İmamoğlu’ndan Yıldırım’a ‘koltuk’ göndermesi!

Çekmeköy’de çalışmalarına devam eden İmamoğlu sokakta kendisini çeviren bir vatandaşın, ”Seçildikten sonra da dolaşacak mısınız? Gelip bizlerle tokalaşacak mısınız?” sorusuna, ”Beni yanınızda görmekten sıkılacaksınız” yanıtını verdi. İlçedeki bir fabrikayı da ziyaret eden İmamoğlu, işletme sahibinin, ”Atlar için yarışlarda kullanılan kırbaçların kullanımını azaltmak için elektronik kırbaç yaptık. Sadece 10 kere vurma şansları var ama daha fazla vuruyorlar. Biz de elektronik kırbaçla jokey her vurduğunda hakemlere bildirim gideceği bir sistem geliştirdik” sözleri üzerine espriyi patlattı: “Politikacılara da lazım aslında. Vatandaşa verilmeli. Politikacıların eline verilmez bu kırbaç.”

“BİZ HEP SOKAKLARDA OLACAĞIZ”

İmamoğlu’na CHP Çekmeköy Belediye Başkan adayı Seyfettin Yıldırım da eşlik etti. Madenler Meydanı’nda kısa bir konuşma yapan İmamoğlu, ”Çekmeköylüler’e kendimizi hissettirmeye geldik. Birileri sokaklara inemeyecek ama biz hep sokaklarda olacağız” dedi.

“İSTANBUL BİZİ SEVECEK”

Seçim çalışması sırasında vatandaşlara nutuk atılmaması yönünde uyarıda bulunan İmamoğlu, ”Dinlemeden, anlamadan karşı tarafa bir şey anlatamazsınız. Evleri, esnafı ziyaret edin, dertlerini dinleyin. Elbette ki kızdıranlar, kışkırtanlar olacaktır. Derin bir nefes alın ve güzel güzel konuşmaya devam edin. Ülkenin huzura, mutluluğa, hoş görüye ihtiyacı var. Güzel ve duygusal cümlelere ihtiyaç var. Biz bunu temsil edeceğiz. Birileri sizi itmeye çalışsa da siz onları kucaklayın. Nereye kadar? Sonuna kadar. Süreci pozitif dille yöneteceğiz. Kendi uygulamamız size aktaracağız. Alışılmışın dışında bir süreç izleyeceğiz. İstanbul’un her ilçesinde iddiamızı ortaya koyacağız. İstanbul bizi sevecek ve gönülden oy verecekler” diye konuştu.

”AŞIK EKREM”DEN İMAMOĞLU’NA ŞİİR

Adaşı ”Aşık Ekrem”in kendisi için yazdığı şiiri dinleyen İmamoğlu, ”Enerji versin” denilerek ikram edilen fındığı, gazetecilere ve vatandaşlara dağıttı. İmamoğlu, ”2 Ekrem arasında dilek tut” diyerek ilçe adayı Yıldırım’a takıldı. İmamoğlu, daha sonra esnaf turuna çıktı. Bir pastanenin bahçesinde çay içenlerle sohbet eden İmamoğlu, kendisine destek sözünü alınca, ”Destek veriyorsanız size vakit ayırmıyoruz artık” şeklinde espri yaptı. İmamoğlu, bir vatandaşla da soyadı üzerinden renkli bir sohbet gerçekleştirdi. İmamoğlu, ”Benim de soyadım İmamoğlu. Akraba sayılırız. Bizimle de fotoğraf çektirin” diyen bir vatandaşa, ”Soyadımız büyüyor desenize” yanıtını verdi.

“BİZİ YANINIZDA GÖRMEKTEN SIKILACAKSINIZ”

Market ziyaretinde vatandaşların pahalılıkla ilgili şikayetlerini dinleyen İmamoğlu, yerel yönetim anlamında çözüm önerilerini paylaştı. Tur sırasında İmamoğlu’na yaklaşan bir vatandaş, ”Seçildikten sonra da dolaşacak mısınız? Gelip bizlerle tokalaşacak mısınız?” şeklinde soru sordu. İmamoğlu da vatandaşa, ”Beni yanınızda görmekten sıkılacaksınız” yanıtını verdi. ”İşi gücü, 4 çocuğumu, psikolojik rahatsızlığı olan kocamı bırakıp size geldim’ diyen bir vatandaş, İmamoğlu’ndan yardım talebinde bulundu. İmamoğlu’nun yardımcıları yardım isteyen kadının telefon numarasını aldı.

“İHTİYACIMIZ YOK”

İmamoğlu’nun turunun en ilginç anı ise bir mobilya dükkanında yaşandı. Dükkanda birçok koltuk çeşidi olduğunu gören İmamoğlu, mobilyacı Murat Yüksel’e, ”Koltuk meraklısı olanlara koltuklarımız var diyorsunuz” şeklinde espri yaptı ve rakibi AKP İstanbul adayı TBMM Başkanı Binali Yıldırım’a gönderme yaparak, ”Bizim ihtiyacımız yok ama meraklısı olanı size yollayacağız.” dedi.

“O KIRBAÇ POLİTİKACININ ELİNE VERİLMEZ”

Daha sonra atlar için elektronik kırbaç üreten bir fabrikaya giden İmamoğlu burada bilgi aldı. Fabrika sahibi ”Atlar için yarışlarda kullanılan kırbaçların kullanımını azaltmak için elektronik kırbaç yaptık. Patentini aldık. Geçenlerde bir at fazla kırbaç kullanımı nedeniyle yaşamını yitirdi. Jokeylerin ata kaç defa vurduklarını hesaplayacağız. Sadece 10 kere vurma şansları var ama daha fazla vuruyorlar. Biz de elektronik kırbaçla jokey her vurduğunda hakemlere bildirim gideceği bir sistem geliştirdik. Kontrol altında olunca vuramayacaklar” diye açıklama yapınca İmamoğlu da “Politikacılara da lazım aslında. Vatandaşa verilmeli. Politikacıların eline verilmez bu kırbaç” diyerek espri yaptı. İşçilere de kısa bir konuşma yapan İmamoğlu, öğle namazını, semtteki Taşdelen Merkez Camii’nde kıldı.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Vahim araştırmanın sonuçlarını açıklamıştı… Bülent Şık hakim karşısına çıktı

Sağlık Bakanlığı’nca yürütülen araştırmanın sonucunu Cumhuriyet Gazetesi’nde yazı dizisi şeklinde kamuoyuna açıkladığı gerekçesiyle 12 yıla kadar hapis istemiyle hakkında dava açılan akademisyen Bülent Şık’ın yargılanmasına başlandı.

AHMET ŞIK DA DESTEĞE GELDİ

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada Bülent Şık’ı, yirmiye yakın avukat temsil etti. Şık’ın kardeşi HDP Milletvekili Ahmet Şık, CHP Milletvekili Ali Şeker ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve akademisyen de destek vermek için duruşmayı izledi. KHK ile görev yaptığı üniversiteden ihraç edildiğini belirten Bülent Şık, suçlamalara ilişkin savunma yaptı.

“TEMİN ETMEDİM, PROJEDE YER ALDIM”

Bülent Şık, “Göreve ilişkin sırın açıklanması”, “Yasaklanan bilgileri temin etme” ve “Yasaklanan bilgileri açıklamak” suçlaması yöneltildiğini hatırlatarak, “Projede yer alan bir araştırmacı olduğum için söz konusu raporlar bende mevcuttu. Bu nedenle ‘temin ettiğim’ yönündeki suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

BAKANLIK ARAŞTIRMA SONUÇLARINI AÇIKLAMADI

Şık daha sonra, Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü ve suça konu araştırma sonuçlarını anlatarak savunmasına başladı. 2011 ve 2016 yılları arasında yapılan araştırmanın amacının halk sağlığını etkileyen faktörlerin tespitine yönelik olduğunu belirten Bülent Şık, “Sağlık Bakanlığı, 3 sene boyunca bu olumsuz durumlarla ilgili bir rapor hazırlamadı. Halka da bu konuda herhangi bir ara rapor sunulmadı” diye konuştu.

ARAŞTIRMA VERİLERİNE GÖRE 52 İLDE…

Sağlık Bakanlığı’nın bugüne kadar da bir açıklama yapmadığını hatırlatan Şık, halk sağlığı ya da çevre sağlığı konularında bir akademisyenin ortaya çıkan ara raporu açıklamasının olağandışı bir durum olmadığını ifade etti. Şık, “Tv’lerde her gün çocuklara balık yedirilmesi haber oluyordu. Ancak bu balıklarda kurşun, arsenik, cıva gibi kanserojen maddelerin ne kadar bulunduğunu bilmiyoruz. Araştırma verilerine göre içinde söz konusu maddelere rastlanan 52 ildeki suların içilemez durumda olduğu ortaya çıktı” ifadesini kullandı.

ARAŞTIRMANIN SONUÇLARI AÇIKLANMAYARAK İNSAN HAYATINI TEHLİKEYE ATILDI

Bu anlamda araştırmanın vahim sonuçlar içerdiğini, aynı zamanda da çok kıymetli olduğunu belirten Bülent Şık, “Araştırmada elde edilen bulguların gizlenmesi yerine kamuoyunda tartışılması sağlanmalıydı. Sağlık Bakanlığı, araştırma doğrultusunda gereken önlemleri almayarak ve ilgili kurumları bilgilendirmeyerek insan hayatını ve ve doğadaki canlıları tehlikeye atmıştır. Ben de bir bilim adamı olarak ve projede yer alan biri olarak halka sorumluluğum gereği araştırmanın sonuçlarını açıkladım.” diye konuştu.

MAHKEME, SAĞLIK BAKANLIĞINA SORDU: AÇIKLANMASI YASAK MIYDI?

Ara kararını veren mahkeme, Sağlık Bakanlığı’na müzakere yazılarak suça konu haberde yer alan araştırmaya ilişkin, açıklanmasının yasaklanmasına dair bir kararın olup olmadığının sorulmasına karar verdi. Sanık avukatlarının, ‘derhal beraat talebi’ ve ‘kovuşturmanın genişletilmesi talebini’ reddetti. Ayrıca dava dosyasının bilirkişiye gönderilmesine karar veren mahkeme, suça konu haberin başka bir kişi tarafından sitelerde ya da gazetelerde yayınlanıp yayınlanmadığının araştırılmasını istedi. Duruşma Mayıs’a ertelendi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

CHP’li Yunus Emre: Bu insanlara yapılan zulümdür

CHP’li Yunus Emre SÖZCÜ gazetesi yazarları ve çalışanları hakkındaki FETÖ iddianemesi ile ilgili olarak şunları söyledi;

“Sözcü gazetesinde ve Cumhuriyet gazetesinde de birçok insan içeride. Bu insanlara yapılan zulüm. Bu insanların kamusal bir kişiliği var. Siz okuyucuların bilgi edinme hakkına müdahale etmiş oluyosunuz. Basında çalışan kişilere doğal bir otosansür oluşuyor. İnsanlar kalemi eline aldığı zaman bende hapse düşer miyim diye düşünüyor. Bilgilenmek isteyen insanlar da cezalandırılıyor.”

İLGİLİ HABERErtuğrul Özkök: Emin Çölaşan FETÖ'cü mü! Beni bile inandıramazsınErtuğrul Özkök: Emin Çölaşan FETÖ'cü mü! Beni bile inandıramazsın

“BU İFTİRAYA UĞRUYOR OLMALARI BASINI SUSTURMAK İÇİN…”

“Sözcü gazetesi olayı dehşet verici olay. Demirel’in bir lafı var bilirsiniz, ‘Allah yakışan iftiradan saklasın…’ Bu örnekte hayatları Fetullah çetesiyle mücadele ile geçmiş, toplumun önünde bunları teşhir etmiş insanlar bununla suçlanıyorlar. Bu iftiraya uğruyor olmaları basını susturmak için hangi yollara gidilebileceğini gösteriyor. Bu örnekte gördüğünüz gibi bu suçlarla işi olmamış insanlar bile suçlanabilirse ‘ibret alın sizin başınıza neler gelebilir’ deniliyor.”

İLGİLİ HABERSözcü'nün FETÖ'cü olduğuna kimse inanmıyor!Sözcü'nün FETÖ'cü olduğuna kimse inanmıyor! ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Antalya’nın ‘Çılgın Projesine’ STKlardan tepki

Türel’in 3 kez ihaleye çıkmasına rağmen yüklenici bulamadığı için DSİ tarafından yapımı devam eden “Boğaçay projesine” Antalya’daki STK’lar düzenledikleri toplantı ile bir kez daha karşı çıktı. Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya şubesi Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (ASMO) Konferans Salonu’nda “Antalya Boğaçay Projesi Değerlendirme Paneli” düzenledi. Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Genel Başkanı Hüseyin Alan’ın yönetiminde yapılan panele, Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Nihat Dipova, JMO Bilimsel Teknik Kurul Hidrojeoloji ve Su Yönetimi üyesi Doç. Dr. Ahmet Apaydın, avukat Tuncay Koç ve Antalya Mimarlar Odası’nı adına mimar Müzeyyen Gülşen Can konuşmacı olarak katıldı. CHP Antalya milletvekili Cavit Arı, Aydın Özer ve İYİ Parti milletvekili Hasan Subaşı’da panele katılanlar arasındaydı.

antalyanin-cilgin-projesine-stklardan-tepki-2KONYAALTI SAHİLİ RİSK ALTINDA

JMO Bilimsel Teknik Kurul Hidrojeoloji ve Su Yönetimi üyesi Doç. Dr. Ahmet Apaydın, Boğaçay projesine karşı çıkmalarını şu sözlerle anlattı: “Projenin uygulanmasıyla tuzlu su girişimi nedeniyle Boğaçay akiferi ve kuyular tuzlanacak, kazılarla yeraltı suyu açığa çıkarılarak kirlenmeye açık hale gelecektir. Taşkınlarla getirdiği malzemeyi Akdeniz’e boşaltarak denizin plaj kumlarını aşındırmasını önleyen Boğaçayı’nın sahil ile buluşması engellenerek sahilin hızla aşınmasının yolu açılmış olacak”

KAYNAKLARI OLUMSUZ ETKİLENECEK

Bölgede genel anlamda bir yeraltı suyu seviyesinde düşme olacağına dikkat çeken Apaydın, “Bu durum sondajlardaki su seviyesine de etki ederek halkın fazla enerji kullanmasına, dolayısıyla maliyetlerinin yükselmesine neden olacaktır. Ayrıca yapılan kazılarla ovada yeraltı su seviyesi düşeceğinden, kireç taşları ile alüvyonun sınırından boşalan Hurma kaynakları olumsuz etkilenecektir” diye konuştu.

ÇED YÖNETMELİĞİNE AYKIRI

Avukat Tuncay Koç da, “Mevzuatın hiçbir yerinde denizin içeri alınması diye bir olay yok. Dolayısıyla bu proje Devlet Su İşleri Kanununa aykırıdır. ASAT’ın bağlı olduğu İSKİ kanununa aykırıdır. ÇED Yönetmeliğine aykırıdır. ASAT Havza koruma yönetmeliğine aykırıdır. Çevre ve ekolojiye aykırıdır” şeklinde konuştu.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

İlker Başbuğ: Çok partili sistem Atatürk’ün hayaliydi

Marmara Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu tarafından Şehit Ömer Halisdemir Spor Salonu’nda Atatürkçü Düşünce Kulübü tarafından “Üç Lider İnönü, Bayar ve Menderes. Çok Partili Hayata Geçiş” konulu söyleşi düzenlendi. Konferansta Başbuğ, çok partili siyasal döneme geçiş yıllarını anlattı.

İLGİLİ HABERBaşbuğ: 'Asıl siz FETÖ'ye yardım ediyorsunuz'Başbuğ: 'Asıl siz FETÖ'ye yardım ediyorsunuz'

ÇOK PARTİLİ SİSTEM ATATÜRK’ÜN HAYALİYDİ

Öğrencilerin ilgi gösterdiği söyleşide Başbuğ, Türkiye’de 1923 ile 1938 yılları arasında iki defa çok partili sisteme geçişin denendiğini ancak bunların başarısız olduğunu söyledi. Başbuğ Atatürk’ün hayallerinden birisinin çok partili siyasal sisteme geçmek olduğunu ancak bunu başaramadığını söyledi. Başbuğ, 1923 ile 1938 yılları arasında iki defa çok partili siyasal geçilmeye çalışıldığını söyleyerek, Atatürk’ün anılarında bundan bahsettiğini belirtti. Başbuğ, “Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı boyunca hedefleri gerçekleştirmediği kendi sözleriyle karşımıza çıkıyor. Mustafa Kemal’in hayal edip gerçekleştiremediği tek partili sisteme 1946’da geçeceğiz. Özellikle 1946’da olmasının arkasındaki temel neden İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği şartlardır” dedi.

ŞARTLAR ÇOK PARTİLİ SİSTEMİ ZORUNLU KILDI

İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra Birleşmiş Milletlerin kurulma sürecinin olduğunu söyleyen Başbuğ, “BM’ye üye olmak için istenen temel niteliklerden bir tanesi güçlü, kabul edilebilir demokratik sistemin ülkenizde olmasıdır” dedi. Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nda tarafsız kaldığı için batılı ülkelerin Türkiye’ye uzak durduğunu, diğer yandan da Sovyet Rusya’nın boğazlar ile Kars ve Ardahan üzerinde hak iddia ettiğini söyleyerek, “Dolayısıyla hem içerideki şartlar hem de uluslararası şartlar tek partili sistemden çok partili sisteme geçişi zorunlu kılacak” diye konuştu.

İLGİLİ HABERKılıçdaroğlu'nun avukatı 'Başbuğ ve Koşaner dinlensin' dedi, mahkeme reddettiKılıçdaroğlu'nun avukatı 'Başbuğ ve Koşaner dinlensin' dedi, mahkeme reddetti

MENDERES CHP İÇİNDE ÖZGÜR DÜŞÜNCE İSTİYORDU

Adnan Menderes ve ekibinin CHP içinde daha özgür bir düşünce ortamı istediğini bu doğrultuda 4 kişi olarak, 4’lü önerge verdiklerini kaydeden Başbuğ, “İlk başta parti kurmayı düşünmüyorlar. Düşündükleri, istedikleri CHP içinde özgürleşme, daha rahat tartışma ortamının olmasıdır esasen. Bu önerge İsmet Paşa’nın talimatıyla reddedildi. Aslında reddedilmesinin arkasında yatan neden şu: Bir noktada reddederek onları, parti kurmaya itiyor. Bu 4 kişi de, 7 Ocak 1946’da Demokrat Parti’yi kuracaktır” dedi.

CHP’NİN EN ÖNEMLİ HATASI

Demokrat Parti’nin kurulduktan sonra nispi seçim sistemi, hakim denetmeni, gizli oy açık sayım istediğini ancak CHP’nin yapılan muhalefetler sonucunda nispi seçim sistemi dışındakileri kabul ettiğini söyleyen Başbuğ, “En önemli konu çoğunluk sistemi var. Bir parti bir bölgede bir oy alsa bütün milletvekillerini seçiyor. DP nispi seçim sistemi istiyor. CHP bunu kabul etmeyerek en önemli hatasını yapıyor. 1950 seçimlerinde bunu yaşayacaktır” dedi.  DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Kılıçdaroğlu’ndan Sözcü’ye ziyaret

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Sözcü Gazetesinin Ankara bürosunu ziyaret ederek, hakkında dava açılan Emin Çölaşan ve Sözcü Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz’la görüştü.
Ziyaret sonrası konuşan CHP lideri “Sözcü Gazetesi cumhuriyete bağlı, Atatürk devrimlerine bağlı, demokratik, laik sosyal hukuk devletine bağlı, kadın-erkek eşitliğine inanan, insan haklarına inanan, bütün haksızlıklara karşı çıkan ve bu amaçla her gün onları satın alınan milyonların sözcüsüdür. Genç olmasına karşın bütün haksızlıklara karşı direnç gösteren ve geniş kitlelerin sözcüsü olan Sözcü’ye karşı bir kumpasın kurulduğunu biliyoruz. Haksız suçlamaların yapıldığını biliyoruz. Beni derinden üzen yargının içinde bulunduğu durum. Adalet dağıtması gereken bir kurum eğer adaletsizlik dağıtıyorsa, adalete olan güveni temelden sarsıyorsa hepimizin oturup düşünmesi lazım. Sözcü ne yaptı? Darbeye karşı çıktı. Sözcü ne yaptı? Cumhuriyeti savundu. Sözcü ne yaptı? Kadın erkek eşitliğini savundu. Sözcü ne yaptı? Herhangi bir vatandaş mağdur olduğu zaman onun sesi oldu. Sözcü ne yaptı? Çalışanların sözcüsü oldu. Dolayısıyla bir gazeteyi akılalmaz iddialarla suçlamak  gerçekten de Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun ne kadar vahim olduğunu bize gösteriyor.” dedi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Kocaoğlu: Aday olsaydım İZBAN’da yüzde 22’yi bile vermezdim

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Menemen’in Yahşelli ve Göktepe mahallelerine hizmet verecek olan Emiralem yağmur suyu ve atık su şebekesi altyapı çalışmalarının başlaması nedeniyle, Menemen’deki bir özel okulun bahçesinde tören düzenledi. Yağmurlu ve soğuk havaya rağmen, bazı ilçe belediye başkanları ile çok sayıda vatandaşın katıldığı tören, halk oyunları ekibinin gösterisi ile başladı.

FOTO:DHA

FOTO:DHA

Menemen Belediye Başkanı CHP’li Tahir Şahin, ev sahibi olarak ilk konuşmayı yaptı. Kocaoğlu ile 2004 yılından bu yana çalıştığını söyleyen Şahin, “Aziz Kocaoğlu deyince akla çalışkanlık, namuslu adamlık, dürüstlük geliyor. Aziz Kocaoğlu deyince akla üretmek, köylüye, milletine hizmet etmek geliyor. Aziz Kocaoğlu böyle bir adam. Bulunması zor bir adamdır. Çalışması zor ama keyifli bir adamdır Aziz Kocaoğlu. İlçemize inanılmaz hizmetler etti. İzmir’in 30 ilçesine, merkezine, çevresine inanılmaz hizmetler etti” dedi.

‘DÖN AZİZ BAŞKAN’

Menemen’de köylülerin ürününü çok daha rahat toplayabildiğini ifade eden Başkan Şahin, Aziz Kocaoğlu’nun bir süpermarketler zinciri ile yeni bir kooperatif anlaşması yaptığını söylediğini aktararak şöyle devam etti:

“Vatandaş ürününü 1 yerine 2 liraya satma noktasına geliyor. Bugün buruk bir tören yapıyoruz ama inşallah bu burukluk gidecek. Aziz Kocaoğlu 4 ay önce aday olmayacağını açıkladı. Ben de aday olmazsa ‘Vay halimize’ demiştim. Hâlâ, ‘Aziz Kocaoğlu aday olmazsa vay halimize’ diyorum. İkili sohbetlerimde de anlatmaya çalışıyorum. Geçen gün, ‘Bu ülke, bu İzmir için kendimi yakarım’ dedi. Çok güzel bir cümleydi, çok hoşuma gitti. Mecazi anlamda söylenmiş bir cümle. İzmir için kendini yakmak gerekiyorsa Aziz Kocaoğlu İzmir için kendini yaksın. ‘Dön Aziz Başkanım’ diyorum. Dön Aziz Kocaoğlu.”

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İZSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, AŞIRI YAĞIŞLARDA KENT İÇİNDEKİ CADDE VE SOKAKLARDA YAŞANAN SIKINTIYI ÇÖZMEK İÇİN SÜRDÜRDÜĞÜ ÇALIŞMALAR KAPSAMINDA MENEMEN YAHŞELLİ, GÖKTEPE VE EMİRALEM'DE 15,5 MİLYON TL TUTARINDA YATIRIM BAŞLATTI. FOTO:İHA

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İZSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, AŞIRI YAĞIŞLARDA KENT İÇİNDEKİ CADDE VE SOKAKLARDA YAŞANAN SIKINTIYI ÇÖZMEK İÇİN SÜRDÜRDÜĞÜ ÇALIŞMALAR KAPSAMINDA MENEMEN YAHŞELLİ, GÖKTEPE VE EMİRALEM’DE 15,5 MİLYON TL TUTARINDA YATIRIM BAŞLATTI. FOTO:İHA

‘DAVAYA MÜDAHİL OLMA HAKKI YAKALADIK’

Daha sonra kürsüye çıkan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise Menemen’in Alaniçi Mahallesi’nde kurulmak istenen taş ocaklarına karşı olduklarını belirterek sözlerine başladı. Kocaoğlu, “Baraj havzalarında kalker ocağı açılabilir diye bir mevzuat değişikliği yapıldı. Bu değişiklikten dolayı bizim dava açma hakkımız yoktu. Ama ÇED değerlendirme raporu alınırken İZSU’ya görüş sorulmadığı için İZSU bu görüş hakkından dolayı davaya müdahil olma tutanağını yakaladı” dedi.

İZBAN GREVİNE DEĞİNDİ

Başkan Aziz Kocaoğlu, 10 Aralık Pazartesi günü İZBAN’da başlayan greve de değinerek, şunları söyledi:

“Sendika başkanının bir açıklaması var; ’70 yıllık sendikayız, 3 defa grev yaptık.’ Güzel, 70 yılda 3 grev. Birini bilmiyorum. İkincisi 2 sene önce İzmir’de, üçüncüsü de yine İzmir’de yapılmakta. Bu sendikanın nerelerde grev yapma özgürlüğüne, nerelerde mücadele etme özgürlüğüne sahip olduğunu gösteriyor. Ben sendikal mücadeleye karşı değilim. Taşeronu Türkiye Cumhuriyeti’nde bir günde kaldırıp, belediye bünyesine alan belediye başkanıyım. Benim karşı olduğum; sendikanın çifte standardıdır. Bunun altını da çizmek istiyorum. Bu tarih itibarıyla 15 yıldır verdiğimiz çabalar sonucunda İzmir ulaşımında alternatifler yarattık. İZBAN grevinde ESHOT’un otobüs seferlerini ayarlaması, metronun sefer sıklıklarını artırması, tramvayın sefer sıklıklarını artırması, bir de can alıcı hatlara 3 tane yeni minibüs hattını geçici olarak sağlayarak biz bugün itibarıyla, bilemediniz yarın itibarıyla grevin hemşehrilerimize verdiği rahatsızlığı İzmir halkının gücüyle, kendi gücümüzle aşmış durumdayız.”

FOTO:İHA

FOTO:İHA

‘YÜZDE 65 İSTİYORLAR’

Konuşmasının devamında grevin bir hak olduğunu söyleyen Başkan Kocaoğlu, “Ama sene 2018, aylardan Aralık, yani son ay. 2018 yılı içinde memleketimin sınırları içinde yüzde 22 oranında devlette, özel sektörde, belediyelerde verilmiş bir zam var mı, yok mu? Ne istiyorlar? Yüzde 65. Ben merkezi hükümetin ekonomik politikası, ücret zamlarına ilişkin politikasıyla bizim politikamızın paralel olması gerektiğini hem Ankara’da hem de açıklama yaparak belirttim. Sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. El birliğiyle çalışmak durumundayız. Yerel seçim arifesinde hükümet ayağını ve belediye ayağını sıkıştırarak, güya başka hiçbir yerde yapamadığın sendikacılığı burada yapma hakkın yoktur. Başka hiçbir yerde yapamadığın grevi burada yapma hakkın yoktur.”

‘ADAY OLSAYDIM YÜZDE 22’Yİ BİLE VERMEZDİM’

31 Mart yerel seçimlerinde aday olmadığını anımsatan Kocaoğlu, “Ben eğer 31 Mart’ta aday olsaydım o yüzde 22’yi de vermezdim” dedi. Aday olmadığını ve ücret zamları anlaşmazlığının kendisinden bilinmemesi gerektiğini söyleyen Kocaoğlu, her şeyin bir sınırı olduğunu belirterek, şunları dile getirdi:

“Yüzde 22 zam verilmiş bir örnek göstersinler. Refah payı diyorlar. Refah payı ekonomi büyürken alınır, ekonomi küçülürken herkes ceremesini çeker. Biz de 15-20 gündür genelge yayınladık, tasarruf tedbirleri üzerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında radikal kararlar almak durumundayız. Herhangi bir büyük şirket, esnaf, ticaret erbabı gelirini 2018 yılında yüzde 22 arttırdıysa, bana da gelip bunu ispat ediyorsa ben o zaman sizin, sendikanın önünde şapka çıkartırım. Çiftçinin, esnafın hali ortadayken, konkordatolar mısır patlar gibi patlarken kimse kusura bakmasın. Ben belediyemi, devletimi, bağlı şirketleri korumak zorundayım. Ben faniyim, bizi yönetenler de fani. Baki olan ülke, devlet.”

‘GENEL BAŞKAN’IN SÖYLEDİĞİNİ AŞMIŞ DURUMDAYIZ’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yeni yıldan itibaren CHP’li belediyelerde asgari ücretin 2 bin 200 lira olacağına dair sözlerini de hatırlatan Kocaoğlu, şunları söyledi:

“Toplu sözleşme yapmadan şu anda İZBAN’da ortalama ücret 2 bin 273 liradır, 264 lira yol parası hariç. Zamla beraber bunu yüzde 22 ile çarparsanız rakam ortada. Söylediklerimin Genel Başkan ile çeliştiğini söylüyorlar. Biz zaten Genel Başkan’ın söylediğini aşmış durumdayız.”

‘İZMİR’LE UĞRAŞMAYA ÇOK HEVESLİLER’

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çalışırken, performans düşüklüğü gerekçesiyle işten çıkarılan ve önce Konak’ta ardından da CHP Genel Merkezi önünde oturma eylemi yapan Mahir Kılıç’a dair de ilk kez konuşan Başkan Aziz Kocaoğlu, şöyle dedi:

“Bunu parti ayrımı yapmadan söylüyorum; Siyasetçiler İzmir ile uğraşmaya çok hevesliler. Belediyeyi finansmanından yatırımına, halkla ilişkilerine, planlamasına varıncaya kadar belediye başkanının başkanlığında ekip yürütür. Halkına 5 senede bir hesap verir. Ben o hesabı 2 defa verdim. 3 defa seçildim, 2 defa hesap verdim. Kimsenin bize kentin nasıl yönetileceği konusundaki tavsiyelerinde haddini aşmasına da asla ve asla izin vermeyiz. Mahir diye bir arkadaş, ESHOT’ta çalışıyor, birçok problemi var, işe gelmiyor, daire başkanını dövüyor, tehdit ediyor. Disiplin kurulunda sendikadan da bizim arkadaşlarımızdan da temsilciler var. Oy birliğiyle işten çıkarılıyor. Sonra sendika kökenli bir arkadaşımız milletvekilliği sözünü aldıktan sonra, ‘Ben sizi Genel Başkan’la görüştüreceğim’ diyor. Ortalığı karıştırdı.”

‘AZİZ’İ KÖTÜLEMEK İÇİN ANKARA’YA GÖNDERDİĞİNİZ ADAMLAR VAR’

‘Aday değil diye çalışmıyor’ denilmemesi için en fazla kendisinin çalıştığını ifade eden Aziz Kocaoğlu, “Kimseyle derdim yok, ben partiliyim. 1954 seçimlerinde 6 yaşımda oy pusulası dağıtmış bir partiliyim. Benim sertliğimi bilmem neyimi sorgulayabilirsiniz ama partililiğimi sorgulayamazsınız. Kimsenin hakkı da haddi de değildir” dedi. Sözü daha sonra Balçova arsa mağdurlarına getiren Kocaoğlu, şunları söyledi:

“Geldiğim günden bu yana uğraştım. Bunlara plan yaptım. ‘Her kişiye bir daire çıkacak şekilde artı 500 daireye müteahhide verirler, üstünü öderler, ev sahibi olurlar’ dedim. Her şeyini ben yaptım. Riskli alan çok olduğu için ‘Bu yerleşim planını kabul ederseniz bu iş olur’ dedik. Oyunlar köyündeki emsalin aynısını verdik. Şimdi gitmişler Ankara’ya. Millet Ankara’ya adam gönderiyor. Ha babam gönderiyor, gönderin bakalım en olacak? Kime zarar veriyorsunuz? Ankara’ya şov yapmak için, Aziz’i kötülemek için gönderdiğiniz adamlar var. Böyle olur mu ya, bu olur mu?”

‘SANKİ MEMLEKETİ SATTIK’

Aday olmamakla son derece doğru karar verdiğine inandığını vurgulayan Aziz Kocaoğlu,  Kültürpark’ta bulunan eski İZFAŞ binasının, özel bir üniversiteye tahsis edilmesinin ardından başlayan tartışmalara dikkat çekti. Yapılan eleştiriler üzerine konuşan Aziz Kocaoğlu, şöyle dedi:

“Kültürpark’ta 50 çocuk 3 sene tıp teorisini görecek, hastanede staj görecek. 50 tane tıp öğrencisi orada eğitim görecek. Ortalık ayağa kalktı. Sanki memleketi, Kültürpark’ı sattık. Boş binamız var, adam geldi istedi, verdik. Yok efendim şöyle böyle… Ne var bunda?”

‘NEDEN PAÇALARIN TUTUŞUYOR’

Hakkında, ‘İstifa resti’ çektiği yönünde haberlerin çıktığını belirten Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bu haberlerin uydurma olduğunu, ortalığı karıştırmak için yapıldığını savundu. Artık aday olmayacağını açıkladığını anımsatan Kocaoğlu, “Olduk dış kapının dış mandalı. ‘İzmir için kendimi yakarım’ yönündeki açıklamam, tekrar belediye başkanı olmak anlamını içermiyor. Bu, kent için her türlü fedakârlığı yaparım anlamına gelmektedir. AKP İl Başkanı bilmem ne demiş. Niye endişe ediyorsun, niye hemen paçaların tutuşuyor? Kusura bakma, ben yokum ama seçimi kazanacağım. O da benim boynumun borcu diye konuştu.

‘BENİ GAGALAMAYA ÇALIŞIYORLAR’

CHP’den Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olan bazı isimlerin, kendisini ‘gagalamaya’ çalıştığını söyleyen Aziz Kocaoğlu, herkesin aday adayı olma hakkının bulunduğunu belirterek, “Büyükşehir aday adaylarının bazıları beni gagalamaya çalışıyor. Bu taş uzaktan da geliyor en yakından da geliyor. Yahu kardeşim ben gitmişim, benim en son burada bir gücüm varsa beni yanına al çalıştır. Aynı partinin belediye başkan adayını kötüleyerek bir yere gelemezsin. Siyaset kitabında, aritmetiğinde böyle bir şey yok. Bu ne çılgınlıktır. Ben cevap vermiyorum. Hepsine veririm de İzmir ve partim için vermiyorum. Ama benim de ne adam olduğumu burada herkes bilir. Eğer kantarın topuzunu kaçırırlarsa ondan sonra vay halinize” dedi.

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

CHP’nin belediye başkan adayları belli oldu

Hatay Belediye Başkan adayı mevcut Başkan Lütfü Savaş,

Sinop Belediye Başkan adayı Barış Ayhan,

Konya Ereğli Belediye Başkan adayı Bülent Ecevit Tatlıdil,

Edirne Belediye Başkan adayı mevcut Başkan Recep Gürkan,

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı mevcut Başkan Yılmaz Büyükerşen,

Çanakkale Belediye Başkan adayı mevcut Başkan Ülgür Gökhan,

Karaman Belediye Başkan adayı Emin Ege,

Kırşehir Belediye Başkan adayı Selahattin Ekicioğlu,

Sinop Belediye Başkan adayı Barış Ayhan,

Tunceli Belediye Başkan adayı Yusuf Kenan Aydın,

Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı mevcut Başkan Osman Gürün,

Malatya Büyükşenir Belediye Başkan Adayı Soner Gökçe,

Mardin Belediye başkan adayı Süleyman Sarı,

Ardahan Belediye başkan adayı mevcut başkan Faruk Demir.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

AKM’nin ihalesi bile yapılmamış!

İstanbul, Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi (AKM), İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası tarafından Mayıs 2008’de verilen konserden sonra restorasyon yapılacağı öne sürülerek kapatıldı. Restorasyona bakanlık 70 milyon lira Sabancı Holding de 30 milyon lira ayirdi.

FOTO:İHA- AKM artık yok…

Korunacak tarihi eserler arasında yer alan AKM için dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay 29 Ekim 2013 tarihinde hizmete açılacağını söylemiş ancak yenileme çalışmaları 2013’te durdurulmustu. Günay’dan sonraki Bakan Ömer Çelik ise, AKM’nin 2014 yılında da hizmete açılmasınin planlandığını belirtmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da AKM yıkılırken “Sözünü aldım, 2019’un ilk çeyreğinde bitecek. Türkiye 10 yıl önce yapması gereken bir işe ancak bugün başlayabiliyor. Bundan dolayı çok üzgünüm. Çünkü çoktan biz AKM’yi bitirmiş ve milletimizin hizmetine sunmuş olacaktır. Ülkemizin kaybettiği bu 10 yılın hesabını kim verecek?” ifadelerini kullanmıştı.

BAKANLIK YANITLADI: 2 YILA BİTER

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen’in sorusuna verdiği yanıtta, “İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin en kısa sürede hizmete girmesini teminen 2018 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla ihale süreci başlatılacaktır. 2019 Şubat ayı içerisinde de Kültür Merkezi’nin inşaatına başlanılması ve 2 yıl içinde tamamlanması planlanmaktadır” dedi.

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen ise AKM kapatılalı tam 10 yıl oldu. 10 yıldır İstanbul halkı başta olmak üzere operadan, sanattan ve tiyatrodan mahrum bırakılıyor. Asıl bu 10 yılın hesabını kim verecek? ” diye konuştu.

CHP, ‘89 ruhu’nu yakalamak istiyor

 24 Haziran seçimleri ve sonrasındaki parti içi tartışmaların ardından toparlanarak, yerel seçimlerde başarıya kilitlenen CHP, SHP’nin 1989’daki tarihi seçim zaferinin benzerini yaşamak istiyor. CHP içinde, yerel seçimler için “olumlu” değerlendirmeler yapılan hemen her kuliste, “1989 ruhu” kavramı öne çıkarılırken, aynı başarının tekrarlanmasının mümkün olduğuna vurgu yapılıyor.

Milliyet gazetesinden Şevket Yaman’ın haberine göre 24 Haziran seçimlerinden beklediğini bulamayan, hemen ardından olağanüstü kurultay talebiyle başlayan parti içi çekişmelerle tartışmalı bir döneme sürüklenen CHP, son MYK değişimi ve parti örgütüne yönelik bölge toplantılarıyla başlattığı “toparlanma” sürecinden istediği sonucu aldı. Tartışmaların eylül başından itibaren dindiği gözlenirken, hem mevcut yönetim hem de “parti içi muhalefet” olarak tanımlanan gruplar yerel seçimlerde başarıya kilitlendi. Kritik il ve ilçelerdeki belediye başkan adaylarının açıklanmasıyla birlikte, parti içindeki bazı çevrelerde “küskünlük” olabileceği yorumları yapılsa da yönetimden isimler, partide yeni bir tartışmanın oluşmayacağı görüşünde.

Parti içinde, yerel seçimlerle ilgili “olumlu” değerlendirmelerin yapıldığı hemen her kuliste, 12 Eylül’ün ardından 1985’te kurulan Sosyaldemokrat Halkçı Parti’nin (SHP) 1989’daki yerel seçim başarısına işaret ediliyor. Erdal İnönü liderliğindeki SHP girdiği ilk yerel seçimlerde, sol-sosyal demokrat partilerin daha öncesinde ya da daha sonrasında yaşayamadığı nitelikte bir seçim başarısı elde etmişti.

ANAP’ın iktidar olduğu siyasi tabloda yerel seçimlere giren SHP, yüzde 28’lik oy oranıyla seçimleri ilk sırada bitirmiş ve İstanbul, Ankara ve İzmir’in de aralarında olduğu 39 ilin belediye başkanlıklarını kazanmıştı.

Limonlu söylem

SHP, yerel seçimlere giderken, şu an CHP’nin bulunduğu gibi TBMM’de çoğunluğu bulunan ikinci parti konumundaydı. Seçim kampanyasında ANAP lideri Turgut Özal’ın kullandığı, “eli kolu bağlı bir belediye başkanı ister misiniz?” sloganı ters tepmiş, SHP lideri Erdal İnönü’nün, “limon gibi sıkılmaya hayır” söylemi kazanmıştı. SHP’nin başarısında, milletvekili listelerinde olduğu gibi belediye başkan adaylarını da “ön seçim” yöntemi ile belirlemesinin etkili olduğu vurgulanmıştı.