Bebeğini kurtardı, kendisi öldü ! Acılı anne o anları anlattı

Bahçelievler’de eşiyle ve çocuğuyla yolda yürürken kayan aracın altında kalan ve yaptığı bir hamleyle bebeğinin hayatını kurtaran kahraman babanın eşi konuştu. Bebeğini kurtarırken kendisi can veren baba Orhan Yenice, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

Eşinin gözleri önünde can verdiğini söyleyen Anne Esin Yenice, yaşadığı o korkunç anları anlattı. Esin Yenice, Annemlerden eve geliyorduk. Eşimle beraber yürürken kolundan çıktığımı hatırlıyorum. Daha sonra döndüğümde eşimin duvarda sıkıştığını gördüm. O an için müdahale ettim sıkışan eşime, elimde incinme oldu. Olay anından sonra ambulans geldi. Rabbim o anları kimseye yaşatmasın. Çok zor ve kötü bir andı. Aklımdan çıkmıyor, her saniyesi aklımda. Ambulans gelince kaldırıldı ama yapılacak bir şey kalmadığı söylendi. Ben o gün bu gündür Orhansız yaşıyorum. Önce Orhan’ı yerde gördüm sonra Melih Berat’ın arabasının sıkıştığını gördüm. Hemen Melih Berat’a baktım bir şeyi yoktu. Oradakilere verdim çocuğumu. Hiçbir kelime açıklamıyor acımızı. Bundan sonraki dualarıma hep Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın diyorum. Her geçen gün daha kötüleşiyor. zaman ilaç olmuyor” diye konuştu.

“Önce bebek arabasının ön tekerleklerini ezmiş”
Olay anını anlatan Orhan Yenice’nin ağabeyi Selahattin Yenice, “Dört metre mesafeden geliyor araç. Önce çocuk arabasına vuruyor. Çocuk arabasını itiyor. Çocuğun arabasını kardeşim sürüyor. Çocuğa vurunca frene basmadan devam ediyor. Çocuğu itiyor o ara kardeşim. Önce bebek arabasının ön tekerleklerini ezmiş. Annesi ayaklarını yukarı toplamış. Ayakları açık olsaydı onunda ayakları kopardı. Çocuğu itiyor. Kendini duvar dibine çekiyor. Araba eziyor sonra sıkışıyor. Birkaç kez gidip geliyor araç. Kafan darbe alıyor sonra. Sıkışınca da araç geri çekememiş arabayı. Gelinimiz uyarmış ama ne yapayım kaza oldu demiş. Daha öncede burada çok kazaya karışmış” dedi.

Dehşet saçan saldırgana ‘müebbet artı 50 yıl civarı’ hapis

İstanbul Bahçelievler’de 13 Nisan 2017’de Eray Aygün (21) motosiklet ile seyir halindeyken çevreye rast gelene ateş ederek 6 kişinin yaralanmasına neden oldu. Çevredekilerin engel olmak için müdahale etmeye çalışması üzerine olay yerinden kaçan Aygün 28 gün sonra yakalandı. Yaralananlar arasında bulunan Tural Asadov ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Eray Aygün hakkında yapılan soruşturma neticesinde ”Kasten yaralama” ,”Ruhsatsız silah bulundurma” ve ”Kasten öldürmeye teşebbüs” suçlarından bir kez müebbet ve 66 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

“SON SÖZÜM YOKTUR”

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına Balıkesir Kapalı Cezaevinde bulunan tutuklu sanık Eray Aygün SEGBİS sistemiyle bağlandı. Duruşmada savcı sanık Eray Aygün’ün bir kişinin ölümüne, 5 kişiyi ise öldürmeye teşebbüs ettiği göz önünde bulundurularak cezalandırılmasını istedi. Aygün’ün avukatı Begüm Kocamaz, “Müvekkilimin olayı gerçekleştirdiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatine ve tahliyesine karar verilmesini talep ediyorum” dedi. Mahkeme heyeti kararını açıklamadan önce sanık Aygün’e son sözünü sordu. Sanık Eray Aygün, “Son sözüm yoktur.” ifadesinde bulundu.

“BAŞKANIM ŞİMDİ KAÇ YIL ALDIM?”

Mahkeme Heyeti, Eray Aygün hakkında Tural Asadov’u kasten öldürdüğü gerekçesiyle müebbet hapis cezası, 3 kişiyi de kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 15’er yıl, Hızır Hamzaoğlu’nu silahla kasten yaralama suçundan 5 yıl 7 ay 15 gün,
Murat Koç’u kasten yaralama suçundan 3 yıl 9 ay hapis, ruhsatsız silah kullanma bulundurma suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Duruşma salonunda kararın açıklanmasının ardından ilginç bir diyalog gerçekleşti. Sanık Aygün söz olarak “Başkanım şimdi ben toplam kaç yıl aldım” dedi. Mahkeme Başkanı üye hakimin cezaları hesaplaması üzerine sanığa “Müebbet artı 50 yıl civarı” cevabını verdi. Sanık Aygün cevap üzerine “Tamam sağ olun kolay gelsin” dedi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Ankara’da 30 saatlik su kesintisi! Sular ne zaman gelecek?

Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ASKİ) tarafından yürütülen Kızılay-Akay Kavşağı içme suyu ve yağmur suyu hattı yenileme çalışmaları nedeniyle Çankaya’da 18 mahallede su kesintisi yapılacağı bildirildi. Ankara’da su kesintisi 12 Eylül Çarşamba günü saat 06:00’dan itibaren başlayacak. Haberimizden hangi ilçede saat kaçta suların geleceğini öğrenebilirsiniz.

Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada, Kızılay-Akay Kavşağı’ndaki yağmur suyu ile içme suyu borularının yenileme çalışmalarının devam ettiği belirtildi.

Bu kapsamda, 12 Eylül Çarşamba günü saat 06.00’dan 13 Eylül Perşembe günü saat 12.00’ye kadar Bahçelievler, Emek ve Maltepe mahallelerinin bir kısmı, Nasuh Akar Mahallesi, Yücetepe Mahallesi, Devlet Mahallesi, Namık Kemal Mahallesi, Kültür Mahallesi, Kocatepe Mahallesi, Beştepeler Mahallesi, Meşrutiyet Mahallesi, Şenyuva Mahallesi, Seyran Mahallesi ile Kızılırmak, Kızılay, Tınaztepe, Topraklıkve Mimar Sinan mahallelerinin bir kısmında su kesintisi uygulanacağı kaydedildi.

Eşini öldürme iddiasıyla yargılanan ‘Babanın’ velayeti kaldırıldı

Kenan Demirdağ ve Alime Demirdağ 29 Temmuz 2017’de aralarında geçen bir tartışmanın sonunda Alime Demirdağ eşi tarafından yaralanınca çocuklarını Balıkesire’e ailesinin yanına gönderdi. Çocuklarının gönderdikten sonra ailesine yanına Balıkesir’e giden anne Alime Demirdağ , kurban bayramında yeniden İstanbul’a geri geldi. Kenan ve Alime Demirdağ evlerine dönünce yeniden aralarında çıkan kavganın alevlenmesiyle Kenan Demirdağ ‘ın ekmek bıçağıyla yaraladı. Olay yerinde Alime Demirdağ hayatını kaybetti. Eşini yaraladıktan sonra Adliyeye gelerek teslim olan Demirdağ ‘ Eşi kasten öldürmek’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanmasına devam ediliyor.

‘BABALIK SORUMLULUKLARI YERİNE GETİRMEDİ…’

Alime Demirdağ’ın kız kardeşi Nuray Gündüz Bakırköy Aile Mahkemesi’ne ‘ vasiyetin kaldırılması ve vasi tayini’ için başvuruda bulundu. Teyze Gündüz mahkemeye sunduğu dilekçesinde , 10 yaşındaki yiğeninin annesi öldürdürüldüğünden beri kendisinde kaldığını söyleyerek , yiğeniyle ilgili resmi işlemlerde babasının tutuklu olması nedeniyle sorunlar yaşadıklarını kaydetti. Dilekçede ,evlilik devam ederkende hem maddi hemde babalık sorumluluklarını yerine getirmediğinin altı çizdildi.

VELAYETİN KALDIRILMASINA KARAR VERİLDİ

Bakırköy 8. Aile Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tanık olarak 10 yaşındaki küçük F.D.’nin psikiyatrist Aktif Taşdemir , yoğun kaygı taşıyan ve kabuslar gören küçük kızın annesinin babası tarafından öldürülmüş olması yüzünden sorunlar yaşadığını gözlemlediğini belirterek,” Teyzesi çocuğa son derece şevkatli , onun kendi kararlarını alması için onu teşvik eden biri, çocukta babasının ailesi ile kesinlikle görüşme istemiyordu. Kendisinin alıkonulmasından veya götürülmesinden kaygılanıyordu. Seanslarımın devmamın da çocuğu psikoloğa yönlendirdim” dedi. Bakırköy 8. Aile Mahkemesi , çocuğun velayatinin kaldırılmasına karar verdi.

Öz oğlunu vahşice öldüren babanın cezası belli oldu

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına tutuklu sanık Nezir Türkoğlu ile taraf avukatları katıldı.

Cumhuriyet Savcısı esas hakkındaki görüşünü açıkladı. Mütaalada “Taraflar 12 yıl önce evlendi ve bir yıl sonra oğulları Yiğitcan dünyaya geldi. İlerleyen aşamada taraflar arasında boşanma davası devam ederken mahkeme babayla çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına izin verdi. Cinayettin bir buçuk ay önce 14 Eylül 2017 günü Nezir Türkoğlu oğlunu Bahçelievler’deki ablasının evine götürdü ve anneannesi Selime Deniz’i arayarak, “Yiğitcan’ı bir daha göremeyeceksin” dedi. Korkan Yiğitcan ağlamaya başlayınca babası Nezir Türkoğlu oğluna tokat attı. Ablası Melike Türkoğlu’na da ‘Araba ile gidip Yiğitcan ile kendimi köprüden atacağım’ dedi.  Babası daha sonra oğlunu alarak Fatih’teki eve gitti. Doğalgazı açtı, pençeleri kapattı. Gazın tahliyesine engel olmak amacıyla kapı altı aralığı ile pencere camındaki havalandırma menfezini örttü. Gazdan etkilenen Yiğitcan’a bazı sözler söyleterek kayda aldı. Sonra whatsapptan dayısına, “Dayı biz gidiyoruz dayı’, ‘Ben çocuğumla öleceğim, biz sabaha çıkmayacağız’ diye mesaj attı. Olaydan birkaç saat sonra polis olay yerine geldi ve içeride doğalgaz vanasını kapattı. Anne Neriman Türkoğlu eşini ikna etmeye çalıştı. Ardından polisler kapıyı kırarak içeriye girdi. Bu olaydan bir buçuk ay sonra da Nezir Türkoğlu daha önce öldürmeye teşebbüs ettiği oğlu Yiğitcan’ı 16 yerinden bıçaklayarak öldürdü” ifadelerine yer verildi.

“ACIM İÇİMDE, HER ŞEYE RAZIYIM”

Mütaalaya karşı son sözleri sorulan sanık Nezir Türkoğlu “Herşeye razıyım. Diyecek birşeyim yok. Acım içimde” diye konuştu.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE 35 YIL 9 AY HAPİS

Kararını açıklayan mahkeme, sanık baba Nezir Türkoğlu’nun 14 Eylül 2017 tarihinde oğluna tokat atma suçundan 9 ay, 15 Eylül 2017 günü oğlunu evde doğalgazla zehirlemeye çalışmak suçundan 20 yıl,
aynı gün zehirlemeden önce eşi ve oğlunu alıkoyma suçundan 15 yıl olmak üzere toplamda 35 yıl 9 ay hapisle cezalandırılmasına karar verdi.
Cezada indirime gitmeyen mahkeme, 5 Kasım 2017 günü öz oğlu Yiğitcan’ı öldürmek suçundan ise baba Nezir Türkoğlu’nu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

İstanbul’da Kuran kursunda cinsel istismar! Annesi ortaya çıkardı

Bahçelievler’de bulunan yatılı Kuran kursunda geçtiğimiz yıl meydana gerçekleşen taciz skandalı hafızlık için yatılı olarak kalan 11 yaşındaki E.D.G.’nin tatil için evine dönmesiyle ortaya çıktı.

Bakırköy Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianamede olay şöyle aktarıldı;”Kur’an kursunda hizmetli olarak görev yapan 55 yaşındaki İlhan İ.’nin  E.D.G.’nin kursta kaldığı süre içinde yalnız olduğunda birden fazla giysileri üzerindeyken eliyle cinsel organını tuttuğu, öptüğü ve cinsel içerikli resimler gösterip, cep telefonuna arzularını ortaya koyacak şekilde  mesaj çektiğinin tespit  edildiği” kaydedildi. Savcı, sanık İlhan İ. İçin ‘cinsel istismar’ suçundan 22 buçuk yıl hapis istemiyle dava açtı.

SANIK: BABA EVLADINA HAİNLİK DÜŞÜNMEZ!

Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen sanık İlhan İ., “O çocuklar benim çocuklarım gibidir. Ben onları o şekilde seviyordum, hizmetlerini  yapıyordum.
Baba evladına o şekilde hainlik düşünmez. Bilek güreşi tuttuk ben de bilerek yenildim o da sevindi.  Çocuğa  dokunmamda güreşirken ve şakalaşırken oldu. Bu durumu taciz olarak nitelendirdiler. Mesajlar da ergenlikle ilgili sorular soruyordu, bende sorduklarını cevaplıyordum herhangi bir art niyetim yoktu.” dedi. Sanık İlhan İ., mağdur E.D.G.’den ve ailesinden özür dileyerek, böyle bir olayın başına geldiği için çok pişman olduğunu söyledi.

“HAFIZLIĞIN YANAR…”

Cinsel istismara uğrayan E.D.G. ilk 6 ay herhangi bir sorun yaşamadığını ancak taciz olayının Kuran kursunda sonrasında hizmetli olarak çalışan İlhan İ.’nin nöbetçi olduğu gün onu yanına çağırmasıyla başladığını anlattı.

Talihsiz çocuk “Herkes namaz kılmak için mescide indi. Ben nöbetçi olduğum için yerimde kaldım. Yan oda da olan İlhan İ. beni yanına çağırdı, bir şey söyleyeceğim dedi. Yanına gittiğimde kıyafetlerimin üzerinden cinsel organımı tuttu. Kendisini uyardım, kameralar bunu görürse seni atarlar benimde hafızlığım yanar dedim.  Bıraktı beni , sonrasında  kek gibi şeyler alarak 5 lira para verdi.” diye konuştu.

İlhan İ.’nin yalnız yakaladığında istismar etmeye devam ettiğini söyleyen E.D.G. , şahsın kendisini ‘Sakın bu yaptıklarımı kimseye söyleme’ diye de sürekli uyardığını anlattı.

E.D.G. “Beni, ‘hafızlığın yanar’ diye korkutuyordu ve kursta ne zaman yalnız görse cinsel tacizleri devam ediyordu. Kurs tatil olunca mesaj ile beni dışarıya çağırmaya başladı. Mesajlarda ‘Canımın içi seni çok özledim’ gibi şeyler yazıp adresimi istiyordu. Annem gördü. Kötü niyetli biri olduğunu anladı.” dedi. Küçük çocuk, İlhan İ. ‘nin fotoğraf makinesinde kendisinin ve başkalarının cinsel organlarını resimlerinin olduğunu söyledi.

TACİZİ ANNESİ ORTAYA ÇIKARDI!

E.D.G.’nin annesi ise duruşmada yaşananları şöyle aktardı, “Oğlum henüz 11 yaşındadır. Bahçelievler’de yatılı kuran kursuna yazdırdım. Eve hafta sonları geliyordu. Tatil için eve geldiğinde telefona mesajlar gelmeye başladı. Oğlumun sınıf arkadaşı İlhan olduğunu söyledi. Tanımadığım için onunla dışarıda gezmesine izin vermedim. Israrla görüşmek için mesajlar atınca huzursuz oldum ve oğluma İlhan’ın kim olduğunu sordum. Çekinerek anlatmaya başladı yaşadıklarını ben de İlhan’la oğlum adına mesajlaşmaya başladım. Oğlumun dediklerini teyit eden mesajlar gelmeye başladı. Oğlum cinsel istismara uğramıştır.” diyerek şikayetçi olduğunu yeniledi.

8 YIL 4 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI

Bakırköy 4.Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında,  sanık İlhan İ. ’15 yaşından küçük çocuğa cinsel istismar’ suçunu birden fazla işlediği için 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılarak tutukluluk halinin devamına karar verildi.