Sessiz ve sinsi tehlike: Kalsiyum yüksekliği

HABER/ NAZAN DOĞANER HALICI

Paratiroid bezi; boynumuzda tiroidin hemen yanında, sağında ve solunda ikişer tane olmak üzere, 4 adet bulunan ve parathormon adı verilen hormonu salgılayan bir bezdir. Bu bezlerin büyüklüğü, mercimek veya portakal çekirdeği kadardır. Parathormon, kemik yoğunluğu üzerinde etkisi olup, vücutta kalsiyum dengesini düzenler. Aşırı salgılanması, hiperparatiroidizme yol açar. Yani kanda kalsiyum değeri yükselir, kemiklerde erime başlar.

ROMATİZMAYLA KARIŞTIRILIR!

Parathormon salgılamasıyla ilk etki, kemiklerde başladığından hasta yaygın kemik ve adale ağrılarından şikayet eder. Sürekli yorgunluk sık görülen sorundur. Ayrıca kabızlık, iştahsızlık, hafıza sorunları ve depresyon gibi sorunlara yol açar. Diğer önemli bir husus da bu halde yapılan kemik yoğunluğu ölçümlerinde kemik erimesi (osteoporoz) tespit edileceğinden hastaya bir de kalsiyum takviyesi yapılabilir, bu büyük bir hatadır.

YÜKSEK KALSİYUM KALBE ZARAR VERİR

Yüksek kalsiyumun kalp ve kalpte elektrik iletimi üzerine olumsuz etkisi vardır. Özellikle 12mg/ dl üzerindeki değerlerde hastalarda ritim bozukluğu, çarpıntı, hipertansiyon ve daha ileri hallerde ani kalp durması görülebilir. Bu hastaların acilen hastaneye yatırılmaları ve hızla kalsiyum değerlerinin düşürülmesi gerekir. Kanda kalsiyumun yükselmesi böbreklere de zarar verir.

Kadın hastalarda tekrarlayan böbrek taşı tespit edildiğinde, mutlaka kanda kalsiyum ve parathormon ölçülmelidir. Zira taş tedavi edilse bile tekrarlayacaktır. Yüksek kalsiyum değeri ayrıca depresyona da yol açar.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Tanı koymak ve başka hastalıklardan ayırmak için 24 saatlik idrarda kalsiyum seviyesine bakılmalıdır. Paratiroid adenomun yerinin ultrasonografi ve sintigrafi ile ortaya konması ameliyat başarısını artırır. Bazı paratiroid adenomları çok güç ulaşılan yerlerdedir bu nedenle endokrin cerrahisi tecrübesi önemlidir. Cerrahi olarak çıkarılmasıyla hastanın şikayetleri birden düzelir, kemik ve kas ağrıları kaybolur, hazım sistemi ve psikolojik bozukluklar ortadan kalkar. Ameliyat, boynun yanında 2.5 cm’lik bir kesiden yapılır ve hasta aynı gün evine gidebilir.

Kadın girişimci oranı yüzde 9’a çıktı

Alanında ilk ve tek olan Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda 12. kez ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi’, ‘Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi’, ‘Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi’, ‘Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi’ ödülleri sahiplerini buldu.

12 YIL ÖNCE BAŞLADI

Bu sene 3000’e yakın adayın başvurduğu yarışmada redeer markasının yaratıcı Müşerref Sezen Saral Türkiye’nin Kadın Girişimcisi seçildi. Nebyan Doğal Girişimi ile Nazlı Uyanık Yıldız Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimcisi oldu. RS Research kurucusu Rana Sanyal Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi seçildi. Hayata geçirdiği KızCode projesiyle Müjde Esin ise Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi ödülünü kazandı. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, “Yarışmada ilk sene 100 küsur aday vardı, bu sene 3.000 başvuru, toplamda ise 37 bin kadın adayımız oldu. Zaten Türkiye’de 110 bin kadın girişimci olduğunu düşünürsek, ekosistemin üçte biri bize geliyor demektir.

Bu nedenle yarışma bizim için de çok önemli, İspanyol ortağımız da o kadar beğendi ki bu modeli kendi ülkesinde bir benzeri için harekete geçti” dedi. Kadın girişimcilere yaklaşık 5 milyar TL finansman sağladıklarını dile getiren Cemal Onaran, “Bu sene Türkiye’de bir ilke imza atarak Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile kadın girişimcilere özel 75 milyon dolarlık sosyal bono ihracını gerçekleştirdik. Ödül alan kadınların iletişim çalışmalarına da destek oluyoruz. 2000’lerdeki yüzde 5 kadın girişimci oranı 2018’de ancak yüzde 9’a yükseldi” dedi.

MUCİT KADIN GİRİŞİMCİLER VAR

Bu yarışmaya daha önce katılan kadın girişimcilerden olduğunu belirten KAGİDER Başkanı Sanem Oktar, “Uzun yıllar ailem ne iş yaptığımı anlamadı bile! Ne zaman ki kendime bir spor araba aldım o zaman ikna oldular” dedi. Yarışmaya katılan sektörlerin farklılaştığını dile getiren Sanem Oktar, “Bu sene akademisyen kökenli mucit kadın girişimciler var, patentli ürün yapıyorlar. İkinci olarak sosyal bir sorunu çözen kadınlar var” diye konuştu.

Liseli Emine’den bir haftadır haber alınamıyor!

Bayramiç ilçesi Tepecik Mahallesi’nde yaşayan Gönül-Zekeriya Kuru çiftinin 2 çocuğundan en büyüğü olan Mustafa-Gülşen Çınaroğlu Anadolu Lisesi 4’üncü sınıf öğrencisi Emine Kuru, geçen 9 Kasım günü okuldan geldikten sonra evden dışarı çıktı.

emine-dha31_6682562

Akşam dönmeyince annesi Gönül Kuru, kızına telefon açtı. Emine Kuru’nun ağlamaklı sesini duyan anne Gönül Kuru, durumu eşine bildirdi

emine-dha1_6682564

Kuru çifti, kızlarının kaçırıldığı şüphesiyle Bayramiç İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne başvurdu. Ardından Bayramiç Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunan aile, hayatından endişe ettikleri kızlarının bir an önce bulunmasını istedi.

İLGİLİ HABERKayıp kadın, çocukları ve sevgilisiyle Yunanistan'a kaçarken yakalandıKayıp kadın, çocukları ve sevgilisiyle Yunanistan'a kaçarken yakalandı

KAÇIRILDIĞINDAN ŞÜPHELENİLİYOR

Polis olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatırken, ekipler savcılığın talimatıyla, Kuru’yu kaçırmış olabileceğinden şüphelenilen bir kişinin bulunabileceği 2 farklı evde arama yaptı. Ancak genç kızın izine rastlanılmadı. Polis, Emine Kuru’yu bulmak için arama çalışmasına devam ediyor.

İLGİLİ HABERKayıp Evrim'le ilgili flaş gelişme!Kayıp Evrim'le ilgili flaş gelişme!

Emine Kuru’nun annesi Gönül Kuru, kızının nerede, hangi şartlar altında olduğunu bilmediklerini ve hayatından endişe ettiklerini belirterek, bir an önce bulunmasını istedi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Lisede cinsel ilişki skandalı ! Öğretmen 2 öğrencisiyle…

İngiltere’de 37 yaşındaki müzik öğretmeni, 17 yaşındaki iki erkek öğrencisiyle ile ilişkiye girdiği gerekçesiyle görevden uzaklaştırıldı.
 
 İngiltere’de bir müzik öğretmeninin 2 öğrencisiyle yaşadığı cinsel ilişki, kamuoyunda büyük tepkilere neden oldu. Öğrencilerine alkollü içecek içirip cinsel ilişkiye giren öğretmen çalıştığı okuldan kovuldu.

ÖNCE KAFEYE DAVET ETTİ

34 yaşındaki müzik öğretmeni Laurie Softley, 17 yaşındaki öğrencisini bir şeyler içmek için kafeye davet etti. Burada biraz vakit geçirdikten sonra öğretmen, öğrencisini kendi evine götürdü. Daha sonra öğrencisine alkollü içecek veren öğretmen, öğrencisini yatak odasına götürüp ilişkiye girdi.

DAHA ÖNCE DE BENZER OLAYLAR YAŞANMIŞ

Olay ile ilgili yapılan soruşturmada, öğretmenin daha önce de başka bir öğrencisiyle ilişki yaşadığı ortaya çıktı.Soruşturmada ifade veren öğrenci, öğretmenin kendisini evine götürüp alkollü içecek verdiğini, biraz yakınlaştıktan sonra yatak odasına gidip ilişkiye girdiklerini itiraf etti.

Skandalın duyulmasının ardından Softley, çalıştığı okuldan atıldı. Okul yönetimi öğrenci velilerine olaydan duydukları rahatsızlığı dile getiren bir mektup yolladı.

Kadın kıyafetleri giyip öldürmüştü… Detayları belli oldu

Adana’da iş adamının öldürülmesiyle ilgili maktulün eski çalışanıyla kadın kıyafetleri giyerek cinayeti işlediği öne sürülen arkadaşının ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmaları istemiyle yargılanmasına devam edildi. Duruşmada, mahkemeye cinayeti aydınlatacağı iddiasıyla mektup gönderen, başka bir suçtan Adana E Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan B.S. tanık olarak dinlendi.

Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya Osmaniye T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Nizami K. ile Halil İ. Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Öldürülen iş adamı Kazım Fidancı’nın eşi ve kızları ile tarafların avukatları da duruşmada hazır bulundu. Duruşmada, mahkemeye cinayeti aydınlatacağı iddiasıyla mektup gönderen, başka bir suçtan Adana E Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan B.S. tanık olarak dinlendi.

Öldürülen Kazım Fidancı’yı tanıdığını belirten B.S, “Ben sanayide kaynakçı olarak çalışıyordum. Öldürülen iyi bir insandı. Benim sevgi evlerinde kalan kızıma sahip çıkardı. Bana da maddi yardımda bulunurdu. Ben Kazım’ın sağlığında Nizami’ye 150 bin lira verdiğini biliyorum. Bu parayı ‘Kendi iş yerini açsın, batmasın, rezil olmasın’ diye verdi. Kazım’ı Nizami’nin öldürdüğünü düşünüyorum. Çünkü Halil bunu yapamaz, bir tavuk bile kesemez.” dedi.

Daha sonra söz verilen sanıklardan Nizami K. Ve Halil İ. tanığı tanımadıklarını söyledi. Dava dosyasında araştırılacak başka husus kalmaması üzerine cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını verdi. Savcı, mütalaasında, Halil İ’nin cinayeti Nizami K’nin azmettirmesi sonucu işlediğini belirterek, her iki sanığın da ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmalarını istedi. Savcı ayrıca, sanık Halil İ’ye verilecek cezada Nizami K’nin azmettirici olduğunu ortaya çıkarttığı için indirim yapılmasını talep etti.

Esas hakkındaki mütalaanın ardından söz verilen müştekiler de her iki sanığın da en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Nizami K. suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Beni tehdit eden bir şahsı nasıl suça azmettirebilirim. Eşimle, işimle beni tehdit ediyordu. Beni öldüreceğinden bile şüpheleniyorum.” dedi.

Halil İ.de diğer sanığın yalan söylediğini öne sürerek, “Kendisine emniyete gidip bu olayı aydınlatmak istediğimi söyledim ama olabileceklerden korktuğum için geri durdum” diye konuştu.

Sanık avukatları da esas hakkındaki savunmalarını hazırlamak için süre istedi. Mahkeme heyeti, her iki sanığın da mevcut durumunun devamına karar verip duruşmayı karar için erteled

Karabük’te kesilen cezaya kızan sürücü otomobilini yaktı

Edinilen bilgiye göre, olay Karabük-Yenice karayolu Jandarma yol arama ve kontrol noktasında meydana geldi.

108 LİRA CEZA KESİLDİ

Jandarma ekiplerince yapılan trafik kontrolü sırasında ekipler 78 AS 012 plakalı otomobili durdu. Jandarma ekiplerince otomobilin farlarında sıkıntı olduğunu tespit etmesi üzerine sürücü Sami A.’ya (41) 108 TL para cezası kesti.

İLGİLİ HABERAraba almaya giden kadına tuhaf talep... Kanıtlamak zorunda kaldı!Araba almaya giden kadına tuhaf talep… Kanıtlamak zorunda kaldı!

KONTROL NOKTASINA GERİ GELDİ

Kesilen ceza sonrası kontrol noktasından otomobili ile ayrılan sürücü Sami A. yaklaşık yarım saat sonra tekrardan kontrol noktasına geri geldi.

Fotoğraf: İHA

Fotoğraf: İHA

TARTIŞTI, ARACI ATEŞE VERDİ

Yaşananların güvenlik kamerasına yansıdığı olayda aracından inen sürücü kendisine ceza kesen Jandarma ekiplerine tepki göstererek, otomobilin içine döktüğü benzinle otomobilini bir anda ateşe verdi.

İLGİLİ HABERRol icabı diye kandırdılar... Kursta akılalmaz olay!Rol icabı diye kandırdılar… Kursta akılalmaz olay!

GÖZALTINA ALINDI

Olay yerine çağrılan itfaiye ekiplerince alev topuna dönen otomobil söndürüldü. 108 TL’lik cezaya kızarak otomobilini benzin dökerek yakan sürücü Sami A. ise jandarma ekiplerince gözaltına alındı. İHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Google’dan ‘ağzınızla için’ uyarısı

Google’ın CEO’su Sundar Pichai iş yerinde alkol kullanımı konusunda yeni kurallar yayımladı.

Buna göre Google’daki yöneticiler şirket partilerinde aşırı alkol alınmasını cesaretlendirici davranışlarda bulunması yasaklanacak.

Eğer bir bölüm müdürü çalışanlarla birlikte dışarıda alkollü bir eğlencedeyse ve bu eğlence sonucu adli bir vaka yaşanırsa müdür de bundan sorumlu kabul edilecek.

Google çalışanları geçen hafta cinsel taciz vakalarına karşı bir gün iş bıraktı. Fotoğraf/Reuters

Google çalışanları geçen hafta cinsel taciz vakalarına karşı bir gün iş bıraktı. Fotoğraf/Reuters

Google söz konusu düzenlemeyi iş yerinde taciz skandallarından dolayı yaptı.

Google yöneticileri tacizle suçlanan kişilerin ifadesini aldığında bu kişilerin yüzde 20’sinin aşırı alkol kullanımını bahane ettikleri ortaya çıktı.

Google’ın CEO’su Sundar Pichai yaptığı açıklamada, “Taciz asla kabul edilemez ve alkol asla bir bahane olamaz” diye konuştu.

İLGİLİ HABERDünya devinde ayaklanma... Binlerce çalışan tacize karşı omuz omuzaDünya devinde ayaklanma… Binlerce çalışan tacize karşı omuz omuza ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

‘Her 5 nakilden sadece 1’i kadavradan’

Yaşamın kıyısında, soluk bir gaz lambası ışığı misali… Kendilerini yeniden hayata döndürecek telefonu bekliyorlar çaresizce… Kimi anne, kimi baba, kimi eş, kimi kardeş, kimi çocuk… Organ nakli listesinde 25 bini aşkın kayıtlı hasta var. Tek umutları organ bağışı! Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Bölüm Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, canlı vericiden nakilde dünya şampiyonu olan Türkiye’nin kadavradan organ naklinde ise son sıralarda yer aldığını belirtirken, buna karşın son yıllarda olumlu düzenlemeler yapılmasının umut verdiğini söylüyor. Prof. Dr. İbrahim Berber, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de son yıllarda Sağlık Bakanlığı’nın desteği ile yapılan toplam organ nakil sayılarında hızlı bir artış görülüyor. Yıllık organ nakli sayısı yaklaşık 4 bin 900’e ulaştı. Ancak bu nakillerin yaklaşık yüzde 80’i canlı vericiden yapılıyor. Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Bölüm Başkanı ve Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Berber, yapılan her 5 nakilden sadece 1’inin kadavradan, 4’ünün canlı vericiden olduğunu belirterek “Türkiye dünyada canlı vericili böbrek ve karaciğer nakil oranları açısından birinci sırada bulunmaktadır. Fakat kadavradan yapılan nakil oranlarında maalesef son sıralarda yer almaktadır. Organ bağışının bu kadar düşük olmasının tek bir nedeni olabilir, o da bu konunun halkımıza tam olarak anlatılamamasıdır. 2017 yılında toplam yapılan 4 bin 908 naklin ancak bin 172’si kadavradan yapılabilmiştir. Kadavradan organ bağışında yıllık ihtiyacın çok altında kalıyoruz. Bu nedenle her yıl 6-7 bin kişi organ nakli beklerken yaşamlarını kaybediyor.” diyor.

organ-nakli

DEVLET DESTEK VERİYOR

Organ bağışının önemini anlatarak, toplumda farkındalık yaratmak amacıyla ülkemizde her yıl 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası’nda etkinlikler gerçekleştiriliyor. Organ nakline devletin çok ciddi destek verdiğini belirten Prof. Dr. İbrahim Berber, ülkemizde son yıllarda bu konuda olumlu yasal ve organizasyonel düzenlemeler yapıldığını söylüyor. Prof. Dr. İbrahim Berber şöyle diyor: “Organ nakline devlet çok ciddi destek vermektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tüm nakil ameliyatlarını sigorta kapsamına alması sayesinde isteyen herkes istediği devlet hastanesi ya da özel hastaneye giderek hiçbir ek ücret ödemeden organ nakli yaptırabilmektedir. Yapılan yasal düzenleme ile böbrek nakli olan insanların malulen emeklilik haklarını korumaları diğer önemli bir gelişmedir. Ulusal bekleme listesinin oluşturulması ve koordinatörlük sisteminin etkinleştirilmesi diğer önemli gelişmelerdir.”

ORGAN NAKLİNDE TIP ÇOK İLERLEDİ

Organ naklinde tıbbi yönden de son yıllarda bir takım önemli gelişmeler olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İbrahim Berber “İmmunsüpresif ilaçlardaki gelişmeler sayesinde nakil yapılan organlar artık daha uzun süre sorunsuz çalışmaktadır. Diğer bir gelişme ise cerrahi tekniklerdeki gelişmelerdir. Artık ameliyatlarımızın birçoğunu kapalı (laparoskopik) yöntemle yani vücutta kesi olmadan 3-4 ufak delik aracılığıyla yapabiliyoruz. Bu sayede böbrek vericileri eskiye oranla çok daha az travmatik ameliyatlarla böbrek verebilmektedir. Hatta uygun kadın vericilerde böbrek doğum yolundan çıkartılarak vericilerin ameliyat sonrası dönemi daha rahat geçirmesi sağlanmaktadır. Böbrek doğum yolundan çıkarıldığında vericinin vücudunda böbreği çıkartmak için kesi yapılmasına gerek kalmamaktadır. Bu sayede ameliyat sonrası ağrı daha az olmakta, kesi yeri problemleri (enfeksiyon, fıtık) ortadan kalkmakta ve vücudunda kesi izi olmadığı için kozmetik yönden de daha iyi sonuçlar elde edilmektedir” diyor.

TÜRKİYE CANLI BÖBREK NAKLİNDE BİR NUMARA

Ülkemizde böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsak nakil yapılan organlar. Nakil yapılan dokular ise; kemik, kemik iliği, deri, kornea ve kalp kapağı. Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nefroloji Sorumlusu Prof. Dr. Ülkem Çakır, nakledilecek organın canlıdan veya hastanede yoğun bakım ortamında tıbben yaşamı sona ermiş (beyin ölümü gerçekleşmiş) kişilerden alındığını belirterek “Canlıdan alınabilecek organlar iki böbrekten bir tanesi ve karaciğerin yarısıdır. Kadavradan ise nakil yapılabilen tüm organ ve dokular alınabilir” diyor. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en çok nakli yapılan organların başında böbrek ve karaciğer geldiğini söyleyen Prof. Dr. Ülkem Çakır Türkiye’de 2017 yılında gerçekleştirilen 4 bin 908 organ naklinin 3 bin 342’sinin böbrek, bin 446’sının karaciğer nakli olduğunu, 120’sinin de diğer organ nakillerinden (kalp, akciğer, pankreas, ince bağırsak) oluştuğunu belirtti.

İLGİLİ HABERHasta çok, bağış az... Organ naklinde 'varsayılmış rıza' önerisiHasta çok, bağış az… Organ naklinde 'varsayılmış rıza' önerisi ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Aynı bebeğe beraber hamile kaldılar, tıp tarihine geçtiler

Amerika Birleşik Devletleri’nin Teksas eyaletindeki lezbiyen çift, doğumu için aynı çocuğu hamilelik döneminde birlikte taşıyan ilk insanlar oldu ve olay tıp tarihine geçti.

İKİ KADIN DA OĞULLARINI BEDENLERİNDE TAŞIDI

Ashleigh and Bliss Coulter çifti şimdi 5 aylık olan oğulları Stetson ile çok mutlu ancak bu onlar için kolay bir süreç olmadı. Normalde lezbiyen çiftlerden yalnızca biri biyolojik olarak hamileliği yaşayabiliyor. ‘İki taraflı Zahmetsiz Tüp Bebek’ (Effortless Reciprocal In Vitro Fertilization’ ya da kısa adıyla ‘ER-IVF’ denilen bir yöntem sayesinde her iki kadın da döllenme sonrası oğullarını fiziksel olarak bedenlerinde taşımış oldu.

NEDEN VE NASIL?

Normal olarak bir donörden alınan spermlerle kadınlardan biri hamile kalıyor ve süreç diğer eşin herhangi bir katkısı olmadan tamamlanıyor ve bu kişi doğan çocuğu aslında sadece evlat edinmiş oluyor. Bu olayda eşlerden Bliss kendi biyolojik çocuğunun olmasını isteyen ancak hamile kalmak istemeyen taraf. Ancak aynı zamanda bir kadın olarak çocuk ile anne arasındaki bu fiziksel bağın kurulmasına da önem veriyor.

Doğum uzmanı Doktor Kathy Doody’nin fikri bu duruma çare arayan çiftin ilgisini çekti ve 2016 yılında konsültasyonlar başladı. Yöntemin nasıl işleyeceği gün gün belirlenerek çift hamilelik ve doğuma hazırlandı.

Bliss’in döllenen yumurtası inkübasyon yani ilk oluşum ve hücre bölünmesi dönemini laboratuvardaki kuluçka bölümü yerine Bliss’in vücudunda gerçekleştirdi ve Bliss’in vücudu döllenmiş yumurta için doğal bir kuluçka makinesi görevi gördü. Yumurta burada tam 5 gün kaldı. Embriyo Bliss’in içinde oluştuktan sonra ondan alındı ve donduruldu. Bu sırada Ashleigh’e hormon terapisi yapıldı ve hazır olduğunda da embriyo ona transfer edildi.

“PAHA BİÇİLEMEZ BİR DENEYİMDİ”

Bu yöntemde çiftin verdiği en önemli karar transferdeki riskleri göze almak oldu. Bundan sonra Stetson tüm büyüme sürecini Ashleigh’in vücudunda tamamladı ve Haziran 2018’de hiçbir komplikasyon olmadan 4 kilo olarak dünyaya geldi. Böylece Stetson Coulter insanlık tarihinde doğumundan önce iki kadın tarafından taşınmış ilk kişi oldu.

Bu yöntem geleneksel tüp bebek yapmaktan daha maliyetli ancak Bilss ve Ashleigh çifti abcNEWS’e verdikleri röportajda “Paha biçilemez bir deneyimdi” diyor ve Stetson için bir kardeş dünyaya getirmeyi planlıyor.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Telefon bağımlılığı başına iş açtı… 1 hafta elinden düşürmeyince bu hale geldi!

Asiaone sitesinin aktardığına göre, Changsha kentini sakini bir kadın, 1 haftalık tatili boyunca cep telefonunu sadece uyurken elinden bıraktı.

Tatil bittiğinde de sağ eline kramp girmeye başladı ve daha sonra parmaklarını hiç oynatamadı.

Doktora giden kadına tendon bölgesinde bir tür iltihaplanma olan tenosinovit teşhisi konuldu. Doktorların ellerini dinlendirmesini söylediği kadının tedaviden sonra parmaklarını tekrar hareket ettirebildiği belirtildi.

Kadın tedavinin ardından telefonu daha az kullandığını söylüyor.

Kadın tedavinin ardından telefonu daha az kullandığını söylüyor.

Günümüzde cep telefonlarının fazla kullanımı nedeniyle meydana gelen rahatsızlıklar giderek artıyor.

Daha önce Çin’de bir kadının 20 saatten fazla cep telefonu kullanması yüzünden kalp krizi geçirdiği, bir başka kadının da tüm gün oyun onamasından dolayı kör olduğu aktarılmıştı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.