Hakan Ateş: Turizm Türkiye’nin petrolü gibidir

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından Kundu Oteller Bölgesi’nde düzenlenen, 8. Uluslararası Resort Turizm Kongresi için Antalya’ya gelen DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği sohbet toplantısında, ekonomi gündemi ve bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DenizBank’ın özellikli ve öncelikli sektörleri arasında gemicilik, tarım, eğitim, sağlık, altyapı ve enerji ile birlikte turizmin de bulunduğunu belirten Ateş, “Türkiye’mizin bankacılık sektörünün toplam 17,5 milyar dolar civarındaki turizm kredisinden 3 milyar doların üzerinde bir pazar payı elde etmiş durumdayız ki bu da açık ara Türkiye’de turizmi en fazla finanse eden banka konumuna sokuyor bizi.” diye konuştu.

Ateş, 5 yıldızlı oteller ve birinci sınıf tatil köylerinin yanında pansiyondan hava yolu şirketlerine, tur operatörlerinden işletmecilere ve yatırımcılara kadar, yenileme, yeniden yapma işlemlerine uzanan bir zinciri finanse etmek istediklerini bildirdi. Turizmin bir ekosistem olduğunu ve sistemin, en zayıf halkası kadar güçlü olduğunu ifade eden Ateş, her halkanın güçlü olması için çaba sarf ettiklerini vurguladı.

2015 ve 2016 yıllarındaki sıkıntılı dönemin ardından 2017 yılından itibaren toparlanmaya başlayan turizm sektörünün bu yıl daha da yükseldiğini dile getiren Ateş, “Görünen o ki 2019, 2020 ve 2021’de de bu süreç hızlanarak devam edecek. Turist sayısı 40 milyona yaklaştı, muhtemelen sene sonunda bulur veya biraz geçebilir. Turizm geliri 30 milyar doları aştı. Bu noktada biraz düşündürücü olan konu turist başına gelirlerin 850 dolardan 100-150 dolar daha altına düşmüş olması. Maalesef dünyanın belki de en güzel noktalarını, en iyi servis kalitesini ve de sadece doğa değil, tarihi güzellikler de dahil biraz ucuza satıyor konumundayız. Bu, birçok jeopolitik nedenden veya sektördeki bu işin belki de yeterince şu ana kadar organize edilemeyişinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

DenizBank’ın KKTC turizmini de finanse eden bir banka olduğunu anlatan Ateş, Ercan Havaalanı’nın tek finansörü olan bankanın, Kıbrıs Barış Suyu projesinin de finansörü olduğuna dikkati çekti.

“EKONOMİNİN GENELİNDE GİDEREK BİR İSTİKRARA KAVUŞMA VAR”

Türkiye’nin oldukça hareketli bir yaz geçirdiğini, özellikle ağustos ayı ortasında finansal boyutu çok inişli çıkışlı bir dönemin yaşandığını, şimdi bunun dengelenme sürecinde bulunulduğunu belirten Ateş, şöyle devam etti:

“Ve tabii bunun bazı maliyetleri oluyor ama görünen o ki şu an itibarıyla daha istikrarlı bir döneme doğru gidiliyor. Gerek faizler gerek kur nispeten daha istikrar kazandı. Önümüzdeki dönemde daha da iyileşerek devam edeceğini düşünüyoruz. Tabii bu durum, büyümeden önümüzdeki 1-2 sene içerisinde fedakarlık etmemizi gerektirebilir. Fakat sonrasındaki gelişmeler düşünülürse, eğer buradan doğru bir girişle ve altyapıyla iş kotarılabilirse ondan sonra daha iyi bir büyüme, daha sağlıklı bir büyüme olacağını hepimiz öngörebiliriz. Bu dönemin aşılması kanaatimce biraz da özel sektördeki yapılanma ve onun ne şekilde seyir izleyeceği ve düzenleyicilerin, otoritelerin bu konuda nasıl bir pozisyon alacağına bağlı olacaktır. Sonuçta baktığımızda ekonominin genelinde giderek bir istikrara kavuşma var, belki çok fazla büyümenin olmadığı önümüzdeki birkaç yılın arkasından, doğru adımlarla ve reformlarla, daha sonrasında çok daha sağlıklı bir büyümeye gidiş olacağını öngörüyorum.”

Ateş, kamu, bankacılık ve hane halkı dışında özel sektörün net açık pozisyonu 210 milyar doların üzerinde olması nedeniyle kurdaki dalgalanmadan kısmen etkilendiğini belirterek, bunun giderilmesi için, iç ve dış talebin dengeleneceği bir ekonomik modele gidilmesinin doğru olacağını söyledi.

İç talebin dış taleple dengeli hale gelmesi durumunda Türkiye’nin önünün son derece açık ve parlak olduğunu ifade eden Ateş, “Turizm de Türkiye’nin petrolü gibidir. Her sene 30 milyar dolar ama potansiyel olarak 60-70 milyar dolar gelir getirebilir. 50’den fazla sektöre doğrudan artı değer yazacak bir sektörden bahsediyoruz.” dedi.

TURİZM SEKTÖRÜNE YATIRIMCI İLGİSİ

Turizm sektöründe kriz yıllarının ardından sektörün kullandığı kredilerde bir yapılandırma yapılıp yapılmadığına yönelik soru üzerine DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, turizmde yaşanan sıkıntılı yıllarda borç servisinde bazı sıkıntılar, gecikmeler olduğunu fakat bunu proaktif bir yaklaşımla öngörerek yeniden yapılandırdıklarını bildirdi. Ateş, “Tam rakam söylemeyim ama 1,5 milyar doların üzerinde bir yapılandırma yaptık DenizBank olarak.” açıklamasında bulundu.

Turizmin yukarıya gittiğini ve sektörün dinamik yapısını koruduğunu kaydeden Ateş, sektöre geçen yıl ve bu yıl çok fazla sayıda yatırım da gelmeye başladığını dile getirdi.

Ateş, “Yani sadece bizimle konuşan yatırımcıları biliyorum ama eminim ki bizim bilmediğim de çok sayıda ilgili gruplar var. Kıta Avrupa’sından Uzak Doğu’suna, Amerika’ sına kadar belli yatırımcı grupları. Bu aslında sektörün de orada yaratılan varlığın da değerli olduğunu gösterir. İyi ki sektöre kol kanat germişiz, elimizden gelen desteği vermişiz.” diye konuştu.

BANKALARA STRES TESTİ

Bir gazetecinin, “Dalgalı geçen dönem sonrası bankalara stres testi yapılacağı gündeme geldi, bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Ateş, finans, yatırım dünyasında, yani paranın konu edildiği her yerde güven unsurunun çok önemli olduğunu, yatırımın, şeffaf, hesap verebilir, adil ve sorumluluk alan bir kurumsal yönetimin hakim olduğu yerlere gittiğini dile getirdi.

Bu yıl gelişmekte olan ülkelere 1,1 trilyon dolar civarında yatırım olduğunu, Türkiye’nin yabancı yatırımdan aldığı payın nispi olarak biraz azaldığını ifade eden Ateş, güven ortamını tesis etmenin son derece önemli olduğunu vurguladı. Ateş, “Çünkü nereden bakarsanız bakın finans yani para en akışkan şeydir. Risk gördüğü yerde kalmak istemez ama görünen o ki bu güven ortamının giderek tesis edilebileceği, getirilerin de iyi olabileceği şeyler oluyor. Yani bir ortam, bir iklim oluşmaya başladı. Turizm sektörü için bunu özellikle söyleyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’deki bütün bankaların son derece şeffaf ve hesap verebilir durumda bulunduğunu, Uluslararası Muhasebe Sistemine göre 3 aylık bilançolarda da bunun açıklandığına işaret eden Ateş, problemli kredi oranın yüzde 3,4 olduğunu, varlık yönetim şirketlerinin rakamları konulduğunda bu rakamın yüzde 4,9’a çıktığını, ikinci grup denilen dikkatli izlenmesi gereken kredi grubunda da rakamların yüzde 13-14’e çıktığını ama bunun çok korkutmaması gerektiğini söyledi.

Ateş, “Türkiye bankacılık sistemi son derece sağlam, iyi sermayelendirilmiş, sermaye yeterliği olan ve likiditesini çok iyi korumuş bir sektör. Gerçekten o kadar iyi çerçeve altına alınmış ve düzenlenmiş yani regüle etmiş bir sektör ki bankacılık, her kımıldayışınızda, milim hareketinizde bile dikkatli olmanız ve kurala uygun davranmanız lazım.” dedi.

AA

İşçilerin hesabına yanlışlıkla 30 bin euro ek ödeme yatırıldı!

BBC’nin yerel basına dayandırdığı haberine göre, Thy-Marcinelle’de çalışan işçilerin hesaplarına ek ödeme olarak 100 euro yerine 30 bin euro geçildi.

Hafta sonuna hoş bir sürprizle başlayan işçilerden bazıları durumdan şüphelenirken, bazıları ise talih kuşu olarak gördükleri parayla borçlarını ödedi, birkaçı da kumar oynadı. Thy-Marcinelle’de çalışan 230 işçiden kaçına yüklü ek ödeme yapıldığı bilinmiyor. Şirket, yatırılan parayı geri istiyor.

Çelik fabrikasında işçilerin aylık kazançlarının ortalama bin 600 euro olduğu ifade ediliyor.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Kadıköy’de hareketli dakikalar! Polis bacağından vurdu

Olay Perşembe güne Kadıköy’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre V.S. isimli kişi polise başvurarak, kendisini telefonla arayan kişilerin hesaplarının FETÖ/PDY’nin eline geçtiğini söyleyip, kontrol maksatlı evinde bulunan altın para ve benzeri kıymetli eşyalarını kendilerinin göndereceği sivil polise vermesi gerektiğini söylediklerini, ardından evine gelen kişiye evde bulunan yaklaşık 60 bin Lira değerindeki para ve ziynet eşyalarını verdiğini anlattı. Kendisini arayan kişilerin daha sonra yeniden aradıklarını söyleyen V.S, banka hesabında bulunan 35 bin avrosunu çekip kendilerine vermesi gerektiğini söylediklerini anlattı. Bunun üzerine yapılan çalışmalar kapsamında bankaya giriş ve çıkışında V.S’yi takip ettiği ve erketecilik yaptığı belirlenen F.Ö. (34) gözaltına alındı. Polis diğer şüphelilerin yakalanması ve müştekilerin korunması amacıyla evde ve evin çevresinde güvenlik önlemi aldı.

İLGİLİ HABERPolis okula giren köpeği vurdu!Polis okula giren köpeği vurdu!

ŞÜPHELİ BACAĞINDAN VURULDU

Bir süre sonra eve gelip paraları almak isteyen R.A.G. (23)  hareketlerinden tedirgin olduğu V.S. ve müştekilere saldırıda bulundu. İçeride bulunan polisler olaya müdahale etti. Yaşanan arbede sonucu R.A.G. isimli şüpheli,  evin içinde bulunan polis tarafından sol bacağından tabanca ile vurularak, yakalandı.

Polisin olayla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor. DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

TBB Başkanı Aydın: Para piyasalarında oynaklık azaldı

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

* Bankacılık sektörü olarak dış kaynak girişinin sürmesi için olup-bitenin banka bilançolarına etkisi üzerine yatırımcılarla ve yurtdışı piyasalarla görüşmeye devam ediyoruz

* Kredilerin çevrilmesi için sürekli müşterilerle iletişim içindeyiz; tüm çabamızla kredi kanallarını açık tutmaya gayret gösteriyoruz

* Disiplini elden bırakmadan dengeleri sağlam kurmak gerekiyor, bir yandan döviz gelirlerimizi bir yandan da tasarrufları artırmamız gerekiyor

* Para piyasalarında oynaklık azaldı, faiz oranlarında aşağı yönlü seyir var… Bankaların yurtdışı borçlanmalarını çevirme oranları önemli ölçüde başarılı oldu

* Kişisel veya sektörel sorunlarımızı ülke sorunu haline getirmemeliyiz; talep ve önerilerde rasyonel olmalıyız

REUTERS

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Moody’s İtalya’nın kredi notunu düşürdü

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s, İtalya’nın kredi notunu “Baa2”den “Baa3”e düşürdü ve not görünümünü durağana çevirdi.

Kuruluştan yapılan açıklamada, not indirimine gerekçe olarak İtalyan hükümetinin gelecek yıllara yönelik bütçe açığı hedeflerinin Moody’s’in daha önce öngördüğü seviyelerden yüksek olması ile mali ve yapısal reformlara yönelik planların hız kesmesi gösterildi.

Moody’s’in 25 Mayıs’ta başlattığı izleme sürecinin sonunda alınan not indirim kararı, İtalya’nın gelecek üç yıla yönelik bütçe taslağını 15 Ekim’de Avrupa Komisyonu’na sunmasının ardından geldi.

DEĞER KAYBI YAŞANDI

Söz konusu bütçe planlamasına göre, İtalya hükümeti, bütçe açığının gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) oranının gelecek yıl, işsizlere sağlanacak vatandaşlık geliri, emeklilik yaşı reform ve banka krizlerinden etkilenenlere yardım sağlanması gibi vaatlerini gerçekleştirmek adına yüzde 2,4’e çıkmasını hedefliyor. Bu rakam, daha önce yüzde 1,6 olarak belirlenmişti.

Bu arada, İtalyan devlet tahvilleri ve hisse senetleri, Avrupa Birliği’nden (AB) bütçe planına gelen eleştirilerin artırması nedeniyle haftanın son işlem gününde sert değer kaybetti.

Kamu borcunun GSYH’sine oranı yüzde 130’u bulan İtalya, AB’de Yunanistan’dan sonra en fazla kamu borcu bulunan ülke özelliğini taşıyor.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Türkiye’nin dış borcu ne kadar?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından ağustos dönemine ilişkin kısa vadeli dış borç istatistikleri açıklandı.

Buna göre, kısa vadeli dış borç stoku, ağustosta 2017 sonuna kıyasla yüzde 3,6 azalarak 114,3 milyar dolara geriledi. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 7,4 azalışla 62,3 milyar dolar, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku da yüzde 0,4 düşüşle 50,6 milyar dolar oldu.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, ağustosta 2017 sonuna göre yüzde 14,7 azalarak 15 milyar dolara geriledi. Aynı dönemde banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 3,1 düşüşle 19,0 milyar dolara inerken, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 6,4 artışla 18 milyar dolara çıktı.

Yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları, haziranda geçen yılın sonuna göre yüzde 21,9 azalarak 10,3 milyar dolara düştü. Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları da yüzde 0,6’lık artışla 40,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

ÖZEL SEKTÖRÜN KISA VADELİ DIŞ BORCU 90,3 MİLYAR DOLAR

Borçlu bazında incelendiğinde, büyük çoğunluğu kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu ağustosta geçen yılın sonuna göre yüzde 1,8 artarak 22,5 milyar dolara ulaştı. Özel sektörün kısa vadeli dış borcu ise yüzde 5,8 azalarak 90,3 milyar dolara geriledi.

Aynı dönemde alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yüzde 11,1 azalarak 46,2 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara borçlar yüzde 0,8 yükselerek 65,9 milyar dolar oldu.

Geçen yılın sonunda 111 milyon dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, yüzde 31,5 artarak ağustosta 146 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 2,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Ağustos sonu itibarıyla kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonuna bakıldığında, yüzde 52,6’sının dolar, yüzde 33,2’sinin avro, yüzde 11,5’inin TL ve yüzde 2,7’sinin diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.

Bu dönemde, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 175,2 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu stokun 18,2 milyar dolarlık kısmı Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluştu.

Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 18,1, Merkez Bankası’nın yüzde 0,9 ve özel sektörün yüzde 81 paya sahip olduğu görüldü.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

McKinsey Türkiye’ye neden davet edildi, anlaşma nasıl rafa kalktı?

Dr. Mahfi Eğilmez’in BBC Türkçe’de yazdığı yazıya göre; Enflasyonun yüksek çıkması gündemi değiştirince danışmanlık konusu biraz gerilere düştü. Ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın McKinsey’den danışmanlık alınmayacağı açıklaması bir kez daha bu kuruluşu gündemin başköşesine çekti. Son aylarda sendikasyon kredilerini yenilemekte zorlanan bankalara bu sendikasyonları yapacak olan yabancı banka ve finans kuruluşlarının, Türkiye’nin IMF ile bir program içine girmesini önerdikleri biliniyor.

KOLAY BİR YOL DEĞİL

Anlaşılan o ki yabancı banka ve finans kuruluşları bizden giden bilgilere ve verilere güvenmiyor, tarafsız bir görüşe ihtiyaç duyuyor ve IMF’yi bu bilgi ve veriler için bir çeşit gözetim mercii olarak işin başında görmek istiyor. Ne var ki bu söylendiği kadar kolay bir yol değil. Kolay olmamasının iki nedeni var. İlk olarak hükümet böyle bir öneriyi kabul etmiyor. Hükümetin bunu kabul etmemesinin altında geçmişte yapılan açıklamalar yatıyor. Hükümet yetkilileri, yıllarca, IMF ile düzenlemeden çıkılmasını ekonomi yönetimindeki başarının bir kanıtı olarak anlattılar. IMF’den çıkılması bir yana, IMF’ye borç verme aşamasına gelindiğini ifade ettiler.

ABD’NİN BÖYLE BİR HAKKI YOK

Yeniden IMF’ye başvurulması bu başarının bitmiş olduğu imajını yaratabileceği için bu yola gidilmesi bu aşamada pek mümkün görünmüyor. İkinci olarak da IMF ile bir düzenleme içine girilmesi artık sadece bizim isteğimize bağlı bir seçenek değil. Çünkü ABD yönetimi, geçtiğimiz ay, Kongreden geçirdiği bir yasa ile IMF gibi uluslararası kuruluşların Türkiye’ye mali destek vermesini yasakladı. Aslında ABD’nin böyle bir hakkı yok. Bu yasal düzenleme sadece ABD’nin IMF İcra Direktörleri Kurulunda oy kullanacak olan temsilcisini bağlar. IMF’de bir ülkeye destek verilip verilmemesini kararlaştıran icra direktörleri kurulunda ABD’nin oyu 24 oydan biridir. O nedenle ABD’nin tek başına Türkiye’yi engelleme imkânı bulunmuyor.

deeeee

Dr. Mahfi Eğilmez

Buna karşılık ABD’nin Türkiye’ye destek verilmesine karşı çıkması diğer bazı icra direktörlerinin de muhalif kalmasına ve Türkiye’nin IMF ile bir düzenlemeye girmesinin engellenmesine yol açabilir. ABD, yüzde 16,5 pay ile IMF’de en yüksek kotaya sahip ülke konumunda bulunduğu için 2019’da tamamlanacak kota artışını onaylamaması IMF’yi madden güç duruma düşürebilir. Diğer icra direktörleri ister istemez ABD’li icra direktörünün etkisinde kalabilir. Bu iki nedenle IMF ile bir işbirliğine girilmesi Türkiye açısından bu aşamada bir seçenek oluşturmuyor.

YABANCI YATIRIMCIYA GÜVEN AŞILAMAK

457 milyar dolar dış borcu, bir yıl içinde çevirmesi gereken yaklaşık 230 milyar dolarlık dış yükümlülüğü bulunan Türkiye’nin dış finansmana erişim için aradığı çözümün yeni kurulacak birim için alınacak danışmanlık meselesiyle gündeme gelmiş olduğu anlaşılıyor. Yabancı banka ve finans kuruluşlarının beklentisi hükümete danışmanlık yapması konusunda anlaşmaya varılan McKinsey şirketinin bir yandan da dolaylı olarak, kendilerine verilecek raporlarda yer alacak bilgilere ve verilere göz kulak olmasıydı.

Yabancıların bu beklentisine karşılık verecek açık ya da zımni bir düzenleme var mı bilinmiyor ama borç verecek olanların beklentisinin bu olduğu anlaşılıyor.Ne var ki işler tam bu aşamadayken Cumhurbaşkanının açıklaması gelince McKinsey’in danışmanlık meselesi karıştı. Bu durumda McKinsey’den danışmanlık alınıp alınmayacağı, alınmayacaksa kendilerine para ödenip ödenmeyeceği bilinmeyen konular arasına girdi. McKinsey’in danışmanlık alınmak üzere davet edilmesi bana göre yanlıştı. Türk bürokrasinin bu konuda birikimli, yetişmiş pek çok elemanı var. Eskiden bu görevleri Devlet Planlama Teşkilatı uzmanları yapar, Hazine, Maliye ve Merkez Bankası’nın elemanları da onlara yardım ederdi. Bu elemanların hepsi bir yerlere dağıtılmadığına göre onlardan bir ekip oluşturmak yerine yabancı bir danışman tutulmasının tek gerekçesi bizim elemanların yazacaklarına yabancıların güvenmemesi olabilir. Ki bu duruma nasıl geldiğimiz de ayrı bir soru işareti. McKinsey’in gönderilmesi çağırılmasından daha da tuhaf bir durum yaratıyor. Çünkü 10 gün arayla aynı konuda aynı hükümet iki farklı karar almış oluyor.

MCKİNSEY PİYASALARA NASIL YANSIR

Bu çelişkili durumun risk artışına yol açacağı çok açık. Büyük olasılıkla bu açıklamaların ardından TL değer kaybedecek, Türkiye’nin risklerini gösteren CDS primi yükselecek. Riskleri düşürmesi umuduyla davet edilen McKinsey’in risk artışına yol açarak gidiyor olması başlı başına tuhaf bir durum. Türkiye’nin dış borçları o kadar yüksek değil. Bu alandaki asıl sorun bir yıl içinde çevrilmesi gereken dış yükümlülük miktarının yüksekliği (yaklaşık 230 milyar dolar) 2019’da Fed’in 3 kez daha faiz artıracağı ve piyasadan 600 milyar dolar daha çekeceği dikkate alındığında bu büyük tutar bu tür çelişkilerle birleştiğinde dış kreditörlerin Türkiye’ye sıcak bakmalarının önünde ciddi bir engel oluşturuyor.

Dış borçlanma belirli bir noktayı geçince bağımsızlık sorunları yaratmaya başlar. Osmanlı İmparatorluğu’ndan devir alınan dış borçları ödemek zorunda kalan Cumhuriyetin ilk kuşaklarının dış borçlanmadan uzak durmasının, hızlı büyümeden çok yerel olanaklarla büyümeyi tercih etmesinin nedeni asıl olarak buydu. Osmanlı tarihi sadece kılıç kalkandan, fetihlerden, saraydaki ihtişamdan ibaret değildir. İmparatorluğun özellikle son 200 yılı çok sayıda finansal dersle doludur. Ertuğrul’un, Kanuni’nin, Abdülhamid’in dizilerinin yanında Tarhuncu Ahmet Paşa’nın başına gelenler de televizyon dizisi yapılsaydı belki bu derslerden yararlanmak mümkün olurdu.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

‘Kazandınız’ mesajlarına dikkat!

Operasyon İstanbul Emniyeti’ne bağlı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirildi. Polis ekipleri banka hesaplarının hackerlerce ele geçirildiğini söyleyen banka müşterilerinin şikayeti üzerine harekete geçti. Yapılan başvurular üzerine çalışma başlatan siber polisi, önce şüphelilerin yöntemlerini tespit etti.

SAHTE BANKA SİTESİ

Polis ekipleri şüphelilerin olta (Phishing) yöntemi kullandığı belirledi. Bu yöntemle şüpheliler, önce banka sitelerinin benzerlerini üretti. Daha sonra hedeflenen kişilere “Hediye kazandınız” diyerek toplu mesaj ya da mail gönderildi.  Bu mesajlarla sahte banka sitelerine yönlendirme yapıldı. Hesaplarına giren müşterilerin bilgileri şebekelerin eline geçti. Kullanıcı bilgisi ve şifrelerle hesaplara giren şüpheliler paraları kendi adamlarına havale etti.

HELİKOPTER DESTEKLİ BASKIN

Şebekenin çalışma yöntemini ortaya koyan polis, şüphelileri belirlemek için çalışma başlattı. Yaklaşık 6 ay süren çalışmada şüpheliler tek tek belirlendi. Araştırmaların ardından İstanbul, Adana, Antalya, Kırklareli,  Muğla, Kocaeli,  Adıyaman, Kastamonu, Tokat ve Mersin’de özel hareket ve helikopter destekli operasyon düzenlendi.

FOTO:SÖZCÜ

FOTO:SÖZCÜ

44 ŞÜPHELİ

Siber Polisi’nin gerçekleştirdiği eş zamanlı baskında, şebeke elebaşı Cihan Ş.’nin de aralarında yer aldığı 44 şüpheli gözaltına alındı. Aramalarda 6 bilgisayar, 31 cep telefonu ve çok sayıda dijital malzemeye el konuldu. Gözaltına alınan şüpheliler Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

1 MİLYON LİRALIK VURGUN

Emniyet’te sorgulanan şüpheliler hakkında 60 kişinin şikayetçi olduğu öğrenildi. Ancak şebeke mağdurlarının sayısının yüzlerce kişi olduğu öne sürüldü. Hacker şebekesinin olta yöntemiyle 1 milyon lira vurgun yaptığı belirtildi.

11’İ TUTUKLANDI

Emniyet’te işlemleri tamamlanan şebeke üyeleri adliyeye gönderildi.  Şüphelilerden 11’i tutuklandı. Diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol hükmü uygulandı.

mesaj-1BUNLARA DİKKAT

Yetkililer, banka müşterilerini bu tarz sosyal medya mesajlarına itibar etmemeleri konusunda uyanrdı.
Ayrıca müşterilerin, bilgisayardan banka sitesine giriş yaparken, internet çubuğundaki URL’ye bakmaları gerektiği dile getirildi.
Adres çubuğundaki “https” kısmının yeşil olması ve önünde “güvenli” yazması gerektiği belirtildi.
Cep telefonu kullanıcılarının ise banka hesaplarına aplikasyonlardan girilmesinin daha güvenli olduğu dile getirildi. Ayrıca ortak WİFİ üzerinden kesinlikle banka hesabına girilmemesi gerektiği vurgulandı.

İspanyol BBVA: Türkiye’de ticari dinamikler iyi

Garanti Bankası’nın sahibi  İspanyol BBVA Türkiye’deki likidite durumunun tatminkar ve ticari dinamiklerin iyi olduğunu belirtti. BBVA, bankanın risk yönetimi ve yüksek oranlı enflasyona dayalı tahvillerin olduğu portföyünün TL’deki değer kaybının çeyrek dönemde sermaye oranın negatif 1.9 baz puan etkisini sınırladığını belirtti.

BBVA Meksika ve Türkiye’de temeldeki güçlü performansın para birimindeki değer kaybını telafi etmesiyle ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18.3 artışla 1.31 milyar euro(1.53 milyar dolar) net kâr açıkladı.

‘MAKRO GELİŞMELER FARKLILAŞTI’

Garanti Bankası ise ikinci çeyrekte yüzde 23 artışla 1.9 milyar lira net kâr açıkladı. Garanti Bankası Yatırımcı İlişkileri Bölüm Başkanı Handan Saygın yatırımcı ilişkileri internet sitesinde yer alan açıklamasında, “İlk yarıdaki makro gelişmeler yılın başında tahmin ettiğimizden önemli ölçüde farklılaştı. Kurdaki yüzde 20’lik değer kaybının 500 baz puanlık faiz artışı ile birleşmesi geleceğe yönelik beklentilerimizi tekrar gözden geçirmemizi gerektirdi” dedi.

Banka buna karşılık 2018 için net ücret komisyon gelirlerindeki yıllık bekledikleri yüzde 11-12 büyümeyi yüzde 20’den fazla büyüme olarak güncelledi. Garanti Bankası, net ücret komisyonların yanı sıra net faiz marjının ve operasyonel giderlerin beklentilerden iyi seyretmesini, aktif kalitesindeki olumsuz etkileri dengeleyecek tampon olarak görüyor.

REUTERS-SOZCU.COM.TR

İLGİLİ HABERDoğuş, Garanti'deki hisselerini sattıDoğuş, Garanti'deki hisselerini sattı

 

En düşük emekli maaşı ne kadar? 2018 emekli zammında son durum

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı mayıs ayı enflasyon verilerine göre; Ocak-Mayıs endeks değişimi yüzde 6.39 olarak gerçekleşti. İlk 5 aylık enflasyona göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz zammının yüzde 6.39 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Peki en düşük SSK, BAĞ-KUR ve memur emekli maaşı ne kadar? 1 Temmuz’dan itibaren emekli maaşları ne kadar olacak? Hepsi ve daha fazlasını haberimizde bulabilirsiniz…

Yaklaşık 12.3 milyon emeklinin 1 Temmuzdan itibaren artış gösterecek. Zam oranında enflasyon rakamları belirleyici olacak. Halen en düşük memur emeklisi aylığı bin 978 lira seviyesinde bulunuyor. Memur emeklileri için şu ana kadar oluşan yüzde 5.89’luk artış, bu maaşı 2 bin 94 lira 50 kuruşa yükseltecek. Yüzde 7’lik enflasyonla yüzde 3.5+3 zam oluşacak. Bu durumda çıplak maaş 2 bin 106 liraya, ek ödemeli maaş ise 2 bin 190 liraya çıkacak. Bağ- Kur esnaf emeklilerinde ek ödemeli en az maaş bin 563 lira, Bağ-Kur tarım emeklisi için bin 100 lira, 2000 yılı öncesi SSK emeklisi için bin 746 lira ve 2000 sonrası SSK emeklisi için de bin 41 lirayı bulabilecek.

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 2018

En düşük işçi emeklisi maaşı (2000 sonrası) – 939 TL
En düşük işçi emeklisi (2000 öncesi) – 1.569 TL
En düşük esnaf (Bağ-Kur) emeklisi maaşı – 1.444 TL
En düşük (Bağ-Kur) tarım emeklisi maaşı – 989 TL
En düşük memur emekli maaşı – 1.978 TL

İLGİLİ HABERHareketsiz emekli maaşı nedir? Hareketsiz ve blokeli maaş sorgulama nasıl yapılır? İade işlemleri...Hareketsiz emekli maaşı nedir? Hareketsiz ve blokeli maaş sorgulama nasıl yapılır? İade işlemleri…İLGİLİ HABER300 bin emekliye kötü haber300 bin emekliye kötü haber