Muhammed bin Selman’ı sorumlu tutan yasa tasarısı ABD Senatosu’nda kabul edildi

ABD Senatosu’nun Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Bob Corker, Cemal Kaşıkçı cinayetinden Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı sorumlu tutan yasa tasarısını Senato Genel Kurulu’na sunmuştu.

Bob Corker, “Oybirliğiyle, ABD Senatosu Veliaht Prens Muhammed’in Cemal Kaşıkçı cinayetinden sorumlu olduğunu söyledi. Bu güçlü bir beyanat. Bence derinden bağlı olduğumuz değerlere hitap ediyor” dedi.

Reuters’ın haberine göre tasarıda, cinayetin sorumlularınından hesap sorulması için Suudi Arabistan’a çağrıda da bulunuldu.

Cumhuriyetçi Parti’den en az 10 siyasetçinin tasarıya ortak olduğu biliniyor. Cumhuriyetçilerin Senato’daki lideri Mitch McConnell de bu isimler arasında.Haber ajansı, yasa tasarısının sembolik olduğunu belirtiyor.

Tasarının yasalaşması için Temsilciler Meclisi’nden geçmesi gerekiyor, ancak Cumhuriyetçi milletvekilleri Suudi Arabistan ile ticari ilişkileri zedeleyecek bir yasaya karşı çıkıyor.

Öte yandan ABD Senatosu, Washington’ın Yemen’de operasyon yürüten Suudi Arabistan’ın liderliğindeki koalisyona askeri desteğini kesmesi için verilen tasarıyı kabul etti.

Perşembe günü yapılan oylamada tasarı, 41’e karşı 56 oyla Senato’dan geçti.

Yorumcular, oylamanın daha çok sembolik olduğu görüşünde.

ABD Temsilciler Meclisi’nin bu tasarıya da engel olacağı düşünülüyor.

Beyaz Saray üzerindeki baskı artıyor

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı 2 Ekim’de İstanbul’daki Suudi Arabistan başkonsolosluğunda öldürüldü. Cinayetin ardından şüpheler Suudi Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman üzerinde yoğunlaştı.

ABD Başkanı Donald Trump Riyad ile ortaklığı güçlü tutmak istediğini vurguluyor.

ABD yönetimi, Prens Muhammed’in azmettirici olduğuna dair yeterli kanıt olmadığını savunuyor.

Bazı Cumhuriyetçiler ise, Suudi Arabistan’a karşı sert adımlar atılması için Beyaz Saray’ın üzerindeki baskıyı artırma çabasında.

Senato’ya sunulan tasarıda da Suudi krallığın Rusya ve Çin’den askeri ekipman alması ve bu ülkelerle askeri ortaklıklar yapmasının da, ABD ve Suudi Arabistan arasındaki askeri ilişkilerin bütünlüğünü ihlal ettiği uyarısı yapılıyor.

Geçtiğimiz hafta da Cumhuriyetçi ve Demokrat senatörlerden oluşan bir grup, Selman’ı olaydan sorumlu tutan bir karar tasarısını Senato’ya vermişti.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

İlker Başbuğ: Çok partili sistem Atatürk’ün hayaliydi

Marmara Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Topluluğu tarafından Şehit Ömer Halisdemir Spor Salonu’nda Atatürkçü Düşünce Kulübü tarafından “Üç Lider İnönü, Bayar ve Menderes. Çok Partili Hayata Geçiş” konulu söyleşi düzenlendi. Konferansta Başbuğ, çok partili siyasal döneme geçiş yıllarını anlattı.

İLGİLİ HABERBaşbuğ: 'Asıl siz FETÖ'ye yardım ediyorsunuz'Başbuğ: 'Asıl siz FETÖ'ye yardım ediyorsunuz'

ÇOK PARTİLİ SİSTEM ATATÜRK’ÜN HAYALİYDİ

Öğrencilerin ilgi gösterdiği söyleşide Başbuğ, Türkiye’de 1923 ile 1938 yılları arasında iki defa çok partili sisteme geçişin denendiğini ancak bunların başarısız olduğunu söyledi. Başbuğ Atatürk’ün hayallerinden birisinin çok partili siyasal sisteme geçmek olduğunu ancak bunu başaramadığını söyledi. Başbuğ, 1923 ile 1938 yılları arasında iki defa çok partili siyasal geçilmeye çalışıldığını söyleyerek, Atatürk’ün anılarında bundan bahsettiğini belirtti. Başbuğ, “Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı boyunca hedefleri gerçekleştirmediği kendi sözleriyle karşımıza çıkıyor. Mustafa Kemal’in hayal edip gerçekleştiremediği tek partili sisteme 1946’da geçeceğiz. Özellikle 1946’da olmasının arkasındaki temel neden İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği şartlardır” dedi.

ŞARTLAR ÇOK PARTİLİ SİSTEMİ ZORUNLU KILDI

İkinci Dünya Savaşı sona erdikten sonra Birleşmiş Milletlerin kurulma sürecinin olduğunu söyleyen Başbuğ, “BM’ye üye olmak için istenen temel niteliklerden bir tanesi güçlü, kabul edilebilir demokratik sistemin ülkenizde olmasıdır” dedi. Türkiye’nin İkinci Dünya Savaşı’nda tarafsız kaldığı için batılı ülkelerin Türkiye’ye uzak durduğunu, diğer yandan da Sovyet Rusya’nın boğazlar ile Kars ve Ardahan üzerinde hak iddia ettiğini söyleyerek, “Dolayısıyla hem içerideki şartlar hem de uluslararası şartlar tek partili sistemden çok partili sisteme geçişi zorunlu kılacak” diye konuştu.

İLGİLİ HABERKılıçdaroğlu'nun avukatı 'Başbuğ ve Koşaner dinlensin' dedi, mahkeme reddettiKılıçdaroğlu'nun avukatı 'Başbuğ ve Koşaner dinlensin' dedi, mahkeme reddetti

MENDERES CHP İÇİNDE ÖZGÜR DÜŞÜNCE İSTİYORDU

Adnan Menderes ve ekibinin CHP içinde daha özgür bir düşünce ortamı istediğini bu doğrultuda 4 kişi olarak, 4’lü önerge verdiklerini kaydeden Başbuğ, “İlk başta parti kurmayı düşünmüyorlar. Düşündükleri, istedikleri CHP içinde özgürleşme, daha rahat tartışma ortamının olmasıdır esasen. Bu önerge İsmet Paşa’nın talimatıyla reddedildi. Aslında reddedilmesinin arkasında yatan neden şu: Bir noktada reddederek onları, parti kurmaya itiyor. Bu 4 kişi de, 7 Ocak 1946’da Demokrat Parti’yi kuracaktır” dedi.

CHP’NİN EN ÖNEMLİ HATASI

Demokrat Parti’nin kurulduktan sonra nispi seçim sistemi, hakim denetmeni, gizli oy açık sayım istediğini ancak CHP’nin yapılan muhalefetler sonucunda nispi seçim sistemi dışındakileri kabul ettiğini söyleyen Başbuğ, “En önemli konu çoğunluk sistemi var. Bir parti bir bölgede bir oy alsa bütün milletvekillerini seçiyor. DP nispi seçim sistemi istiyor. CHP bunu kabul etmeyerek en önemli hatasını yapıyor. 1950 seçimlerinde bunu yaşayacaktır” dedi.  DHA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Trump’tan Putin yorumu: Bu rapora göre hareket edeceğim

ABD Başkanı Trump, Washington Post gazetesine verdiği özel mülakatta, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Trump, Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan gerginliğe ilişkin ABD Ulusal Güvenlik Kurulundan “tam rapor” beklediğini kaydetti.

İLGİLİ HABERUkrayna'nın sıkıyönetim kararına Putin'den ilk yorumUkrayna'nın sıkıyönetim kararına Putin'den ilk yorum

“PUTİN İLE GÖRÜŞME BELKİ GERÇEKLEŞMEZ”

Rusya Devlet Başkanı Putin’le Arjantin’de görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin kararı bu rapor sonrasında vereceğine dikkati çeken Trump, “Bu rapora göre hareket edeceğim. Belki de bu toplantı gerçekleşmeyecek” dedi.

Trump, Rusya’nın Ukrayna savaş gemilerine ateş açmasına değinerek, “Gerginlikten hoşlanmıyorum. Böyle bir gerginliğin yaşanmasını hiç istemiyorum” ifadesini kullandı.

İLGİLİ HABERBin Selman'ın Mısır ziyareti bayrak tartışmalarının gölgesinde kaldı! 'Acil' koduyla açıklama geldiBin Selman'ın Mısır ziyareti bayrak tartışmalarının gölgesinde kaldı! 'Acil' koduyla açıklama geldi

“BELKİ YAPTI, BELKİ DE YAPMADI”

Bir soru üzerine İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’nda öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı konusunu da değinen Trump, ABD İstihbarat Teşkilatı (CIA)’nın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ın bu cinayette rolü olduğunu söylemediğini iddia etti.

Bin Selman’ın kendisine yönelik iddiaları “defalarca reddettiğini” dile getiren Trump, Riyad ve Washington arasındaki ilişkilerin devam edeceği yönündeki kararının değişmediğini söyledi.

Trump, “Belki yaptı, belki de yapmadı” ifadesini kullanarak, şunları kaydetti:

“Fakat bin Selman reddediyor, çevresindeki insanlar reddediyor. CIA de onaylayarak onun yaptığını söylemedi. CIA ‘o yapmadı’ da demedi, fakat O’nun yaptığını onaylayarak söylemedi.”

İLGİLİ HABERTrump'tan İsrail taktiği: Eğer taş atarlarsa...Trump'tan İsrail taktiği: Eğer taş atarlarsa…

“ORTA DOĞU’DA KALMAMIZIN BİR SEBEBİ İSRAİL”

Trump, Orta Doğu’da bulunan ABD birliklerine ilişkin soruya da yanıt verdi. “Dünya’nın bu bölgesinde kalacak mıyız? Bir sebebi İsrail.” ifadelerini kullanan Trump, petrol fiyatlarının düştüğüne dikkati çekti. Trump, “Orada bulunmamızda petrolün önemi azalıyor. Çünkü şu anda eskisine göre üretimi artırdık. Bu da artık orada olmamıza gerek kalmadığı anlamına geliyor.” dedi. AA

NATO’dan Rusya’ya çağrı! Serbest bırakın…

Rusya’nın alıkoyduğu Ukraynalı denizcilerden birinin Kırım’da bir mahkeme tarafından 2 ay hapis cezasına çarptırılmasının ardından NATO’dan açıklama geldi. NATO, tarafından yapılan yazılı açıklamada, Rusya’nın Azak Denizi ve Kerç Boğazı yakınlarında Ukrayna gemilerine karşı askeri güç kullanmasına ilişkin, “NATO müttefikleri, Rusya’yı Ukrayna limanlarına engelsiz erişim sağlamaya ve seyrüsefer serbestisine izin vermeye çağırıyor” ifadelerine yer verildi.

SERBEST BIRAKIN ÇAĞRISI

Rusya’nın Ukrayna gemilerine ve denizcilere karşı askeri güç kullanması için hiç bir gerekçe olmadığı belirtilen açıklamada NATO, Rusya’ya alıkoyduğu Ukraynalı denizcileri ve gemileri gecikmeksizin serbest bırakması için çağrıda bulundu.

UKRAYNA’YA TAM DESTEK!

NATO’nun Ukrayna’nın bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne tam desteğinin yinelendiği açıklamada, “Tanımadığımız ve tanımayacağımız Rusya’nın Kırım’ı yasadışı ve gayri meşru ilhakını kınıyoruz” denildi. İHA

Trump’ın kararı sonrası ABD halkı sokağa döküldü

Birçok eyalette akşam saatlerinde sokağa çıkan yüz binlerce kişi, Trump’ın Rusya soruşturmasına müdahale etmemesini ve Özel Savcı Robert
Mueller’in, Rusya’nın ABD seçimlerine karıştığı yönündeki iddialarına yönelik yürüttüğü soruşturmayı tamamlamasına izin vermesini istedi.

“Hiç kimse hukukun üstünde değildir” sloganı altında düzenlenen protestoların adreslerinden biri de New York oldu. Times Meydanı’nda buluşan binlerce New York’lu 7. Cadde boyunca Union Meydanı’na yürüdü.

new-york-aa1_6612027

“Mueller’in üzerinden elinizi çekin” sloganı atarak yürüyen göstericiler, “Anayasayı koruyun”, “Mueller’i koruyun”, “Trump/Pence gitmeli” ve “Trump hukukun üstünde değil” ifadelerinin yazılı olduğu dövizler taşıdı.

Ayrıca, ABD’deki ara seçimlerden bir gün sonra düzenlediği basın toplantısında ABD Başkanı Trump’la tartışan CNN muhabiri Jim Acosta’nın Beyaz Saray akreditasyonun askıya alınmasına da tepki gösteren protestocular, “Basını rahat bırakın” diye slogan attı.

newyork-aa341_6612021

Gösteriler esnasında New York polisi de yoğun güvenlik önlemleri aldı.

ADALET BAKANI’NIN İSTİFASI ATEŞLEDİ

Protestoları tetikleyen asıl unsur ise daha önce Rusya soruşturmasından çekilen Adalet Bakanı Jeff Sessions’ın önceki gün Trump’ın isteği üzerine istifasını açıklaması oldu. Sessions’ın yerine geçici olarak atanan Matthew Whitaker soruşturmanın boyutunu düşürme çağrısı yapmıştı.

Trump da dün yaptığı açıklamada, Rusya soruşturmasını istediği zaman sona erdirebileceğini belirterek, “Bunu yapmak istemiyorum çünkü durdurmayı sevmiyorum. Bu soruşturma utanç verici. Hiç başlamamalıydı çünkü ortada bir suç yok” ifadelerini kullanmıştı.

SORUŞTURMAYA KARŞI İSİMLERDEN

Adalet Bakanlığı’na vekaleten atanan Mathhew Whitaker, Mueller soruşturmasının önde gelen karşıtlarından biri olarak biliniyor.49 yaşındaki Whitaker geçen yıl dönemin Adalet Bakanı Jeff Sessions’ın genel sekreteri olarak atandı.

Matthew Whitaker.

Matthew Whitaker.

Mueller soruşturması artık Whitaker’a bağlı. Demokratlar bu nedenle Whitaker’a, kendisini soruşturmadan çekmesi yönünde çağrıda bulunuyor.

Whitaker ise bu yönde bir işaret vermiş değil, verecekmiş gibi de görünmüyor. Göreve başlamasının ardından yayınladığı mesajda hukukun üstünlüğüne vurgu yaptı, ancak Rusya soruşturmasından bahsetmedi.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Son dakika gelişmesi… ABD’nin İran ambargosu resmen başladı

ABD’nin İngiltere, Fransa, Almanya, Çin ve Rusya ile birlik olarak 2015 yılında İran’la imzaladığı nükleer anlaşma sonrasında İran’a uygulanan yaptırımların kaldırılmasına karar verilmesinin ardından geçen 3 yıl içinde tansiyonu yükselten en büyük gelişme bugün yaşandı.

ABD, bugün TSİ 08:00 itibariyle Tahran’a yaptırımlarına tekrar başladı. Uygulanan yaptırımların enerji, finans ve gemi taşımacılığı sektörlerini içeren ikinci bölümü bugün başladı.

Detaylar geliyor…

 

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Et bulamayınca makarnacı oldular

Son bir yılda parası dolar karşısında yüzde 50 değer kaybeden ve yıllık enflasyonu yüzde 31’e ulaşan Arjantin’de halk, sofrasından en sevdiği yiyecek olan eti yavaş yavaş çıkarıyor. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) 50 milyar dolar yerine 56.3 miyar dolar vermeyi taahhüt ettiği Arjantin’de buna rağmen faizlerin yüzde 60’ın üzerine fırlaması ve enflasyonun eylülde yüzde 6.5’e yükselmesi halkın alım gücünü her geçen gün eritiyor. En son verilere göre, yüksek enflasyonun da etkisiyle halkın satın alma gücü 9 ayda yüzde 44’ün üzerinde azalmış durumda.

FİYAT ARTTI TÜKETİM AZALDI

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) verilerine göre, yıllık kişi başına 41.2 kiloyla geçen yıl en çok et tüketen ülkeler sıralamasında Uruguay’ın ardından ikinci sırada gelen Arjantin’de halk, son bir yılda fiyatı yüzde 39, eylülde ise yüzde 9 artan etin yanına pek uğrayamıyor. Verilere göre, geçen ay et tüketimi yüzde 17 oranında azaldı. Eskiden zengin-fakir herkesin sofrasında baş tacı olan biftek, artık orta gelirli ailelerin sofrasında yer bulamıyor. Eskiden haftada birkaç kez et yediğini söyleyen 36 yaşındaki Sabrina Pozo, “Yeme alışkanlığım değişti. Eskiden haftada bir kere biftek, bir kere de rozbif yerdim ama şimdi onun yerine daha ucuz olduğu için haftada bir tavuk, bol bol da makarna ve pirinç yiyorum” diyor.

İHRACATA YÖNELDİLER

Reuters’ın görüştüğü kasaplar, son aylarda et satışlarında büyük azalma olduğunu söylerken çiftçiler ve et üreticileri ise satışların yüzde 86’sını gerçekleştirdikleri iç piyasadan Rusya ve Çin’e ihracata yöneldiklerini belirtiyor. İhracatçılar, dünyada kalitesiyle bilinen etlerini yurtdışına satmakta şimdilik herhangi bir sorun yaşamıyor.Buenos Aires’te kasaplık yapan 45 yaşındaki Javier Madeo, et yemenin Arjantinlilerin kültürünün bir parçası olduğunu vurgulayarak, “O yüzden bu durumu hazmetmek bizim için zor çünkü biz etçil bir toplumuz, sürekli et yeriz” diye konuşuyor. Alcides Benitez adlı bir kasap da eskiden insanların kilolarca et aldıklarını ancak şimdi bunun yarım kiloya kadar düştüğünü belirtiyor. Yüksek et fiyatları nedeniyle eskiden inşaatların önünde barbekü yapan işçilere de artık pek rastlamak mümkün değil.

saglik-etTürkiye’de de et tüketimi azalıyor

Dünyada birçok ekonomist tarafından Arjantin’le ekonomik göstergelerimizin birbirine çok benzediği yorumları yapılırken, durumun yeme alışkanlıklarına da sıçradığı gözleniyor. Türkiye’de de kişi başına et tüketimi giderek azalıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2016 yılında kişi başına yıllık et tüketimi 14.8 kiloyken geçen yıl bu rakam 8.6 kiloya geriledi. Türkiye, bu rakamla 14.5 kilo olan OECD ülkelerinin gerisinde yer alırken, 6.5 kilo olan dünya ortalamasının ise üzerinde bulunuyor. Dünyada en çok et tüketen ülkeler, hayvan varlığının da fazla olduğu Uruguay, Arjantin, Brezilya, ABD ve Paraguay olarak sıralanıyor. Tüketimin en az olduğu ülkeler ise daha çok Afrika’da yer alıyor. Sudan ise yılda yarım kiloya bile ulaşmayan kişi başına tüketimle son sırada yer alıyor.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Son dakika… Trump, Putin ile Paris’te görüşecek

ABD Başkanı Donald Trump, Birinci Dünya Savaşı’nın 100. yılı nedeniyle Paris’te gerçekleştirilecek toplantı sırasında Rus lider Putin ile görüşeceğini duyurdu. Kasım ayında yapılacak olan toplantının arabulucusu Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton oldu. Bolton Moskova temasları sırasında Putin ile görüşerek füze anlaşması krizi ve Kaşıkçı soruşturması hakkında fikir alış verişi gerçekleştirmişti.

AYRINTILAR GELİYOR…

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Gagavuzya nerede? Gagavuzya Türkleri kimler?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Moldova ziyareti kapsamında yaptığı konuşmayla birlikte Gagavuzya neresi, Gagavuzlar kimler soruları sorulmaya başlandı. Peki Gagavuzya nerede, Gagavuzya Türkleri kimler?

GAGAVUZYA VE GAGAVUZ TÜRKLERİ

Şu an yaklaşık 250 bin Gagavuz, eski SSCB topraklarında yerleşiktir. Büyük bir kısmı Moldova güneyindeki Bucak yöresinde yaşamaktadır. Gagavuz köyleri Ukrayna’daki Odesa ve Zaporojye illerinde, Romanya, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Kabardey’da yer almaktadır. Moldova’da “Gagavuz Cumhuriyeti” dışında, Kişinev’de 8.000, Bender’de 1.600 ve Dinyester nehrinin kuzey yakasında 3.300, Balkanlar’daki Bulgaristan ve Yunanistan’da yaklaşık 20 bin Gagavuz yaşamaktadır.

Gagavuzlar Ortodoks Hıristiyan kökenli etnik Türklerdir. Bizans yazılı kaynaklarında Oğuzlar 11. yüzyılda Tuna nehrini geçip Balkanlardaki Makedonya, Paristrione, Yunanistan ve Bulgaristan’da yerleşen göçebe boyları olarak kaydedilmiştir.

11. yüzyılda Balkanlara göç eden Gagavuzlar Ortodoks Hristyanlığını kabul etmişler ve daha sonra Osmanlı yönetimi altında kalmışlardır. 18. ve 19. yüzyıllarda Balkanlarda başlayan ve bağımsız olma hedefini güden hareketler sırasında Bulgarların baskısına dayanamayan Gagavuzlar, 1750-1846 yılları arasında Tuna nehri üzerinden Rusya’ya göç etmişler ve Tuna bölgelerine (1769-1791) ve Besarabya’ya (1801-1812) yerleşmişlerdir. Moldova’da yaşayan ve Türkçe konuşan, Ortodoks Hıristiyan Gagavuz halkının bir bölümü 19. yüzyılın başında Türk – Rus savaşları sırasında Bulgaristan’dan Moldova’ya gelmiş ve 1906 yılındaki 15 günlük bağımsızlık dönemi dışında, sırasıyla Rus, Romen ve Sovyet yönetimi altında yaşamışlardır.

Çok sayıda tarihçi, etnograf ve dil uzmanları 13. yüzyılda Dobruca topraklarında idari merkezi Korbuna şehri olan “Dobruca Prensliği” veya “Uzi Eyalet” adı altında kurularak iki yüzyıldan fazla yaşamış devlete sahip olan Gagavuzları Türk Dünyası’nın en orijinal halklarından biri olarak kabul etmektedirler.

Köylülerin ayaklanması sonunda Komrat Cumhuriyeti’nin ilan edildiği 1906 yılındaki 15 günlük bağımsızlığın dışında Gagavuz halkı, Rusya İmparatorluğu, Romanya, Almanya (II. Dünya Savaşı döneminde) ve Sovyetler Birliği’nin egemenliği altında kalmıştır.

Sovyetler Birliği’nde demokrasiye yönelik değişikliklerinin başlatıldığı 1980’lerin sonunda Gagavuz aydınları çevresinde yer alan millî bilinç yayılmaya başlamış olup Gagavuzların kültür ve ekonomik sorunlarının mevcudiyetini ileriye sürme imkânı ortaya çıkmıştır. Gagavuz aydınlarının faal üyeleri, diğer etnik azınlıklarının gayretlerini de birleştirip 1988 yılında “Gagavuz Halkı Hareketi”ni kurmuşlardır.

1989 Mayıs ayında ilk kongresini yapan “Gagavuz Halkı” adlı hareket, güney Moldova’da başkenti Komrat olmak üzere kurulacak özerk Gagavuz Cumhuriyeti’nin kendi kültürel ve ekonomik işlerini büyük ölçüde kontrol etmekle birlikte, yine Moldova’ya bağlı özerk bir yönetim talebiyle ilk önemli çıkışını yapmıştır.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Rusya – Türkiye CANLI: 0-0

1’Hakem Pawel Raczkowski maçın ilk düdüğünü çalıyor ve mücadeleye Ay-yıldızlı ekibimiz başlıyor.

UEFA Uluslar Ligi’nde Rusya’ya Trabzon’daki mücadelede 2-1 mağlup olan ardından deplasmanda İsveç’i 3-2 yenmeyi başaran A Milliler, Bosna Herkes’le yaptığı hazırlığın ardından yeniden Rusya karşısına çıkıyor. 2018’deki üçüncü resmi maçında deplasmanda 3 puan arayan ay yıldızlılar rakibine karşı bu güne kadar hiç kazanamadı.

Rusya ile daha önce çeşitli turnuva ve organizasyonlarda karşı karşıya gelen Milliler, oynanan 5 maçın 3’ünü kaybedip 2’sinde ise berabere kaldı.

İLK 11’LER

Rusya: Guilherme, Mario Fernandes, Neustadter, Dzhikiya, Kudryashov, Gazinsky, Zobnin, Kuzyaev, Ionov, Golovin, Dzyuba

Türkiye: Sinan, Mehmet Zeki, Serdar Aziz, Çağlar, Hasan Ali, Mahmut, Okay, Oğuzhan, Hakan Çalhanoğlu, Cengiz Ünder, Cenk Tosun