Altın fiyatlarında düşüş sürüyor! Düşen gram ve çeyrek altın kaç lira oldu?

Altın fiyatları yatırımcılar tarafından ve altın hediye etmeyi planlayan vatandaşlar tarafından merakla araştırılıyor. Altın fiyatlarının hızlı hareketi son haftalarda duruldu ve altın fiyatları düşüş yönnünde bir seyir izlemeye başladı. İşte çeyrek ve gram altında günün fiyatları…

ALTIN FİYATLARINDA SON DURUM – 28 KASIM

Çeyrek altın 28 Kasım tarihinde, 328,96 TL’den alınıp, 336,46 TL’den satılıyor.

Gram altın ise 205,57 TL’den alınırken 205,61 TL’den satışa sunuluyor.

Yatırım için tercih edilen altınlardan olan Cumhuriyet altını 1.363,00 TL’den alınırken, 1.384,00 TL’den satılıyor.

Yarım altın ise 655,86 TL’den alınıyor ve 672,91 TL’den satılıyor.

altın fiyatları sözcü ile ilgili görsel sonucu

ALTIN NASIL DEĞERLENİR?

Altın fiyatları talebin fazla olması ya da satın alma durumunda yükselirken tam tersi durumda da altın fiyatları düşer. Bu durum altın fiyatlarını etkileyen en basit durumken altın fiyatlarının yükselmesinin ana nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz :

Küresel ve yerel enflasyon

Enflasyon; fiyat genel seviyesinde oluşan artışı gösteren ölçüt olarak tanımlanır. Eğer enflasyon yüksek ise paranızın alım gücü düşer. Küresel enflasyonda da para biriminin alım gücü düşüş gösterir. Bu durumda altın fiyatları her zaman yükseliş trendi içinde olmuştur. Para biriminin alım değeri düştüğü için altın fiyatları artar ve siz paranızla aynı miktarda altın alamazsınız. Bu nedenle küresel ve yerel enflasyon altın fiyatlarının en büyük düşmanıdır.

Küresel likitide

Likitide borsa programlarında sürekli duyduğumuz bir terimdir. Likitide; nakit akışı anlamına gelen bir borsa terimidir. Likitidenin artış göstermesi altın fiyatlarını doğrudan etkiler ve altın fiyatları yukarı doğur bir trend içine girer. Altın miktarı sabit iken altın maliyetinin artmış olması ve piyasa da paranın daha fazla olması altın fiyatlarının artmasına neden olacaktır. Bu nedenle küresel likitide altın fiyatlarını doğrudan etkileyen bir etkendir.

Altın stok durumu

Dünya üzerinde belirli miktarlarda altın stoğu mevcuttur. Yeni altın kaynakları bulunmadığı dönemlerde mevcut stok azalma gösterir ve altın fiyatları bu dönemde olağanüstü artış gösterir. Bu durum genelde düğün mevsimi olarak bilinen yaz aylarına girmeden ortaya çıkar. Bu dönemde altın alımları dünya genelinde en yüksek derece de gerçekleştiği için altın fiyatları muazzam derece de artış gösterir.

Küresel Riskler

Altın bir yatırım aracı olarak her devirde değerini koruyan ve zarar ettirmeyen bir meta olduğu için tercih edilir. Ancak altın fiyatlarını etkileyen ve altın fiyatlarının yükselmesine neden olan küresel risklerdir. Altın en kolay nakite çevrilebilen ve dünyanın her yanında işlem gören bir cevher olduğu için her insan yatırım amacı olarak altın satın alır. Özellikle küresel risklerin, savaşların olasılığının artması ile insanlar döviz fiyatlarına güvenmeyip nakitlerini altına çevirerek altın satın alırlar. Altın satın alımları piyasa da altın daralmasına neden olur ve altın fiyatlarının aşırı derece de artmasına neden olur.

Reel faiz oranları

Reel faiz ; elde tutulan para nın elde tutulmasının maliyeti olarak bilinir. Bu nedenle elinizde tuttuğunuz altının da elde tutulma maliyeti mevcuttur.Özellikle küresel reel faizler arttığında yerel reel faizler de artış gösterir. Bu durumda insanlar ve yatırımcılar nakitlerini altına çevirerek nakit tutma maliyetini ortadan kaldırmak ister. Nakitlerin altına çevrilmesi işlemleri piyasa da altının azalmasına ve doğrudan fiyatlarının artmasına neden olur.

Bu etkenler altın piyasasını olumsuz olarak etkileyerek altın fiyatlarının yükselmesine neden olurken altın fiyatlarının düşmesini sağlayan ve altın fiyatlarına doğrudan etkisi olan durumları da şöyle sıralayabiliriz;

ALTIN FİYATINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Altın üretim ve yatırım amaçlı kullanılan aynı zamanda da uluslararası piyasalarda işlem gören bir yatırım aracıdır. Altının fiyatını etkileyen faktörler, altının arz ve talebini etkileyen faktörlerdir. Bunlar ise;

1- Mücevher talebi başta olmak üzere altına olan endüstriyel talep,

2- Madencilik şirketlerinin altın çıkarma maliyetleri,

3- Altın arz ve talebinde ağırlıkları yüksek olan ülkelerin jeopolitik durumları,

4- Petrol ve diğer emtiaların fiyatları,

5- Merkez bankalarının altın alış ve satış işlemleri,

6- Merkez bankalarının para politikaları,

7- Reel faiz hadleri,

8- Enflasyon oranları,

9- Dünya ekonomilerinin büyüme hızları,

10- Altın üreticilerinin hedging işlemleri,

11- Altının işlem gördüğü vadeli piyasalardaki kısa ve uzun pozisyon miktarı,

12- Spekülatif amaçlı işlemler,

13- ABD Doları’nın diğer para birimleri karşısındaki değeridir.

Hakan Ateş: Turizm Türkiye’nin petrolü gibidir

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından Kundu Oteller Bölgesi’nde düzenlenen, 8. Uluslararası Resort Turizm Kongresi için Antalya’ya gelen DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, basın mensuplarıyla gerçekleştirdiği sohbet toplantısında, ekonomi gündemi ve bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DenizBank’ın özellikli ve öncelikli sektörleri arasında gemicilik, tarım, eğitim, sağlık, altyapı ve enerji ile birlikte turizmin de bulunduğunu belirten Ateş, “Türkiye’mizin bankacılık sektörünün toplam 17,5 milyar dolar civarındaki turizm kredisinden 3 milyar doların üzerinde bir pazar payı elde etmiş durumdayız ki bu da açık ara Türkiye’de turizmi en fazla finanse eden banka konumuna sokuyor bizi.” diye konuştu.

Ateş, 5 yıldızlı oteller ve birinci sınıf tatil köylerinin yanında pansiyondan hava yolu şirketlerine, tur operatörlerinden işletmecilere ve yatırımcılara kadar, yenileme, yeniden yapma işlemlerine uzanan bir zinciri finanse etmek istediklerini bildirdi. Turizmin bir ekosistem olduğunu ve sistemin, en zayıf halkası kadar güçlü olduğunu ifade eden Ateş, her halkanın güçlü olması için çaba sarf ettiklerini vurguladı.

2015 ve 2016 yıllarındaki sıkıntılı dönemin ardından 2017 yılından itibaren toparlanmaya başlayan turizm sektörünün bu yıl daha da yükseldiğini dile getiren Ateş, “Görünen o ki 2019, 2020 ve 2021’de de bu süreç hızlanarak devam edecek. Turist sayısı 40 milyona yaklaştı, muhtemelen sene sonunda bulur veya biraz geçebilir. Turizm geliri 30 milyar doları aştı. Bu noktada biraz düşündürücü olan konu turist başına gelirlerin 850 dolardan 100-150 dolar daha altına düşmüş olması. Maalesef dünyanın belki de en güzel noktalarını, en iyi servis kalitesini ve de sadece doğa değil, tarihi güzellikler de dahil biraz ucuza satıyor konumundayız. Bu, birçok jeopolitik nedenden veya sektördeki bu işin belki de yeterince şu ana kadar organize edilemeyişinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

DenizBank’ın KKTC turizmini de finanse eden bir banka olduğunu anlatan Ateş, Ercan Havaalanı’nın tek finansörü olan bankanın, Kıbrıs Barış Suyu projesinin de finansörü olduğuna dikkati çekti.

“EKONOMİNİN GENELİNDE GİDEREK BİR İSTİKRARA KAVUŞMA VAR”

Türkiye’nin oldukça hareketli bir yaz geçirdiğini, özellikle ağustos ayı ortasında finansal boyutu çok inişli çıkışlı bir dönemin yaşandığını, şimdi bunun dengelenme sürecinde bulunulduğunu belirten Ateş, şöyle devam etti:

“Ve tabii bunun bazı maliyetleri oluyor ama görünen o ki şu an itibarıyla daha istikrarlı bir döneme doğru gidiliyor. Gerek faizler gerek kur nispeten daha istikrar kazandı. Önümüzdeki dönemde daha da iyileşerek devam edeceğini düşünüyoruz. Tabii bu durum, büyümeden önümüzdeki 1-2 sene içerisinde fedakarlık etmemizi gerektirebilir. Fakat sonrasındaki gelişmeler düşünülürse, eğer buradan doğru bir girişle ve altyapıyla iş kotarılabilirse ondan sonra daha iyi bir büyüme, daha sağlıklı bir büyüme olacağını hepimiz öngörebiliriz. Bu dönemin aşılması kanaatimce biraz da özel sektördeki yapılanma ve onun ne şekilde seyir izleyeceği ve düzenleyicilerin, otoritelerin bu konuda nasıl bir pozisyon alacağına bağlı olacaktır. Sonuçta baktığımızda ekonominin genelinde giderek bir istikrara kavuşma var, belki çok fazla büyümenin olmadığı önümüzdeki birkaç yılın arkasından, doğru adımlarla ve reformlarla, daha sonrasında çok daha sağlıklı bir büyümeye gidiş olacağını öngörüyorum.”

Ateş, kamu, bankacılık ve hane halkı dışında özel sektörün net açık pozisyonu 210 milyar doların üzerinde olması nedeniyle kurdaki dalgalanmadan kısmen etkilendiğini belirterek, bunun giderilmesi için, iç ve dış talebin dengeleneceği bir ekonomik modele gidilmesinin doğru olacağını söyledi.

İç talebin dış taleple dengeli hale gelmesi durumunda Türkiye’nin önünün son derece açık ve parlak olduğunu ifade eden Ateş, “Turizm de Türkiye’nin petrolü gibidir. Her sene 30 milyar dolar ama potansiyel olarak 60-70 milyar dolar gelir getirebilir. 50’den fazla sektöre doğrudan artı değer yazacak bir sektörden bahsediyoruz.” dedi.

TURİZM SEKTÖRÜNE YATIRIMCI İLGİSİ

Turizm sektöründe kriz yıllarının ardından sektörün kullandığı kredilerde bir yapılandırma yapılıp yapılmadığına yönelik soru üzerine DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, turizmde yaşanan sıkıntılı yıllarda borç servisinde bazı sıkıntılar, gecikmeler olduğunu fakat bunu proaktif bir yaklaşımla öngörerek yeniden yapılandırdıklarını bildirdi. Ateş, “Tam rakam söylemeyim ama 1,5 milyar doların üzerinde bir yapılandırma yaptık DenizBank olarak.” açıklamasında bulundu.

Turizmin yukarıya gittiğini ve sektörün dinamik yapısını koruduğunu kaydeden Ateş, sektöre geçen yıl ve bu yıl çok fazla sayıda yatırım da gelmeye başladığını dile getirdi.

Ateş, “Yani sadece bizimle konuşan yatırımcıları biliyorum ama eminim ki bizim bilmediğim de çok sayıda ilgili gruplar var. Kıta Avrupa’sından Uzak Doğu’suna, Amerika’ sına kadar belli yatırımcı grupları. Bu aslında sektörün de orada yaratılan varlığın da değerli olduğunu gösterir. İyi ki sektöre kol kanat germişiz, elimizden gelen desteği vermişiz.” diye konuştu.

BANKALARA STRES TESTİ

Bir gazetecinin, “Dalgalı geçen dönem sonrası bankalara stres testi yapılacağı gündeme geldi, bu konuda ne düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Ateş, finans, yatırım dünyasında, yani paranın konu edildiği her yerde güven unsurunun çok önemli olduğunu, yatırımın, şeffaf, hesap verebilir, adil ve sorumluluk alan bir kurumsal yönetimin hakim olduğu yerlere gittiğini dile getirdi.

Bu yıl gelişmekte olan ülkelere 1,1 trilyon dolar civarında yatırım olduğunu, Türkiye’nin yabancı yatırımdan aldığı payın nispi olarak biraz azaldığını ifade eden Ateş, güven ortamını tesis etmenin son derece önemli olduğunu vurguladı. Ateş, “Çünkü nereden bakarsanız bakın finans yani para en akışkan şeydir. Risk gördüğü yerde kalmak istemez ama görünen o ki bu güven ortamının giderek tesis edilebileceği, getirilerin de iyi olabileceği şeyler oluyor. Yani bir ortam, bir iklim oluşmaya başladı. Turizm sektörü için bunu özellikle söyleyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’deki bütün bankaların son derece şeffaf ve hesap verebilir durumda bulunduğunu, Uluslararası Muhasebe Sistemine göre 3 aylık bilançolarda da bunun açıklandığına işaret eden Ateş, problemli kredi oranın yüzde 3,4 olduğunu, varlık yönetim şirketlerinin rakamları konulduğunda bu rakamın yüzde 4,9’a çıktığını, ikinci grup denilen dikkatli izlenmesi gereken kredi grubunda da rakamların yüzde 13-14’e çıktığını ama bunun çok korkutmaması gerektiğini söyledi.

Ateş, “Türkiye bankacılık sistemi son derece sağlam, iyi sermayelendirilmiş, sermaye yeterliği olan ve likiditesini çok iyi korumuş bir sektör. Gerçekten o kadar iyi çerçeve altına alınmış ve düzenlenmiş yani regüle etmiş bir sektör ki bankacılık, her kımıldayışınızda, milim hareketinizde bile dikkatli olmanız ve kurala uygun davranmanız lazım.” dedi.

AA

‘Matruşka yöntemi, devre mülkte mağdur sayısını artırıyor’

Bursa’da mahkeme kararıyla devre mülk satışı iptal edilen yaklaşık 300 vatandaş, satışı gerçekleştiren söz konusu firmaların kapatılması ya da isim değiştirmesi sebebiyle paralarını alamadıkları için mağduriyet yaşıyor.

Mağdurlardan Zeliha B, bir firma tarafından hediyeli tatil vaadiyle götürüldüğü tesiste, 500 lira avans verdiği termal devre mülk için 13 bin 500 lira bedelli sözleşme imzaladı.

Tatil hizmetlerinden faydalanamayan ve verilen sözlerin yerine farklı uygulamalarla karşılaşan Zeliha B, sözleşmenin iptali, ödediği paranın iadesine karar verilmesi talebiyle Bursa 4. Tüketici Mahkemesine başvurdu.

Firma avukatı, mahkemeye gönderdiği dilekçesinde, davacının sözleşmeyi kendi rızası ile imzaladığını, devre mülk sözleşmelerine ilişkin olarak mevzuatta cayma hakkı öngörülmediğini, kapıdan satış sözleşmesi olmadığını, davalının kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istedi.

Mahkeme başkanı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin devre mülk satışı için ön akit niteliğinde ve harici gayrimenkul satış sözleşmesi olduğundan geçersizliğine, davacının sözleşme nedeniyle herhangi hizmetten yararlanmadığı anlaşıldığından sözleşmenin feshi ile senedin iptaline karar verdi.

Zeliha B, devre mülke ödediği paranın iadesiyle ilgili icra takibi başlatılmasına rağmen muhatap şirket kapandığı için alacağını tahsil edemiyor.

“Bedava tatil”e kanmayın

Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, özellikle yaz aylarında vatandaşların sahil kenarlarına ya da satış mekanlarına araçlarla götürülüp gece yarılarına kadar adeta rehin tutularak sözleşme imzalatmadan geri gönderilmediğini belirterek, tüketicileri “bedava tatil”e kanmamaları konusunda uyardı.

Bu konuda sözleşme iptali ve para iadesi için Bursa’da yüzlerce, ülke genelinde binlerce açılmış dava olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle konuştu:

“Firmalar, para iadesi yapmamak için kasalarını boşaltıyor, adını değiştiriyor, başka bir isimle devam ediyor. Bir süre sonra bu ismi de değiştiriyor. Bu durumda tüketici parasını tahsil edemiyor. Devlet, tüketici yasası ile vatandaşın hakkını koruyor. Tüketici de yasal haklarını koruyor ve cayma haklarını kullanıyor. Devletin mahkemesi de gereğini yapmış ve kararını vermiş, icra gitmiş para almaya ama firma yok, para yok. Yasal boşluktan yararlanılarak tüketici mağdur ediliyorsa, devlet yine bir şekilde bu kanuni boşluklardan yararlanan kötü niyetli satıcıları engellemeli ve tüketicinin bu mağduriyetinin önüne geçilmelidir.”

“150 bin mağdurdan bahsediliyor”

Tüketici Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu da devre mülkle ilgili yaklaşık 150 bin mağdur bulunduğundan bahsedildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Matruşka yöntemi, devre mülkte mağdur sayısını artırıyor. Mağdurların mahkeme kararıyla haklı olduklarının belirlenmesine rağmen firmaların içi boşaltıldığı için paralarını alamıyorlar. Bu firmalar matruşka gibi şirketlerden oluşuyor, kapanıyor başka isimle tekrar açılıyor ve mağdur sayısı sürekli artıyor. Bir şekilde dolandırıcılık devam ediyor. Kesin çözüm için mahkemelerin şirketler arasındaki bağı tespit edip, bunlara ayrı tüzel kişiler gibi davranmayıp hepsini bir kefede değerlendirmesi lazım. 2014 yılında mayısta çıkarılan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre bitmemiş inşaatlardan devre mülk satışı yapılması ön ödemeli satış kapsamına girdi. Bu şirketin kağıdıyla satış yapılamaz ve satışlar noterden yapılacak.”

Devre mülk satışlarının son yıllarda bazı kötü niyetli kişiler tarafından dolandırıcılığa dönüştürüldüğünü vurgulayan Ağaoğlu, “15 günden az süreli devre mülk satışı kesinlikle yapılamaz. Bu konuda kanunla bir çerçeve çizilmiş. Bir haftalık satış varsa uzak durun. 14 günlük kesin cayma hakkınız olduğunu bilin. Bitmemiş inşaatlardan satın alma yaparken dikkatli olun. 3 yılda bitmesi gerekiyor ama kompleks inşaat diye 7 yıl geçmiş halen sürüyor. Tüketici hizmet alamıyor ama parasını zorunlu olarak ödüyor.” diye konuştu.

AA

‘Zavallı Uysal’ tutanaklardan çıkarılmadı

İBB Meclisi’nin 16 Kasım tarihli oturumunda İETT’nin dün yarım kalan bütçe görüşmesine kaldığı yerden devam edildi. İETT gündeminde önce meclis üyelerinin sözlü önergeleri alındı. CHP’li Meclis Üyesi Nadir Ataman, İBB Başkanı Mevlüt Uysal’ın Hürriyet gazetesine verdiği demeçte açıkladığı metroların yap-kirala-devret yöntemi ile yapılması ve tünellerin ücretli hale getirilmesine ilişkin önerge sundu. Ataman “Meclise bir bilgilendirme yapılmadı. Belli ki ayrıcalıklı ve imtiyazlı özel dostlara ve kendi partililerinize ihale vermekten dolayı İBB’nin bütçesi tam takır. Geldiğiniz durum nedir? Metro inşaatlarını yapamıyorsunuz bir çoğunu Ulaştırma Bakanlığı üstlendi. Metroların yapımı için seçilen yöntem yap – kirala – devret yani İBB özel sektörün yaptığı hatlara kiracı olacak. Artık tünellerden geçerken de para ödeyeceğiz. Tanrı İstanbul halkını sizin yeni fikirlerinizden korusun. Mevlüt beyin bu fikirlerle yeniden aday olma işi ve planları da suya düştü” dedi. Ataman önergesini sunarken AKP’li meclis üyeleri sık sık tepki gösterdi. Tartışma sürerken AKP grubu, yarım kalan İETT Genel Kurulu sırasında CHP adına yapılan konuşmada İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı için kullanılan  “Zavallı Uysal” ifadesinin çıkarılmasını talep etti. Meclis Başkanvekili Selamet de “Konuşma sırasında pişmanlık duyacağımız sözler söyleyebiliriz. Bu tartışmayı burada bırakalım. Hakkı bey konuşmasına kaldığı yerden devam ederken o ifade ile ilgili gereğini yapacaktır” dedi.

FOTO: SOZCÜ

FOTO: SOZCÜ

Söz alan CHP’li Meclis Üyesi Ataman da “Uysal’ı halk seçmedi, atandı. Halk Topbaş’ı seçti. Tutanaklardan ‘seçilmiş başkan’ ifadesi de çıkarılsın” önerisinde bulundu. Ahmet Selamet “Meclis üyelerini halk seçmedi mi? Sizin seçtiğinizi halk seçmiş sayılmaz mı?” karşılığını verdi. Tartışmalar arasında yarım kalan İETT Genel Kurulu’na geçildi.

İLGİLİ HABERKülünk'ün kaçak tüneli İBB'ye takıldıKülünk'ün kaçak tüneli İBB'ye takıldı

HAKARET DEĞİL SİYASİ ELEŞTİRİ

İDO’nun özelleştirilmesine yönelik eleştirileri ve “14 yıllık Kadir Topbaş’ın İstanbul’da yarattığı ciddi erozyon sorunu sonrası bunu toparlamaya çalışan zavallı Uysal, bu işin içinden çıkamaz”  ifadesiyle tartışma yaratan CHP’li Meclis Üyesi Hakkı Sağlam  yarım kalan konuşmasını tamamlamak üzere kürsüye çıktı. Sağlam, “zavallı” ifadesini hakaret olarak değil siyasi eleştiri olarak kullandığını “Zavallı annem, zavallı babam” gibi geleneksel olarak kullanılan bir ifade olduğunu söyledi. Sağlam’ın konuşmasını bitirmesinin ardından Meclis Başkanvekili Selamet, tekrar “zavallı Uysal” ifadesi ile ilgili düzeltme yapıp yapmayacağını sordu. Sağlam konuyla açıklamasını aynen tekrarladı. AKP’li meclis üyeleri açıklamayı yeterli bulmadıklarını söyleyerek ifadenin tutanaktan çıkarılması konusunda ısrarcı oldu. Bu tartışma uzun süre devam etti. Sağlam tekrar söz alarak “Bu sözü hakaret olarak görüyorsanız geri alıyorum, ama hakaret etmedim” dedi.

İLGİLİ HABERMeclis Sağlık Komisyonu'nda tartışma çıktıMeclis Sağlık Komisyonu'nda tartışma çıktı

İÇTÜZÜK KONTROL EDİLDİ

CHP’li Meclis Üyesi Ercan Erdem  bu sırada söz alarak tartışmaya nokta koyacak bir hatırlatma yaptı. İçtüzüğe göre bir ifadenin tutanaktan oy çokluğu ile çıkarılamayacağını, hakaret söz konusu ise bunun tespitinin gerektiğini belirterek “Bu tespiti yapacak yer mahkemedir. Bu ifadeyi tutanaktan çıkarmak delili ortadan kaldırmaktır” dedi. Bunun üzerine meclis  içtüzüğe bakıldı. Ve İBB Meclisi Başkanvekili Selamet, içtüzüğe göre konuşmacının beyanında düzeltme yapmak istemesi durumunda dilekçe vermesi gerektiğini ifade ederek “Dilekçe verirse tutanağa eklenir. Tutanaktan beyan çıkarılamaz” dedi.

AKP Grup Başkanvekili Ömer Lütfi Arı da “Hakkı bey şartlı olarak ifadesini geri çekti. Mesele bizim için kapanmıştır” dedi ve tartışma sona erdi. Tartışma yaratan “Zavallı Uysal” ifadesi tutanaklardan içtüzük nedeniyle çıkarılamamış oldu.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

İran’da 11 milyon kişiye gıda ve para yardımı

İran Meclisi Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Abdurrıza Azizi, aylık geliri 3 milyon tümenin (yaklaşık 215 dolar) altında olan 11 milyon kişiye gıda yardımı yapılacağını duyurdu.

İran resmi ajansı IRNA’ya konuşan Azizi, son dönemde artan enflasyona bağlı olarak yaşanan fiyat artışları nedeniyle işçi ve memurların aldıkları maaşların geçimleri için yeterli olmadığını belirtti.

Azizi, “Sosyal yardımlaşma kurumu İmam Humeyni Yardım Komitesi çatısı altında, aylık geliri 3 milyon tümenden az olan işçi, memur ve çalışanlardan oluşan 11 milyon kişiye, bu ay gıda yardımı yapılmaya başlanacak. Önümüzdeki günlerde bu yardımların 30 milyon kişiye ulaştırılması hedefleniyor.” dedi.

AYLIK NAKDİ YARDIM

Azizi ayrıca söz konusu kişilere aylık nakdi yardım da yapılacağını ifade ederek, bu yardımın şu şekilde gerçekleştirileceğini söyledi:

“Aylık bir kişiye 40 bin tümen (yaklaşık 3 dolar), 2 kişilik aileye 80 bin, 3 kişilik aileye 110 bin, 4 kişilik aileye 135 bin ve 5 kişilik aileye ise 145 bin tümen para yardımı yapılacak.”

Sağlık alanında da yardımlar yapılacağını kaydeden Azizi, devlet hastanelerindeki süspansiyonların, kırsal bölgelerde yaşayan köylü, çiftçi ve göçebeler için yüzde 97, şehirlerde yaşayanlar için ise yüzde 94 olarak uygulanacağını aktardı.

AA

İLGİLİ HABERİran petrolde indirim yaptıİran petrolde indirim yaptı

 

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Karabük’te kesilen cezaya kızan sürücü otomobilini yaktı

Edinilen bilgiye göre, olay Karabük-Yenice karayolu Jandarma yol arama ve kontrol noktasında meydana geldi.

108 LİRA CEZA KESİLDİ

Jandarma ekiplerince yapılan trafik kontrolü sırasında ekipler 78 AS 012 plakalı otomobili durdu. Jandarma ekiplerince otomobilin farlarında sıkıntı olduğunu tespit etmesi üzerine sürücü Sami A.’ya (41) 108 TL para cezası kesti.

İLGİLİ HABERAraba almaya giden kadına tuhaf talep... Kanıtlamak zorunda kaldı!Araba almaya giden kadına tuhaf talep… Kanıtlamak zorunda kaldı!

KONTROL NOKTASINA GERİ GELDİ

Kesilen ceza sonrası kontrol noktasından otomobili ile ayrılan sürücü Sami A. yaklaşık yarım saat sonra tekrardan kontrol noktasına geri geldi.

Fotoğraf: İHA

Fotoğraf: İHA

TARTIŞTI, ARACI ATEŞE VERDİ

Yaşananların güvenlik kamerasına yansıdığı olayda aracından inen sürücü kendisine ceza kesen Jandarma ekiplerine tepki göstererek, otomobilin içine döktüğü benzinle otomobilini bir anda ateşe verdi.

İLGİLİ HABERRol icabı diye kandırdılar... Kursta akılalmaz olay!Rol icabı diye kandırdılar… Kursta akılalmaz olay!

GÖZALTINA ALINDI

Olay yerine çağrılan itfaiye ekiplerince alev topuna dönen otomobil söndürüldü. 108 TL’lik cezaya kızarak otomobilini benzin dökerek yakan sürücü Sami A. ise jandarma ekiplerince gözaltına alındı. İHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Uzmanlar 4 yılın sonunda sebebini buldu: Parayla mutluluk olmuyor

Gent Üniversitesi sağlık ekonomisti Prof. Dr. Lieven Annemans ve ekibi tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre, Belçika’da ortalama aylık gelir 1716 euro. Toplumun beşte biri, ayda 1000-1500 euro ile geçiniyor.

Araştırmaya göre, 2000-3000 euro aylık gelire sahip olanlar kendilerini mutlu hissediyor.

Ortalamanın altında bir gelire sahip olanlar yeterince mutlu değil. Ancak asıl çarpıcı olan, mutsuzluğun en fazla kazanan kesimler arasında da yaygın olması.

Aylık 4 bin 500 euro ve üzeri kazanca sahip olanlar, yaşam koşullarından daha az memnunlar. Bu kesim, az kazananlara oranla kendilerini çok daha mutsuz hissediyor.

Prof Dr. Annemans, maddi zenginlikten alınan hazzın genellikle kısa süreli olduğuna dikkat çekiyor. Belçikalı araştırmacıya göre, yüksek kazançlı kişiler hem işlerinden hem de sosyal çevrelerinden memnun değil.

‘Kazanç stres ve yalnızlık da getiriyor’

“Bu yüksek gelir kendiliğinden oluşmuyor” diyen Annemans, bol kazancın stres ve yalnızlığı da beraberinde getirdiğini vurguluyor.

Araştırmacıya göre, çok kazanan kesim “Daha fazla olsun dürtüsünün” kurbanı oluyor ve bu doyumsuzluk da yaşam kalitesini düşürüyor.

Çeşitli üniversitelerden meslektaşlarıyla birlikte 4 yıl boyunca mutluluk araştırmasına katılan Leuven Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden Prof. Dr. Frederic Vermneulen, refah düzeyindeki eşitsizliğin, gelir eşitsizliğinden daha fazla olduğunun altını çiziyor.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre mutluluğun, herhangi bir politikaya yön verecek bir ölçüm aracı olmadığını söyleyen Vermeulen, “En mutsuz olan insanlar, yaşam koşulları en kötü olan insanlar değil” diyor.

Vermeulen’e göre, yüksek eğitimi ve vasıflı insanlar daha talepkâr ve düşük vasıflı insanlara oranla daha mutsuzlar. Dışa dönük yaşayan insanlar da, yine mutsuz kesimde yer alıyor.

Belçikalı profesör, sosyal politikalar oluşturulurken her şeyden şikâyet eden, mutsuz yüksek eğitimli ve dışa dönük insanlar yaratılmamasına dikkat edilmesini istiyor. Vermeulen’e göre, bu kesim, zaten baştan mutsuzluğu kabul etmiş durumda.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Kadıköy’de hareketli dakikalar! Polis bacağından vurdu

Olay Perşembe güne Kadıköy’de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre V.S. isimli kişi polise başvurarak, kendisini telefonla arayan kişilerin hesaplarının FETÖ/PDY’nin eline geçtiğini söyleyip, kontrol maksatlı evinde bulunan altın para ve benzeri kıymetli eşyalarını kendilerinin göndereceği sivil polise vermesi gerektiğini söylediklerini, ardından evine gelen kişiye evde bulunan yaklaşık 60 bin Lira değerindeki para ve ziynet eşyalarını verdiğini anlattı. Kendisini arayan kişilerin daha sonra yeniden aradıklarını söyleyen V.S, banka hesabında bulunan 35 bin avrosunu çekip kendilerine vermesi gerektiğini söylediklerini anlattı. Bunun üzerine yapılan çalışmalar kapsamında bankaya giriş ve çıkışında V.S’yi takip ettiği ve erketecilik yaptığı belirlenen F.Ö. (34) gözaltına alındı. Polis diğer şüphelilerin yakalanması ve müştekilerin korunması amacıyla evde ve evin çevresinde güvenlik önlemi aldı.

İLGİLİ HABERPolis okula giren köpeği vurdu!Polis okula giren köpeği vurdu!

ŞÜPHELİ BACAĞINDAN VURULDU

Bir süre sonra eve gelip paraları almak isteyen R.A.G. (23)  hareketlerinden tedirgin olduğu V.S. ve müştekilere saldırıda bulundu. İçeride bulunan polisler olaya müdahale etti. Yaşanan arbede sonucu R.A.G. isimli şüpheli,  evin içinde bulunan polis tarafından sol bacağından tabanca ile vurularak, yakalandı.

Polisin olayla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor. DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Altın fiyatları: Son gelişmelerle altın fiyatları düşüşte! İşte gram ve çeyrek altında son fiyatlar…

Altın fiyatları piyasanın kapanış gününü düşüşle tamamladı. Gram altın fiyatları 214 lira bandına kadar geriledi. İşte düşüş yaşayan altın fiyatlarında son rakamlar…

ALTIN FİYATLARI NE KADAR OLDU?

Altın fiyatlarında son durum şu şekilde: Gram altın 214,80 TL’den alınırken, 214,91 TL seviyesinden satılıyor. Çeyrek altın ise 344,02 TL’den alınıyor ve 352,37 TL’den satılıyor. Cumhuriyet altınında alış fiyatı 1.436,00 TL, satış fiyatı ise 1.458,00.

Altın fiyatları 2 Kasım: Haftanın kapanış gününde altın fiyatlarında son durum…

EKONOMİ HAFTAYI HANGİ GELİŞMELERLE KAPATTI?

1) EN FAZLA VERGİ VEREN KİŞİ VE KURUMLAR AÇIKLANDI
Türkiye’de en fazla gelir vergisi tahakkuk eden kişi ve kurumlar açıklandı. Enka Holding’in kurucusu vefat eden iş insanı Şarık Tara, 53 milyon 583 bin TL ile şahıslar bazında birinci oldu. Şirket bazında Merkez Bankası vergi rekortmeni oldu. Bankaya 3 milyar 91 milyon 367 bin TL ile kurumlar vergisi tahakkuk etti.

2) BEDELSİZ ARSANIN KAPSAMI GENİŞLEDİ
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca hazırlanan Organize Sanayi Bölgelerinde (OSB) bedelsiz arsa tahsisinin genişletilmesine ilişkin karar Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre, dördüncü kademe gelişmiş ilçelerde bulunan OSB arazileri de bedelsiz tahsis edilecek.

3) ÜNLÜ TÜRK FİRMASINI ÇİNLİLER Mİ ALIYOR?
Türkiye’nin ünlü ev aletleri üreticisi Arzum’un Çinlilere satılacağı iddia edildi. Şirkete 100 milyon dolar değer biçiliyor. Mediterra Capital Yönetici Ortağı Ahmet Faralyalı, sozcu.com.tr’ye yaptığı açıklamada, “Satış sürpriz olmaz” diye konuştu.

4) DOLAR VE EURO ALDIK
Yurt içi yerleşiklerin kıymetli maden dahil yabancı para mevduat ve fonları 26 Ekim ile biten haftada yaklaşık 1.35 milyar dolar artışla 157.9 milyar dolar oldu. Vatandaşlar 26 Ekim ile biten haftada 598 milyon dolar ve 17 milyon euro aldı.

5) DOLAR GELİŞMELERİ
Türkiye’nin ABD’nin İran’a uygulayacağı yaptırımlardan muaf tutulabileceğine yönelik beklentilerle yönünü aşağı çeviren dolar/TL, ABD ile Türkiye’nin bakanlara yönelik yaptırımları karşılıklı kaldırdığı haberi sonrasında 5.4184 seviyesine kadar geriledi. Gösterge 10 yıllık tahvilin bileşik faizi açıklamanın ardından yüzde 18 seviyesinin altına gerilerken, hisse senetleri piyasası yüzde 2 civarı, bankacılık endeksi de yüzde 3’ün üzerinde primli hareket ediyor. ABD, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu yaptırım listesinden çıkardı. İki bakan ABD vatandaşı rahip Andrew Brunson’ın Türkiye’deki tutukluluğu nedeniyle ABD tarafından Ağustos ayında yaptırım listesine alınmıştı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Dolar ve euro aldık

Yurt içi yerleşiklerin kıymetli maden dahil yabancı para mevduat ve fonları 26 Ekim ile biten haftada yaklaşık 1.35 milyar dolar artışla 157.94 milyar dolara yükseldi.

TCMB verilerine göre 26 Ekim ile biten haftada bireylerin yabancı para cinsinden mevduat ve fonları 764.4 milyon dolar artışla 91.73 milyar dolar olurken; kurumların ise 581.5 milyon dolar artışla 66.21 milyar dolara yükseldi. Vatandaşlar 26 Ekim ile biten haftada 598 milyon dolar ve 17 milyon euro aldı.

REUTERS

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.