Otomotivde en çok ihracat yapan firma Ford oldu!

Geçen yıl toplam 31.6 milyar dolar ihracat yapan Ford Otomotiv´i, Toyota Otomotiv ve Tofaş takip etti. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik, Türk otomotiv endüstrisinin ihracat başarısında emeği olan tüm şirketleri kutladı ve bu yıl da ihracatı kalıcı olarak artırma yolunda çalışmalarına hız kesmeden devam edeceklerini belirtti.

OİB verilerine göre otomotiv endüstrisinin ocak ayı ihracatı da yüzde 1.9 artışla 2 milyar 330 milyon dolar oldu. Endüstrinin Türkiye ihracatından aldığı pay yüzde 17.7 olarak gerçekleşti. Ürün grupları bazında bakıldığında, otomotiv yan sanayi ihracatı ocakta yüzde 3 azalarak 872 milyon dolar olurken, binek otomobil ihracatı yüzde 15 azalarak 813 milyon dolar, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 43 artarak 381 milyon dolar ve otobüs-minibüs-midibüs ihracatı da yüzde 47 artışla 169 milyon dolar oldu.

Otomotiv yan sanayinde en büyük pazar olan Almanya´ya ihracat yüzde 5 azaldı. Önemli pazarlardan Birleşik Krallık´a yüzde 24, Birleşik Devletler´e yüzde 28 ihracat artışı oldu. Binek otomobillerde en önemli pazarlar olan Fransa´ya yüzde 26, İtalya´ya yüzde 16, Polonya´ya yüzde 5 ihracat düşüşü görülürken, yine önemli pazarlarımızdan Birleşik Krallık´a yüzde 45, Almanya´ya yüzde 4, İspanya´ya yüzde 9, Slovenya´ya yüzde 116 artış yaşandı. Eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlarda en fazla ihracat yapılan ülke olan Birleşik Krallık´a yüzde 44, Slovenya´ya yüzde 110, Hollanda´ya yüzde 163, Fransa´ya yüzde 72, Belçika´ya yüzde 81 ihracat artışı yaşanırken, İtalya´ya yüzde 13, İspanya´ya yüzde 14, Birleşik Devletler´e yüzde 46 düşüş görüldü.

Otobüs-minibüs-midibüs ürün grubunda en fazla ihracat yapılan ülke olan Romanya´ya yüzde 3372, İtalya´ya yüzde 7, Fransa´ya yüzde 317 artış görülürken, önemli pazarlardan
Almanya´ya yüzde 16, Birleşik Krallık´a yüzde 39 düşüş gerçekleşti. Ülke bazında bakıldığında, ocakta Almanya´ya ihracat yüzde 1 artışla 348 milyon dolar olurken, Birleşik Krallık´a yüzde 34 artışla 258 milyon dolar, Fransa´ya ise yüzde 5 azalarak 225 milyon dolar oldu. Ocakta yine önemli pazarlardan İspanya´ya yüzde 7, Polonya´ya yüzde 21, Slovenya´ya yüzde 78, Romanya´ya yüzde 17, Hollanda´ya yüzde 49 ihracat artışı görülürken, Fransa´ya yüzde 5, İtalya´ya yüzde 10 düşüş yaşandı.

Birleşik Krallık´a yönelik yüksek oranlı ihracat artışında, bu ülkeye yönelik binek otomobilleri ve eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar gruplarındaki ihracatta yüzde 45 ve yüzde 44 artış, yan sanayi ihracatının da yüzde 31 artış etkili oldu.

Ülke grubu bazında ocak ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 80 pay ve 1 milyar 865 milyon dolar ihracat ile ilk sırada yer aldı. AB ülkelerine ihracat yüzde 9 arttı. Bu yılın ilk ayında Diğer Avrupa ülke grubuna ihracat yüzde 17 artış gösterirken, Afrika ülkelerine yüzde 6 ve Bağımsız Devletler Topluluğu´na yüzde 8 artış yaşandı.

(DHA)

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Afganistan’da radyo istasyonuna silahlı saldırı: 2 ölü

Olay, Afganistan’ın Tahar vilayet merkezinde, Talukan’da meydana geldi. Tahar polisinin aktardığına göre, kimliği belirsiz silahlı bir saldırgan radyo istasyonunun Talukan’daki ofisine gece saatlerinde girerek radyo çalışanlarına ateş açtı ve saldırı sonrası hemen olay yerini terk etti.

İLGİLİ HABERBelçika'da Türk dükkanına silahlı saldırıBelçika'da Türk dükkanına silahlı saldırı

Hamsada Radyo yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre ise 6 yıldır radyoda çalışmakta olan 28 yaşındaki Shafiqullah Arya isimli bir gazeteci ve 2 yıldır radyoda çalışmakta olan 26 yaşındaki Rahimullah Rahmani isimli sunucu, saldırıda hayatını kaybetti.

Saldırı nedeninin henüz bilinmediği, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı açıklandı.  DHA

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

İşçilerin hesabına yanlışlıkla 30 bin euro ek ödeme yatırıldı!

BBC’nin yerel basına dayandırdığı haberine göre, Thy-Marcinelle’de çalışan işçilerin hesaplarına ek ödeme olarak 100 euro yerine 30 bin euro geçildi.

Hafta sonuna hoş bir sürprizle başlayan işçilerden bazıları durumdan şüphelenirken, bazıları ise talih kuşu olarak gördükleri parayla borçlarını ödedi, birkaçı da kumar oynadı. Thy-Marcinelle’de çalışan 230 işçiden kaçına yüklü ek ödeme yapıldığı bilinmiyor. Şirket, yatırılan parayı geri istiyor.

Çelik fabrikasında işçilerin aylık kazançlarının ortalama bin 600 euro olduğu ifade ediliyor.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Uzmanlar 4 yılın sonunda sebebini buldu: Parayla mutluluk olmuyor

Gent Üniversitesi sağlık ekonomisti Prof. Dr. Lieven Annemans ve ekibi tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, Belçika’da ortalama aylık gelir 1716 euro. Toplumun beşte biri, ayda 1000-1500 euro ile geçiniyor.

Araştırmaya göre, 2000-3000 euro aylık gelire sahip olanlar kendilerini mutlu hissediyor.

Ortalamanın altında bir gelire sahip olanlar yeterince mutlu değil. Ancak asıl çarpıcı olan, mutsuzluğun en fazla kazanan kesimler arasında da yaygın olması.

Aylık 4 bin 500 euro ve üzeri kazanca sahip olanlar, yaşam koşullarından daha az memnunlar. Bu kesim, az kazananlara oranla kendilerini çok daha mutsuz hissediyor.

Prof Dr. Annemans, maddi zenginlikten alınan hazzın genellikle kısa süreli olduğuna dikkat çekiyor. Belçikalı araştırmacıya göre, yüksek kazançlı kişiler hem işlerinden hem de sosyal çevrelerinden memnun değil.

‘Kazanç stres ve yalnızlık da getiriyor’

“Bu yüksek gelir kendiliğinden oluşmuyor” diyen Annemans, bol kazancın stres ve yalnızlığı da beraberinde getirdiğini vurguluyor.

Araştırmacıya göre, çok kazanan kesim “Daha fazla olsun dürtüsünün” kurbanı oluyor ve bu doyumsuzluk da yaşam kalitesini düşürüyor.

Çeşitli üniversitelerden meslektaşlarıyla birlikte 4 yıl boyunca mutluluk araştırmasına katılan Leuven Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Prof. Dr. Frederic Vermneulen, refah düzeyindeki eşitsizliğin, gelir eşitsizliğinden daha fazla olduğunun altını çiziyor.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre mutluluğun, herhangi bir politikaya yön verecek bir ölçüm aracı olmadığını söyleyen Vermeulen, “En mutsuz olan insanlar, yaşam koşulları en kötü olan insanlar değil” diyor.

Vermeulen’e göre, yüksek eğitimi ve vasıflı insanlar daha talepkâr ve düşük vasıflı insanlara oranla daha mutsuzlar. Dışa dönük yaşayan insanlar da, yine mutsuz kesimde yer alıyor.

Belçikalı profesör, sosyal politikalar oluşturulurken her şeyden şikâyet eden, mutsuz yüksek eğitimli ve dışa dönük insanlar yaratılmamasına dikkat edilmesini istiyor. Vermeulen’e göre, bu kesim, zaten baştan mutsuzluğu kabul etmiş durumda.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Koluman zırhlı kamyon üretecek

Son dönemin en dinamik sektörlerinden biri olan ‘savunma’da bir yatırım da Koluman’dan geliyor. Savunma sanayine yönelik yatırımlarını artıran Koluman Holding, ‘Koluman’ markasıyla 8X8 zırhlı kamyon üretimine geçiyor. Yatırım kararı 2016 sonunda alınan yeni aracın eylül ayında prototipi hazır olacak. Hedef pazarda NATO orduları da var.

İnternet editörleriyle bir araya gelen Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Koluman Otomotiv Endüstri Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Saltık, “Şu an büyük heyecanımız” dediği yeni yatırım için, hedeflerinin sadece Türkiye olmadığını vurguladı. 8X8 zırhlı kamyon alanında bir boşluk gördüklerini ve 2016 sonunda bu yatırım kararını aldıklarını anlatan Saltık, “Üstünde çalıştığımız 3 tip var. İlki tank çekmek, ikincisi araç kurtarmak, üçüncüsü de mühimmat taşımak için. Onları kendi markamızla zaten yapıyorduk. Kamyon kısmı Mercedes’ti ve zırhsızdı. Şimdi ise kamyon kısmı Koluman olacak” dedi. Eylül ayında prototip aracın hazır olacağını kaydeden Saltık, “Kritik analiz safhasındayız. Bazı testleri Türkiye’de yapamıyoruz. Bu yüzden o testleri İngiltere’de yapacağız. Belçika ordusunda ve Polonya ordusunda bir projemiz var. Aynı ürünü onlara da teklif ediyoruz. Hedefimiz sadece Türkiye değil, hedefimizde NATO orduları da var” diye konuştu

‘HEDEFİMİZ KÜÇÜK BİR MERCEDES BENZ TÜRK OLMAK’

Mersin’deki fabrika yatırımlarına değinen Kaan Saltık, “22 bin metrekarelik alanda üretim ve belli bir kapasitemiz vardı. Şu anda 66 bin metrekare kapalı alanımız var. Hem endüstri 4.0 robot teknolojisini ekledik hem üretim hatlarını hem de kataforez boya tesisini ayrı ayrı kurduk. Eskisine göre çok farklı bir tesis oldu. 2015 yılından bu yana yaptığımız 300 milyon liralık yatırım ile birlikte yıllık kapasitemiz 8 bin adede çıktı. Eskiden bu rakam 1.500 civarındaydı. 3 vardiya çalışırsak 14 bine kadar çıkabiliyoruz. Holding olarak Mercedes’in en büyük bayi gruplarındanız ve bayi tarafında son derece başarılıyız. Bayi formatından daha çok sanayi tarafına ağırlık vermeyi ve treyler ile kamyon üstyapısında büyümeyi amaçlıyoruz. Bu doğrultuda hedefimiz küçük bir Mercedes Benz Türk olmak. O yolda ilerliyoruz” dedi.

‘İHRACATIMIZ BU YIL İKİ KAT ARTABİLİR’

Kaan Saltık, üretimin yarısını yurtdışına satmayı hedeflediklerini belirterek, geçen yılki 10 milyon dolarlık ihracatı bu yıl ikiye katlamayı planladıklarını söyledi. En büyük ihraç pazarının Rusya olduğunu aktaran Saltık, “Tataristan’da 4 bin metrekare büyüklüğünde bir yerimiz var ve orada üretim ve montaj yapıyoruz. Moskova’da da 28 bin metrekarelik bir yer aldık ve orada da servis ile satış yapıyoruz. Avrupa’da İtalya’yla başladık. Bu sene Almanya’ya ihracat yapacağız. Yavaş yavaş tırmanacağız. Cezayir’de büyük bir projemiz var. Onun dışında Avrupa’ya yönelik bazı projelerimiz var” dedi.

Koluman Holding olarak geçen sene 2,3 milyar lira ciro gerçekleştirdiklerini belirten Saltık, “Cironun ağırlığı bayilerden geliyor. Bu sene üretimin, yani Koluman Otomotiv Endüstri’nin ciro hedefi 350 milyon lira civarında. Toplam grubun cirosu ise bu sene yüksek ihtimalle 2,8 milyar lira olacak. Hedefimiz 2021’de gelirimizin yüzde 50’sini yurtdışı pazarlarından elde ediyor olmak. Daha yolumuz var” ifadelerine yer verdi.

Daha katma değerli ürünler üretmek ve bunların yarısını yurtdışı pazarlara hedefiyle hareket ettiklerini belirten Kaan Saltık, “Çok ciddi yatırımlar yaptık. Biraz bunların meyvesini toplamak istiyoruz. Bu nedenle Koluman olarak şu an tekliflere kapalıyız. Sonrasında 2020- 2021 yılı gibi halka arzı da düşünebiliriz” dedi.

Ekonomik gidişat ve kurun geldiği seviyeler hakkında değerlendirmede bulunan Kaan Saltık, “Seçim sonrası asıl önemli olan çok hızlı bir şekilde güven sağlayıcı tedbirlerin alınması. Eşim de ekonomist ve eski Merkez Bankası görevlisi. İstesek de istemesek de normal faiz haddinin piyasanın kabul edeceği seviyeye gelmesi lazım. Şok faiz artışı değil ama normal bir artış olması lazım” dedi.