILDI

Kanlar içinde yere yığılan Temel’in ilk yardımına sokak sakinleri yetişti. Gürültüyü duyarak dışarı çıkan bazı vatandaşlar, Ayhan Temel’in boğazına tampon yaptı. Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen sağlık görevlilerince ambulansla hastaneye götürülmek istenen Temel, yolda hayatını kaybetti.

Eşinin ardından sokağa çıkan Zeynep Temel de, kavgayı engellemeye çalışırken ellerinden hafif şekilde yaralandı. Zeynep Temel, ambulansla kaldırıldığı hastanede tedavi altına alındı.

 
Vatandaşların haber vermesinin ardından olay yerine gelen polis, Sebahattin Y.’yi gözaltına aldı. Cinayette kullanılan bıçağa el koyan polis, cinayetin işlendiği yerde yapılan incelemede bir bıçak daha buldu.

Tek odalı evde yaşam mücadelesi

Kars Çayı üzerinde 2011 yılında yapımına başlanan baraj sebebiyle yaklaşık 400 haneli Boğazköy’de yaşayanlar evlerini alt yapısı devam eden yeni köy yerine ya da il merkezine nakletti. İmkansızlıklar sebebiyle köyde kalan 20 aileden biri de 2 engelli çocuğu bulunan Çamak çifti. Baba Tugay Çamak’ın işsiz olduğu aile, devletin engelli çocuklar için verdiği aylık 400 TL maaşla geçinmeye çalışıyor.

Boşaltılan köyün elektrikleri de kesildi. Foto: DHA

Boşaltılan köyün elektriği kesildi

Kendilerine ait olmayan derme çatma, bir odası yıkık evin tek odasında yaşayan aile, bir de kış ortasında elektriksiz kaldı. Aras EDAŞ’ın barajın su tutmaya başlamasıyla büyük bölümü terkedilen köyün elektriklerini kesmesiyle karanlıkta kalan aile ne yapacağını şaşırdı. Yoğun kış şartlarının hüküm sürdüğü bölgede gece yaban hayvanlarının da görünmesi aileyi iyice korkutuyor.

Çamak ailesinin Servis parasını ödeyemedikleri için Çamak ailesinin çocukları rehabilitasyona gidemiyor. Foto DHA

150 TL’lik servis parasını veremediler

11 yaşındaki Kadir’i 150 TL’lik servis ücreti sebebiyle rehabilitasyon merkezine gönderemeyen Çamak ailesi, sağlık durumu biraz daha iyi olan 8 yaşındaki Arda’yı ise komşu köydeki İncesu İlkokulu’na gönderiyor. “Soğukta kuş yuvadan çıkmaz” diyen anne Şenay Çamak, “Ben nereye gideyim. Çadırda yaşanılır mı? Mevsim boyu böyle yaşadık. 2 yıldır bu evdeyiz. Elektrikler yok gece çocuklar kalkıp ağlıyorlar.

İşsiz olan babanın tek isteği ailesini geçindireceği bir iş. Foto: DHA

Komşular dolap verdi ama içini dolduramadım

Ev istiyorum, iş istiyorum, çalışmak istiyorum. Eşime de iş bulsunlar ben de çalışayım ve bu zorlu hayattan kurtulayım. Karlar eridiğinde suyun içinde kalıyoruz. Cumhurbaşkanı’mıza sesleniyorum. Bir göz odada mum ışığında yaşıyoruz. Komşularım dolap verdi ama içini dolduramıyorum. Geceleri çok korkuyoruz. Maddi durumumuz yok ki üst baş giyinelim. Köylülerimiz tezek vermişler onları yakıyoruz. Köyümüz baraj sular altında kalacağı için boşaltıldı. Bizim gidecek yerimiz olmadığı için kaldık. Devletimiz bize sahip çıksın” diye konuştu.

Yıkık dökük evde yaşayan ailenin durumu içler acısı. Foto: DHA

KARS, (DHA)

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Küçük Nizamettin ‘Mavi Balina’ kurbanı çıktı

Hatay’ın Defne ilçesi Yeşilkent Mahallesi’nde 12 yaşındaki Nizamettin Sürmeli’nin babası Kemal Sürmeli, oğlunun oynadığı ‘Mavi Balina’ oyununun etkisinde kalarak intihar ettiğini söyledi.

Sosyal medya hesabından da açıklama yapan Sürmeli, oğlunun eceliyle ölmediğini ve ailelerin manevi açıdan da çocuklarıyla ilgilenmesi gerektiğini belirtti. Oğlunu hiçbir zaman unutmayacağını ifade eden Baba Sürmeli, “Canımın içi, oğlum, paşam, seni son nefesime kadar unutmayacağım. Her zaman kalbimde olacaksın. Benim oğlum gitti, başka oğullarımız gitmesin lütfen herkes kendini biraz silksin ve ailesini çoluk çocuğuna bir baksın. Sadece maddiyat yetmez çocuklarımıza maneviyat ile yaklaşalım benim oğlum eceliyle ölmedi kendini 5. kattan aşağı attı bunun ne demek olduğunu bilen ailesiyle çocuklarıyla bir ilgilensin hiç kimse başıma gelmez demesin çünkü bu yeryüzünde en son başına böyle bir şey gelecek kişi kendim sanıyordum. Paşam canım oğlum seni çok seviyorum ve daima kalbimizde yaşayacaksın” ifadelerini kullandı.

resim1_7046453

Kemal Sürmeli, oğlunun intihar etmeden önce bıraktığı notta, “Sizleri çok seviyorum” yazdığını belirtti.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Şampiyon dansçı Cem Demir toprağa verildi

Adana’da kaldığı evin balkonundan düşerek ölen salsa şampiyonu dansçı Cem Demir, Bodrum’da toprağa verildi.

Şampiyon gencin babası Asım Demir, oğlunun hayat dolu biri olduğunu belirterek, intihar ettiğine inanmadığını söyledi. Acılı baba oğlunun nişanlı olduğunu belirterek, ”Yakında da evlenecekti. Düğün yerini bile tutmuştuk, her şey hazırdı. 20 Aralık’ta da askere gidecekti” dedi.

Türkiye Salsa Şampiyonası’nı 4 kez kazanan ve ABD’deki Dünya Latin Dansları Şampiyonası’nda yarıştığı salsa kategorisinde üçüncü olan Bodrumlu 25 yaşındaki Cem Demir, bir etkinlik için gittiği Adana’da kaldığı evin balkonundan düşüp hayatını kaybetti.

DÜĞÜNÜNE 7 AY KALA ÖLDÜ

Nişanlı olan gencin düğün hazırlıklarının başladığı, 2019 Temmuz ayında dünya evine gireceği öğrenildi. İstanbul’da evlilik hazırlığı içerisinde olan Demir’in bedelli askerlik için gün beklediği, evlenmek için düğün salonundan evine kadar tüm düzenini hazırladığı da öğrenildi.

Demir’in Adana’dan alınan cenazesi dün Bodrum’a getirildi. Şampiyon genç için bugün Belediye Meydanı’ndaki Adliye Camisi’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene, gencin babası Kaptan Asım Demir, ailesi, yakınları ve çok sayıda sevenleri katıldı. baba Asım Demir’in oğluna son bakışı ise yürekleri dağladı.

”TEMMUZ’DA DÜĞÜNÜNÜ YAPACAKTIK” 

Gözyaşlarının sel olduğu cenaze töreninde baba Demir, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Demir, oğlunun intihar ettiğine inanmadığını ifade ederek, “Şu anda acımızı yaşıyoruz. Şüphe var mıdır, yok mudur, yorum yapmak istiyorum. Gereken incelemeler, tetkikler zaten yapıldı. Bazı şeyler yazıldı, çizildi ama ben oğlumu tanıyorum. Bunlar bizim ağzımızdan söylenen şeyler değil. Bunalımda olduğu gibi şeyler yazıldı ama öyle bir şey yok. Adana’ya gideceği gün ben uyandırdım. Hiçbir sıkıntısı yoktu. Derdi olan bir çocuk değildi. Temmuz’da düğününü yapacaktık. O Adana’ya gitmeden önce düğün yerini tuttum, sözleşmesini yaptım. Psikolojik sorun yaşayacak bir durumu yoktu. Artı, nişanlısı Melisa yanındaydı. Melisa’yı o halde bırakıp öyle bir şey yapacak çocuk değildi. Buraya gelen arkadaşlarının hepsine sorun, bir tanesi bile oradan kendini atacağını söylemez” dedi.

”20 ARALIK’TA ASKERE GİDECEKTİ”

Cem Demir’in olay öncesi arkadaşlarına “Baba parasıyla geçinmek gururuma dokunuyor” dediği iddiasının hatırlatıldığı Asım Demir, “Ben bile bu yaşta bazen babamdan para alıyorum. Öyle bir şey yok. Askerlik parasını yatırdık. 20 Aralık’ta askere gidecekti. Düğün işleri halledildi. Evlenecek olan bir insan böyle bir şey yapar mı? Ben yazılan çizilen şeylere aldırış etmiyorum, önemli olan benim düşündüğüm” ifadelerini kullandı.

”MELEK GİBİ BİR İNSANDI” 

Cem Demir’in 12 yaşından bu yana dans hocalığını yapan Aytunç Bentürk ise, Cem’in sevgi dolu biri olduğunu belirterek, “Sevgi dolu, melek gibi bir insandı. Kimseye bir zararı olmazdı. Öyle bunalımı falan da yoktu. Ne paraya, ne pula ihtiyacı vardı. Dünyanın en iyi insanıydı. Herkes severdi” şeklinde konuştu.

Şampiyon gencin arkadaşları da cenaze namazına akın etti. Yakın arkadaşlarından Cansın Özbaşaran, “İnsanlara karşı en iyi davranan oydu. Kimseye kötülüğü dokunmazdı. Babası Asım ağabeyi çok severdi. Annesini kaybettikten sonra çok üzüldü ama beraber halı saha, basket maçları yapardık. Zaten bir dans hayatı vardı” dedi.

Öğle namazını müteakiben kılınan cenaze namazının ardından Cem Demir’in Türk bayrağına sarılı tabutu yüzlerce kişinin omuzları üzerinde cenaze aracına alındı. Şampiyon genç, Karaburgaz Mezarlığına yaz başında vefat eden annesinin yanına defnedildi.

Teyzesinin 5. kattan attığı yeğeni hayata tutundu

5 Kasım’da Selim Özer Mahallesi Şehit Polis Cevdet Ocak Caddesi’nde akşam saatlerinde zihinsel engelli olduğu tespit edilen S.E. (20), 1,5 yaşındaki yeğeni Zümra Işık’ı 5. katın balkonundan aşağı atmıştı. Beton zemine düşmesi sonucu ağır yaralanan küçük Zümra, Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Servisinde 10 gündür tedavi görüyordu.

Yapılan tedaviler sonrasında hayata tutunmayı başaran küçük Zümra, evine sağlıklı bir şekilde dönerek ailesini sevince boğdu. Şimdi ise kardeşleriyle birlikte evinde oyun oynuyor. Zihinsel engelli teyzesi S.E.’nin ise İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavisi devam ediyor.

Yaşanan olayın inanılmaz bir durum olduğunu kaydeden baba Murat Işık, “Allah’ıma binlerce şükür, bizim için inanılmaz bir durum. Çünkü 5. kattan düşüp de 2 hafta içerinde toparlanması inanılmaz. Çünkü kolay değil. 5. kattan düşmesi dile kolay. Çok şükür bana, annesine, ananesine, dedesine, büyük babasına, babaannesine, dayısına, teyzesine evlat acısı yaşatmadı. Kardeşlerine, ağabeyine, ablasına kardeş hasreti yaşatmadı ve kardeş acısı yaşatmadı. İlgilerinden dolayı Ankara Dışkapı Hastanesindeki doktorlara teşekkür ediyorum. Hepsinden Allah razı olsun. Kırıkkale TIP Fakültesine de çok teşekkür ederiz. 112 Acil Servis Müdürü Muhammed Ali Tekinay’a da çok teşekkür ediyorum. Sağ olsun, Allah razı olsun. Ambulansımızı, her şeyimizi ayarladı. Allah hiç kimseye evlat acısı yaşatmasın” dedi.

1 buçuk yaşındaki Zümra teyzesi tarafından otourdukları binanın balkonundan aşağı atıldı. Foto: DHA

1 buçuk yaşındaki Zümra teyzesi tarafından otourdukları binanın balkonundan aşağı atıldı. Foto: DHA

1,5 yaşındaki kızı Zümra Işık’ın sağlık durumunun iyi olduğunu belirten baba Işık, “Şu anda sağlık sorunu kalmadı. Sadece kalçada kırık, akciğer, karaciğer ve dalakta yırtılmalar var. Onlar da takip ediliyor. 10 günde bir kontrolü var Ankara’da. Bu hafta Cuma günü Ankara’ya kontrole götüreceğiz tekrardan. İnşallah, Allah’ın izniyle düzelmeye başlıyor kızım. 9 gün tedavisi sürdü, 10. gün hastaneden taburcu oldu. Çok şükür kızımız yanımızda. Özellikle annelere ve babalara tavsiyem çocuklarına çok iyi baksınlar ” şeklinde konuştu.
Çocuğun teyzesinin İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğünü ifade eden Işık, “Teyzesi şu anda İstanbul’da tedavisi yapılıyor. İnşallah kurban olduğum Allah’ın izniyle teyzesi de gelecek. Çünkü bilerek yapmadığını biliyoruz. Adımız gibi eminiz. Çünkü Zümra’yı biz nasıl seviyorsak, o bizden daha çok severdi. İnşallah bir an önce o da sağlıklı şekilde dönecek” diye konuştu. Zümra’nın anneannesi Saadet Eldemir ise “Ben şu an sadece çok mutluyum. Evimize döndüğü için önce yüce Rabbime, sonra da bütün doktorlara çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
KIRIKKALE (İHA)

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Adana’da feci olay! Geriye bu fotoğrafı kaldı

Olay, saat 19.00 sıralarında merkez Çukurova ilçesi Yurt Mahallesi’ndeki bir apartmanda meydana geldi. Apartmanın 8’inci katında evlerinden henüz bilinmeyen bir nedenle düşen Hasan Efe Ege, ağır yaralandı. Durumu fark eden baba Hasan ve anne Makbule Ege, 112 Acil Servis’i arayarak yardım istedi. Olay yerine sevk edilen ambulans ile Seyhan Devlet Hastanesi’ne kaldırılan çocuk, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

FOTOĞRAFLAR:DHA

FOTOĞRAFLAR:DHA

Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

‘Her 5 nakilden sadece 1’i kadavradan’

Yaşamın kıyısında, soluk bir gaz lambası ışığı misali… Kendilerini yeniden hayata döndürecek telefonu bekliyorlar çaresizce… Kimi anne, kimi baba, kimi eş, kimi kardeş, kimi çocuk… Organ nakli listesinde 25 bini aşkın kayıtlı hasta var. Tek umutları organ bağışı! Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Bölüm Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, canlı vericiden nakilde dünya şampiyonu olan Türkiye’nin kadavradan organ naklinde ise son sıralarda yer aldığını belirtirken, buna karşın son yıllarda olumlu düzenlemeler yapılmasının umut verdiğini söylüyor. Prof. Dr. İbrahim Berber, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de son yıllarda Sağlık Bakanlığı’nın desteği ile yapılan toplam organ nakil sayılarında hızlı bir artış görülüyor. Yıllık organ nakli sayısı yaklaşık 4 bin 900’e ulaştı. Ancak bu nakillerin yaklaşık yüzde 80’i canlı vericiden yapılıyor. Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Bölüm Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, yapılan her 5 nakilden sadece 1’inin kadavradan, 4’ünün canlı vericiden olduğunu belirterek “Türkiye dünyada canlı vericili böbrek ve karaciğer nakil oranları açısından birinci sırada bulunmaktadır. Fakat kadavradan yapılan nakil oranlarında maalesef son sıralarda yer almaktadır. Organ bağışının bu kadar düşük olmasının tek bir nedeni olabilir, o da bu konunun halkımıza tam olarak anlatılamamasıdır. 2017 yılında toplam yapılan 4 bin 908 naklin ancak bin 172’si kadavradan yapılabilmiştir. Kadavradan organ bağışında yıllık ihtiyacın çok altında kalıyoruz. Bu nedenle her yıl 6-7 bin kişi organ nakli beklerken yaşamlarını kaybediyor.” diyor.

organ-nakli

DEVLET DESTEK VERİYOR

Organ bağışının önemini anlatarak, toplumda farkındalık yaratmak amacıyla ülkemizde her yıl 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası’nda etkinlikler gerçekleştiriliyor. Organ nakline devletin çok ciddi destek verdiğini belirten Prof. Dr. İbrahim Berber, ülkemizde son yıllarda bu konuda olumlu yasal ve organizasyonel düzenlemeler yapıldığını söylüyor. Prof. Dr. İbrahim Berber şöyle diyor: “Organ nakline devlet çok ciddi destek vermektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tüm nakil ameliyatlarını sigorta kapsamına alması sayesinde isteyen herkes istediği devlet hastanesi ya da özel hastaneye giderek hiçbir ek ücret ödemeden organ nakli yaptırabilmektedir. Yapılan yasal düzenleme ile böbrek nakli olan insanların malulen emeklilik haklarını korumaları diğer önemli bir gelişmedir. Ulusal bekleme listesinin oluşturulması ve koordinatörlük sisteminin etkinleştirilmesi diğer önemli gelişmelerdir.”

ORGAN NAKLİNDE TIP ÇOK İLERLEDİ

Organ naklinde tıbbi yönden de son yıllarda bir takım önemli gelişmeler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İbrahim Berber “İmmunsüpresif ilaçlardaki gelişmeler sayesinde nakil yapılan organlar artık daha uzun süre sorunsuz çalışmaktadır. Diğer bir gelişme ise cerrahi tekniklerdeki gelişmelerdir. Artık ameliyatlarımızın birçoğunu kapalı (laparoskopik) yöntemle yani vücutta kesi olmadan 3-4 ufak delik aracılığıyla yapabiliyoruz. Bu sayede böbrek vericileri eskiye oranla çok daha az travmatik ameliyatlarla böbrek verebilmektedir. Hatta uygun kadın vericilerde böbrek doğum yolundan çıkartılarak vericilerin ameliyat sonrası dönemi daha rahat geçirmesi sağlanmaktadır. Böbrek doğum yolundan çıkarıldığında vericinin vücudunda böbreği çıkartmak için kesi yapılmasına gerek kalmamaktadır. Bu sayede ameliyat sonrası ağrı daha az olmakta, kesi yeri problemleri (enfeksiyon, fıtık) ortadan kalkmakta ve vücudunda kesi izi olmadığı için kozmetik yönden de daha iyi sonuçlar elde edilmektedir” diyor.

TÜRKİYE CANLI BÖBREK NAKLİNDE BİR NUMARA

Ülkemizde böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak nakil yapılan organlar. Nakil yapılan dokular ise; kemik, kemik iliği, deri, kornea ve kalp kapağı. Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nefroloji Sorumlusu Prof. Dr. Ülkem Çakır, nakledilecek organın canlıdan veya hastanede yoğun bakım ortamında tıbben yaşamı sona ermiş (beyin ölümü gerçekleşmiş) kişilerden alındığını belirterek “Canlıdan alınabilecek organlar iki böbrekten bir tanesi ve karaciğerin yarısıdır. Kadavradan ise nakil yapılabilen tüm organ ve dokular alınabilir” diyor. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en çok nakli yapılan organların başında böbrek ve karaciğer geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ülkem Çakır Türkiye’de 2017 yılında gerçekleştirilen 4 bin 908 organ naklinin 3 bin 342’sinin böbrek, bin 446’sının karaciğer nakli olduğunu, 120’sinin de diğer organ nakillerinden (kalp, akciğer, pankreas, ince bağırsak) oluştuğunu belirtti.

İLGİLİ HABERHasta çok, bağış az... Organ naklinde 'varsayılmış rıza' önerisiHasta çok, bağış az… Organ naklinde 'varsayılmış rıza' önerisi ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Doğurduğu bebeği 5’inci kattan atan anne hakim karşısında

Olay, geçen yıl Çorum’un Çöplü Mahallesi’nde meydana geldi. Ailesiyle birlikte yaşayan Münevver Melike B., 5’inci kattaki evlerinin banyosunda doğum yaptı. Münevver Melike B., bebeği poşete koyup banyonun penceresinden apartman boşluğuna attı. Bir süre sonra rahatsızlanan Münevver Melike B., durumu fark eden ailesi tarafından çağrılan ambulansla Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Kanaması olduğu belirlenen Münevver Melike B.’nin hareketlerinden şüphelenen doktorlar, doğum yaptığını söylemesi üzerine durum hastane polisine bildirildi. Münevver Melike B., polise birkaç saat önce evinin banyosunda doğum yaptığını ve kız bebeğini poşetleyip banyo penceresinden boşluğa attığını söyledi.

CESET BANYO BOŞLUĞUNDA BULUNDU

Şüphelinin ifadesinin ardından polis tarafından yapılan araştırmada, apartmanın banyo penceresinin baktığı boşlukta bebek cesedi bulundu. Bebek, olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı çalışmadan sonra atıldığı yerden alındı. Yaklaşık 8 aylık ve 2 kilogram ağırlığında olduğu belirlenen bebeğin, doğumdan önce mi yoksa sonra mı öldüğünün belirlenmesi için cenaze Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilen Münevver Melike B. ise çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanıp, cezaevine gönderildi.

YARGILANMASINA BAŞLANDI

Sanık Münevver Melike B.’nin, 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘kasten öldürme’ suçundan yargılanmasına başlandı. Duruşmada, tutuklu sanık Münevver Melike B. ile avukatı hazır bulundu. Mahkemede ifade veren Münevver Melike B., “Bebeğimin yaşadığını bilseydim zaten atmazdım. Hamileliğimi herkesten gizledim, hamileliğim boyunca hep bol elbiseler giydim, doktora da hiç gitmedim” dedi.

İLGİLİ HABERCani anne-babaya hapis cezasıCani anne-babaya hapis cezası

“HİÇ NEFES ALMIYORDU”

Doğum sonrasında bebeğinin hiç nefes almadığı ileri süren sanık Münevver Melike B., “Akşam saatleriydi. Babam il dışında çalıştığı için evde değildi. Bir ablam ve bir de annem evdeydi. Biraz onların yanında oturdum ve daha sonra da sancılarım başladığı için tuvalete gittim. Sonra birden doğum gerçekleşti ve çocuk yere düştü. Kordonunu kopardım, soğuk suyla temizledim, elimi ağzına götürdüm ve hiç yaşam belirtisi yoktu. Yarım saat başında bekledim. Belki nefes alır diye, hiç nefes almıyordu. Annem tuvaletten çıkmam için seslendi. Ben annemin bana bir poşet vermesini istedim. Poşeti ne yapacağımı sordu. Ben de ‘Tuvaletin çöpünü atacağım’ diye söyledim. Sonra poşete koyup attım. Atmadan çocuğu poşetle dışarı çıkarabilir miydim, bilmiyorum. Sonra bayılmışım ve ambulansla beni hastaneye götürdüler” diye konuştu.

Duruşmada, mahkeme başkanının araya girip “Peki hiç mi sırtına vurmak aklına gelmedi?” sorusu üzerine tutuklu sanık “Hiç aklıma gelmedi. Onu o anda hiç düşünemedim” yanıtını verdi.

Mahkeme heyeti, Münevver Melike B.’nin kardeşi M.B. ile anneleri B.B.’yi tanık olarak dinlendi. Tanık ifadeleri sırasında Münevver Melike B., mahkeme salonunun dışına çıkarıldı.

ANNE: DOĞURDUĞUNU HASTANEDE ÖĞRENDİK

Sanığın annesi B.B., mahkemedeki ifadesinde, “Kızımın erkek arkadaşı olan E.S.M.’ye kızımın peşini bırakmasını sürekli olarak söylerdim. Kızım onunla bir daha hiç konuşmadığını söylerdi. Ben de inanmıştım. İşte bunlar başımıza geldi. O gün ise kızım karnının ağrıdığını ve ishal olduğunu söyledi. Tuvalete girdi. Uzun süre de çıkmadı. Ben seslendiğimde ‘birazdan çıkacağım’ gibi sözler söyledi. Sonra benden poşet istedi. Poşeti ne yapacağını sorduğumda da tuvaletin çöpünü boşaltacağını söylemişti. Sonra birden dışarı çıktı ve bayıldı. Çocuk doğurduğunu hastanede öğrendik” dedi.

Sanığın kardeşi M.B. ise kardeşiyle aynı odada kalmalarına rağmen hamile olduğunu hiç anlamadığını belirtti. Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi. DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Öz kızını uyuşturucu kuryesi yapmış

Samsun’da öz babasının kendisine zorla uyuşturucu sattırdığını iddia eden 14 yaşındaki B.Ü. devletten yardım istiyor. Küçüklüğünden bu yana babasının uyuşturucu madde paketleyerek kendisine zorla sattırdığını iddia eden B.Ü., satışın yanı sıra bu maddeleri kendisine de zorla içirdiğini de öne sürdü. Babasının kendisine zorla alkol ve uyuşturucu kullandırdıktan sonra taciz ettiğini de iddia eden kız çocuğu, evden kaçarak teyzesine sığındı. Korktuğu için annesine bir şey anlatmayan ve tüm yaşadıklarını teyzesiyle paylaşan küçük kız, daha sonra savcılığa giderek babasından şikayetçi oldu.

“Beni çocuklarımla tehdit etti”

Olayla ilgili konuşan B.Ü.’nün annesi G.Ç., “Kızım kaçıp teyzesinin yanına sığınmış. Bana korkudan anlatamamış. Ben zaten şüphelenmiştim. Kızımı ben dikkatli olması konusunda uyarıyordum. 2 yıl oldu ben o şahıstan boşandım. Ancak sürekli evimize girerek bizi rahatsız ediyordu. Ben yokken de eve gelip gidiyordu. Benim çocuklarımın yaşadıklarını başkaları yaşamasın istiyorum. Sadece devletten yardım istiyorum. Biz zaten konuyla ilgili savcılığa da ifade vererek şikayetçi olduk. Ben 20 sene o kişiyle mücadele ettim. Şiddet gördüm. Ben defalarca ayrılmak istedim ancak sürekli çocuklarımla beni tehdit etti. Çok üzgünüm. Keşke çocuğum bu kadar acı yaşamadan önce her şeyin farkına varabilseydik. Zaten o şahıs uyuşturucu da kullanıyor. Sürekli cezaevine girip çıktı. Uyuşturucu kullanıp satmaktan da cezaevine girdi. Şu anda da birçok mahkemesi var. Ben böyle kişilerin içimizde barınmasını istemiyorum. Bize sahip çıkılmasını istiyorum” dedi.

“Sürekli o bir şeyler paketleyerek bana ‘bunları oraya buraya götür’ diyordu”

Babasının kendisine uyuşturucu sattırdığını ve tacizde bulunduğunu iddia eden B.Ü. ise “Beni bir gün araba kullandırma bahanesiyle dışarı çıkardı. Arabada bana mavi bir hap vererek bunu bana içirdi. Ben bunu içtiğimde direk midem bulandı ve hiç bir şey hatırlamamaya başladım. Sürekli o bir şeyler paketleyerek bana ‘bunları oraya buraya götür’ diyordu. Ben de ne olduğunu bilmeden götürüyordum. Ben son zamanlarda anlamaya başladım uyuşturucu madde olduğunu. Daha sonra bana uyuşturucu madde kullandırarak bana 5 kere tacizde bulundu. Benim psikolojim çok bozuldu. Ben daha sonra evden kaçarak teyzeme sığındım. Durumu ona anlattım. Korktuğum için kimseye derdimi anlatamamıştım. Teyzemin sayesinde gidip şikayetçi oldum. Onun yüzünden çocukluğumu yaşayamadım. Benim yaşıtlarım parklarda oynarken ben onun zoruyla bilmediğim kişilere uyuşturucu getirip götürdüm. Şimdi ise devlete sığındım ve devletten yardım istiyorum. Şikayetçi olduk ancak şuan hala dışarıda geziyor. Ben onun yüzünden sokağa çıkmaya korkuyorum. Bize lütfen yardım etsinler” diye konuştu.