İşçilere ücretli izin yok ama bir milyon borç var

“Kanunlara göre hiçbir belediye, İçişleri Bakanlığı’nın onayı olmadan, iç ve dış borç stokunun yüzde 10’unu aşacak derecede borç yapamaz” diye belirtilen raporda, Terme Belediyesi’nin ise 1 milyon liraya yakın belediye meclisi kararıyla kanuna aykırı borçlanma yaptığı açıklandı.  Ayrıca borçlanma için İçişleri bakanlığından onay alınmadığı vurgulandı.

FOTO:SÖZCÜ - Sayıştay raporunda Terme Belediyesi ile ilgili çarpıcı tespitlere yer verildi.

FOTO:SÖZCÜ – Sayıştay raporunda Terme Belediyesi ile ilgili çarpıcı tespitlere yer verildi.

Sayıştay, belediye’ye ait taşınmazların ne kadar olduğunun ise tespit edilemediğini, taşınmazlarla ilgili kayıt bulunmadığına dikkat çekti . Raporda yer alan bilgilere göre Terme Belediyesi, mal ve hizmet alımlarında 4734 sayılı kamu ihale kanununa uymayarak, ihale yapmadan bilgisayar alımı ve Ramazan ayında düzenlenen iftar yemekleri için doğrudan temin yöntemiyle hizmet alındığı belirtildi.

İŞÇİLER, BİRİKMİŞ ÜCRETLİ İZİNLERİ KULLANAMADI

Sayıştay raporunda Terme Belediyesi’nde çalışan işçilerin izin hakkının da ihlal edildiğini tespit edildi. Belediyesinde çalışan daimi işçilere, Anayasal Hakları olan birikmiş ücretli izinlerinin kullandırılmadığı ortaya çıktı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Harran Rektörü’ne Diyanet-Sen’den de tepki

Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ramazan Taşaltın, bir tv programında sarf ettiği “Cumhurbaşkanına itaat etmek farzı ayn’dır” açıklamasına tepkiler sürüyor.
AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı’nın; “Sözlerin Rektörlük makamında aranan akademik müktesebatla hiçbir ilgisi yoktur” sözlerinin ardından bir tepki de Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Ayhan’dan geldi.

“Farz Ayın, her müslümanın kesinlikle kendisinin yapması istenilen Allah’ın emirleridir” diyen Ayhan “Elbette ki, devlet yöneticisine değil devletin getirdiği kurallara hukuksal olarak riayet etmek önemlidir. Kaldı ki, devleti yönetenler İslami kurallara riayet etmediği takdirde onların eleştirilmesi ya da uyarılması noktasında her Müslüman’ın görevi vardı” dedi.

“KILIÇLA DÜZELTİLİR”

Sahabe hayatından örnek veren Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Ayhan, “Örneğin, Hz. Ömer halife olduğu zaman, sahabe ile birlikteyken, ‘Ben bir yanlışa düşersem, sizler ne yaparsınız’ diye sorduğunda, sahabeden biri olan Muhammed Mesleme, ‘Evet yanlış yapmada ısrar edersen kılıcımızla seni dogrulturuz’ ifadesini kullanmıştır. Hz. Ömer bu sözler karşısında memnun kalmış tepki göstermemiştir. Rektörün, itaat açıklaması ortada herhangi bir olay yokken yapılması yüce dinimiz İslam’a ve müslümanlara zarar vermiştir. Müslümanları acziyet içinde güce itaat eden konumuna koymuştur. Devlet, adalet ve liyakat ilkeleri ile yönetilir. Liyakatsız kişilerin belli makamlara getirilmesi hem milletimizin geleceğine hem de devletimizin işleyişine büyük zarar vermektedir. Milletimiz, devletimizin ya da Cumhurbaşkanımız yanında durması gerektiği noktada her zaman yanında durmuştur” diye konuştu.

İLGİLİ HABERBostancı'dan 'Cumhurbaşkanı'na itaat etmek farz' diyen Rektör'e sert tepkiBostancı'dan 'Cumhurbaşkanı'na itaat etmek farz' diyen Rektör'e sert tepki ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Adana bayram namazı saat kaçta? Adana bayram ezanı saati (Kurban Bayramı 2018)

2018 Kurban Bayramı geldi! İslam aleminin Kurban Bayramı bu sene 21 Ağustos’ta başlıyor ve 24 Haziran’da bitiyor. Adana bayram ezanı saati kaç? Kurban Bayramı Namazı saatleri. Tüm illerde bayram namazı saatleri. Peki bayram namazı nasıl kılınır, Kurban Bayram namazı saat kaçta kılınır? İşte Adana bayram namazı ezan saati ve Kurban Bayramı ilgili faydalı bilgiler…

ADANA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:39

İL İL BAYRAM NAMAZI VAKİTLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?

Bayram namazı bayramın ilk günü, güneşin doğmasından yaklaşık 50 dakika geçtikten sonra cemaatle birlikte kılınan namazdır. Bayram namazına, Allahuekber “Niyet ettim Allah rızâsı için vâcib olan Kurban Bayramı namazını kılmaya. Uydum imama.” denip niyet edilir.

İmam, ellerini kulaklarına kaldırıp “Allâhuekber” diyerek tekbîr alıp ellerini göbek altında bağlar. Cemaat de aynısını yapar ve “Sübhaneke” duasını okunur. Ardından, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır ki cemaat de aynısını yapar. Ardından imam, ellerini kulaklarına kadar kaldırıp “Allâhu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Sonra imam, ellerini kulaklarına kadar kaldırıp “Allâhu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini göbek altında bağlar. Cemaat de aynısını yapar ve imamın okuduğu sûre ile âyetleri dinler. Ardından imamla birlikte rükû ve secde edilir.

Ardından 2. rek’âta kalkılıp eller göbek altında bağlanır. İmam, sûre ve âyetleri okur, cemaat dinler. Sonra, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahuekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Ardından, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Sonra, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahuekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Sonra, imamla birlikte rükû ve secde edilerek namaz bitirilir.

ADANA’NIN ÜNLÜ CAMİLERİ

1. Ceyhan Ulu Camii

Ceyhan Ulu Camii, Adana, Ceyhan ilçesinin merkezinde geniş bir meydan ortasında bulunan Ulu Cami, aynı zamanda Abdülkadir Ağa Camii ismiyle de tanınmaktadır.1868 tarihinde Koban muhacirlerinden Nogaylardan Abdülkadir Ağa tarafından yaptırılan camii Ceyhan ilçe merkezinde bulunmaktadır.

2. Kurtkulağı Köyü Camii

Kurtkulağı Köyü Camii, Adana, Ceyhan ilçesine 30 kilometre mesafede, eski Halep kervan yolu üzerinde bulunan Kurtkulağı Köyü Camii, Türk mimarîsi önemli eserlerinden biridir.

3. Yeni Camii

Yeni Camii, Adana Ulu Camii’inde de olduğu gibi Arap- Memluk mimarisi tarzındadır.Camii kitabelerinden birine göre camii, 1724 yılında Abdürrezzak Antaki adlı Antakyalı bir zengin tarafından yaptırılmış; bir başka kitabeye göre minaresi 1729 yılında Abtullah Bin Ali Beşe tarafından yaptırılmıştır. Dikdörtgen biçiminde, on kubbeli bir yapıdır. Minaresinin giriş kapısının üstünde bir güneş saati bulunur.

4. Hoşkadem Camii

Hoşkadem Camii, Kozan ilçesinde, çarşı içinde bulunmaktadır. Hoşkadem Camii, Adana ili , Kozan ilçesi merkezinde yer alan, Çukurova’nın Türklerin eline geçtiği ilk yılların eseri olması bakımından önemli bir yapıdır. Hoşkadem Camii, 1448 yılında Mısır Kölemen Sultanı Seyfeddin Çakmak‘ın Çukurova Bölge Emiri Abdullah Hoşkadem tarafından yaptırılmıştır. Bütünü ile dikdörtgen plan oluşturan cami, ulu camiler sınıfına dahil edilmiştir. Yay kemerli giriş kapısının üzerinde büyükçe bir kartuş içine yazılmış üç satırlık inşa kitabesi bulunmaktadır. Camii son olarak 2006 yılında Belediyemizin girişimleri sonucunda vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından aslına uygun bir şekilde restore edilmiştir. Camii önünde belediyemiz tarafından yapılan fıskiyeler ve oturma alanları bölgeye ayrı bir güzellik kattı.

5. Hasan Ağa Camii

Hasan Ağa Camii, Adana ili, Seyhan ilçesi Ali dede Mahallesi’nde, Yağ Camii arkasındadır. 1558 yılında, kubbeli ve kesme taştan yapılmıştır. Klasik Osmanlı mimari özelliğini taşıyan tek örnek olma özelliğine olan bu tarihi camii, Adana depreminin yaşandığı 27 Haziran 1988 tarihinde hasar gördüğünden dolayı uzun bir süre ibadete kapatılmıştı.

Edirne Bayram namazı saati! Edirne’de Kurban Bayramı ezanı saat kaçta?

2018 yılının Kurban bayramı geldi çattı! İslam aleminin Kurban Bayramı bu sene 21 Ağustos’ta başlıyor ve 24 Ağustos’ta bitiyor. Bayram namazı bayramların ilk günün sabahında kılınır. Peki bayram namazı nasıl kılınır? bayram namazı saat kaçta kılınır? Şehir Şehir Türkiye namaz saatleri. İşte Edirne bayram namazı saati ve il il bayram namazı vakitleri, Kurban bayramı ilgili faydalı bilgiler…

EDİRNE’DE BAYRAM NAMAZI SAATİ: 07:09

İL İL BAYRAM NAMAZI VAKİTLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

EDİRNE’NİN ÜNLÜ CAMİLERİ

Yıldırım Beyazid Camisi

Edirne’nin XIV.yy’dan, en eski camisidir. Gerek planı gerekse sütun başlıkları yapının haç planlı bir Bizans Kilisesi olduğunu göstermektedir. Yıldırım Bayezid adına camiye dönüştürülürken (1400) temel dışında yeniden yapılmıştır.Yapım tarihini 1396 ya da 1399 olarak gösterenler de vardır. Kilise üzerine yeniden yapılan Caminin kıblesi yapının eksenine uymadığından mihrap haç kollarından birisinin köşesine konmuş, eğimli bir görünüş almıştır. Son cemaat yerinin iki yanında tabhane odaları (gezici dervişlerin kaldığı) vardır. Günümüzdeki biçimiyle, dört Kemerli, kubbeli ve tek minareli bir camidir. 1877-78 Osmanlı – Rus Savaşı yıllarında Ruslar camiyi erzak deposu olarak kullanmışlardır. Bahçesindeki mezarlarından birinin Fatih tahta geçtiğinde Edirne Sarayı Hamamında boğdurulan Sultan II.Murat’ın şehzadelerinden Ahmet’e ait olduğu söylenir. Yeri tam olarak bilinmeyen mermerden yapılmış ve birbirine geçme küpe şeklindeki asılı iki halka nedeniyle Küpeli Cami diyenler de vardır.

Beylerbeyi Camisi

Tek ve yarım kubbeden oluşan bu cami, içinde çok ilginç Türk-İslam Mezartaşı örneklerinin bulunduğu bir mezarlığa sahip olup, günümüzde de ibadete açıktır. Hükümet Konağından Sarayiçi’ne giden caddenin sağındadır.1429’da, Sultan II.Murad döneminde Rumeli Beylerbeyi Sinaneddin Yusuf Paşa yaptırmıştır. Yan mekanlı, çokgen planlı tek kubbeli bir yapıdır. Sivri kemerli mermer Taçkapı ilginçtir. İçte büyük kemerin alt yüzünde rumi ve hatayi motifli kalem işi süslemeler göze çarpar. Son yıllarda yeniden yapılırcasına onarılmıştır.
Caminin karşısında Sinaneddin Yusuf Paşa için yapıldığı sanılan yıkık Durumda bir türbe vardır. Sekizgen planlı taş yapıda sırlı tuğla dolgular tek süs öğeleridir. Mezarlık ortasında bulunan türbe önemli ölçüde tahrip edilmiştir. Halk Arasında bu türbenin İncili Çavuş’a ait olduğu inancı yaygındır.

Gazimihal Camisi

Gazimihal Camii-Büyük Resim için Tıklayın! Tunca Nehri’nin ve Gazi Mihal Beylerbeyi köprüsünün sağındadır. Mermer kapı üzerindeki yazıtta, 1422’de Mihal Bey’in yaptırdığı bildirilmektedir. Yan mekanlı (zaviyeli) camiler planındadır. Kesme taştan yapının önünde ağır payeli, beş bölümlü bir son cemaat yeri vardır. Tek kubbeli, tek minarelidir. Alçı mihrabındaki yıldızlar ve geometrik bölmelerden oluşan süsleme özgündür. Ancak, mihrabın alt bölümü su basması yüzünden oldukça bozulmuştur. Caminin kıble yönünde Gazi Mihal Bey’in mezarı bulunmaktadır. “Yapılış tarzı pek latif, hareminde beş kubbesi olan, ayrıca kurşun örtülü bir saçağı bulunan” bir cami olarak anılır.

Soğan Boğumlu Minare

Minaresi; soğan boğumlu taş külahlı örneklerin ayakta kalan tek ve en iyi olanıdır. 1953 depreminde hasar görmüştür.

Mezit Bey (Yeşilce) Camisi

1440/41’de Sancakbeyi Mezit Bey yaptırmıştır. Yan mekanlı (zaviyeli) Camilerdendir. 1752 depreminden sonraki onarımda, minber eklenerek camiye dönüştürülmüştür. 1889’da yeniden onarılmıştır. Özgün mimarisi Yeşil çinilerle kaplı olduğundan Yeşilce adını almıştır. Küfeki taşından Mihrabın üst bölümünde kabartma frizi (bordürü) vardır. Yine bu bölüm de kalem işi süsleme izleri de görülür.

Darülhadis Camisi

Set yolunun demiryolu köprüsü yakınından sola dönünce görülebilen Dar-ül Hadis Camisi; Sultan II.Murat döneminde medrese olarak 1434 yılında yapılmış Sultan eserlerindendir. (Bazı tarih kitapları, cami ve medresenin ayrı ayrı yapıldığını yazarlar. Hz. Muhammet’in Edirne’de II.Murat’a rüyasındayken yapımı için emir verdiği söylenir. Bu nedenle duaların kabul gördüğü yerlerden biri olarak bilinmektedir.
Sonradan camiye dönüştürülen Dar-ül Hadis’in yarısı 1913 yılındaki Bulgar İşgali döneminde isabet eden top mermileri nedeniyle yıkılmış, onarılmaktayken Birinci Dünya Savaşı’nda petrol ve benzin deposu olarak kullanılmıştır. Son yıllarda onarılan ve çevre düzenlemesi yapılan cami ibadete açıktır.

Evliya Kasım Paşa Camisi

Aynı isimle anılan mahallede Tunca Nehri kıyısındadır. Fatih Sultan Mehmet ve Sultan II.Beyazit dönemlerinde Rumeli Beylerbeyi olan ve daha sonraları başvezirlik yapan Kasım Paşa tarafından 1478 yılında yaptırılmıştır. Cami tek kubbeli olup tek minarelidir.Cemaatin alınmasını sağlamak için nehre 14 basamak taş merdiven yapılmışsa da günümüzde sadece 2 basamak bulunmaktadır. Evliya Kasım Paşa’nın mezarı da cami’nin kabristanındadır.

BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?

Bayram namazı bayramın ilk günü, güneşin doğmasından yaklaşık 50 dakika geçtikten sonra cemaatle birlikte kılınan namazdır. Bayram namazına, Allahuekber “Niyet ettim Allah rızâsı için vâcib olan Ramazan Bayramı namazını kılmaya. Uydum imama.” denip niyet edilir.

İmam, ellerini kulaklarına kaldırıp “Allâhuekber” diyerek tekbîr alıp ellerini göbek altında bağlar. Cemaat de aynısını yapar ve “Sübhaneke” duasını okunur. Ardından, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır ki cemaat de aynısını yapar. Ardından imam, ellerini kulaklarına kadar kaldırıp “Allâhu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Sonra imam, ellerini kulaklarına kadar kaldırıp “Allâhu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini göbek altında bağlar. Cemaat de aynısını yapar ve imamın okuduğu sûre ile âyetleri dinler. Ardından imamla birlikte rükû ve secde edilir.

Ardından 2. rek’âta kalkılıp eller göbek altında bağlanır. İmam, sûre ve âyetleri okur, cemaat dinler. Sonra, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahuekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Ardından, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Sonra, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahuekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Sonra, imamla birlikte rükû ve secde edilerek namaz bitirilir. Sonra, imam minber’e çıkarak “Bayram hutbesi”ni okur. Hutbenin ardından dua edilir. Bayram namazının kılınışının akıllarda kalması için “İki salla bir bağla üç salla bir yat.” şeklinde bir tekerleme de yapılmıştır.

Keskinoğlu’nda neler oluyor?-1 / Akhisar halkı ve çalışanlar

Yarım asrı deviren bir gıda devinden bahsediyoruz… Onlarca ülkeye ihracat yapıyor, tek başına bir ilçenin ekonomisini ayakta tutuyor, Manisa’ya büyük katkı sağlıyordu. Bahsettiğimiz firma Keskinoğlu…  Geçtiğimiz günlerde Keskinoğlu Tavukçuluk, nakit sıkışıklığı nedeniyle iflas erteleme yerine getirilen konkordato başvurusu yapmıştı. Biz de bu durumun Akhisar’ın ekonomisine etkisini araştırdık ve Keskinoğlu’nu hem yönetiminden hem de çalışanlarından dinledik.

Mehmet Keskinoğlu (solda), Fevzi Keskinoğlu

Mehmet Keskinoğlu (solda), Fevzi Keskinoğlu

Keskinoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Keskinoğlu ve Mehmet Keskinoğlu firmayı kurtarmak için tüm mal varlıklarını satışa çıkardıklarını ancak satışa çıkarılanlar arasında sadece petrol istasyonu ve Keskinoğlu’na ait Ravika köyünün alıcı bulduğunu söylüyor. Akhisar’da yaşayan ve Keskinoğlu’nda çalışan işçiler ise Keskinoğlu’nun bu konuma gelmesinin tek sebebinin aile içinde yaşanan sürtüşmeler olduğunu belirtiyor. Bu iddiayı yönetim kuruluna sorduğumuzda ise Keskinoğlu’nun bu konuma gelmesinin tek sebebinin ekonomik iklim olduğu söylendi. Firma şu ana kadar 1000 kişiye yakın insanın küçülme nedeniyle işten çıkarıldığını söylüyor.

img-9478

İşte Keskinoğlu’nun satışa çıkarılan ve satılan Ravika Köyü

ZEYTİN 1, KESKİNOĞLU 2

Sozcu.com.tr olarak Manisa’nın Akhisar ilçesine gittik. Akhisar Ticaret Odası Başkanı, Esnaf Odası Başkanı ve işçilerle görüştük. Ticaret Odası Başkanı Dr. Mehmet Ulusoy, Akhisar’ın en önemli gelir kaynağının zeytin olduğunu, daha sonra ise Keskinoğlu şirketinin geldiğini söylüyor. Zeytin konusunda gayet başarılı olduğunu ancak Keskinoğlu’nda yaşanan bu gelişmelerin kendilerini çok üzdüğünü söylüyor. Esnaf Odası Başkanı Hasan Ali ise Keskinoğlu’nda yaşanan bu gelişme nedeniyle Akhisar’da bin kişiden fazla insanın işsiz kaldığını söylüyor.

img-9534

Keskinoğlu’nun üretim tesisi

“3 YILDIR SIKINTILAR YAŞANIYOR”

İşçiler ise hem Keskinoğlu’na hem de kendilerine üzülüyor. Keskinoğlu’nda yıllardır çalışan işçiler firmanın daha önce çok iyi olduğunu ancak son 3 yıldır belirli aralıklarla sıkıntılar yaşadığını söylüyor. Bu sıkıntının da en büyük nedeninin aile içi yaşanan anlaşmazlıklardan kaynaklandığını iddia ediyorlar. Keskinoğlu Mehmet ve Fevzi Keskinoğlu kardeşler ise bu iddiaya ilişkin, “Aile içinde bir kurumsallaşma kararı aldık. Bu kararla birlikte oğullarımızın işleri ayrıldı” dedi.

Akhisar’da kiminle konuşsak yakın bir akrabası mutlaka Keskinoğlu’nda çalışıyor. Nasıl çalışmasın ki? Koskoca fabrika, 2 bin kişi çalışıyor.  Konuştuğumuz çoğu işçi son dönemde Keskinoğlu’nda yaşananları anlattı. Kimi işçi geçen ay üretimin durma noktasına geldiğini söylerken kimisi de üretimin başka firmalara yapıldığını iddia etti.  Bazı tavuk tedarikçileri ise geçen ay ödeme alamadıklarını söylüyor. Mehmet Keskinoğlu ile sohbetimizde, “Ödemelerimizde 40 günlük bir gecikme vardı. Fakat konkordato başvurusunun ardından bir gecikme yaşanmıyor. Her şeyi nakit alıp ödüyoruz” diyor. Keskinoğlu üretimlerinde ciddi bir miktar azalma olduğunu kabul ediyor.

ZEYTİNCİLİK ÖNEMLİ

Akhisar’ın ekonomisine Keskinoğlu’nun çok büyük katkısı olduğunu söyleyen Akhisar Ticaret Odası Başkanı Dr. Mehmet Ulusoy, “Akhisar’da 2477 tane kayıtlı üyemiz var. Bunlardan 1915’i aktif.  Askıda olan üye sayısı ise 562 adet.  Akhisar’da daha önce tütüne dayalı bir tarım ekonomisi vardı ancak bu değişti. Şu an vatandaşlar zeytin sektörüne yoğunlaşmış durumda. 14 milyon zeytin ağacımız var. Sofralık zeytinin yüzde 70’i Akhisar’da üretiliyor. Bunun dışında üzüm, domates, kavun, karpuz var. ” dedi.

Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Ulusoy

Akhisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Mehmet Ulusoy

“KESKİNOĞLU AKHİSAR İÇİN ÖNEMLİ BİR MARKA”

Diğer bir sektöründe Tavukçuluk olduğunu söyleyen Ulusoy, “Tavukçulukla ilgili bayağı tesis kuruldu. Burada dünyaya mal olmuş marka Keskinoğlu’dur. Onun dışında yok. Keskinoğlu Akhisar için çok önemli bir marka. Neden derseniz orada 3 binin üzerinde insan çalışıyor. Onun dışında Keskinoğlu’nun birlikte çalıştığı tedarikçiler var. Çok büyük sayıda ilişkili olduğu çiftçiler var. Burada 270’in üzerinde firması var. Böyle global bir firmanın batması Akhisar’a çok büyük zarar verir. En büyük sıkıntının bankalar kökenli olduğunu biliyorum. Keskinoğlu büyük bir firma, ben toparlanacağına inanıyorum. Çalışan kesimin yüzde 20’sini Keskinoğlu’nda iş yapıyor. Keksinoğlu’nda devlet desteğininde olması lazım ancak o şekilde toparlarlar.” dedi.

NEDEN: ÇOK HIZLI BÜYÜMELERİ

Keskinoğlu’nun bu duruma gelmesinin en büyük nedeninin çok hızlı büyümeleri olduğunu belirten Akhisar Esnaf Odası Başkanı Hasan Ali Men,” Keskinoğlu’nun bu sebebe gelmesinin nedeni çok hızlı büyümeleri. O büyümeyi de sağlıklı götüremediler. Keskinoğlu’nu da devletin kurtarması gerekiyor. Akhisar’ın ekonomisine katkısı çok büyük.” dedi.

Akhisar Esnaf Odası Başkanı Hasan Ali Men

Akhisar Esnaf Odası Başkanı Hasan Ali Men

Torunlar arasında belli sürtüşmeler olduğunu söyleyen Başkan Men, “Torunlar arasında belli sürtüşmeler olmuş ama bence sebep o değildir. Bu ağız dedikodusu. Sıkıntı sağlıksız büyümeden kaynaklandı. Genellikle fason üretim yaptırıyorlardı. Son dönemde fason üretimde alınan hiçbir ürünün parası ödenmedi. 60-70 yıllık birikimi ufak anlaşmazlıkla yok etmek olmaz. Şirketin geleceği bizim geleceğimizden daha önemli. Aylık 7.5 milyon TL bir katkısı var. Benden tohum alıyorlardı. Benim gibi belki 300 kalemin üzerinde mal alıyorlardı. Bunları da eklendiğinde 10 bin milyon TL yapıyor.” ifadelerini kullandı.

MAAŞLAR İKİ AY GERİDEN GELİYOR

İsmini vermek istemeyen bir işçi şu an Keskinoğlu’nun şoklu sevkiyat bölümünde çalışıyor ve maaşının 2 ay geriden geldiğini söylüyor. İşçi, “Eskiden maaşlar ayın 7’si denildiğinde hemen yatardı. Şimdi 2 ay geriden geliyor. Birçok arkadaşımız işten çıkarıldı. Aldığım bilgiye göre binin üzerinde işçi çıkarılmış. Biz de sıramızı bekliyoruz. Bakalım ne zaman çıkaracaklar” dedi. Maaşların iki ay geriden geldiği iddiasına Keskinoğlu kardeşler maaşların eskiden ayın 1’i ile 7’si arasında düzenli olarak yattığını sadece geçen ay biraz gecikme olduğunu söylüyor.

17 YIL ÖNCE O DEFTERİ KAPATTIM

17 yıl Keskinoğlu’nda hizmet veren Osman Çayır kendisinin döneminde bir sıkıntı olmadığını ancak son dönemde kulağına gelen olumsuzlukların olduğunu söylüyor. Çayır, “17 yıldır ben orada çalışıyorum ve asgari ücret alıyorum. Ben 17 yıl önce o defteri kapattım. Ben kümesler bölümündeydim. Ama bazı dönemler sıkıntı yaşandığını duyuyorum.” ifadelerini kullandı.

17 yıl boyunca Keskinoğlu'nun kümes bölümünde çalışan Osman Çayır

17 yıl boyunca Keskinoğlu’nun kümes bölümünde çalışan Osman Çayır

Akhisar’da ziyaretlerimize devam ederken biraz dinlenmek için bir kahveye uğradık. Kahvedeki amcalarla sohbet ederken oğullarınında 2 hafta önce işten çıkarıldığını öğrendik. Oğlu Keskinoğlu’nda yakın zamanda işten çıkarılan bir vatandaş
“Oğlum Keskinoğlu’nda yıllarca şoförlük yaptı. 2 hafta önce oğlum işsiz kaldı. Para vermediler. 2 aylık maaşı içerideydi. Tazminatları kasım ayının 30’unda verecekler denildi. Bakalım göreceğiz. Asıl olay 30’unda sonra…” dedi.

İşte oğulları işten çıkarılan o kişiler

İşte oğulları işten çıkarılan o kişiler

ÇEKLER DÖNÜYOR

Keskinoğlu’na yıllardık tavuk yetiştiren ve tavuk tedariği sağlayan Rıfat Özcan ise son dönemde Keskinoğlu’nda aldıklarını çeklerin döndüğünü ve parasını tam alamadığını söylüyor. Özcan konuşmasında, “Bu olumsuzluklar 2-3 senedir böyleydi. En son tonlarca hayvan çıkardık, 1 lira para vermediler. 150 lira para almamız lazım hiç para yok dediler. 70 bin lira dönen çeki var. Vurdurduk çeki biz de. Eskiden ödemeler aksıyordu. Şimdi tamamen yapılmamaya başladı. Benim gibi Akhisar’da çok insan var. Biz de Banvit ile sözleşme yaptık. Ayın 7 sinde hayvan gelecek. Tedarikçiler artık başka firmalara dönüyor. Keskinoğlu’nda aile arasında sorun var dediler. Bizim duyduğumuz bu.” ifadelerini kullandı.

Keskinoğlu'na tavuk tedarik eden

Keskinoğlu’na tavuk tedarik eden Rıfat Özcan

İŞTEN ÇIKARILDIK

Rıfat Özcan ile konuştuktan sonra 17 Temmuz tarihinde Keskinoğlu’nda işten çıkarılan Sevgi Onbaşı ve Sıdıka İbili ile de görüştük. Sevgi ve Sıdıka Hanım, Keskinoğlu’nda yaşanan tüm bu gelişmeleri şöyle anlatıyor:

img-9518

17 Temmuz tarihinde işten çıkarılan Sevgi Onbaşı (solda) ve Sıdıka İbili

“17 Temmuz tarihinde tavuklara yem alamıyoruz diye işten çıkarıldık. Sözlü olarak bir şey denilmedi. Bize bazı kağıtlar verildi. İmzalamamız istendi. Ancak imzalamadık. Bizim maaşımız ve tazminatlarımız içeride kaldı. Zaten 3 yıldan beri maaşlarımız sıkıntılı yatıyordu. Çalıştığımız ayın maaşının 2 ay sonra alıyorduk. Onu da grev yapıyorduk, o şekilde alabiliyorduk.

eeee

İşçiler üretim yapılmadığı zamanlarda bu şekilde dışarıda dinleniyorlar

Bir gün kapıda grev yapacaktık. Müdürler gelip bizi kovaladılar. Grev yaptırmadılar. Biz sesimizi çok duyurmak istedik ama duyuramadık. 3 bin kişi bir Mehmet bey edemedik. İçeride işçilere çok baskı yapılıyor. En son sendikaya gitmek istedik. Sendikaya gidecek olanlara tazminat verilmeyecek. Bizi hep içerideyken kandırdılar. Şu an küçülmeye gidiyoruz diye herkesi çıkardılar.”

img-9528-1“İÇERİDEKİ YEMEKLER ÇOK AZ VE KÖTÜ”

Fabrika çift vardiyadan tek vardiyaya düşürüldü işçiler 15 saat çalıştırılıyor. Çıkanlar zeytin firmalarına girip çalışıyor.  Biz mahkemeye verdik. 30 Kasım bizim için çok önemli 4 gözle bekliyoruz. O zaman tazminatlarımızı vereceklerini söylediler. Eskiden bir ay yumurta ve bir ay tavuk veriyorlardı. Ancak bunların hepsi zamanla kalktı. Ramazan paketi olsun, piknikler olsun. Hepsi kalktı.

 

Kurban Bayramı için 10 bin ek sefer

Tüm Otobüsçüler Federasyonu (TOF) Genel Başkanı ve TOBB Karayolu Yolcu Taşımacılığı Sektör Meclisi Başkanı Mustafa Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ramazan Bayramı, Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Seçimi dolayısıyla haziran ayının sektör için kayıp bir ay olduğunu söyledi.

Yıldırım, “Bu nedenle yaz tatili 2 aya sıkıştı. Seçimlerin ardından başlayan hareketlilik, Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasıyla daha da arttı. Yolcu sayısı beklenenin çok üzerine çıktı.” dedi.

Bayram tatili dolayısıyla yolculukların 15 Ağustos itibarıyla yoğunlaşacağına dikkati çeken Yıldırım, özellikle tatil yörelerine otobüs biletlerinin gidiş-dönüş olarak alınması tavsiyesinde bulundu.

Yıldırım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının şehirler arası otobüs firmalarına, Kurban Bayramı tatil süresince B2 ve D2 belgelerine kayıtlı otobüsleri kullanma izni vermesiyle 10 bin ek sefer konulacağını bildirdi.

Tatil yörelerine yönelik otobüs seferlerine talebin arttığını vurgulayan Yıldırım, “Aynı zamanda bayram tatilini memleketlerinde geçirmek isteyenler de bulunuyor. Bu bayram, Türkiye’nin her yerine yoğun talep alıyoruz.” diye konuştu.

KORSAN BİLET UYARISI

Yıldırım, Türkiye genelinde 343 otobüs firmasının 7 bin 600 otobüsle hizmet verdiğine işaret ederek, normal günlerde 22 bin olan otobüs sefer sayısının bayram ve tatil dönemi gibi özel günlerde 27 bine kadar çıktığını anlattı.

Vatandaşların, 9 günlük Kurban Bayramı tatilini de fırsat bildiklerini belirten Yıldırım, “Tatil süresince günlük 800-850 bin, 9 günlük bayram tatilini de içine alan 12 günlük süre içinde yaklaşık 10 milyon yolcuya hizmet vereceğiz. Tatil süresince 10 bin ek seferle 450 bin yolcu daha taşınmasını hedefliyoruz.” ifadesini kullandı.

Bilet almayı düşünen vatandaşların acele etmesini isteyen Yıldırım, korsan bilet konusunda da uyarılarda bulundu.

“Vatandaşlarımız sadece otogarlardan kalkan otobüslerin firmalarından bilet alsın.” diyen Yıldırım, mağduriyet yaşanmaması için kayıt altında olmayan taşıtlara binilmemesi gerektiğini vurguladı.

Mustafa Yıldırım, bayram dolayısıyla otobüs bilet fiyatlarında herhangi bir artışın söz konusu olmadığını kaydetti.

Kurban Bayramı ne zaman? Heyecanla beklenen Kurban Bayramı kaç gün tatil olacak?

Ramazan Bayramı sonrası tatil planı için Kurban Bayramı en ideal tarih gibi görünüyor. Peki 2018 Kurban Bayramı ne zaman? İş hayatının yoğun çalışma temposu ve yeni başlayan sıcaklar yurttaşların ne zaman tatil yapacağım sorusunu soruyor. 2018 Kurban Bayramı’na kısa bir zaman kala tatil planlarını şekillendirmek isteyenler Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak merak ediyor. Kurban Bayramı tatili 9 gün olacak mı?

İŞTE KURBAN BAYRAMI NE ZAMAN SORUSUNUN CEVABI

Kurban Bayramı ne zaman sorusu vatandaşlarca merak ediliyor. Bu sene ise 20 Ağustos Pazartesi başlayacak 24 Ağustos Cuma sona erecek. Kurban Bayramı’nın hafta içine denk gelmesi ile birlikte bayram tatiline hafta sonları da eklenerek bu yıl 9 gün tatil yapılacağı bekleniyor..

DİNİ GÜNLER LİSTESİ 2018

dini-gunler-2018-1

dini-gunler-2018-2

Isparta’da Ramazan Bayram namazı saat kaçta? Bayram Namazı kaç rekattır? (Ramazan Bayramı 2018)

2018 yılının Ramazan bayramı geldi! Müslümanların Ramazan Bayramı bu sene 15 Haziran’da başıyor ve 17 Haziran’da bitiyor. Bayram namazı bayramların ilk günün sabahında kılınır? Peki bayram namazı nasıl kılınır, bayram namazı saat kaçta kılınır? İşte Isparta’nın bayram namazı saati ve il il bayram namazı vakitleri, Ramazan bayramı ilgili faydalı bilgiler…

ISPARTA BAYRAM NAMAZI SAATİ: 06:19

İL İL BAYRAM NAMAZI VAKİTLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

Isparta’nın Ünlü Camileri

Kutlubey (Ulu) Camii:

Ulu Cami adını I. Murad döneminde yaşamış yararlıklar göstermiş Osmanlı komutanı olan Kutlubey’den almıştır. İl Merkezindeki camilerin en eskileri arasında adı geçen Kutlubey Caminin (Ulu Cami) bulunduğu yerde, bir vakfiyeye göre 1429 yılında cami bulunmakta iken, 1899 yılında bu caminin çürüyen kısımlarının yenilenmesi için damı açıldığında tavanı taşıyan direklerin çoğunun çürümüş olduğunun görülmesi üzerine bütünüyle yıktırılarak, Padişah II. Abdülhamid’in tahta çıkışının 25. yılı hatırasına Ayasofya’ya benzer kargir ve çok kubbeli bir cami yapılmasına karar verilerek inşaata başlanmıştır. 1904 yılında tamamlanan yeni caminin duvarları kövkeden yapılmıştır. 1914 yılındaki büyük depremde caminin yıkılması üzerine, 1922 yılında bugünkü cami yapılmıştır. Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı caminin kuzeybatı köşesinde bir minaresi vardır. Doğu ve batı cephesinde alt ve üstte beşer, güney cephesinde altta ve üstte dörder, kuzey cephesinde ise altta dört, üstte beşer kemerli pencere açıklığı vardır.

Harimde kadınlar mahfilinin bulunduğu bölüm haricinde çatı örtüsü, ortada merkezi bir kubbenin dört yanındaki birer elips, köşelerde ise birer küçük kubbeden oluşmaktadır. Kadınlar mahfili üstü ise ortada elips, iki yanda birer küçük kubbe ile örtülmüştür. Alttan sütunlara binen sivri kemerlerle taşınan örtülere geçiş pandantiflerle sağlanmıştır. Merkezi kubbede sekiz pencere açıklığı bulunmaktadır.
İç cephelerde, özellikle örtü ve pandantif yüzeylerinde kalem işi süslemeler ile madalyonlar göze çarpar. Mihrabı sivri kemerli bir kavsaraya sahiptir. Kuzey cephenin batı ucunda camiden bağımsız olarak yer alan minarenin kaidesi pabuç bölümüne kadar üç aşama gösterir. Subasman seviyesinde kare planlı olan kaide, köşelerde pahlarla sekizgene dönüştürülmüş, daha sonra üst üste üç bilezikle sekizgenin çapı daraltılmıştır. Bileziklerle pabuç arasında kalan bu bölümde taş aralarında yer yer üç sıra tuğla hatıllar vardır. Bileziklerin alt seviyesinde akantus yaprakları bulunan devşirme friz parçası vardır. Sekizgen kaideden köşeleri pahlı bir pabuçla onaltıgen gövdeye geçiş sağlanmıştır. Gövdede biri pabuçtan sonra, diğeri şerefeye yakın bölümde birer silmeli taş bilezik yer alır. Şerefe altı mukarnaslı olup, korkuluklarda geometrik taş süslemeler vardır. Petek üstünde yükselen külah kurşun kaplamalıdır.
Hızırbey Camii: Keçeci Mahallesinde bulunan bu camii Hamidoğulları Devletinin kurucusu Feleküddin Dündar Bey’in ölümünden sonra yerine geçen oğlu Hızırbey adına yapılmıştır. Hızır Bey’in taht’a geçişi H. 728 (M.1325) yıllarında olduğuna göre bu caminin Isparta’da en eski cami olması gerekir. Cami küçük olup, dört duvarı taş, içi ahşap, çatısı toprak dam, minaresi kövkeden yapılmıştır. 1881 tarihinde damı yıkılarak çatı biraz daha yükseltilmiş, 1887 yılında minaresi harap olmuş ve cami 1911 yılında tekrar onarılmıştır. 1969 yılında yeniden tamir edilen cami bugünkü halini almıştır.

Hacı Abdi Camii (İplik Pazarı Camii):

Caminin bulunduğu yerde İplik Pazarı kurulduğu için İplikçi Camii olarak adlandırılmıştır. Çarşıcivarında, Ispartalı zenginlerden Abdi Ağa tarafından 1562 tarihinde inşa edilmeye başlanmış, 1569 yılında bitirilmiştir. İlk binanın üstü tahta ile örtülmüş; fakat, kurşun kaplanmamıştır. Yıpranan çatı örtüsü 1725 yılında eski haliyle onarılmıştır. 1782 yılında Sadrazam olan Halil Hamid Paşa tarafından caminin doğu ve batı tarafına birer kanat ekletilmiş, doğu yanına kövkeden bir minare ve kitaplık yaptırılarak genişletilmiştir. Daha sonra kubbeli cami tamamı yıkılarak yerine bugünkü cami yapılmıştır. İlaveler yapan Halil Hamid Paşa’dan dolayı cami Halil Hamid Paşa Camii olarak da anılmıştır.

Firdevs Paşa Camii (Mimar Sinan Camii):

Üzüm pazarı civarında, Ispartanın en eski camileri arasında yeralan cami Kanuni Sultan Süleyman döneminde, Isparta Valisi Firdevs Paşa tarafından, 1561 yılında Mimar Sinan stilinde yaptırılmıştır. Kare planlı ve tek kubbeli olan cami, kuzeyde beş kubbeli bir son cemaat yeri ile kuzeybatı köşesinde bir minareye sahiptir. İnşa kitabesi bulunmamakla beraber H. 973/ M. 1565 tarihli bir vakfiyesi vardır. Ayrıca Tezkiret-ül Bünyan, Tezkerat-ül Ebniye, Tuhfet-ül Mimarin’de adı bulunması ile Mimar Sinan eserleri içinde yer almaktadır.

Düzgün kesme taşla inşa edilen yapının batı ve doğu cephelerinde altta ve üstte ikişer, güney cephesinde ise altta iki, üstte üç pencere açıklığı bulunmaktadır. Alt pencereler düz atkılı, taş söveli dikdörtgen karakterde olup, sivri kemerli alınlığa sahiptir. Üst pencereler yine sivri kemerli açıklıklar şeklindedir.

Caminin kuzey cephesinde ortadaki çapraz tonozla, iki yanlara pandantiflerle geçilen sekizgen kasnağa sahip kubbelerle örtülü beş gözlü son cemaat yeri bulunmaktadır. Örtü sistemi cephelerde altı sütuna oturan sivri kemerlerle desteklenmiştir. Sütun başlıklarından iki yandakilerle Türk üçgeni, diğer dördünde mukarnas süsleme görülür. Kemer gözleri bugün camekanlarla örtülüdür. Son cemaat yerine açılan caminin kuzey cephesinde harime giriş kapısı ve pencereler yer alır. Giriş açıklığının batı yanındaki pencere ile batı uçtaki minare girişi arasında görülen mihrabiye mukarnas kavsaralıdır. Harim, pandantiflerle geçilen kubbe ile örtülü olup, cephelerde onbeş, kubbe eteğinde sekiz pencere ile aydınlanmaktadır. Caminin giderlerini karşılamak üzere l561 yılında, Firdevs Paşa tarafından bir de bedesten yaptırılmıştır.

Abdi Paşa Camii (Kavaklı Camii-Peygamber Camii):

Kaymakkapı meydanı yakınında Çinili Camii olarak da bilinen yapının kitabesine göre H. 1196-97/M. 1782-83 yıllarında inşa edilmiştir. Caminin inşa edildiği sahada bulunan harap durumdaki “Kadı Mescidi” yıktırılarak yerine bu cami yapılmılştır. Kare planlı, ahşap tavanlı ve üstten kırma çatıyla örtülü caminin kuzeyinde son cemaat yeri kuzeybatı köşesinde bir minaresi vardır. Camii 1832, 1879, 1888, 1914 ve 1950 yıllarında onarım görmüştür.

Caminin doğu cephesinde altta üç, üstte dört, batı cephesinde altta üç, üstte beş, güney cephesinde altta ve üstte dörder pencere açıklığı ile doğu ve batı cephelerinde birer tali giriş açıklığı yer almaktadır. Açıklıkların tamamı taş söveli ve sivri kemerlidir. Batı cephesinin kuzey ucunda yer alan iki şerefeli minaresi kare kaide üzerinde yükselir. Köşeleri pahlı pabuçla geçilen gövdenin şerefe altları mukarnaslıdır.
Kare şeklinde turkuaz çini plakalarının birbirine köşelerinden birleştirmek suretiyle oluşturulan birer süsleme şeridi gövdede yer alan taş bilezikleri alttan ve üstten sınırlandırmaktadır. Ayrıca peteğin külahla birleştiği kesimde turkuvaz çini plakalar göze çarpar. Son cemaat yeri yedi sütunla desteklenen düz ahşap tavanlıdır. Üstten kırma çatıyla örtülüdür. Çatı giriş ekseninde üçgen alınlıklıdır. Harimin son cemaat yerine bakan cephesinde üstte beş, altta dört adet sivri kemerli pencere vardır. Eksende bir giriş kapısı yer alır. Cephe yüzeyinde, mihrabiyeler ile bunların çevresinde yoğunlaşan XVIII. yy. Kütahya çinileri bu cephede önemli süslemeyi oluşturur. Duvar üzerinde bitkisel ve geometrik süslü devşirme malzemeler de vardır. Harim içi, ahşap direklerle üç bölüme ayrılmış ve Kütahya çinileri ile süslenmiştir.

Küçük Gökçeli Kırık Minare Camii:

Cami yıkılmış olup, bugün yerine yeni küçük bir cami yapılmıştır. Minaresi eski olup, tuğladan yapılmıştır. Yapı tekniğine göre Anadolu Selçukluları döneminde XIII. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. 1402 yılında Timur istilası zamanında tahrip olmuştur. Minaresi Anadolu Selçuklu döneminin mimari özelliklerini taşımaktadır. Minarenin kaidesi düzgün kesme taştan olup, silindirik gövde kırmızı tuğladandır.

BAYRAM NAMAZI NASIL KILINIR?

Bayram namazı bayramın ilk günü, güneşin doğmasından yaklaşık 50 dakika geçtikten sonra cemaatle birlikte kılınan namazdır. Bayram namazına, Allahuekber “Niyet ettim Allah rızâsı için vâcib olan Ramazan Bayramı namazını kılmaya. Uydum imama.” denip niyet edilir.

İmam, ellerini kulaklarına kaldırıp “Allâhuekber” diyerek tekbîr alıp ellerini göbek altında bağlar. Cemaat de aynısını yapar ve “Sübhaneke” duasını okunur. Ardından, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır ki cemaat de aynısını yapar. Ardından imam, ellerini kulaklarına kadar kaldırıp “Allâhu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Sonra imam, ellerini kulaklarına kadar kaldırıp “Allâhu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini göbek altında bağlar. Cemaat de aynısını yapar ve imamın okuduğu sûre ile âyetleri dinler. Ardından imamla birlikte rükû ve secde edilir.

Ardından 2. rek’âta kalkılıp eller göbek altında bağlanır. İmam, sûre ve âyetleri okur, cemaat dinler. Sonra, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahuekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Ardından, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahu Ekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Sonra, imam ellerini kulaklarına kaldırıp “Allahuekber” diyerek tekbîr alır ve ellerini yana bırakır. Cemaat de aynısını yapar. Sonra, imamla birlikte rükû ve secde edilerek namaz bitirilir.

Sonra, imam minber’e çıkarak “Bayram hutbesi”ni okur. Hutbenin ardından dua edilir. Bayram namazının kılınışının akıllarda kalması için “İki salla bir bağla üç salla bir yat.” şeklinde bir tekerleme de yapılmıştır.

En düşük emekli maaşı ne kadar? 2018 emekli zammında son durum

Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı mayıs ayı enflasyon verilerine göre; Ocak-Mayıs endeks değişimi yüzde 6.39 olarak gerçekleşti. İlk 5 aylık enflasyona göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin temmuz zammının yüzde 6.39 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Peki en düşük SSK, BAĞ-KUR ve memur emekli maaşı ne kadar? 1 Temmuz’dan itibaren emekli maaşları ne kadar olacak? Hepsi ve daha fazlasını haberimizde bulabilirsiniz…

Yaklaşık 12.3 milyon emeklinin 1 Temmuzdan itibaren artış gösterecek. Zam oranında enflasyon rakamları belirleyici olacak. Halen en düşük memur emeklisi aylığı bin 978 lira seviyesinde bulunuyor. Memur emeklileri için şu ana kadar oluşan yüzde 5.89’luk artış, bu maaşı 2 bin 94 lira 50 kuruşa yükseltecek. Yüzde 7’lik enflasyonla yüzde 3.5+3 zam oluşacak. Bu durumda çıplak maaş 2 bin 106 liraya, ek ödemeli maaş ise 2 bin 190 liraya çıkacak. Bağ- Kur esnaf emeklilerinde ek ödemeli en az maaş bin 563 lira, Bağ-Kur tarım emeklisi için bin 100 lira, 2000 yılı öncesi SSK emeklisi için bin 746 lira ve 2000 sonrası SSK emeklisi için de bin 41 lirayı bulabilecek.

EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI 2018

En düşük işçi emeklisi maaşı (2000 sonrası) – 939 TL
En düşük işçi emeklisi (2000 öncesi) – 1.569 TL
En düşük esnaf (Bağ-Kur) emeklisi maaşı – 1.444 TL
En düşük (Bağ-Kur) tarım emeklisi maaşı – 989 TL
En düşük memur emekli maaşı – 1.978 TL

İLGİLİ HABERHareketsiz emekli maaşı nedir? Hareketsiz ve blokeli maaş sorgulama nasıl yapılır? İade işlemleri...Hareketsiz emekli maaşı nedir? Hareketsiz ve blokeli maaş sorgulama nasıl yapılır? İade işlemleri…İLGİLİ HABER300 bin emekliye kötü haber300 bin emekliye kötü haber

Ağrı bayram namazı saat kaçta 2018? İşte, il il bayram namazı vakitleri…

Ramazan bayramı bu senede milyonlarca kişi tarafından coşkuyla kutlanacak. Ramazan ayının sonrasında kutlanacak olan bayramın anlamını arttırmak isteyenler Ramazan bayramını, bayram namazı ile karşılayacak. Peki, Ağrı bayram namazı saat kaçta? Ağrı’da yaşayan vatandaşlarımız tarafından merak edilen, Ağrı bayram namazı saati Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklandı. İşte, Ağrı bayram namazı saati yanı sıra il il bayram namazı saatleri…

AĞRI BAYRAM NAMAZI SAATİ

Ağrı bayram namazı, Diyanet’in belirlediği saat olan 05:24’de kılacak. İl il diğer bayram namazı saatlerini aşağıdaki linke tıklayarak öğrenebilirsiniz.

RAMAZAN BAYRAMI NE ZAMAN?

Ramazan Bayramı arefesi 14 Haziran perşembe gününe denk geliyor. Ramazan Bayramının birinci günü 15 Haziran cuma ikinci günü 16 Haziran cumartesi üçüncü günü 17 Haziran pazar gününe denk geliyor.

Yani 2018 yılı itibariyle Ramazan Bayramının 9 gün resmi tatil olması söz konusu değil. Fakat Kurban Bayramı tatilinin uzun olması bekliyor.

namaz-teravi-depophotos

BAYRAM NAMAZI’NIN ÖNEMİ

Diyanet İşleri Başkanlığı, bayram namazının önemini bir makale ile vurguladı. İşte, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayımladığı o makale; Bayram sabah erken kalkılmalı, yıkanıp temizlenmeli, güzel kokular sürünmeli, temiz ve yeni elbiseler giyilmelidir.

Ramazan Bayramı’nda, namazdan önce bir şeyler yenir, Kurban Bayramı’nda ise, kurban keseceklerin, kurban etinden yiyinceye kadar bir şey yiyip içmemesi müstehaptır. Peygamberimiz (s.a.s.) böyle yapmıştır. (Tirmizî, “Salât”, 385) Bayram günü sabah namaz camide kılınır, yapılan vaaz dinlenir, güneşin doğuşundan 50 dakika sonra bayram namaz kılınır.

Peygamberimiz Kurban Bayram hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Bu günümüzde yapacağımız ilk iş namaz kılmamızdır. Sonra döner kurban keseriz. Her kim böyle yaparsa, şüphesiz bizim sünnetimize uygun iş yapmış olur.” (Buhârî,“Iydeyn”, 3) İki rekât olarak kılınan bayram namazları Hanefilere göre vacip, Şafiîlere göre sünnet-i müekkededir. (irbinî, I, 587)