Vahim araştırmanın sonuçlarını açıklamıştı… Bülent Şık hakim karşısına çıktı

Sağlık Bakanlığı’nca yürütülen araştırmanın sonucunu Cumhuriyet Gazetesi’nde yazı dizisi şeklinde kamuoyuna açıkladığı gerekçesiyle 12 yıla kadar hapis istemiyle hakkında dava açılan akademisyen Bülent Şık’ın yargılanmasına başlandı.

AHMET ŞIK DA DESTEĞE GELDİ

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada Bülent Şık’ı, yirmiye yakın avukat temsil etti. Şık’ın kardeşi HDP Milletvekili Ahmet Şık, CHP Milletvekili Ali Şeker ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve akademisyen de destek vermek için duruşmayı izledi. KHK ile görev yaptığı üniversiteden ihraç edildiğini belirten Bülent Şık, suçlamalara ilişkin savunma yaptı.

“TEMİN ETMEDİM, PROJEDE YER ALDIM”

Bülent Şık, “Göreve ilişkin sırın açıklanması”, “Yasaklanan bilgileri temin etme” ve “Yasaklanan bilgileri açıklamak” suçlaması yöneltildiğini hatırlatarak, “Projede yer alan bir araştırmacı olduğum için söz konusu raporlar bende mevcuttu. Bu nedenle ‘temin ettiğim’ yönündeki suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

BAKANLIK ARAŞTIRMA SONUÇLARINI AÇIKLAMADI

Şık daha sonra, Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü ve suça konu araştırma sonuçlarını anlatarak savunmasına başladı. 2011 ve 2016 yılları arasında yapılan araştırmanın amacının halk sağlığını etkileyen faktörlerin tespitine yönelik olduğunu belirten Bülent Şık, “Sağlık Bakanlığı, 3 sene boyunca bu olumsuz durumlarla ilgili bir rapor hazırlamadı. Halka da bu konuda herhangi bir ara rapor sunulmadı” diye konuştu.

ARAŞTIRMA VERİLERİNE GÖRE 52 İLDE…

Sağlık Bakanlığı’nın bugüne kadar da bir açıklama yapmadığını hatırlatan Şık, halk sağlığı ya da çevre sağlığı konularında bir akademisyenin ortaya çıkan ara raporu açıklamasının olağandışı bir durum olmadığını ifade etti. Şık, “Tv’lerde her gün çocuklara balık yedirilmesi haber oluyordu. Ancak bu balıklarda kurşun, arsenik, cıva gibi kanserojen maddelerin ne kadar bulunduğunu bilmiyoruz. Araştırma verilerine göre içinde söz konusu maddelere rastlanan 52 ildeki suların içilemez durumda olduğu ortaya çıktı” ifadesini kullandı.

ARAŞTIRMANIN SONUÇLARI AÇIKLANMAYARAK İNSAN HAYATINI TEHLİKEYE ATILDI

Bu anlamda araştırmanın vahim sonuçlar içerdiğini, aynı zamanda da çok kıymetli olduğunu belirten Bülent Şık, “Araştırmada elde edilen bulguların gizlenmesi yerine kamuoyunda tartışılması sağlanmalıydı. Sağlık Bakanlığı, araştırma doğrultusunda gereken önlemleri almayarak ve ilgili kurumları bilgilendirmeyerek insan hayatını ve ve doğadaki canlıları tehlikeye atmıştır. Ben de bir bilim adamı olarak ve projede yer alan biri olarak halka sorumluluğum gereği araştırmanın sonuçlarını açıkladım.” diye konuştu.

MAHKEME, SAĞLIK BAKANLIĞINA SORDU: AÇIKLANMASI YASAK MIYDI?

Ara kararını veren mahkeme, Sağlık Bakanlığı’na müzakere yazılarak suça konu haberde yer alan araştırmaya ilişkin, açıklanmasının yasaklanmasına dair bir kararın olup olmadığının sorulmasına karar verdi. Sanık avukatlarının, ‘derhal beraat talebi’ ve ‘kovuşturmanın genişletilmesi talebini’ reddetti. Ayrıca dava dosyasının bilirkişiye gönderilmesine karar veren mahkeme, suça konu haberin başka bir kişi tarafından sitelerde ya da gazetelerde yayınlanıp yayınlanmadığının araştırılmasını istedi. Duruşma Mayıs’a ertelendi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

CHP’li Yunus Emre: Bu insanlara yapılan zulümdür

CHP’li Yunus Emre SÖZCÜ gazetesi yazarları ve çalışanları hakkındaki FETÖ iddianemesi ile ilgili olarak şunları söyledi;

“Sözcü gazetesinde ve Cumhuriyet gazetesinde de birçok insan içeride. Bu insanlara yapılan zulüm. Bu insanların kamusal bir kişiliği var. Siz okuyucuların bilgi edinme hakkına müdahale etmiş oluyosunuz. Basında çalışan kişilere doğal bir otosansür oluşuyor. İnsanlar kalemi eline aldığı zaman bende hapse düşer miyim diye düşünüyor. Bilgilenmek isteyen insanlar da cezalandırılıyor.”

İLGİLİ HABERErtuğrul Özkök: Emin Çölaşan FETÖ'cü mü! Beni bile inandıramazsınErtuğrul Özkök: Emin Çölaşan FETÖ'cü mü! Beni bile inandıramazsın

“BU İFTİRAYA UĞRUYOR OLMALARI BASINI SUSTURMAK İÇİN…”

“Sözcü gazetesi olayı dehşet verici olay. Demirel’in bir lafı var bilirsiniz, ‘Allah yakışan iftiradan saklasın…’ Bu örnekte hayatları Fetullah çetesiyle mücadele ile geçmiş, toplumun önünde bunları teşhir etmiş insanlar bununla suçlanıyorlar. Bu iftiraya uğruyor olmaları basını susturmak için hangi yollara gidilebileceğini gösteriyor. Bu örnekte gördüğünüz gibi bu suçlarla işi olmamış insanlar bile suçlanabilirse ‘ibret alın sizin başınıza neler gelebilir’ deniliyor.”

İLGİLİ HABERSözcü'nün FETÖ'cü olduğuna kimse inanmıyor!Sözcü'nün FETÖ'cü olduğuna kimse inanmıyor! ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Kılıçdaroğlu’ndan Sözcü’ye ziyaret

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Sözcü Gazetesinin Ankara bürosunu ziyaret ederek, hakkında dava açılan Emin Çölaşan ve Sözcü Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz’la görüştü.
Ziyaret sonrası konuşan CHP lideri “Sözcü Gazetesi cumhuriyete bağlı, Atatürk devrimlerine bağlı, demokratik, laik sosyal hukuk devletine bağlı, kadın-erkek eşitliğine inanan, insan haklarına inanan, bütün haksızlıklara karşı çıkan ve bu amaçla her gün onları satın alınan milyonların sözcüsüdür. Genç olmasına karşın bütün haksızlıklara karşı direnç gösteren ve geniş kitlelerin sözcüsü olan Sözcü’ye karşı bir kumpasın kurulduğunu biliyoruz. Haksız suçlamaların yapıldığını biliyoruz. Beni derinden üzen yargının içinde bulunduğu durum. Adalet dağıtması gereken bir kurum eğer adaletsizlik dağıtıyorsa, adalete olan güveni temelden sarsıyorsa hepimizin oturup düşünmesi lazım. Sözcü ne yaptı? Darbeye karşı çıktı. Sözcü ne yaptı? Cumhuriyeti savundu. Sözcü ne yaptı? Kadın erkek eşitliğini savundu. Sözcü ne yaptı? Herhangi bir vatandaş mağdur olduğu zaman onun sesi oldu. Sözcü ne yaptı? Çalışanların sözcüsü oldu. Dolayısıyla bir gazeteyi akılalmaz iddialarla suçlamak  gerçekten de Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun ne kadar vahim olduğunu bize gösteriyor.” dedi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Kocaoğlu: Aday olsaydım İZBAN’da yüzde 22’yi bile vermezdim

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Menemen’in Yahşelli ve Göktepe mahallelerine hizmet verecek olan Emiralem yağmur suyu ve atık su şebekesi altyapı çalışmalarının başlaması nedeniyle, Menemen’deki bir özel okulun bahçesinde tören düzenledi. Yağmurlu ve soğuk havaya rağmen, bazı ilçe belediye başkanları ile çok sayıda vatandaşın katıldığı tören, halk oyunları ekibinin gösterisi ile başladı.

FOTO:DHA

FOTO:DHA

Menemen Belediye Başkanı CHP’li Tahir Şahin, ev sahibi olarak ilk konuşmayı yaptı. Kocaoğlu ile 2004 yılından bu yana çalıştığını söyleyen Şahin, “Aziz Kocaoğlu deyince akla çalışkanlık, namuslu adamlık, dürüstlük geliyor. Aziz Kocaoğlu deyince akla üretmek, köylüye, milletine hizmet etmek geliyor. Aziz Kocaoğlu böyle bir adam. Bulunması zor bir adamdır. Çalışması zor ama keyifli bir adamdır Aziz Kocaoğlu. İlçemize inanılmaz hizmetler etti. İzmir’in 30 ilçesine, merkezine, çevresine inanılmaz hizmetler etti” dedi.

‘DÖN AZİZ BAŞKAN’

Menemen’de köylülerin ürününü çok daha rahat toplayabildiğini ifade eden Başkan Şahin, Aziz Kocaoğlu’nun bir süpermarketler zinciri ile yeni bir kooperatif anlaşması yaptığını söylediğini aktararak şöyle devam etti:

“Vatandaş ürününü 1 yerine 2 liraya satma noktasına geliyor. Bugün buruk bir tören yapıyoruz ama inşallah bu burukluk gidecek. Aziz Kocaoğlu 4 ay önce aday olmayacağını açıkladı. Ben de aday olmazsa ‘Vay halimize’ demiştim. Hâlâ, ‘Aziz Kocaoğlu aday olmazsa vay halimize’ diyorum. İkili sohbetlerimde de anlatmaya çalışıyorum. Geçen gün, ‘Bu ülke, bu İzmir için kendimi yakarım’ dedi. Çok güzel bir cümleydi, çok hoşuma gitti. Mecazi anlamda söylenmiş bir cümle. İzmir için kendini yakmak gerekiyorsa Aziz Kocaoğlu İzmir için kendini yaksın. ‘Dön Aziz Başkanım’ diyorum. Dön Aziz Kocaoğlu.”

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İZSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, AŞIRI YAĞIŞLARDA KENT İÇİNDEKİ CADDE VE SOKAKLARDA YAŞANAN SIKINTIYI ÇÖZMEK İÇİN SÜRDÜRDÜĞÜ ÇALIŞMALAR KAPSAMINDA MENEMEN YAHŞELLİ, GÖKTEPE VE EMİRALEM'DE 15,5 MİLYON TL TUTARINDA YATIRIM BAŞLATTI. FOTO:İHA

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İZSU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ, AŞIRI YAĞIŞLARDA KENT İÇİNDEKİ CADDE VE SOKAKLARDA YAŞANAN SIKINTIYI ÇÖZMEK İÇİN SÜRDÜRDÜĞÜ ÇALIŞMALAR KAPSAMINDA MENEMEN YAHŞELLİ, GÖKTEPE VE EMİRALEM’DE 15,5 MİLYON TL TUTARINDA YATIRIM BAŞLATTI. FOTO:İHA

‘DAVAYA MÜDAHİL OLMA HAKKI YAKALADIK’

Daha sonra kürsüye çıkan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise Menemen’in Alaniçi Mahallesi’nde kurulmak istenen taş ocaklarına karşı olduklarını belirterek sözlerine başladı. Kocaoğlu, “Baraj havzalarında kalker ocağı açılabilir diye bir mevzuat değişikliği yapıldı. Bu değişiklikten dolayı bizim dava açma hakkımız yoktu. Ama ÇED değerlendirme raporu alınırken İZSU’ya görüş sorulmadığı için İZSU bu görüş hakkından dolayı davaya müdahil olma tutanağını yakaladı” dedi.

İZBAN GREVİNE DEĞİNDİ

Başkan Aziz Kocaoğlu, 10 Aralık Pazartesi günü İZBAN’da başlayan greve de değinerek, şunları söyledi:

“Sendika başkanının bir açıklaması var; ’70 yıllık sendikayız, 3 defa grev yaptık.’ Güzel, 70 yılda 3 grev. Birini bilmiyorum. İkincisi 2 sene önce İzmir’de, üçüncüsü de yine İzmir’de yapılmakta. Bu sendikanın nerelerde grev yapma özgürlüğüne, nerelerde mücadele etme özgürlüğüne sahip olduğunu gösteriyor. Ben sendikal mücadeleye karşı değilim. Taşeronu Türkiye Cumhuriyeti’nde bir günde kaldırıp, belediye bünyesine alan belediye başkanıyım. Benim karşı olduğum; sendikanın çifte standardıdır. Bunun altını da çizmek istiyorum. Bu tarih itibarıyla 15 yıldır verdiğimiz çabalar sonucunda İzmir ulaşımında alternatifler yarattık. İZBAN grevinde ESHOT’un otobüs seferlerini ayarlaması, metronun sefer sıklıklarını artırması, tramvayın sefer sıklıklarını artırması, bir de can alıcı hatlara 3 tane yeni minibüs hattını geçici olarak sağlayarak biz bugün itibarıyla, bilemediniz yarın itibarıyla grevin hemşehrilerimize verdiği rahatsızlığı İzmir halkının gücüyle, kendi gücümüzle aşmış durumdayız.”

FOTO:İHA

FOTO:İHA

‘YÜZDE 65 İSTİYORLAR’

Konuşmasının devamında grevin bir hak olduğunu söyleyen Başkan Kocaoğlu, “Ama sene 2018, aylardan Aralık, yani son ay. 2018 yılı içinde memleketimin sınırları içinde yüzde 22 oranında devlette, özel sektörde, belediyelerde verilmiş bir zam var mı, yok mu? Ne istiyorlar? Yüzde 65. Ben merkezi hükümetin ekonomik politikası, ücret zamlarına ilişkin politikasıyla bizim politikamızın paralel olması gerektiğini hem Ankara’da hem de açıklama yaparak belirttim. Sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. El birliğiyle çalışmak durumundayız. Yerel seçim arifesinde hükümet ayağını ve belediye ayağını sıkıştırarak, güya başka hiçbir yerde yapamadığın sendikacılığı burada yapma hakkın yoktur. Başka hiçbir yerde yapamadığın grevi burada yapma hakkın yoktur.”

‘ADAY OLSAYDIM YÜZDE 22’Yİ BİLE VERMEZDİM’

31 Mart yerel seçimlerinde aday olmadığını anımsatan Kocaoğlu, “Ben eğer 31 Mart’ta aday olsaydım o yüzde 22’yi de vermezdim” dedi. Aday olmadığını ve ücret zamları anlaşmazlığının kendisinden bilinmemesi gerektiğini söyleyen Kocaoğlu, her şeyin bir sınırı olduğunu belirterek, şunları dile getirdi:

“Yüzde 22 zam verilmiş bir örnek göstersinler. Refah payı diyorlar. Refah payı ekonomi büyürken alınır, ekonomi küçülürken herkes ceremesini çeker. Biz de 15-20 gündür genelge yayınladık, tasarruf tedbirleri üzerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında radikal kararlar almak durumundayız. Herhangi bir büyük şirket, esnaf, ticaret erbabı gelirini 2018 yılında yüzde 22 arttırdıysa, bana da gelip bunu ispat ediyorsa ben o zaman sizin, sendikanın önünde şapka çıkartırım. Çiftçinin, esnafın hali ortadayken, konkordatolar mısır patlar gibi patlarken kimse kusura bakmasın. Ben belediyemi, devletimi, bağlı şirketleri korumak zorundayım. Ben faniyim, bizi yönetenler de fani. Baki olan ülke, devlet.”

‘GENEL BAŞKAN’IN SÖYLEDİĞİNİ AŞMIŞ DURUMDAYIZ’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, yeni yıldan itibaren CHP’li belediyelerde asgari ücretin 2 bin 200 lira olacağına dair sözlerini de hatırlatan Kocaoğlu, şunları söyledi:

“Toplu sözleşme yapmadan şu anda İZBAN’da ortalama ücret 2 bin 273 liradır, 264 lira yol parası hariç. Zamla beraber bunu yüzde 22 ile çarparsanız rakam ortada. Söylediklerimin Genel Başkan ile çeliştiğini söylüyorlar. Biz zaten Genel Başkan’ın söylediğini aşmış durumdayız.”

‘İZMİR’LE UĞRAŞMAYA ÇOK HEVESLİLER’

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çalışırken, performans düşüklüğü gerekçesiyle işten çıkarılan ve önce Konak’ta ardından da CHP Genel Merkezi önünde oturma eylemi yapan Mahir Kılıç’a dair de ilk kez konuşan Başkan Aziz Kocaoğlu, şöyle dedi:

“Bunu parti ayrımı yapmadan söylüyorum; Siyasetçiler İzmir ile uğraşmaya çok hevesliler. Belediyeyi finansmanından yatırımına, halkla ilişkilerine, planlamasına varıncaya kadar belediye başkanının başkanlığında ekip yürütür. Halkına 5 senede bir hesap verir. Ben o hesabı 2 defa verdim. 3 defa seçildim, 2 defa hesap verdim. Kimsenin bize kentin nasıl yönetileceği konusundaki tavsiyelerinde haddini aşmasına da asla ve asla izin vermeyiz. Mahir diye bir arkadaş, ESHOT’ta çalışıyor, birçok problemi var, işe gelmiyor, daire başkanını dövüyor, tehdit ediyor. Disiplin kurulunda sendikadan da bizim arkadaşlarımızdan da temsilciler var. Oy birliğiyle işten çıkarılıyor. Sonra sendika kökenli bir arkadaşımız milletvekilliği sözünü aldıktan sonra, ‘Ben sizi Genel Başkan’la görüştüreceğim’ diyor. Ortalığı karıştırdı.”

‘AZİZ’İ KÖTÜLEMEK İÇİN ANKARA’YA GÖNDERDİĞİNİZ ADAMLAR VAR’

‘Aday değil diye çalışmıyor’ denilmemesi için en fazla kendisinin çalıştığını ifade eden Aziz Kocaoğlu, “Kimseyle derdim yok, ben partiliyim. 1954 seçimlerinde 6 yaşımda oy pusulası dağıtmış bir partiliyim. Benim sertliğimi bilmem neyimi sorgulayabilirsiniz ama partililiğimi sorgulayamazsınız. Kimsenin hakkı da haddi de değildir” dedi. Sözü daha sonra Balçova arsa mağdurlarına getiren Kocaoğlu, şunları söyledi:

“Geldiğim günden bu yana uğraştım. Bunlara plan yaptım. ‘Her kişiye bir daire çıkacak şekilde artı 500 daireye müteahhide verirler, üstünü öderler, ev sahibi olurlar’ dedim. Her şeyini ben yaptım. Riskli alan çok olduğu için ‘Bu yerleşim planını kabul ederseniz bu iş olur’ dedik. Oyunlar köyündeki emsalin aynısını verdik. Şimdi gitmişler Ankara’ya. Millet Ankara’ya adam gönderiyor. Ha babam gönderiyor, gönderin bakalım en olacak? Kime zarar veriyorsunuz? Ankara’ya şov yapmak için, Aziz’i kötülemek için gönderdiğiniz adamlar var. Böyle olur mu ya, bu olur mu?”

‘SANKİ MEMLEKETİ SATTIK’

Aday olmamakla son derece doğru karar verdiğine inandığını vurgulayan Aziz Kocaoğlu,  Kültürpark’ta bulunan eski İZFAŞ binasının, özel bir üniversiteye tahsis edilmesinin ardından başlayan tartışmalara dikkat çekti. Yapılan eleştiriler üzerine konuşan Aziz Kocaoğlu, şöyle dedi:

“Kültürpark’ta 50 çocuk 3 sene tıp teorisini görecek, hastanede staj görecek. 50 tane tıp öğrencisi orada eğitim görecek. Ortalık ayağa kalktı. Sanki memleketi, Kültürpark’ı sattık. Boş binamız var, adam geldi istedi, verdik. Yok efendim şöyle böyle… Ne var bunda?”

‘NEDEN PAÇALARIN TUTUŞUYOR’

Hakkında, ‘İstifa resti’ çektiği yönünde haberlerin çıktığını belirten Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, bu haberlerin uydurma olduğunu, ortalığı karıştırmak için yapıldığını savundu. Artık aday olmayacağını açıkladığını anımsatan Kocaoğlu, “Olduk dış kapının dış mandalı. ‘İzmir için kendimi yakarım’ yönündeki açıklamam, tekrar belediye başkanı olmak anlamını içermiyor. Bu, kent için her türlü fedakârlığı yaparım anlamına gelmektedir. AKP İl Başkanı bilmem ne demiş. Niye endişe ediyorsun, niye hemen paçaların tutuşuyor? Kusura bakma, ben yokum ama seçimi kazanacağım. O da benim boynumun borcu diye konuştu.

‘BENİ GAGALAMAYA ÇALIŞIYORLAR’

CHP’den Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olan bazı isimlerin, kendisini ‘gagalamaya’ çalıştığını söyleyen Aziz Kocaoğlu, herkesin aday adayı olma hakkının bulunduğunu belirterek, “Büyükşehir aday adaylarının bazıları beni gagalamaya çalışıyor. Bu taş uzaktan da geliyor en yakından da geliyor. Yahu kardeşim ben gitmişim, benim en son burada bir gücüm varsa beni yanına al çalıştır. Aynı partinin belediye başkan adayını kötüleyerek bir yere gelemezsin. Siyaset kitabında, aritmetiğinde böyle bir şey yok. Bu ne çılgınlıktır. Ben cevap vermiyorum. Hepsine veririm de İzmir ve partim için vermiyorum. Ama benim de ne adam olduğumu burada herkes bilir. Eğer kantarın topuzunu kaçırırlarsa ondan sonra vay halinize” dedi.

DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Ermenistan eski cumhurbaşkanı tutuklandı

1998-2008 yılları arasında Ermenistan’da Cumhurbaşkanlığı yapan Koçaryan dava sürecinde tüm suçlamaları reddetmişti.

Koçaryan hakkında Erivan Genel Hukuk Mahkemesi tarafından temmuz ayında tutuklama kararı verilmişti. Koçaryan daha sonra kefaletle serbest bırakılmıştı.

Ermenistan’da 2008’de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine itiraz nedeniyle gösteriler düzenlenmiş, 1 Mart 2008’de çıkan olaylarda da 2’si polis 10 kişi hayatını kaybetmişti.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Konya’da çiftçiler sokağa çıktı!..

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, çiftçilerin talebi doğrultusunda Konya Valiliği’ne başvurarak, tarımdaki sorunları dile getirmek için Konya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü önünde “Büyük Çiftçi Buluşması” gerçekleştirdi.

“VEKALET VERİN HAKKINIZI ARAYAYIM”

SÖZCÜ

SÖZCÜ

Konya Ticaret Borsası’nda, mısır alımlarındaki nem oranı değişkenliklerinden dolayı şikayetlerini dile getiren çiftçilere seslenen Yokuş, “Vekaletinizi verin bana dava edeyim, hakkınızı ben arayayım” dedi.

“ÇİFTÇİMİZ ÜRETMEZSE, NE OLUR BU ÜLKENİN HALİ”

“Çok sayıda çiftçinin bu doğrultuda kendilerine başvurduğunu” söyleyen Milletvekili Yokuş, “Böyle devam ederse çiftçimiz ekim yapamayacak, çiftçimiz tarlaya verdiğini geri alamıyor. Uzun zamandır çiftçimiz, maliyetine ürün kaldırıyor. Bu nedenle benim çiftçi kardeşim ekim yapamıyor. Çiftçimiz üretmezse, üretime destek verilmezse ne olur bu ülkenin hali” diye konuştu.

SÖZCÜ

SÖZCÜ

‘Matruşka yöntemi, devre mülkte mağdur sayısını artırıyor’

Bursa’da mahkeme kararıyla devre mülk satışı iptal edilen yaklaşık 300 vatandaş, satışı gerçekleştiren söz konusu firmaların kapatılması ya da isim değiştirmesi sebebiyle paralarını alamadıkları için mağduriyet yaşıyor.

Mağdurlardan Zeliha B, bir firma tarafından hediyeli tatil vaadiyle götürüldüğü tesiste, 500 lira avans verdiği termal devre mülk için 13 bin 500 lira bedelli sözleşme imzaladı.

Tatil hizmetlerinden faydalanamayan ve verilen sözlerin yerine farklı uygulamalarla karşılaşan Zeliha B, sözleşmenin iptali, ödediği paranın iadesine karar verilmesi talebiyle Bursa 4. Tüketici Mahkemesine başvurdu.

Firma avukatı, mahkemeye gönderdiği dilekçesinde, davacının sözleşmeyi kendi rızası ile imzaladığını, devre mülk sözleşmelerine ilişkin olarak mevzuatta cayma hakkı öngörülmediğini, kapıdan satış sözleşmesi olmadığını, davalının kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istedi.

Mahkeme başkanı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin devre mülk satışı için ön akit niteliğinde ve harici gayrimenkul satış sözleşmesi olduğundan geçersizliğine, davacının sözleşme nedeniyle herhangi hizmetten yararlanmadığı anlaşıldığından sözleşmenin feshi ile senedin iptaline karar verdi.

Zeliha B, devre mülke ödediği paranın iadesiyle ilgili icra takibi başlatılmasına rağmen muhatap şirket kapandığı için alacağını tahsil edemiyor.

“Bedava tatil”e kanmayın

Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, özellikle yaz aylarında vatandaşların sahil kenarlarına ya da satış mekanlarına araçlarla götürülüp gece yarılarına kadar adeta rehin tutularak sözleşme imzalatmadan geri gönderilmediğini belirterek, tüketicileri “bedava tatil”e kanmamaları konusunda uyardı.

Bu konuda sözleşme iptali ve para iadesi için Bursa’da yüzlerce, ülke genelinde binlerce açılmış dava olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle konuştu:

“Firmalar, para iadesi yapmamak için kasalarını boşaltıyor, adını değiştiriyor, başka bir isimle devam ediyor. Bir süre sonra bu ismi de değiştiriyor. Bu durumda tüketici parasını tahsil edemiyor. Devlet, tüketici yasası ile vatandaşın hakkını koruyor. Tüketici de yasal haklarını koruyor ve cayma haklarını kullanıyor. Devletin mahkemesi de gereğini yapmış ve kararını vermiş, icra gitmiş para almaya ama firma yok, para yok. Yasal boşluktan yararlanılarak tüketici mağdur ediliyorsa, devlet yine bir şekilde bu kanuni boşluklardan yararlanan kötü niyetli satıcıları engellemeli ve tüketicinin bu mağduriyetinin önüne geçilmelidir.”

“150 bin mağdurdan bahsediliyor”

Tüketici Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu da devre mülkle ilgili yaklaşık 150 bin mağdur bulunduğundan bahsedildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Matruşka yöntemi, devre mülkte mağdur sayısını artırıyor. Mağdurların mahkeme kararıyla haklı olduklarının belirlenmesine rağmen firmaların içi boşaltıldığı için paralarını alamıyorlar. Bu firmalar matruşka gibi şirketlerden oluşuyor, kapanıyor başka isimle tekrar açılıyor ve mağdur sayısı sürekli artıyor. Bir şekilde dolandırıcılık devam ediyor. Kesin çözüm için mahkemelerin şirketler arasındaki bağı tespit edip, bunlara ayrı tüzel kişiler gibi davranmayıp hepsini bir kefede değerlendirmesi lazım. 2014 yılında mayısta çıkarılan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre bitmemiş inşaatlardan devre mülk satışı yapılması ön ödemeli satış kapsamına girdi. Bu şirketin kağıdıyla satış yapılamaz ve satışlar noterden yapılacak.”

Devre mülk satışlarının son yıllarda bazı kötü niyetli kişiler tarafından dolandırıcılığa dönüştürüldüğünü vurgulayan Ağaoğlu, “15 günden az süreli devre mülk satışı kesinlikle yapılamaz. Bu konuda kanunla bir çerçeve çizilmiş. Bir haftalık satış varsa uzak durun. 14 günlük kesin cayma hakkınız olduğunu bilin. Bitmemiş inşaatlardan satın alma yaparken dikkatli olun. 3 yılda bitmesi gerekiyor ama kompleks inşaat diye 7 yıl geçmiş halen sürüyor. Tüketici hizmet alamıyor ama parasını zorunlu olarak ödüyor.” diye konuştu.

AA

Dehşet saçan saldırgana ‘müebbet artı 50 yıl civarı’ hapis

İstanbul Bahçelievler’de 13 Nisan 2017’de Eray Aygün (21) motosiklet ile seyir halindeyken çevreye rast gelene ateş ederek 6 kişinin yaralanmasına neden oldu. Çevredekilerin engel olmak için müdahale etmeye çalışması üzerine olay yerinden kaçan Aygün 28 gün sonra yakalandı. Yaralananlar arasında bulunan Tural Asadov ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Eray Aygün hakkında yapılan soruşturma neticesinde ”Kasten yaralama” ,”Ruhsatsız silah bulundurma” ve ”Kasten öldürmeye teşebbüs” suçlarından bir kez müebbet ve 66 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

“SON SÖZÜM YOKTUR”

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına Balıkesir Kapalı Cezaevinde bulunan tutuklu sanık Eray Aygün SEGBİS sistemiyle bağlandı. Duruşmada savcı sanık Eray Aygün’ün bir kişinin ölümüne, 5 kişiyi ise öldürmeye teşebbüs ettiği göz önünde bulundurularak cezalandırılmasını istedi. Aygün’ün avukatı Begüm Kocamaz, “Müvekkilimin olayı gerçekleştirdiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatine ve tahliyesine karar verilmesini talep ediyorum” dedi. Mahkeme heyeti kararını açıklamadan önce sanık Aygün’e son sözünü sordu. Sanık Eray Aygün, “Son sözüm yoktur.” ifadesinde bulundu.

“BAŞKANIM ŞİMDİ KAÇ YIL ALDIM?”

Mahkeme Heyeti, Eray Aygün hakkında Tural Asadov’u kasten öldürdüğü gerekçesiyle müebbet hapis cezası, 3 kişiyi de kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 15’er yıl, Hızır Hamzaoğlu’nu silahla kasten yaralama suçundan 5 yıl 7 ay 15 gün,
Murat Koç’u kasten yaralama suçundan 3 yıl 9 ay hapis, ruhsatsız silah kullanma bulundurma suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Duruşma salonunda kararın açıklanmasının ardından ilginç bir diyalog gerçekleşti. Sanık Aygün söz olarak “Başkanım şimdi ben toplam kaç yıl aldım” dedi. Mahkeme Başkanı üye hakimin cezaları hesaplaması üzerine sanığa “Müebbet artı 50 yıl civarı” cevabını verdi. Sanık Aygün cevap üzerine “Tamam sağ olun kolay gelsin” dedi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

21 kişi ölmüş, 115 kişi de yaralanmıştı… O dava yeniden görülmeye başlandı

Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 3. duruşmada tutuksuz sanıklardan Rüstem Tekin hazır bulundu. Şikayetçi Avukatı Özlem Özkan mahkemeye sunduğu dilekçesini tekrar ettiğini ifade ederek, “Öncelikle burada hazır olmayan sanıklar yönünden duruşmalardan vareste (bağışık) tutulmalarına karar verilmediği halde hazır olmadıkları görülmüştür. Biz sunmuş olduğumuz dilekçemizi onların huzurunda açıklamak istiyoruz. Dolayısıyla onların hazır edilmesini talep ediyoruz. Dava 10 yıldır devam etmektedir. Şikayetçilerin, sanıkların huzurunda beyanlarını ve kendilerini ifade etmeleri gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Başka bir şikayetçi avukatı Nermin Kaplan da “Saatlerdir biz mağdurlarla birlikte duruşma sıramızı bekledik. Sanıkların da burada hazır bulunmalarını istiyoruz. Ondan sonra beyanda bulunacağız” ifadelerini kullandı. Söz alan diğer avukatlar da sanıkların duruşmada hazır olmasından sonra beyanda bulunacaklarını ifade etti.

“BİZİM CANLARIMIZ TOPRAK ALTINDA”

Şikayetçiler de sanıkların hazır olmasının ardından beyanda bulunacaklarını ifade etti. Yaşanan patlamada kızı Semra Bakkal’ı kaybeden şikayetçi Nigar Bakkal, “Bizim canlarımız toprak altında, onlar keyif yapıyorlar. Mahkemeyi kale almıyorlar. Gelsinler yüzlerine söyleyelim. Bu ölenlerle dalga geçmektir” dedi.

DURUŞMA OCAK AYINA ERTELENDİ

Mahkeme heyeti de sanıkların sorgularının yapıldığını, bozmaya karşı beyanlarının alındığını, bundan sonra duruşmalardan vareste tutulmamış olsalar bile yokluklarında yargılamaya devam edilerek hüküm kurulabileceğini belirterek, şikayetçi avukatlarının talebini reddetti. Şikayetçi avukatlarına esas hakkındaki beyan ve iddialarını sunmaları için süre veren mahkeme heyeti duruşmayı Ocak ayına erteledi.

ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Dava öncesi Bakırköy Adalet Sarayı önünde hayatını kaybedenlerin yakınları açıklama yaptı. Grup adına açıklama yapan Arzu Cesur davanın geldiği aşama hakkında bilgi vererek, “Bugünkü duruşmada mahkemenin verdiği kararda direnmesini talep edeceğiz. Tüm sorumlular yargılanana kadar adalet aramaya, davalarımızı takip etmeye devam edeceğiz” dedi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Davutpaşa’da 31 Ocak 2008 tarihinde maytap atölyesinde meydanda gelen patlamada 21 kişinin hayatını kaybetti, 115 kişi de yaralandı. Patlamanın ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma sonunda 10 sanık hakkında dava açtı.

Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi yargılama sonunda 14 Temmuz 2014 tarihinde davayı karara bağladı. Mahkeme heyeti, dönemin Zeytinburnu Belediyesi Ruhsat ve Denetleme Müdürü Rüstem Tekin ile dönemin Zabıta Müdürü Feruz Kutsal’ı 7’şer yıl 6’şar ay, bina sahipleri Remzi ve Resul Koçyiğit kardeşleri de 5’er yıl hapis cezasına çarptırdı. Dönemin İmar ve Şehircilik Müdürleri Şevket Yıldırım ve Servet Kırna’ya 4’er yıl 2’şer ay hapis cezası verilirken, bu cezalar 30’ar bin 400’er lira para cezasına çevrildi. Dönemin İmar ve Şehircilik Müdürü Hatice Küçükakyüz’ün 2,5 yıllık hapis cezası da 18 bin 200 liraya çevrildi. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürü Atakan Tanış ile patlamanın olduğu atölyede işçi olarak çalışan Hasan Altay ise beraat etti.

KARAR YARGITAY’A TAŞINDI

Bu karar üzerine ölenlerin aileleri Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı temyiz ederek davayı Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 12. Ceza Dairesi Murat Aydın, Atakan Tanış ve Hasan Altay hakkında verilen beraat kararlarını onadı. “Taksirle öldürme” suçundan para cezasına çarptırılan Servet Kırna, Şevket Yıldırım ve Hatice Küçük Akyüz’ün suçlarının “İhmal suretiyle görevi kötüye kullanmak” suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Servet Kırna hakkında 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu belirtilerek davanın düşmesine karar verilmesi istendi.. “Taksirle öldürmek”suçundan 7’şer yıl 6’şar ay ceza verilen sanıklar Rüstem Tekin ve Feruz Kutsal hakkındaki suçun “görevi kötüye kullanmak” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bu karar da bozulmuştu. Diğer 2 sanık için ise karar bozulmuştu. DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Yatak kadını mancınık gibi fırlattı! İki defa kalp krizi geçirdi ve felç kaldı

İngiltere’de eşiyle cinsel ilişkiye girdiği sırada yataktan düşen 4 çocuk annesi Claire Busby adlı kadın, yatak şirketine 1 milyon sterlinlik tazminat davası açtı.

YATAKTAN DÜŞEN KADIN 1 MİLYON STERLİNLİK DAVA AÇTI

İngiliz basını son yıllardaki en ilginç davayı konuşuyor. Eşiyle cinsel ilişkiye girdiği sırada yataktan düşen Claire Busby adlı kadın, yatak şirketine 1 milyon sterlinlik tazminat davası açtı

2 KEZ KALP KRİZİ GEÇİRDİ, FELÇ KALDI

İngiltere’nin Berkshire’da yaşayan 4 çocuk annesi Busby, hayatını karartan kaza sonrası iki defa kalp krizi geçirdi ve felç kaldı. Kadın, “yatağın kendisini mancınık gibi fırlattığını” iddia ediyor.

YATAK FİRMASI SORUMLULUK KABUL ETMEDİ

Yatak firması ise 46 yaşındaki kadının başına gelen kaza ile ilgili sorumluluk kabul etmiyor. Davanın sürdüğü belirtildi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.