Tanzim satış formülünü ilk hayata geçiren kişi konuştu: Satmak zorunda kaldık

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün yaptığı konuşmada yüksek gıda fiyatlarına tepki göstererek “Pazardaki fiyatlar için gerekirse ayar çekeceğiz. Belediyelerimiz vasıtasıyla tanzim satış yapabiliriz.” demişti. Bugün ise Berat Albayrak, “Gıda fiyatlarını oyuncak ettiler. Belediyelerimiz hızlı bir kurulumla uygun fiyatla tanzim satış yerleri imkanı sağlayacak.” dedi. Tanzim satış formülünü ilk kez İzmirliler yani 1980’lerde, İzmir’in ilk Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura’ yapmıştı. Özfatura o dönemin tanzim satış formülünü sozcu.com.tr’ye yorumladı.

PROJE ÇOK BAŞARILIYDI

Tanzim satış formülünün enflasyonun yüksek olduğu eski dönemlerde orta ve dar gelirli vatandaşın büyük destekçisi olduğunu söyleyen İzmir’in eski Büyükşehir Belediye Başkanı Burhan Özfatura’ Bizim projemiz çok başarılıydı. İzmir’in büyük kanal projesi için onu tamamlayalım diye satmak zorunda kaldık. Çünkü çok pahalıydı. Eninde sonunda o dönemin büyük market zincirine sattık. Çünkü en büyük rakibi oydu. Tansaş’ın o dönem günlük cirosu o günkü parayla 1 trilyon liraydı.Tanzim Satış Mağazaları (TANSAŞ) olduğu dönemde diğer marketlerde bize uymak zorunda kaldı.” dedi.

Burhan Özfatura

Satıştan sonra yine Tansaş’ın yüzde 16 hissesinin kendilerinde kaldığını söyleyen Özfatura,” Satıştan sonra yine yüzde 16’lık hissesi bize kalmıştı. Bizden sonraki başkan onu da sattı.  Benim olduğum dönemdeki satışımda 15 milyon dolara vermiştik.” ifadelerini kullandı.

DAMADIMLA BERABER İKİ YIL ÖNCE İLETTİK

Böyle projelerin yapılması gerektiğini söyleyen Başkan Burhan Özfatura, “Böyle projeleri yapmak lazım. Belediyeler üreticiyle- tüketici arasında bir zinciri kurmak zorunda ben yine damadımla beraber bu konuda hazırladığım projeleri şu andaki mevcut belediye başkanlarına iletim ama hiçbiri uygulamadı.” dedi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Tek odalı evde yaşam mücadelesi

Kars Çayı üzerinde 2011 yılında yapımına başlanan baraj sebebiyle yaklaşık 400 haneli Boğazköy’de yaşayanlar evlerini alt yapısı devam eden yeni köy yerine ya da il merkezine nakletti. İmkansızlıklar sebebiyle köyde kalan 20 aileden biri de 2 engelli çocuğu bulunan Çamak çifti. Baba Tugay Çamak’ın işsiz olduğu aile, devletin engelli çocuklar için verdiği aylık 400 TL maaşla geçinmeye çalışıyor.

Boşaltılan köyün elektrikleri de kesildi. Foto: DHA

Boşaltılan köyün elektriği kesildi

Kendilerine ait olmayan derme çatma, bir odası yıkık evin tek odasında yaşayan aile, bir de kış ortasında elektriksiz kaldı. Aras EDAŞ’ın barajın su tutmaya başlamasıyla büyük bölümü terkedilen köyün elektriklerini kesmesiyle karanlıkta kalan aile ne yapacağını şaşırdı. Yoğun kış şartlarının hüküm sürdüğü bölgede gece yaban hayvanlarının da görünmesi aileyi iyice korkutuyor.

Çamak ailesinin Servis parasını ödeyemedikleri için Çamak ailesinin çocukları rehabilitasyona gidemiyor. Foto DHA

150 TL’lik servis parasını veremediler

11 yaşındaki Kadir’i 150 TL’lik servis ücreti sebebiyle rehabilitasyon merkezine gönderemeyen Çamak ailesi, sağlık durumu biraz daha iyi olan 8 yaşındaki Arda’yı ise komşu köydeki İncesu İlkokulu’na gönderiyor. “Soğukta kuş yuvadan çıkmaz” diyen anne Şenay Çamak, “Ben nereye gideyim. Çadırda yaşanılır mı? Mevsim boyu böyle yaşadık. 2 yıldır bu evdeyiz. Elektrikler yok gece çocuklar kalkıp ağlıyorlar.

İşsiz olan babanın tek isteği ailesini geçindireceği bir iş. Foto: DHA

Komşular dolap verdi ama içini dolduramadım

Ev istiyorum, iş istiyorum, çalışmak istiyorum. Eşime de iş bulsunlar ben de çalışayım ve bu zorlu hayattan kurtulayım. Karlar eridiğinde suyun içinde kalıyoruz. Cumhurbaşkanı’mıza sesleniyorum. Bir göz odada mum ışığında yaşıyoruz. Komşularım dolap verdi ama içini dolduramıyorum. Geceleri çok korkuyoruz. Maddi durumumuz yok ki üst baş giyinelim. Köylülerimiz tezek vermişler onları yakıyoruz. Köyümüz baraj sular altında kalacağı için boşaltıldı. Bizim gidecek yerimiz olmadığı için kaldık. Devletimiz bize sahip çıksın” diye konuştu.

Yıkık dökük evde yaşayan ailenin durumu içler acısı. Foto: DHA

KARS, (DHA)

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yeni yıl mesajı

Erdoğan yeni yıl mesajında şunları kaydetti:

“Değerli Vatandaşlarım,

Ülkemiz ve milletimiz bakımından çok önemli gelişmelerin yaşandığı 2018 yılını geride bırakıyor, yeni ümitler ve heyecanlar eşliğinde 2019 yılına giriyoruz.

Yeni miladi yılın, aziz milletimiz başta olmak üzere bütün insanlığa hayırlar getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum.

Geçtiğimiz yılı da, ülkemize ve milletimize hizmet yolunda, dolu dolu programlarla, çalışmalarla, ziyaretlerle, kabullerle geçirdik. Yurt içinde 55 ayrı ilimize, kimilerine birkaç defa gittiğimiz için, toplamda 90 ziyaret ziyaretimiz oldu. Yurt dışında da, ülkemizi ve milletimizi temsilen 27 ayrı ülkeye 29 ziyaret gerçekleştirdik. Ankara ve İstanbul’da çok yoğun çalışmalarım oldu. Türkiye’nin 2018’de de atılımlarını sürdürmesini için her türlü gayreti gösterdik. Milletimizin refah ve huzurunu artırmak, devletimizin itibarını yükseltmek için gösterdiğimiz çabaların neticelerini alıyoruz.

Her köşesinde dev yatırımların devam ettiği Türkiye, giderek güçlenen demokrasi kültürü, hukuk devleti kimliği ve artan birikimi ile tüm dünyanın dikkatlerini üzerine çekiyor. Bu yatırımların en önemlilerinden biri de 29 Ekim’de açılışını gerçekleştirdiğimiz İstanbul Havalimanı’dır. Cumhuriyet tarihimizin en büyük eserlerinden biri olan bu havalimanımızın ülkemize, milletimize, bölgemize ve dünyaya bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Ardı ardına açtığımız Şehir Hastaneleriyle, sağlık hizmetlerinde yeni bir dönemi başlatıyoruz.

Ağustos ayında başlayan kur-faiz-enflasyon saldırısını, ekonomimizin güçlü yapısı ve aldığımız tedbirlerle kısa sürede bertaraf ettik. Türkiye’yi önce “kırılgan ekonomi” diyerek yaftalamaya, ardından da gerçekten “kırmaya” çalışanların heveslerini bir kez daha kursaklarında bıraktık. İhracatımızı ve turist sayımızı tarihimizin en yüksek seviyesine çıkarmayı, cari açığımızı da son dönemin en alt düzeyine indirmeyi başardık. Savunma sanayi başta olmak üzere, kritik sektörlerdeki tasarım, araştırma-geliştirme, üretim faaliyetlerini artırarak sürdürüyoruz.

Geçtiğimiz yılın en büyük kazanımlarından biri de, 16 Nisan 2017’deki halkoylamasında milletimizin teveccühüyle hayata geçen yeni yönetim sistemimizin ilk seçimlerini başarıyla gerçekleştirmiş olmamızdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin fiilen uygulamaya girmesiyle ülkemiz artık koalisyonlar, krizler, muhtıralar ve darbeler dönemini geride bıraktı.

İnşallah, demokrasimizin, ekonomimizin ve devlet kurumlarımızın daha istikrarlı ve etkin işleyeceği yeni bir dönemi başlattık. Milletimiz 24 Haziran’da sandıkta ortaya koyduğu iradeyle, Türkiye’nin demokrasisine, hak ve özgürlüklerine, 16 yıldır devam eden reformlarına sahip çıktığını gösterdi.

Bu seçimlerde şahsımı ve Cumhur İttifakı’nı tercih eden herkese bir kez daha teşekkür ediyorum.

Ülkemizin büyümesi, gelişmesi, kalkınması ve hedeflerine ulaşması için yapılan bu tercihin, Türkiye’yi yepyeni ufuklara, 2023 hedeflerine, 2053 ve 2071 vizyonlarına taşıyacağına inanıyorum.

Kıymetli Vatandaşlarım…

Bölgemizde yaşanan hadiseler, bölücü terör de dâhil olmak üzere, pek çok sorunun kaynağıdır.

Türkiye’nin bölgesindeki meseleleri çözmeden kendi geleceğini güvence altına alamayacağı gerçeği, bizi diplomaside ve sahada daha aktif bir politika izlemeye yöneltti. Esasen Türkiye, Suriye krizinde, en başından beri insani ve ahlaki bir duruş sergilemiş, daima mağdurların ve mazlumların yanında yer almıştır.

Biz, bölgemizle birlikte tüm dünyada istikrarın, adaletin, hoşgörü ve barışın tarafında saf tutuyoruz. Bu anlayışla Kudüs’ün, Şam’ın, Bağdat’ın, Kahire’nin, Trablus’un, Saraybosna’nın, Kırım’ın hukukunu savunuyoruz.

Medeniyetimizden ve ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz değerlerimiz bize birliği, beraberliği ve kardeşliği yüceltmeyi öğütlemektedir.

Bir kez daha ifade ediyorum; Türkiye’nin hiçbir devletin toprağında, egemenliğinde, hakkında, hukukunda gözü yoktur. Bizim tek gayemiz; kendi milletimizi ve bölgemizde yaşayan kardeşlerimizi emniyete, huzura, güvenli bir geleceğe kavuşturmaktır.

Ülkemiz, bölgesindeki olayların müsebbibi değildir, kurbanı da olmayacaktır. Attığımız tüm adımları, bu anlayışla planlıyor ve hayata geçiriyoruz. Suriye’deki gelişmeler, bu çabalarımızın neticeleridir. Irak’ın istikrarına katkı yapmaya da devam ediyoruz. Kıbrıs, Doğu Akdeniz ve Ege’deki haklarımızı koruma hususundaki kararlılığımızı hem siyasi alanda, hem de sahada gösteriyoruz. Hepsinden önemlisi, insani duruşumuzla dünyaya örnek oluyoruz.

Bugün 4 milyonun üzerinde mazlumu topraklarımızda misafir ediyoruz. Bu büyük kitle içinde her inançtan, her kökenden, her meşrepten, her mezhepten insan vardır. Çünkü biz, Yunus Emre’nin “YARADILANI SEVERİZ YARADANDAN ÖTÜRÜ” veciz ifadesinde olduğu gibi, kapımıza gelenlerin kimliğine değil, sadece insan olmalarına bakıyoruz. Milletimiz, sergilediği bu alicenaplıkla tüm dünyanın takdirini kazanmakla kalmamış, gelecek nesillere de iftihar vesilesi bir miras bırakmıştır.

Terör örgütlerine göz açtırmadığımız, terörle mücadelede tarihimizin en büyük başarılarını kazandığımız bir yılı geride bıraktık. Güvenlik güçlerimiz, ister dağlarda, şehirlerde, isterse sınırlarımız dışında olsun terör örgütlerinin tüm inlerine girerek, teröristleri imha ediyor. Buradan bir kez daha terörle mücadelede verdiğimiz şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sıhhat ve afiyet diliyorum. Geride bıraktıkları ailelerine sabırlar diliyorum.

Bu duygularla bir kez daha 2019 yılının ülkemiz, milletimiz, bölgemizdeki kardeşlerimiz ve tüm insanlık için barış, huzur, sağlık, güvenlik ve refah içinde geçmesini temenni ediyorum.

Kalın sağlıcakla…”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mahmut Abbas ile görüştü

Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre; Filistin Devlet Başkanı Abbas, bazı ülkelerin büyükelçiliklerini Kudüs’e taşıma kararı başka olmak üzere bölgedeki son gelişmeler hakkında bilgi paylaşımında bulundu. İki lider, Filistin sorununun çözümünü zorlaştıracak yanlış adımların önlenmesi için neler yapılabileceği hakkında fikir alış verişi de yaptılar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, görüşme vesilesiyle, Türkiye olarak Filistinlileri haklı davalarının destekçisi olmaya devam edeceklerini bir kez daha vurguladığı belirtildi.  DHA

 

İLGİLİ HABERCumhurbaşkanı Erdoğan: Bize gurur, kibir yakışmazCumhurbaşkanı Erdoğan: Bize gurur, kibir yakışmaz ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Madenciler dolmuşla geri döndü, bu düşüncede iyi insanlar var!

Zonguldak’ta 4 Aralık Dünya Madenciler Günü kutlanıyor. Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ahmet Demirci, geçen yıl üzerileri kirli olduğu için “kirlenmesin” diye halk otobüsünün koltuklarına oturmayan madencileri hatırlatarak, “Madencilerimiz, yüzü kara ama gönlü ak insanlarımız. Otobüs kirlenecek oturmazlar, sedye kirlenecek diye çizmesini çıkartan kardeşlerimiz. Bunun için madencilerimize önem vermemiz lazım” dedi.

Kömürün bulunmasıyla birlikte “Emeğin Başkenti” unvanını alan Zonguldak’ta, 200 yıldır ömürler “karaelmas” için tükeniyor. Kömürün bulunmasıyla kentte başlayan madencilik sektörü bugüne kadar yaklaşık 5 bin şehit verdi. Amasra, Armutçuk, Karadon, Kozlu ve Üzülmez Müesseselerinin yanı sıra kiralama usulüyle özel şirketlerce işletilen maden ocaklarında da çalışan işçiler “karaelmas” tabir edilen kömürün çıkartılması için adeta hayatını ortaya koyuyor. Vardiya usulüyle çalışan ocaklarda çıkartılan taşkömürü, sanayi sektöründe kullanılıyor.

“Kirlenmesin diye oturmazlar, sedyede çizme çıkartırlar”

Öte yandan 23 Eylül 2017 günü Türkiye Taşkömürü Kurumu Karadon Müessesesinde çalışan 6 maden işçisi, yerin 460 metre altında çalıştıktan sonra yeryüzüne çıkmak istedi. Ancak yaşanan teknik arıza nedeniyle işçiler yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Gelik İşletmesi’nden çıktı. İş yerlerine geri dönmek isteyen maden işçileri, bindikleri minibüste boş koltuklara rağmen “kirlenir” düşüncesiyle oturmayarak ayakta seyahat etti.

Ağabey ve babası da maden işçisi olan 17 yaşındaki Aslı Ertürk ise o anları ekranı kırık cep telefonuyla sosyal medyada paylaştı. İşçilerin davranışı ise büyük yankı uyandırdı. Büyük maden faciaları, ölümler ve iş kazalarıyla gündeme gelen maden sektörü 6 madencinin davranışlarıyla gündeme gelmişti.

Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Ahmet Demirci, “Hakikaten yüzü kara ama gönlü, kalbi ak insanlarımız. Otobüs kirlenecek diye oturmazlar, sedye kirlenecek diye çizmesini çıkartacak kardeşlerimiz. Hakikaten düşündürecek bir tablo. Bunun için madencilerimize önem vermemiz lazım. Madende çalışan kardeşlerimizi önemsememiz lazım. Devletimizin de bizi önemsemesi lazım. Yerin altındaki karaelması çıkartmak için elimizden gelen mücadeleyi yapmaya hazırız. Biz kömürü çıkartmak için doğaya karşı tüm mücadelemizi vermeye çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi.

“Bir avuç kömür için bir can veriyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Zonguldak ziyaretinde bin 500 işçi alınması sözünü hatırlatan GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, bir avuç kömür için can verdiklerini ifade ederek şöyle dedi:
“Bu gün 4 Aralık Madenciler Günü. Tüm emekçi, madenci kardeşlerimizin dünyanın en zor mesleklerinden olan madencilik sektörünü icra ettikleri için kendilerini kutluyorum. Tüm maden şehitlerimiz için Allah’tan rahmet diliyorum. Buruk bir madenciler günü kutluyoruz. İki üç hafta önce 3 kardeşimizin kaçak maden ocağında şehit olması ve Zonguldak gibi bir yerde madencilik sektörünü en zor şartlar altında icra etmemiz bizim için en büyük handikaplardan bir tanesi. Zonguldak gibi bir ilimizde Türkiye’nin taşkömürü çıkartan bir ilimizde şu anda Cumhurbaşkanımızın vermiş olduğu bin 500 işçi sözünün halen daha gündeme gelmemesinden dolayı Zonguldak’ımız ve madencilerimiz zor günler yaşıyor. Bir avuç kömür için canını veren bizler bir an önce bin 500 işçinin alınıp, yer altındaki karaelmasımızı yer üstüne çıkartarak ülke ekonomisine kazandırmak istiyoruz. Bunun için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İnşallah en kısa zamanda bu işçi alımı gerçekleşir. Biz bir dolarımızın dışarıya gitmesini istemiyoruz.”

“Yer üstünde işsiz, yer altında kömür çok”

Yerli kömüre önem verdiklerini, yer üstündeki işsizlerin yer altındaki kömürü çıkartmak için beklediğini hatırlatan GMİS Genel Başkanı Ahmet Demirci, “Bizler yerli kömüre önem veriyoruz. Bir an önce işçi alımının gerçekleşmesiyle yerli kömürün üretilmesine katkı vermek istiyoruz. Şu anda Zonguldak’ın altında 1.5 milyar ton taşkömürü var. Yılda özel sektör ile beraber 1.5 milyon ton civarında hatta onun altında çıkartıyoruz. 1.5 milyar ton kömürü çıkartmak için bizim işçiye ihtiyacımız var. Yer üstünde işsiz, yer altında kömür çok” şeklinde sözlerini tamamladı.

İHA

Suriyeli teröristler tutuklandı

Akçakale İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından sınır hattında düzenlenen operasyonda Suriye uyruklu F.İ. gözaltına alındı. Yapılan araştırma sonucunda terör örgütü PKK/PYD üyesi olduğu belirlenen F.İ., işlemlerin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı. DHA

İLGİLİ HABERErmenistan eski cumhurbaşkanı tutuklandıErmenistan eski cumhurbaşkanı tutuklandı ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Ermenistan eski cumhurbaşkanı tutuklandı

1998-2008 yılları arasında Ermenistan’da Cumhurbaşkanlığı yapan Koçaryan dava sürecinde tüm suçlamaları reddetmişti.

Koçaryan hakkında Erivan Genel Hukuk Mahkemesi tarafından temmuz ayında tutuklama kararı verilmişti. Koçaryan daha sonra kefaletle serbest bırakılmıştı.

Ermenistan’da 2008’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine itiraz nedeniyle gösteriler düzenlenmiş, 1 Mart 2008’de çıkan olaylarda da 2’si polis 10 kişi hayatını kaybetmişti.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Cemalettin Başsoy kimdir? AKP Erzincan Belediye Başkanı adayı Cemalettin Başsoy nereli?

AKP’nin Erzincan Belediye Başkanı adayı Cemalettin Başsoy oldu. Evli ve üç çocuk babası olan Cemalettin Başsoy’un kaç yaşında ve nereli olduğu merak ediliyor. Cemalettin Başsoy’un hayat hikayesi şu şekilde…

CEMALETTİN BAŞSOY KİMDİR?

Evli ve üç çocuk babası olan Cemalettin BAŞSOY 1959 Erzincan Refahiye doğumlu. Önce Erzincan Tarım Meslek Lisesini ardından Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini bitirdi.

Hasankale hayvancılığı geliştirme proje grup şefi olarak çalışma hayatına başladı. Tarım İl Müdürlüğü’nde sulama, peyzaj, şehir ve çevre düzenleme alanlarında başarılı projelere imza attı. Muhtelif şehirlerde sürdürdüğü 27 senelik kamu hizmetini 2005 yılında Erzincan’da tamamladı.

Emekliliğinin ardından sivil toplum kuruluşlarında aktif görevler ve idari sorumluluklar üstlendi. Halka hizmet niyetini siyasete atılarak somutlaştıran Başsoy, Mengüceli Mahallesi muhtarlığı, AKP Erzincan Merkez İlçe Başkanlığı ve AKP Erzincan İl Başkanlığı görevlerini yürüttü. Bu dönemde sosyal tesisler, okullar, çevre düzenlemeleri, PTT şubesi inşası, yerel adrese dayalı nüfus kayıt sistemi gibi hizmetleri Erzincan halkına kazandırdı.

30 Mart 2014 Yerel Seçimlerinde Erzincan’da bugüne kadar bir yerel yöneticinin almış olduğu en yüksek oyla Erzincan Belediye Başkanlığı görevine seçildi. Başsoy, Erdoğan tarafından 6 Aralık tarihinde bir kez daha Erzincan Belediye Başkanlığına aday gösterildi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

AKM’nin ihalesi bile yapılmamış!

İstanbul, Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi (AKM), İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası tarafından Mayıs 2008’de verilen konserden sonra restorasyon yapılacağı öne sürülerek kapatıldı. Restorasyona bakanlık 70 milyon lira Sabancı Holding de 30 milyon lira ayirdi.

FOTO:İHA- AKM artık yok…

Korunacak tarihi eserler arasında yer alan AKM için dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay 29 Ekim 2013 tarihinde hizmete açılacağını söylemiş ancak yenileme çalışmaları 2013’te durdurulmustu. Günay’dan sonraki Bakan Ömer Çelik ise, AKM’nin 2014 yılında da hizmete açılmasınin planlandığını belirtmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da AKM yıkılırken “Sözünü aldım, 2019’un ilk çeyreğinde bitecek. Türkiye 10 yıl önce yapması gereken bir işe ancak bugün başlayabiliyor. Bundan dolayı çok üzgünüm. Çünkü çoktan biz AKM’yi bitirmiş ve milletimizin hizmetine sunmuş olacaktır. Ülkemizin kaybettiği bu 10 yılın hesabını kim verecek?” ifadelerini kullanmıştı.

BAKANLIK YANITLADI: 2 YILA BİTER

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen’in sorusuna verdiği yanıtta, “İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin en kısa sürede hizmete girmesini teminen 2018 yılı Kasım ayı sonu itibarıyla ihale süreci başlatılacaktır. 2019 Şubat ayı içerisinde de Kültür Merkezi’nin inşaatına başlanılması ve 2 yıl içinde tamamlanması planlanmaktadır” dedi.

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen ise AKM kapatılalı tam 10 yıl oldu. 10 yıldır İstanbul halkı başta olmak üzere operadan, sanattan ve tiyatrodan mahrum bırakılıyor. Asıl bu 10 yılın hesabını kim verecek? ” diye konuştu.

Ergenekon’da mütalaa veren savcıdan çarpıcı FETÖ tespiti

Fetullahçı Terör Örgütü kumpaslarından olan Ergenekon Davası’nda duruşma savcısı esas hakkındaki görüşünü açıkladı. Mütalaasını İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunan savcı, “Ergenekon adlı bir örgütün varlığı ispat edilememiştir” dedi. Savcılık görüşünde Ankara’da 2014 yılında hazırlanan “FETÖ Çatı” davasının iddianamesinde Ergenekon Davası ile ilgili yapılan tespite yer vererek şu ifadeleri kullandı: “Ergenekon Davası FETÖ için geçmişteki pis işlerini içine attığı ve kendisi üzerindeki bütün kuşkuları yok etmek için kullandığı bir nevi çöp tenekesidir.” İşte o tespitler:

“TARAF GAZETESİ’Nİ KURDULAR”

Ergenekon komplosunun en önemli ayaklarından birisini de liberaller ile olan ittifak oluşturur. Cemaat, liberallerin desteğini ve onların yönlendirilmelerini komplonun önemli bir unsuru olarak gördüğü için, ‘Taraf’ adında bir gazete kurmuş, kendi medyalarında da liberal aydınlara yer açarak onların entelektüel birikimlerini kendi psikolojik harekatlarının bir parçası yapmıştır.

Türkiye’de liberal demokrat kesimler farkında olmadan cemaatin ideolojik etkisi altına girmişlerdir. Liberal aydınlar, Fetullahçılara Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bastırılmasından sonra demokratik reformların gerçekleşeceğini sanarak bu desteği vermiştir. Ergenekon komplosu, teorik ve plan düzeyinde cemaatin stratejistleri tarafından 2005 yılında hazır hale getirilmişti.Ergenekon Davası iki temel aşamadan oluşan bir komplodur. Birinci aşama, terör eylemleri ve ajanlar aracılığıyla ‘somut delil üretme’ aşamasıdır. İkinci aşama ise, birinci aşamaya dayanılarak ‘Ergenekon Davası’ aracılığıyla ‘bastırma’ aşamasıdır. Bu bastırma ise daha çok Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde olmuştur.

“2007’DE HAYATA GEÇİRDİLER”

Ayrıca komploya karşı çıkan ve ihaneti görmesi muhtemel siyasi yapıların, gazetecilerin, aydınların, bastırılmasını öngörülmüştür. FETÖ, Ergenekon Davası aracılığıyla bastırmayı bilerek gazeteci ve aydınlara kadar genişletmiştir. Amaç dışarıda kalanlara gözdağı vermektir.Basın yayın ve muhalif görüşler devre dışı bırakılmış, sivilleşme ve askeri vesayetten kurtulma adına örgüt, bütün devlet kurumlarında kadrolaşmış ve yerleşmiştir.

Plan, 2007 yılında hayata geçirilmiştir.Bu planı uygularken örgüt,düşmanlarının bazı hatalarını, eksikliklerini çok iyi kullanmıştır. Bu tuzak ile avlanmak istenen TSK kendi elleriyle örgüte istediği kaotik ortamı sağlamış,27 Nisan 2007 günü muhtıra vermiş, cumhurbaşkanı seçilememiş, hükümet zor duruma düşürülmüş ve kasımda yapılmasıgereken genel seçimler erkene temmuz ayına alınmıştır.
Fetullahçı Terör Örgütü, bu fırsatılehine değerlendirerek Ergenekon tuzağını uygulamaya koymuştur. Askerin siyaset üzerindeki vesayeti nedeniyle Ergenekon soruşturmaları başlangıçta toplumda destek görmüştür. Ancak hiç kimse bunun bir yalan olabileceğini, sahte delilleri, iftirayı ılımlı (!), hoşgörülü (!), barış yanlısı (!) dini bir cemaatten ummamış beklememiştir.

Ergenekon Davası’nda bundan dolayı mağduriyetler fark edilip tedbir alınamamıştır. … İstanbul Ümraniye’de bir evin çatısında yirmi yedi el bombası Trabzon’dan yapılan bir ihbar üzerine12 Haziran 2007 günü bulunduğu iddiasıyla başlayan Ergenekon FETÖ’nün kumpasıdır.

Fetullah Gülen’e ve örgütüne karşı toplum kesimlerine yönelik başlatılan operasyonlar sonucu delilsiz, hukuka aykırı, uydurma iddialarla başlatılıp adli hatalar ve sahte delillerle sürdürülen davaların bir kumpas-komplo olduğu yıllar sonra ortaya çıkmıştır.

Aytunç ERKİN- Can ÖZÇELİK