Tuncay Özilhan: İflaslar başlarsa durum daha kötüye gider

TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı bugün Ankara’da düzenlendi.

İşte toplantıda konuşma yapan TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’ın açıklamaları:

Dünyadaki krizlerin tarihi, neredeyse her seferinde krizleri tetikleyen faktörün siyaset kaynaklı olduğunu gösterir.

Ama siyasi olaylar her durumda ekonomik krize yol açmaz. Ekonomik temelleri sağlam, kamu bütçesi ve ödemeler dengesi açık vermeyen, bankacılık sektörü güçlü, denetim ve gözetimin iyi yapıldığı, merkez bankası ve diğer düzenleyici ve denetleyici kurumları özerk, kamu ve özel sektörde borçluluk oranları düşük olan ekonomiler krizlere dayanıklıdır.

Türkiye, biraz sonra daha detaylı yer vereceğim bazı sorunlara rağmen, 2001 krizinden sonra güçlendirilmiş olan ekonomik temelleri sayesinde, krizde önemli bir direnç gösterebiliyor.

Şirketler son 10 senedir kıymetli TL ve bol uluslararası finansmana dayalı bir model içinde idi. Bu şirketler şimdi zor durumda. Geçmişteki bir takım yanlış kararların bedeli ödeniyor. Konkordato ilan eden şirketlere her gün bir yenisi ekleniyor.

‘EĞER İFLASLAR BAŞLARSA DURUM DAHA DA KÖTÜYE GİDER’

Moraller bozuluyor. Reel sektör, yüksek enflasyon ve TL’deki dalgalanma nedeniyle önünü göremiyor. Yüksek faiz oranları kredi kullanımını sınırlıyor. Eğer iflaslar başlarsa, durum daha da kötüye gider.

Dalga dalga KOBİ’lere, esnafa ve vatandaşa yayılır. İşsizlik bugünkü seviyelerinin üstüne çıkar. Yüksek işsizlik ve enflasyon halkın satın alma gücünü düşürür. Düşen talep şirketler kesimini daha da zora sokar.

‘KREDİ KAPASİTESİ HEPTEN DARALIR’

Bankaların bilançolarında sorunlu alacaklar artar ve kredi kapasitesi hepten daralır. Bu ihtimalin önüne geçilmesi için finans sektörünün doğru araçlarla desteklenmesi mutlaka gündeme alınmalı.

Reel sektör ve bankacılık sektörünün bir sarmal halinde aşağı çekilmesi önlenmeli. Belli bir süre için büyüme hızında sert bir düşüş kaçınılmaz görünüyor. Önemli olan bundan sonra ekonominin sağlıklı bir büyüme patikasına girmesi. Sağlıklı büyüme üretimden geçer. Üretimde yaratılan katma değeri artırmadan istikrarlı bir büyüme sürecine giremeyiz.

Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişin sancıları çekiliyor. Birçok yerde işler yürümüyor, her kademede kararlar bir üst merciye devrediliyor. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi “Bakanlıklarımızda sistemin henüz tam oturmamış olmasından dolayı bazı sıkıntılar olduğunu ve bürokraside bundan kaynaklı rehavet olduğunu biliyoruz.” İnşallah, bu sıkıntılar kısa sürede aşılır ve güçlü bir geleneği olan bürokrasimiz yeniden etkin bir şekilde çalışmaya başlar.

İLGİLİ HABERTÜSİAD Başkanı Bilecik'ten kriz açıklamasıTÜSİAD Başkanı Bilecik'ten kriz açıklaması ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Altın fiyatlarında düşüş sürüyor! Düşen gram ve çeyrek altın kaç lira oldu?

Altın fiyatları yatırımcılar tarafından ve altın hediye etmeyi planlayan vatandaşlar tarafından merakla araştırılıyor. Altın fiyatlarının hızlı hareketi son haftalarda duruldu ve altın fiyatları düşüş yönnünde bir seyir izlemeye başladı. İşte çeyrek ve gram altında günün fiyatları…

ALTIN FİYATLARINDA SON DURUM – 28 KASIM

Çeyrek altın 28 Kasım tarihinde, 328,96 TL’den alınıp, 336,46 TL’den satılıyor.

Gram altın ise 205,57 TL’den alınırken 205,61 TL’den satışa sunuluyor.

Yatırım için tercih edilen altınlardan olan Cumhuriyet altını 1.363,00 TL’den alınırken, 1.384,00 TL’den satılıyor.

Yarım altın ise 655,86 TL’den alınıyor ve 672,91 TL’den satılıyor.

altın fiyatları sözcü ile ilgili görsel sonucu

ALTIN NASIL DEĞERLENİR?

Altın fiyatları talebin fazla olması ya da satın alma durumunda yükselirken tam tersi durumda da altın fiyatları düşer. Bu durum altın fiyatlarını etkileyen en basit durumken altın fiyatlarının yükselmesinin ana nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz :

Küresel ve yerel enflasyon

Enflasyon; fiyat genel seviyesinde oluşan artışı gösteren ölçüt olarak tanımlanır. Eğer enflasyon yüksek ise paranızın alım gücü düşer. Küresel enflasyonda da para biriminin alım gücü düşüş gösterir. Bu durumda altın fiyatları her zaman yükseliş trendi içinde olmuştur. Para biriminin alım değeri düştüğü için altın fiyatları artar ve siz paranızla aynı miktarda altın alamazsınız. Bu nedenle küresel ve yerel enflasyon altın fiyatlarının en büyük düşmanıdır.

Küresel likitide

Likitide borsa programlarında sürekli duyduğumuz bir terimdir. Likitide; nakit akışı anlamına gelen bir borsa terimidir. Likitidenin artış göstermesi altın fiyatlarını doğrudan etkiler ve altın fiyatları yukarı doğur bir trend içine girer. Altın miktarı sabit iken altın maliyetinin artmış olması ve piyasa da paranın daha fazla olması altın fiyatlarının artmasına neden olacaktır. Bu nedenle küresel likitide altın fiyatlarını doğrudan etkileyen bir etkendir.

Altın stok durumu

Dünya üzerinde belirli miktarlarda altın stoğu mevcuttur. Yeni altın kaynakları bulunmadığı dönemlerde mevcut stok azalma gösterir ve altın fiyatları bu dönemde olağanüstü artış gösterir. Bu durum genelde düğün mevsimi olarak bilinen yaz aylarına girmeden ortaya çıkar. Bu dönemde altın alımları dünya genelinde en yüksek derece de gerçekleştiği için altın fiyatları muazzam derece de artış gösterir.

Küresel Riskler

Altın bir yatırım aracı olarak her devirde değerini koruyan ve zarar ettirmeyen bir meta olduğu için tercih edilir. Ancak altın fiyatlarını etkileyen ve altın fiyatlarının yükselmesine neden olan küresel risklerdir. Altın en kolay nakite çevrilebilen ve dünyanın her yanında işlem gören bir cevher olduğu için her insan yatırım amacı olarak altın satın alır. Özellikle küresel risklerin, savaşların olasılığının artması ile insanlar döviz fiyatlarına güvenmeyip nakitlerini altına çevirerek altın satın alırlar. Altın satın alımları piyasa da altın daralmasına neden olur ve altın fiyatlarının aşırı derece de artmasına neden olur.

Reel faiz oranları

Reel faiz ; elde tutulan para nın elde tutulmasının maliyeti olarak bilinir. Bu nedenle elinizde tuttuğunuz altının da elde tutulma maliyeti mevcuttur.Özellikle küresel reel faizler arttığında yerel reel faizler de artış gösterir. Bu durumda insanlar ve yatırımcılar nakitlerini altına çevirerek nakit tutma maliyetini ortadan kaldırmak ister. Nakitlerin altına çevrilmesi işlemleri piyasa da altının azalmasına ve doğrudan fiyatlarının artmasına neden olur.

Bu etkenler altın piyasasını olumsuz olarak etkileyerek altın fiyatlarının yükselmesine neden olurken altın fiyatlarının düşmesini sağlayan ve altın fiyatlarına doğrudan etkisi olan durumları da şöyle sıralayabiliriz;

ALTIN FİYATINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Altın üretim ve yatırım amaçlı kullanılan aynı zamanda da uluslararası piyasalarda işlem gören bir yatırım aracıdır. Altının fiyatını etkileyen faktörler, altının arz ve talebini etkileyen faktörlerdir. Bunlar ise;

1- Mücevher talebi başta olmak üzere altına olan endüstriyel talep,

2- Madencilik şirketlerinin altın çıkarma maliyetleri,

3- Altın arz ve talebinde ağırlıkları yüksek olan ülkelerin jeopolitik durumları,

4- Petrol ve diğer emtiaların fiyatları,

5- Merkez bankalarının altın alış ve satış işlemleri,

6- Merkez bankalarının para politikaları,

7- Reel faiz hadleri,

8- Enflasyon oranları,

9- Dünya ekonomilerinin büyüme hızları,

10- Altın üreticilerinin hedging işlemleri,

11- Altının işlem gördüğü vadeli piyasalardaki kısa ve uzun pozisyon miktarı,

12- Spekülatif amaçlı işlemler,

13- ABD Doları’nın diğer para birimleri karşısındaki değeridir.

İşçilerden, Cumhurbaşkanı’na mektup

Toroslar ilçesi Lütfi Oğuzca Parkı’nda toplanan işçiler ellerinde “Sürekli işçi enflasyona yenik düştü”, “Eşit işe eşit ücret”, “Mazlumların mağdurların umudu Erdoğan”, “2020’ye Hayır, 2019 Kamu Toplu İş Sözleşmesine Evet”, “Cumhurbaşkanımız, Çalışma Bakanımız duyun sesimizi” yazılı dövizler taşıdı.

İşçiler, Cumhurbaşkanı ve Çalışma Bakanı’na göndermek üzere ücret artışı, enflasyon farkı verilmesi, tayin hakkı, istek dışı emekliye ayırma, düşük düzeyde ve yetersiz sosyal yardımlar, 2020 yılına kadar toplu iş sözleşmesi yapamayacak olmaları gibi sorunlarını anlattıkları mektupları yazdılar.

EŞİT HAK VE ÜCRET

İşçiler adına konuşan Gürhan Demirci, çalışma barışı için eşit hak ve ücret istediklerini söyledi. Kamuya geçirilen işçilere enflasyon farkı verilmediğine dikkat çeken Muhtaroğlu, “Öncelikle Cumhurbaşkanımıza bizlere kadro verdiği için teşekkür ediyoruz. Ancak, taşerondan kadroya geçen işçilere Yüksek Hakem Kurulu tarafından yayınlanan ücret, mali ve sosyal haklar uygulanmaktadır. Bu da aynı işi yaptıkları eski kadrolu işçilerle eşit hak ve ücretler sağlamamaktadır. Bizlere enflasyon farkı olmadan altı ayda bir yüzde 4 ücret artışı yapılması öngörülmektedir. Yüzde 25 enflasyon karşısında maddi kayıplar ve büyük geçim sıkıntıları yaşamaktayız. İşçilere sağlanan ve oldukça yetersiz olan çocuk, yemek, yol, yakacak, öğrenim, doğum, evlenme, ölüm, askerlik, mesai ücreti ve tazminat gibi sosyal hak ve yardımlar enflasyon karşısında daha da erimektedir” dedi.

iscilerden-cumhurbaskanina-mektup-3“TAYİN HAKKI YOK”

İşçilerden Adil Muhtaroğlu ise sorunlarının çözümü için 2019 yılında kamu işçileriyle yapılacak Kamu Çerçeve Sözleşmesi Protokolü’ne dahil edilmek istediklerini belirterek “Anayasal hakkımız olan tayin hakkımızı istiyoruz. Devletin işçi ve memurları gibi 65 yaşına kadar çalışmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
İşçiler, öğle yemeği olarak simit yedikten sonra dağıldı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

TESK’ten kira artışı uyarısı

Palandöken, yaptığı yazılı açıklamada, kira artış oranları hesaplanırken Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksinin (Yİ-ÜFE) dikkate alındığını anımsattı.

Artış oranlarının enflasyonun üzerinde olmaması gerektiğini belirten Palandöken, “Okul, hastane, belediyelere ait gayrimenkullerin ve özellikle kantinlerin kira artış oranının yüzde 20-25 seviyelerine çıkması maliyetleri artırıp fiyatlara zam olarak yansımaktadır. Başta belediyeler, üniversiteler ve il özel idareleri kira artışlarında Yİ-ÜFE oranını dikkate almalı. Kira artışları enflasyon oranını geçmemeli ki enflasyonla mücadelede sınıfta kalmayalım.” değerlendirmesinde bulundu.

Palandöken, yüksek kira artışlarının hem esnafın hem de vatandaşın bütçesini olumsuz etkilediğini vurgulayarak, Borçlar Kanunu’na göre konut ve iş yerlerindeki kira artışının Yİ-ÜFE oranının 12 aylık ortalamasının üzerinde olamayacağını aktardı.

“Zamlar ertelenmeli”

Öte yandan, temmuz ayında TÜFE’nin aylık yüzde 0,55, yıllık yüzde 15,85 arttığını, ÜFE’nin ise aylık yüzde 1,77, yıllık yüzde 25 artış gösterdiğini hatırlatan Palandöken, şunları kaydetti:

“ÜFE’deki artış, döviz kuruna bağlı olarak üreticinin maliyetindeki artışa işaret ediyor. Aylık bazda en yüksek artışın lokanta ve oteller grubunda gerçekleşmesinde, turizm sezonunun açılması oldukça etkili. Sezon indirimlerinin başlamasıyla, aylık bazda en fazla düşüş giyim ve ayakkabıda gerçekleşti. Akaryakıta gelen zamlar ÖTV uygulamasıyla kontrol altına alınmış olsa da yıllık en fazla artış yüzde 24,21 ile ulaştırma grubunda oldu.”

Palandöken, gelecek dönemde enflasyonun yeniden yükseliş trendine girmemesi için zamların ertelenmesi ve mümkün olduğunca diğer ürünlere zam yapılmamasının, özellikle enerji kalemlerindeki zamların önüne geçilmesinin önemli olduğunu ifade etti.

İYİ Parti’den ekonomi çağrısı!

İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, Meclis’te bir grup milletvekiliyle düzenlediği basın toplantısında, İYİ Parti’nin kurulduğu günden itibaren, yapıcı muhalefet yapmak adına ülkenin karşılaştığı sorunları işaret ederken, karşı çözüm önerilerini sunduklarını aktardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Hükümetin 100 Günlük Acil Planını açıklayacağını anımsatan Türkkan, “Hükümetin terörle mücadelesinde; evrensel hukuk kuralları çiğnenmeden ama ülkenin geleceğine kasteden tüm terör örgütlerine karşı etkin mücadele konusunda sonuna kadar destek vermeye kararlıyız.” değerlendirmesini yaptı.

TERÖRLE MÜCADELE

FETÖ terör örgütü ile mücadelenin etkin ve kararlı şekilde sürdürülmesi; FETÖ’nün siyasi bağlantılarının ortaya çıkartılıp, yargıya teslim edilmeleri gerektiğini vurgulayan Türkkan, “Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı ekonomik krizin çözümü konusunda sadece ülkeyi yöneten mevcut koalisyonun çabaları yetmez. Bu konuda öncelikle parlamentoda bulunan partilerle iş birliği yaparak, ülkenin iktidarı ve muhalefetiyle milli birlik ve beraberlik içerisinde hareket etmesi sağlanmalıdır.” diye konuştu.

İLGİLİ HABERİYİ Partili Lütfü Türkkan Beraat ettiİYİ Partili Lütfü Türkkan Beraat etti

Güven meselesinin, ekonominin olmazsa olmaz ana teması olduğunu belirten Türkkan, “Ülke, tarihinin en büyük kriziyle karşı karşıya kalırken siyasetin ayrıştırıcı dilden bir an önce uzaklaşması, birliğimizi pekiştirecek söylem ve adımlara ivedilikle geçilmesi gerekmektedir. Bununla beraber; demokrasi, insan hakları, evrensel hukuk ve adalet, ekonominin doğru yönetilmesi için oluşturulacak iklimin ihtiyacı olan şeylerdir” ifadesini kullandı.

EKONOMİ İÇİN ÖNERİLERDE BULUNDU

Ekonominin bu sıkıntılı döneminde tasarruf tedbirlerinin bir an önce alınması, bazı uygulamaların bir an önce hayata geçirilmesinin çok büyük önem taşıdığını anlatan Türkkan, ekonomiye güveni tesis etmek için şu tedbirlerin alınması gerektiğini savundu:

Demokratik parlamenter sisteme dönüş için hemen yeni Anayasa hazırlama çalışmalarına başlanmalıdır.

Başta AB olmak üzere sorunlu olduğumuz ülkeler ile ilişkilerin düzeltilmesi ve ülkenin ihtiyacı olan ekonomik çıkarlarımızın korunması için gerekli adımlar bir an önce atılmalıdır.

Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı tesis edilmelidir.

İLGİLİ HABERİYİ Partili Lütfü Türkkan'dan çok konuşulacak Suriyeli mülteci paylaşımıİYİ Partili Lütfü Türkkan'dan çok konuşulacak Suriyeli mülteci paylaşımı

Merkez Bankasının, siyasi baskılardan etkilenmeden, temel amacı olan fiyat istikrarına odaklanabilmesi için, para politikası konusundaki yöntem ve araç bağımsızlığı daha güçlü şekilde yeniden tesis edilmelidir.

Enflasyon hedeflemesi yapılmalı, piyasaların önünü görebilmesi sağlanmalıdır.

Maliye politikası, para politikası ile çelişmeyecek şekilde uygulanmalıdır.

Ekonomi ile ilgili tüm veriler gözden geçirilmeli, hatalı veya yanlış yayınlanan verileri düzeltilmeli ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

Kamu-Özel İş Birliği modeli gözden geçirilmeli ve bölgesel kalkınma ve istihdam amaçlı olarak yeniden yapılandırılmalıdır.

Kamu Bankalarının kredi portföyleri ve bilançoları kapsamlı şekilde denetlenmelidir.

İLGİLİ HABERTürkkan: Bakanlar birer fotoğraftan ibaret!Türkkan: Bakanlar birer fotoğraftan ibaret!

Enerji, eğitim, sağlık ve dış politikada da önerilerini sıralayan Türkkan, 100 Günlük Acil Eylem Planı çerçevesinde, Türkiye Dayanışma Fonu kurularak, vatandaşların ödeyemedikleri için bankalar tarafından tahsilat şirketlerine satılmış olan tüketici kredisi, kredili mevduat hesabı ve kredi kartı borçlarının, en az yüzde 80’inin silinmesi gerektiğini öne sürdü.

Türkkan, dış politika da bölgede ve dünyada barışı önceleyen, aynı zamanda ulusal güvenliği ve milli menfaatleri merkezine alan gerçekçi, istikrarlı, çok yönlü, aktif bir politikanın izlenmesi gerektiğini bildirdi. AA

İspanyol BBVA: Türkiye’de ticari dinamikler iyi

Garanti Bankası’nın sahibi  İspanyol BBVA Türkiye’deki likidite durumunun tatminkar ve ticari dinamiklerin iyi olduğunu belirtti. BBVA, bankanın risk yönetimi ve yüksek oranlı enflasyona dayalı tahvillerin olduğu portföyünün TL’deki değer kaybının çeyrek dönemde sermaye oranın negatif 1.9 baz puan etkisini sınırladığını belirtti.

BBVA Meksika ve Türkiye’de temeldeki güçlü performansın para birimindeki değer kaybını telafi etmesiyle ikinci çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18.3 artışla 1.31 milyar euro(1.53 milyar dolar) net kâr açıkladı.

‘MAKRO GELİŞMELER FARKLILAŞTI’

Garanti Bankası ise ikinci çeyrekte yüzde 23 artışla 1.9 milyar lira net kâr açıkladı. Garanti Bankası Yatırımcı İlişkileri Bölüm Başkanı Handan Saygın yatırımcı ilişkileri internet sitesinde yer alan açıklamasında, “İlk yarıdaki makro gelişmeler yılın başında tahmin ettiğimizden önemli ölçüde farklılaştı. Kurdaki yüzde 20’lik değer kaybının 500 baz puanlık faiz artışı ile birleşmesi geleceğe yönelik beklentilerimizi tekrar gözden geçirmemizi gerektirdi” dedi.

Banka buna karşılık 2018 için net ücret komisyon gelirlerindeki yıllık bekledikleri yüzde 11-12 büyümeyi yüzde 20’den fazla büyüme olarak güncelledi. Garanti Bankası, net ücret komisyonların yanı sıra net faiz marjının ve operasyonel giderlerin beklentilerden iyi seyretmesini, aktif kalitesindeki olumsuz etkileri dengeleyecek tampon olarak görüyor.

REUTERS-SOZCU.COM.TR

İLGİLİ HABERDoğuş, Garanti'deki hisselerini sattıDoğuş, Garanti'deki hisselerini sattı

 

Bugün piyasalarda neler yaşandı? (02.07.2018)

Yarın açıklanacak olan enflasyon verisini bekleyen piyasada TL sabah saatlerinde gelişmekte olan ülkeler arasında en fazla değer kaybeden para birimi olsa da sonrasında kayıplarını azalttı.

Reuters anketine göre yarın açıklanacak Tüketici Fiyatları Endeksi’nde (TÜFE) Haziran ayında gıda fiyatları ana belirleyici olmak üzere ulaştırma ve otel fiyatları kalemleri öncülüğünde yüzde 1.4 artış bekleniyor.

Ekonomistlerin hesaplamalarına göre Haziran ayında enflasyonun yüzde 14 civarlarına yükselerek 14 yılın yeni rekorunu görmesi, Temmuz ayında ise tepe noktasına ulaşması bekleniyor.

İLGİLİ HABERAltın fiyatları ne durumda? İşte çeyrek altın ve gram altında 2 Temmuz güncel altın fiyatları…Altın fiyatları ne durumda? İşte çeyrek altın ve gram altında 2 Temmuz güncel altın fiyatları…

Küresel olarak ise ABD ve Çin başta olmak üzere büyük ekonomilerin ticaret politikası alanındaki adımları yakından izleniyor. ABD’nin Çin’den ithal 34 milyar dolar tutarında üründen almaya başlayacağı gümrük vergisi Cuma günü yürürlüğe girecek. Öte yandan Almanya’da içişleri bakanının istifayı gündeme getirmesi göçmen politikaları hakkında hükümet içi anlaşmazlığın güçlendiğine işaret ederken, euronun dolar karşısında değer kaybetmesine neden oldu.

Almanya Başbakanı Angela Merkel İçişleri Bakanı Horst Seehofer ile görüşerek koalisyon hükümetini tehdit eden göçmen politikaları hakkındaki anlaşmazlığı sona erdirmeye çalışacak.

Bu hafta piyasaların en önemli gündem maddeleri yarın yurt içinde açıklanacak olan enflasyon verileri ile Cuma günü açıklanacak olan ABD tarım dışı istihdam verisi olacak.

BORÇLANMA TAKVİMİ OLUMSUZ PERFORMANSA NEDEN OLDU

Piyasaların ana odak konusu ise yeni ekonomi yönetimi ve uygulanacak ekonomi politikaları ile OHAL’in uzatılıp uzatılmayacağı.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kesin seçim sonuçlarını 5 Temmuz’da açıklaması bekleniyor. Bu tarihte açıklanırsa milletvekilleri mazbatalarını alacak ve 8 Temmuz’da TBMM’de yemin edecek. Erdoğan ise milletvekili yemin törenlerinin ardından yemin edecek ve başbakanlık makamı kaldırılacak. Erdoğan’ın yemin etmesinin hemen ardından yeni kabineyi açıklaması bekleniyor.

Analistler gelişmekte olan ülke para birimlerindeki olumsuz seyrin yanı sıra Hazine’nin Cuma günü açıkladığı borçlanma takviminin Temmuz’da oldukça yüksek borçlanmaya işaret etmesinin de TL’de olumsuz performansa neden olduğunu belirtiyor.

Hazine Temmuz’da toplam 17.5 milyar TL iç borç servisine karşılık 20.9 milyar TL iç borçlanma öngörüyor.

DOLAR NE KADAR OLDU?

Cuma günü saat 1650’de 4.5794/4.5815 seviyesinde olan dolar/TL bu sabah illikit piyasada 4.64’e kadar yükseldikten sonra saat 16.58’de 4.6170/4.6180 seviyesinde bulunuyor.

Cuma günü aynı saatte 4.9547/4.9588 seviyesinde olan sepet bazında TL bu sabah 4.99 civarından açıldıktan sonra aynı saatte 4.9880/4.9915 seviyesindeydi.

Öte yandan Cuma günü 5.33 civarından kapanan olan euro/TL ise bu sabah 5.38 civarında hareket ettikten sonra saat 1658’de 5.3647/5.3680 seviyesinde bulunuyor.

Tahvil-bono piyasasında da dalgalanma söz konusu.

Salı günü yüzde 17.51 seviyesine kadar yükselen gösterge 10 yıllık tahvilin bileşik faizi Perşembe günü yüzde 16.20 seviyesine kadar geriledi. Cuma günü spot kapanışta ortalama yüzde 16.35, valörde son işlemde yüzde 16.77 seviyesinde olan 10 yıllık tahvilin bileşik faizi bugün spot kapanışta ortalama yüzde 16.89, valörde saat 1659’da son işlemde yüzde 16.85 seviyesindeydi.

İki yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi ise Cuma günü spot kapanışta ortalama yüzde 19.16, valörde son işlemde yüzde 19.25 seviyesindeydi. Bugün ise spot kapanışta ortalama yüzde 19.21, valörde son işlemde yüzde 19.21 seviyesindeydi

REUTERS

En düşük emekli maaşı ne kadar? 2018 emekli zammında son durum

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı mayıs ayı enflasyon verilerine göre; Ocak-Mayıs endeks değişimi yüzde 6.39 olarak gerçekleşti. İlk 5 aylık enflasyona göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz zammının yüzde 6.39 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Peki en düşük SSK, BAĞ-KUR ve memur emekli maaşı ne kadar? 1 Temmuz’dan itibaren emekli maaşları ne kadar olacak? Hepsi ve daha fazlasını haberimizde bulabilirsiniz…

Yaklaşık 12.3 milyon emeklinin 1 Temmuzdan itibaren artış gösterecek. Zam oranında enflasyon rakamları belirleyici olacak. Halen en düşük memur emeklisi aylığı bin 978 lira seviyesinde bulunuyor. Memur emeklileri için şu ana kadar oluşan yüzde 5.89’luk artış, bu maaşı 2 bin 94 lira 50 kuruşa yükseltecek. Yüzde 7’lik enflasyonla yüzde 3.5+3 zam oluşacak. Bu durumda çıplak maaş 2 bin 106 liraya, ek ödemeli maaş ise 2 bin 190 liraya çıkacak. Bağ- Kur esnaf emeklilerinde ek ödemeli en az maaş bin 563 lira, Bağ-Kur tarım emeklisi için bin 100 lira, 2000 yılı öncesi SSK emeklisi için bin 746 lira ve 2000 sonrası SSK emeklisi için de bin 41 lirayı bulabilecek.

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 2018

En düşük işçi emeklisi maaşı (2000 sonrası) – 939 TL
En düşük işçi emeklisi (2000 öncesi) – 1.569 TL
En düşük esnaf (Bağ-Kur) emeklisi maaşı – 1.444 TL
En düşük (Bağ-Kur) tarım emeklisi maaşı – 989 TL
En düşük memur emekli maaşı – 1.978 TL

İLGİLİ HABERHareketsiz emekli maaşı nedir? Hareketsiz ve blokeli maaş sorgulama nasıl yapılır? İade işlemleri...Hareketsiz emekli maaşı nedir? Hareketsiz ve blokeli maaş sorgulama nasıl yapılır? İade işlemleri…İLGİLİ HABER300 bin emekliye kötü haber300 bin emekliye kötü haber

Cumhurbaşkanı ATO iftarında konuştu!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında satır başları şöyle;

“Türkiye, geçtiğimiz 16 yılda ortaya koyduğu ekonomi performansıyla dünya çapında bir modeldir, dünya çapında bir efsanedir.”

“Kur, faiz ve enflasyon sarmalıyla bozulmak istenen ekonomimiz, 24 Haziran’ın ardından yeni ve çok daha güçlü bir yükselişe geçecektir.”

 

Ayrıntılar gelecek…

Dolar/TL ne kadar oldu? (05.06.2018)

Kredi derecelendirme kuruluşları Fitch ve Moody’s açıklamaları ile dolar/TL haftaya yükselişle başladı. Enflasyon verisinin ardından dolar/TL 4.60’ın altına geriledi.

5 HAZ 07:40 5 HAZ 07:40 Dolar ne kadar oldu? Dolar/TL 4.5966/4.5975'den, euro/TL ise 5.3741/5.3750'den işlem görüyor. MOODY’S İZLEMEYE ALDI

Türkiye’nin kredi notunu Mart ayında Ba2’ye indiren derecelendirme kuruluşu Moody’s, makro ekonomi politikalarının geleceği hakkındaki belirsizlik nedeniyle kredi notunu yeni bir indirim için izlemeye aldı.