Vahim araştırmanın sonuçlarını açıklamıştı… Bülent Şık hakim karşısına çıktı

Sağlık Bakanlığı’nca yürütülen araştırmanın sonucunu Cumhuriyet Gazetesi’nde yazı dizisi şeklinde kamuoyuna açıkladığı gerekçesiyle 12 yıla kadar hapis istemiyle hakkında dava açılan akademisyen Bülent Şık’ın yargılanmasına başlandı.

AHMET ŞIK DA DESTEĞE GELDİ

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada Bülent Şık’ı, yirmiye yakın avukat temsil etti. Şık’ın kardeşi HDP Milletvekili Ahmet Şık, CHP Milletvekili Ali Şeker ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve akademisyen de destek vermek için duruşmayı izledi. KHK ile görev yaptığı üniversiteden ihraç edildiğini belirten Bülent Şık, suçlamalara ilişkin savunma yaptı.

“TEMİN ETMEDİM, PROJEDE YER ALDIM”

Bülent Şık, “Göreve ilişkin sırın açıklanması”, “Yasaklanan bilgileri temin etme” ve “Yasaklanan bilgileri açıklamak” suçlaması yöneltildiğini hatırlatarak, “Projede yer alan bir araştırmacı olduğum için söz konusu raporlar bende mevcuttu. Bu nedenle ‘temin ettiğim’ yönündeki suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

BAKANLIK ARAŞTIRMA SONUÇLARINI AÇIKLAMADI

Şık daha sonra, Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü ve suça konu araştırma sonuçlarını anlatarak savunmasına başladı. 2011 ve 2016 yılları arasında yapılan araştırmanın amacının halk sağlığını etkileyen faktörlerin tespitine yönelik olduğunu belirten Bülent Şık, “Sağlık Bakanlığı, 3 sene boyunca bu olumsuz durumlarla ilgili bir rapor hazırlamadı. Halka da bu konuda herhangi bir ara rapor sunulmadı” diye konuştu.

ARAŞTIRMA VERİLERİNE GÖRE 52 İLDE…

Sağlık Bakanlığı’nın bugüne kadar da bir açıklama yapmadığını hatırlatan Şık, halk sağlığı ya da çevre sağlığı konularında bir akademisyenin ortaya çıkan ara raporu açıklamasının olağandışı bir durum olmadığını ifade etti. Şık, “Tv’lerde her gün çocuklara balık yedirilmesi haber oluyordu. Ancak bu balıklarda kurşun, arsenik, cıva gibi kanserojen maddelerin ne kadar bulunduğunu bilmiyoruz. Araştırma verilerine göre içinde söz konusu maddelere rastlanan 52 ildeki suların içilemez durumda olduğu ortaya çıktı” ifadesini kullandı.

ARAŞTIRMANIN SONUÇLARI AÇIKLANMAYARAK İNSAN HAYATINI TEHLİKEYE ATILDI

Bu anlamda araştırmanın vahim sonuçlar içerdiğini, aynı zamanda da çok kıymetli olduğunu belirten Bülent Şık, “Araştırmada elde edilen bulguların gizlenmesi yerine kamuoyunda tartışılması sağlanmalıydı. Sağlık Bakanlığı, araştırma doğrultusunda gereken önlemleri almayarak ve ilgili kurumları bilgilendirmeyerek insan hayatını ve ve doğadaki canlıları tehlikeye atmıştır. Ben de bir bilim adamı olarak ve projede yer alan biri olarak halka sorumluluğum gereği araştırmanın sonuçlarını açıkladım.” diye konuştu.

MAHKEME, SAĞLIK BAKANLIĞINA SORDU: AÇIKLANMASI YASAK MIYDI?

Ara kararını veren mahkeme, Sağlık Bakanlığı’na müzakere yazılarak suça konu haberde yer alan araştırmaya ilişkin, açıklanmasının yasaklanmasına dair bir kararın olup olmadığının sorulmasına karar verdi. Sanık avukatlarının, ‘derhal beraat talebi’ ve ‘kovuşturmanın genişletilmesi talebini’ reddetti. Ayrıca dava dosyasının bilirkişiye gönderilmesine karar veren mahkeme, suça konu haberin başka bir kişi tarafından sitelerde ya da gazetelerde yayınlanıp yayınlanmadığının araştırılmasını istedi. Duruşma Mayıs’a ertelendi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

NATO’dan Rusya’ya çağrı! Serbest bırakın…

Rusya’nın alıkoyduğu Ukraynalı denizcilerden birinin Kırım’da bir mahkeme tarafından 2 ay hapis cezasına çarptırılmasının ardından NATO’dan açıklama geldi. NATO, tarafından yapılan yazılı açıklamada, Rusya’nın Azak Denizi ve Kerç Boğazı yakınlarında Ukrayna gemilerine karşı askeri güç kullanmasına ilişkin, “NATO müttefikleri, Rusya’yı Ukrayna limanlarına engelsiz erişim sağlamaya ve seyrüsefer serbestisine izin vermeye çağırıyor” ifadelerine yer verildi.

SERBEST BIRAKIN ÇAĞRISI

Rusya’nın Ukrayna gemilerine ve denizcilere karşı askeri güç kullanması için hiç bir gerekçe olmadığı belirtilen açıklamada NATO, Rusya’ya alıkoyduğu Ukraynalı denizcileri ve gemileri gecikmeksizin serbest bırakması için çağrıda bulundu.

UKRAYNA’YA TAM DESTEK!

NATO’nun Ukrayna’nın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne tam desteğinin yinelendiği açıklamada, “Tanımadığımız ve tanımayacağımız Rusya’nın Kırım’ı yasadışı ve gayri meşru ilhakını kınıyoruz” denildi. İHA

Sol ön patisi kesik halde bulunan kedi kurtarılamadı

Paşaköy Mahallesi’nde yaşayan vatandaşlar, geçen pazartesi günü sol ön bacağının pati kısmı kesilmiş halde tekir cinsi kedi buldu. Vatandaşlar kediyi, Şehzadeler ilçesinde Peker Mahallesi’ndeki bir veterinere götürdü. Tedaviye alınan kedi, yapılan müdahaleye rağmen ertesi gün öldü. Kedinin ölümü üzüntü yaratırken, kimin zarar verdiğinin belirlenmesi ve yakalanması için jandarma çalışma başlattı.

İLGİLİ HABERYavru kediyi kurtardı ama... Ömer'den acı haber geldiYavru kediyi kurtardı ama… Ömer'den acı haber geldi

Sokak Hayvanlarını Sahiplendirme Derneği Manisa Başkanı Gökhan Oğuz Kaya, “Her gün yeni bir vahşete uyanıyoruz. Bunu yapanların bir an önce yakalanarak, mahkeme önünde hesap vermesini istiyoruz” dedi. DHA

İLGİLİ HABER3 ay eve gitmedi, 2 kedi açlıktan öldü!3 ay eve gitmedi, 2 kedi açlıktan öldü!

‘Matruşka yöntemi, devre mülkte mağdur sayısını artırıyor’

Bursa’da mahkeme kararıyla devre mülk satışı iptal edilen yaklaşık 300 vatandaş, satışı gerçekleştiren söz konusu firmaların kapatılması ya da isim değiştirmesi sebebiyle paralarını alamadıkları için mağduriyet yaşıyor.

Mağdurlardan Zeliha B, bir firma tarafından hediyeli tatil vaadiyle götürüldüğü tesiste, 500 lira avans verdiği termal devre mülk için 13 bin 500 lira bedelli sözleşme imzaladı.

Tatil hizmetlerinden faydalanamayan ve verilen sözlerin yerine farklı uygulamalarla karşılaşan Zeliha B, sözleşmenin iptali, ödediği paranın iadesine karar verilmesi talebiyle Bursa 4. Tüketici Mahkemesine başvurdu.

Firma avukatı, mahkemeye gönderdiği dilekçesinde, davacının sözleşmeyi kendi rızası ile imzaladığını, devre mülk sözleşmelerine ilişkin olarak mevzuatta cayma hakkı öngörülmediğini, kapıdan satış sözleşmesi olmadığını, davalının kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istedi.

Mahkeme başkanı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin devre mülk satışı için ön akit niteliğinde ve harici gayrimenkul satış sözleşmesi olduğundan geçersizliğine, davacının sözleşme nedeniyle herhangi hizmetten yararlanmadığı anlaşıldığından sözleşmenin feshi ile senedin iptaline karar verdi.

Zeliha B, devre mülke ödediği paranın iadesiyle ilgili icra takibi başlatılmasına rağmen muhatap şirket kapandığı için alacağını tahsil edemiyor.

“Bedava tatil”e kanmayın

Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, özellikle yaz aylarında vatandaşların sahil kenarlarına ya da satış mekanlarına araçlarla götürülüp gece yarılarına kadar adeta rehin tutularak sözleşme imzalatmadan geri gönderilmediğini belirterek, tüketicileri “bedava tatil”e kanmamaları konusunda uyardı.

Bu konuda sözleşme iptali ve para iadesi için Bursa’da yüzlerce, ülke genelinde binlerce açılmış dava olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle konuştu:

“Firmalar, para iadesi yapmamak için kasalarını boşaltıyor, adını değiştiriyor, başka bir isimle devam ediyor. Bir süre sonra bu ismi de değiştiriyor. Bu durumda tüketici parasını tahsil edemiyor. Devlet, tüketici yasası ile vatandaşın hakkını koruyor. Tüketici de yasal haklarını koruyor ve cayma haklarını kullanıyor. Devletin mahkemesi de gereğini yapmış ve kararını vermiş, icra gitmiş para almaya ama firma yok, para yok. Yasal boşluktan yararlanılarak tüketici mağdur ediliyorsa, devlet yine bir şekilde bu kanuni boşluklardan yararlanan kötü niyetli satıcıları engellemeli ve tüketicinin bu mağduriyetinin önüne geçilmelidir.”

“150 bin mağdurdan bahsediliyor”

Tüketici Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu da devre mülkle ilgili yaklaşık 150 bin mağdur bulunduğundan bahsedildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Matruşka yöntemi, devre mülkte mağdur sayısını artırıyor. Mağdurların mahkeme kararıyla haklı olduklarının belirlenmesine rağmen firmaların içi boşaltıldığı için paralarını alamıyorlar. Bu firmalar matruşka gibi şirketlerden oluşuyor, kapanıyor başka isimle tekrar açılıyor ve mağdur sayısı sürekli artıyor. Bir şekilde dolandırıcılık devam ediyor. Kesin çözüm için mahkemelerin şirketler arasındaki bağı tespit edip, bunlara ayrı tüzel kişiler gibi davranmayıp hepsini bir kefede değerlendirmesi lazım. 2014 yılında mayısta çıkarılan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre bitmemiş inşaatlardan devre mülk satışı yapılması ön ödemeli satış kapsamına girdi. Bu şirketin kağıdıyla satış yapılamaz ve satışlar noterden yapılacak.”

Devre mülk satışlarının son yıllarda bazı kötü niyetli kişiler tarafından dolandırıcılığa dönüştürüldüğünü vurgulayan Ağaoğlu, “15 günden az süreli devre mülk satışı kesinlikle yapılamaz. Bu konuda kanunla bir çerçeve çizilmiş. Bir haftalık satış varsa uzak durun. 14 günlük kesin cayma hakkınız olduğunu bilin. Bitmemiş inşaatlardan satın alma yaparken dikkatli olun. 3 yılda bitmesi gerekiyor ama kompleks inşaat diye 7 yıl geçmiş halen sürüyor. Tüketici hizmet alamıyor ama parasını zorunlu olarak ödüyor.” diye konuştu.

AA

Mahkemeden park ihlali için emsallik karar: Maaşı esas alındı

Denizli Barosu’na kayıtlı avukat Kemal Yazır, işlerini halletmek üzere aracını kurallara uygun park ederek ayrıldı. İşlerini bitirdikten sonra aracının yanına dönen Yazır, başka bir aracın kendi aracının çıkışını engelleyecek şekilde park ettiğini gördü.

ARACININ YANINA PARK ETTİ… ÇIKIŞINI ENGELLEDİ

Yaklaşık 15 dakika hatalı park yapan sürücüyü bekleyen Yazır, 155’i arayarak yardım istedi. Bu sırada hatalı park yapan sürücü olay yerine geldi. Hiçbir şey olmamış gibi aracını binip uzaklaştı.
Çıkışını tamamen engelleyen ve hatalı park yapan aracın fotoğraflarını çeken Yazır, yarım saatlik iş ve güç kaybına neden olan sürücüsü M.Y., hakkında 1 lira maddi tazminat davası açtı.

ZAMAN VE EMEK KAYBINA NEDEN OLDU

Denizli Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılan yargılama sonucu davayı kabul eden mahkeme, M.Y.’in aracını hatalı ve kusurlu olarak park etmesi sonucu davacının çıkışını engellemek suretiyle zaman ve emek kaybına neden olduğuna karar verdi.

BEKLEDİĞİ SÜRENİN HESAPLAMASI YAPILDI

Mahkeme dosyasına ulaşan acil çağrı merkezi kayıtlarına göre, davacının olay günü 20 dakika 26 saniye haksız bekletildiğinin, aylık geliri 5 bin TL olan davacının, yapılan hesaplama sonucu 7 TL 9 Kuruş iş ve güç kaybına uğradığının belirlendiği kaydedildi.

YARGILAMA GİDERİYLE BİRLİKTE 468 TL TAZMİNAT ÖDEYECEK

Mahkeme, davacının maddi zarar karşılığı olarak açtığı 1 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verdi. Ayrıca 468 TL 10 Kuruş olan yargılama giderinin de davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetti.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Anatolian Pars Group konkordato ilan etti

Merkezi Kocaeli’de bulunan Anatolian Pars Group ekonomik sıkıntılar nedeniyle konkordato ilan etti. Geri dönüşüm sektöründe faaliyet gösteren grup sektöre 2003 yılında kurulan Arı Arıtma ile girmişti. 2005 yılında Lisanslı Liman Atık Alım Tesisi’ni kuran grup 2008 yılında Türkiye’nin ilk Lisanslı Çamur Kurutma Tesisi Bumerang’ı faaliyete geçirdi. Atıktan enerji de üreten grup, 2012’de Zeus Enerji isimli firmayı kurdu. Son olarak 2014’te Türkiye’nin ilk Sıvı Atık Bertaraf Tesisi’ni kuran Anatolian Pars Grorup son günlerde girdiği maddi sıkıntıları aşmak için Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne başvurdu.

3 AY MÜHLET VERİLDİ

Başvuruyu inceleyen mahkeme Anatolian Pars Group’a ait Umut Serdar Yalçın, Arı Arıtma İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, Oğul Enerji Anonim Şirketi, RDF Kontamine Atık Bertaraf Ve Geri Kazanım Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, SRF Entegre Atık Yönetimi Anonim Şirketi ve Zeus Enerji Sanayi Ticaret Anonim Şirketi hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verdi. 3 aylık konkordato ilan eden grup şirketleri için nihai konkordato duruşması 15 Şubat’ta saat 14.30’da gerçekleştirilecek. Bilindiği üzere Anatolian Pars Group’un yönetim kurulu başkanı Umut Serdar Yalçın bir dönem Kocaelispor’da da yöneticilik yapmıştı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Dünyanın gözü burada… Dikkat çeken detaylar

Dünyanın en büyük uyuşturucu örgütünün lideri olmakla suçlanan “El Chapo” (cüce) lakaplı Joaquin Guzman, New York’ta ilk kez hakim karşısına çıktı. Davada görev alacak jürilerin, baskı ve tehditlere karşı kimliklerinin gizli tutulacağı ve tanıkların korunması için mahkemede çizim yapılmasınının yasaklandığı bildirildi.

New York Brooklyn Federal Mahkemesinde görülen davayı izlemek isteyenler, girişte güvenlik taraması için yağmur altında uzun kuyruklar oluştururken polis de ağır silahlar ve bomba koklayan köpeklerle bina içinde ve dışında geniş güvenlik önlemleri aldı. 

Guzman’in eşi Emma Coronel Aispuro da duruşmayı izlemek için sabah saatlerinde Brooklyn Federal Mahkemesine geldi. 

ÇİZİM YASAK

Aylarca süreceği tahmin edilen davada görev alacak jüri heyetinin, baskı ve tehditlere karşı kimliklerinin gizli tutulacağı belirtildi. Davaya bakan ABD Bölge Mahkemesi Başkanı Hakim Brian Cogan’ın, tanıkların da korunması için mahkemede çizim yapılmasını yasakladığı bildirildi. 61 yaşındaki Meksikalı uyuşturucu elebaşısı, Manhattan Adası’nın aşağı kısmında küçük, penceresiz bir hücrede 22 aydır yargılanmayı bekliyordu. 

Guzman, suç örgütü kurmak, uyuşturucu dağıtmak, kara para aklamak gibi 17 ayrı suçlamadan hakim karşısına çıkıyor. 

ABD savcıları, hakkındaki suçlamaları reddeden Guzman’in ömür boyu hapsini ve en az 14 milyar dolar para cezasına çarptırılmasını istiyor. 

EN ACIMASIZ, TEHLİKELİ VE KORKULAN

Joaquin Guzman, dünyanın en büyük uyuşturucu örgütü kabul edilen Sinaloa Cartel’in elebaşı olarak biliniyor. Söz konusu kartelin, 1989-2014 yıllarında yaklaşık 200 ton kokaini ABD’ye soktuğu, ayrıca kiralık katiller tutarak yüzlerce cinayet, saldırı, adam kaçırma ve suikaste karıştığı iddia ediliyor. 

ABD hükümeti tarafından “dünyanın en acımasız, tehlikeli ve korkulan insanı” olarak tarif edilen Guzman, İnterpol tarafından aranıyordu. 

Guzman, 2001 ve 2015 yıllarında Meksika’da iki yüksek güvenlikli cezaevinden kaçtıktan sonra Ocak 2016’da tekrar yakalanmıştı. 

Yakalanmadan hemen önce Rolling Stone dergisi için Hollywood aktörü Sean Penn’e Meksika’da bir ormanda röportaj veren Guzman, “Dünyada herkesten çok uyuşturucu satıyorum. Kamyonlar, tekneler, uçaklar ve denizaltılardan oluşan bir filom var.” ifadelerini kullanmıştı. 

Yıldırım: Ivır zıvır işler, ufak tefek meseleler için mahkeme kapılarında ömür tüketmeyin

TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Kamu Denetçiliği Kurumu Konferans Salonu’nda, “İnsan Haklarının Korunması ve Geliştirilmesinde Ombudsmanın Rolünün Güçlendirilmesi Projesi”nin açılış töreninde konuştu.

İnsan hak ve hürriyetlerinin kimsenin keyfine bırakılmayacak kadar önemli olduğunu vurgulayan Yıldırım, “Yaptığımız gözlem ve tespitler sonucunda insan hakları konusunda çifte standardın hala devam ettiği yönünde. Kimi ülkeler dünyaya kendi merkezi ile bakmaktadır. Kendinden olmayanların hak ve hürriyetler konusunda söylem çok, eylem neredeyse yok. İnsan hak ve hürriyetleri kimsenin keyfine bırakılmayacak kadar önemli ve kutsaldır” dedi.

“ŞİKAYETLERİN TEMEL SEBEBİ KURALLARDAN DAHA ÇOK UYGULAMALARDANDIR” 

Yıldırım, “Darbe girişiminde bulunanlara karşı hiç bir rehavet gösterilmemiştir. Hukuk kuralları çerçevesinde gerekli işlemler hemen başlatılmış. Şunu takdir etmenizi bekliyorum; böylesine sıkıntılı süreçleri yönetmek çok kolay değildir. Bu nedenle insan hakları konusu bu süreçle ilgili olarak da gündeme gelebilmektedir. Şikayetlerin temel sebebi kurallardan daha çok uygulamalardandır. Ortam normalleşince tamamen azalmakta hatta yok olmaktadır” açıklamasında bulundu.

“HAKKIN KULLANIMI KONUSUNDA BİLGİ SAHİBİ OLMAMAK DA HAK İHLALİNE NEDEN OLABİLİYOR”

Hak kullanımı konusunda bilgi sahibi olmanın önemini vurgulayan Yıldırım, “Türkiye’de insan hakları konusunda karşılaştığımız şikayetlerin bir diğer sebebi de kişilerin hak ve hürriyetler konusunda yeterince bilgi sahibi olmamasıdır. Hak ihlali her zaman baskı şiddet gibi muamelelerden kaynaklanmıyor. Bir hakkın kullanımı konusunda bilgi sahibi olmamak da hak ihlaline neden olabiliyor” dedi.

“KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU’NA 11 BİN 220 BAŞVURU OLMUŞTUR” 

“Kamu Denetçiliği Kurumu’na giden ıvır zıvır işler ufak tefek meseleler için mahkeme kapılarında ömür tüketmeyelim” diyerek konuşmasına devam eden Yıldırım, “Kamu  Denetçiliği Kurumu’na, geçen yıl 17 bin 131 başvuru almış bu yılın eylül ayına kadar 11 bin 220 başvuru olmuştur. Buraya yapılan, yapılmayan her başvuru mahkemenin konusu olacaktır. Zaten ağır iş yükü olan mahkemeler daha çok çalışmak, davaya bakmak  zorunda kalacak. Kamu Denetçiliği Kurumu vatandaşımıza ücretsiz  avukatlık yapmaktadır. Aynı zamanda vatandaşımızın adalete güvenini tesis etmek gibi önemli bir boşluğu da gidermektedir. Bizim vatandaşlarımızdan talebimiz daha çok dostane çözüme başvurmaları. Kamu Denetçiliği Kurumu’na giden ıvır zıvır işler ufak tefek meseleler için mahkeme kapılarında ömür tüketmeyelim. Kamu Denetçiliği Kurumu, bunları çok hızlı şekilde ele alıp çözüm üretir” diye konuştu.

Hakime TORUN / ANKARA (DHA)

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Uber davasında yeni gelişme

İnternet üzerinden hizmet veren Uber’e erişimin engellenmesi ve firmanın Türkiye’den men edilmesi talebiyle açılan davada, bilirkişi raporunu sunan 3 kişinin, uzun sürede yetersiz rapor hazırladıkları gerekçesiyle disipline sevk edilmesi yönünde ihbarda bulunulması ve ödenen bilirkişilik ücretini iade etmelerinin istenmesine karar verildi.

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki üçüncü duruşmaya, birleşen dosyalardaki davacılar Birleşik Taksiciler Derneği ve İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası avukatları ile davalı Uber Turkey Yazılım Ltd. Şti. ve Uber BV avukatları katıldı. Müdahale talebinde bulunan Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi ve İstanbul Taksi Sahipleri Derneği avukatları ile davalı taraf adına müdahalede bulunan Lisanslı Taşımacılar Derneği avukatı da duruşmada hazır bulundu.

Duruşmada, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun celse arasında mahkemeye sunulduğu ve taraflara tebliğ edildiği belirtilirken, taraf avukatları tarafından dosyaya sunulan belgeler ve gelen cevabi yazılar da özetlendi.

Söz alan davacı avukatları, önceki beyanlarını tekrar ettiklerini ve mahkemenin beklediği hususlara cevap vermeyen bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirtirlerken, mahkemece Uber’e ulaşımın engellenmesine yönelik karar verilmesini talep etti.

Davacı avukatlarından Seda Kaya, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin birleşen dosyasında davalı olarak Uber Tek. Inc’e çıkartılan tebligatın, şirket Amerika’da olduğu ve adresi bilinmediği için geri döndüğünü belirterek, davanın asıl davayla görülmesinin yargılamayı aksatacağı gerekçesiyle bu davalı yönünden ayrılması, farklı bir esasa kaydedilmesi talebinde de bulundu.

“DOSYA YENİDEN BİLİRKİŞİYE GÖNDERİLSİN”

Davalı Uber Turkey ve Uber Int. BV avukatı Tolga Uluay, Uber XL’nin taksi taşımacılığı yaptığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini kaydederek, “Yasal düzenlemeler ve resmi kurumlardan celp edilen yazıların bizim dosyamızla ilgisi yok. Yasal düzenlemelerin muhatabı da müvekkil şirket değildir. Dosya yeniden bilirkişiye gönderilsin” dedi.

Beyanı sorulan müdahillik talebinde bulunan davacı yan avukatları, Uber’e erişimin yasaklanmasıyla ilgili tedbir kararı uygulanmasını talep etti.

Davalı Uber yönünden müdahillik talebinde bulunan Lisanslı Taşımacılar Derneği avukatı Gülen Kalyoncu ise, 26 Ekim 2018 tarihli kanun hükmü değişikliğinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ilişkin Danıştay’da iptal davası açıldığına dikkati çekerek, davaya müdahil olarak katılmalarına ve davacı tarafından tedbir konulması taleplerinin reddedilmesine karar verilmesini istedi.

“BİLİRKİŞİLERİN RAPORU YETERSİZ”

Taleplerle ilgili ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, düzenlenen bilirkişi raporunun mahkeme tarafından istenilen hususlara yanıt vermediği, sadece davacı ve davalı iddialarının özeti niteliğinde olduğunu belirterek, 3 bilirkişiye de ihtarlı davetiye çıkarılarak, aldıkları bilirkişi ücretlerini iade etmelerinin istenmesine karar verdi.

Bu bilirkişilerin taraf özetlerinden oluşan raporlarını yaklaşık 6-7 aylık süre içerisinde ibraz etmediklerine de dikkati çeken heyet, disiplin cezası ve 6 ay süreyle geçici olarak bilirkişi listelerinden çıkartılmaları için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Bilirkişi Kurulu’na ihbarda bulunulmasını da hükme bağladı.

Birleşen 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ndeki dosyada davalı olan Uber Tec. Inc.’e dava dilekçesinin tebliği edilmediği, asıl dosyada taraf teşkilinin sağlandığı, Uber Tec. Inc. ile asıl dava dosyası davalı tarafının aynı olmadığının anlaşıldığını kaydeden heyet, söz konusu dosyanın yargılamayı olumsuz etkilememesi için ayrı bir dosyaya kaydedilmesini kararlaştırdı.

Taraf avukatlarına, birleşen dosyalar nedeniyle, yazılacak dilekçelere, tebligatın ulaşmasından itibaren 2 haftalık süre içinde cevap verme yönünde süre tanıyan heyet, tedbir talebiyle ilgili daha önce mahkemece karar oluşturulduğunu da belirterek, gelinen noktada birleşen dava dosyası yönünden henüz dilekçe yazma ve cevap verme işlemlerinin tamamlanmaması hususuna göre, savunma hakkının kısıtlanmaması ve adil yargılanma ilkesi göz önüne alınarak bu aşamada yeniden tedbirle ilgili bir karar verilmesine yer olmadığını da hükme bağladı.

Yeni bilirkişi raporu alınması talebinin de dilekçe teatisinin tamamlanmasının ardından değerlendirileceğini vurgulayan heyet, davalı yanında müdahale talebinde bulunan Lisanslı Taşımacılar Derneği’nin müdahilliğinin kabulüne karar verdi.

Duruşma, 20 Şubat 2019’a ertelendi.

Dehşet saçan saldırgana ‘müebbet artı 50 yıl civarı’ hapis

İstanbul Bahçelievler’de 13 Nisan 2017’de Eray Aygün (21) motosiklet ile seyir halindeyken çevreye rast gelene ateş ederek 6 kişinin yaralanmasına neden oldu. Çevredekilerin engel olmak için müdahale etmeye çalışması üzerine olay yerinden kaçan Aygün 28 gün sonra yakalandı. Yaralananlar arasında bulunan Tural Asadov ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Eray Aygün hakkında yapılan soruşturma neticesinde ”Kasten yaralama” ,”Ruhsatsız silah bulundurma” ve ”Kasten öldürmeye teşebbüs” suçlarından bir kez müebbet ve 66 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

“SON SÖZÜM YOKTUR”

Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına Balıkesir Kapalı Cezaevinde bulunan tutuklu sanık Eray Aygün SEGBİS sistemiyle bağlandı. Duruşmada savcı sanık Eray Aygün’ün bir kişinin ölümüne, 5 kişiyi ise öldürmeye teşebbüs ettiği göz önünde bulundurularak cezalandırılmasını istedi. Aygün’ün avukatı Begüm Kocamaz, “Müvekkilimin olayı gerçekleştirdiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır.Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraatine ve tahliyesine karar verilmesini talep ediyorum” dedi. Mahkeme heyeti kararını açıklamadan önce sanık Aygün’e son sözünü sordu. Sanık Eray Aygün, “Son sözüm yoktur.” ifadesinde bulundu.

“BAŞKANIM ŞİMDİ KAÇ YIL ALDIM?”

Mahkeme Heyeti, Eray Aygün hakkında Tural Asadov’u kasten öldürdüğü gerekçesiyle müebbet hapis cezası, 3 kişiyi de kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 15’er yıl, Hızır Hamzaoğlu’nu silahla kasten yaralama suçundan 5 yıl 7 ay 15 gün,
Murat Koç’u kasten yaralama suçundan 3 yıl 9 ay hapis, ruhsatsız silah kullanma bulundurma suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Duruşma salonunda kararın açıklanmasının ardından ilginç bir diyalog gerçekleşti. Sanık Aygün söz olarak “Başkanım şimdi ben toplam kaç yıl aldım” dedi. Mahkeme Başkanı üye hakimin cezaları hesaplaması üzerine sanığa “Müebbet artı 50 yıl civarı” cevabını verdi. Sanık Aygün cevap üzerine “Tamam sağ olun kolay gelsin” dedi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.