Afganistan’da radyo istasyonuna silahlı saldırı: 2 ölü

Olay, Afganistan’ın Tahar vilayet merkezinde, Talukan’da meydana geldi. Tahar polisinin aktardığına göre, kimliği belirsiz silahlı bir saldırgan radyo istasyonunun Talukan’daki ofisine gece saatlerinde girerek radyo çalışanlarına ateş açtı ve saldırı sonrası hemen olay yerini terk etti.

İLGİLİ HABERBelçika'da Türk dükkanına silahlı saldırıBelçika'da Türk dükkanına silahlı saldırı

Hamsada Radyo yetkililerinin yaptığı açıklamaya göre ise 6 yıldır radyoda çalışmakta olan 28 yaşındaki Shafiqullah Arya isimli bir gazeteci ve 2 yıldır radyoda çalışmakta olan 26 yaşındaki Rahimullah Rahmani isimli sunucu, saldırıda hayatını kaybetti.

Saldırı nedeninin henüz bilinmediği, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı açıklandı.  DHA

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nden korkutan tablo

Resmi istatistiklere göre; Türkiye’de her 4 kız çocuğundan biri, her 6 erkek çocuğundan biri cinsel istismara uğramaktadır. Dünya genelinde ise; her 5 çocuktan biri cinsel istismara uğramaktadır. Ne yazık ki, vakaların %85’i gizli kalmaktadır.

MAĞDUR ÇOCUKLARIN % 60’I KIZ

Prof. Dr. Oğuz Polat tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de Çocuk İstismarı Raporu-2”  başlıklı araştırmaya göre cinsel suç mağduru olan çocukların oranı son dört yıllık dönemde en az yüzde 33 artış göstermiştir.
Bunların da %70 ‘i 11 yaşından küçük çocuklardır. Mağdur çocukların %60 ‘ı kız, %40’ı erkek çocuklardır. İstismarcıların % 96’sı ise erkek. İstismara uğrayan çocuğun %85’i tanıdığı birisi tarafından istismara uğruyor.

22 BİNE YAKIN ‘ÇOCUK’ GEBE

Araştırmaya göre; 2016-2017 yıllarında Türkiye’de 0-11 yaş arası 2.487 kız çocuğu ile aynı yaş grubundaki  1.124 erkek çocuğu cinsel istismar veya benzer mağduriyeti yaşamıştır. 14 yaş dilimindeki 3 bin 688 kız çocuğu ile aynı yaştaki 563 erkek çocuk cinsel istismar mağduru olmuştur. 15-17 yaş dilimindeki 8 bin 460 kız çocuk ile 518 erkek çocuk da cinsel istismara uğramıştır.
2017 yılı geneli ve 2018 yılının ilk yarısını kapsayacak şekilde, CİMER üzerinden verilen bir yanıta göre ise; 21.957 çocuk hastane kayıtlarına gebe olarak geçmiştir.

KORKUNÇ RAKAMLAR

Adalet Bakanlığı verilerine göre; 2017 yılında işlenen cinsel şiddet suçu 80 binin üzerindedir. Bu suçların 33.341’i çocukların cinsel istismarı suçunu oluşturmaktadır. 2017 yılında incelenen cinsel şiddet suçu dosya sayısı ise 89.725’tir. Çocuk istismarı dosyalarının 9.478’inde ”Kovuşturmaya yer yoktur” kararı verilmiştir.

CEZA KANUNDA ÇOCUK İSTİSMARI

Çocuk Hakları ve Cinsel Şiddet konularında çalışan Avukat Kardelen Yarli,  Cinsel İstismarı ve hukuki yaptırımlarını şöyle anlattı: “Cinsel İstismar suçu, Türk Ceza Kanunu Madde 103’te tanımlanmış olup; çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Mağdur on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Cinsel istismar deyiminden; on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış anlaşılmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda Cinsel Dokunulmazlığa Karşı İşlenen Suçlar başlığı altında yer alan Cinsel Saldırı ve Cinsel İstismar suçlarının ayrımı da mağdurun çocuk olup olmamasına göre belirlenmiştir.”

İSTİSMARA KARŞI NE YAPMALI?

İşlenen suçlarla ilgili uygulanan cezai yaptırımlarda çocuk hakları ve cinsel şiddet suçları alanında yetersiz kalındığını ve bunun çok fazla vaka irdelememiş olmaktan kaynaklandığını söyleyen Yarli; “Bu noktada öncelikli olarak yapılması gereken; Çocuk Hakları alanında çalışan hâkim ve savcıların sadece bu alanda çalışmasını sağlamaktadır. Daha sonrasında ise bilhassa tarafı çocukların olduğu veya cinsel şiddet suçu içeren bu vakalarda çalışan her uzman kişinin (hakim, savcı, avukat, polis, psikolog, çocuk hekimi, adli görüşmeci vb) düzenli olarak alana yönelik uzman kişilerden süpervizör desteği alması sağlanmalıdır. Sonrasında bu alanda çocuklarla çalışan her meslekten uzmanın, gerek uluslararası gerekse ulusal düzenlemelerdeki gelişmelerden haberdar olması için sistemsel eğitimler verilmelidir”  diyerek yapılması gerekenleri söyledi.

“DEVLET, STK VE AKADEMİLER ORTAK MERKEZLER OLUŞTURMALI”

Avukat Yarli sözlerini şöyle sürdürdü: “Her ne kadar kanunlarımız gereği bilhassa mağdur çocukların ya da cinsel şiddet mağdurlarının birden fazla ifade vermesinin lüzumu bulunmasa da hala bu uygulamayı devam ettiren, mağdurdan ifade alırken 49 ilde var olmasına rağmen Adli Görüşme Odası’nı kullanmayan, mağduru ya da çocuğu suçlayıcı bir tarzda sorgulama yapan, tutuklamanın esas olduğu suçlardan biri olan bu suçlarda inandırıcı ve tutarlı beyan ile yan delillere rağmen mağdurların ikincil travma ve can güvenliklerini hiçe sayarak tutuksuz yargılama yapan hakim ve savcı gibi kanun uygulayıcılarından Çocuk Hakları alanında çalışmak için yeterli olmayanlarının tespit edilerek bu anlamda eğitime tabi tutulmaları gerekmektedir. İngiltere gibi ülkelerde var olan Tecavüz Kriz Merkezi benzerinde hem devletle hem de STK ve Akademi’lerle ortak bağ kuran merkezler oluşturulmalı, bu merkezlerde sadece bu suçlar ve bu suçların mağdurları alanında uzmanlaşmış saha çalışanları bulundurulmalıdır. Bu merkezler tüm mağdurlar tarafından 7/24 ulaşılabilir şekilde dizayn edilmelidir. Ülke geneline yayılacak olan bu merkezler sayesinde çoğu zaman şikayet etmekten korkan veyahut da nereye nasıl başvuracağını bilmeyen mağdurlar için ilk destek yine merkezler aracılığı ile verilmelidir”

FAİLLERİN %99’U PEDOFİLİ DEĞİL

Pedofili konusuna da değinen Yarli, gerçek manada ”PEDOFİLİ” teşhisi almış insanların %60’ı hayatları boyunca aktifsel olarak eyleme geçmemekte ve bu cinsel arzuyu sadece beyinlerinde yaşadıklarını ve bu durumda faillerin %99’unun aslında sanıldığı gibi hasta, sapık, manyak veya pedofili olmadığını söylüyor.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Son dakika… Mısır’da otobüse silahlı saldırı: 7 ölü

Ayrıntılar geliyor…

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

ABD’de eski liderlere bombalı paket gönderildi

ABD eski Başkanı Bill Clinton ile eski Dışişleri Bakanı eşi Hillary Clinton’ın New York’un banliyösünde Chappaqu’daki evlerinde, içerisinde patlayıcı maddenin olduğu bir paket bulundu. Amerikan Gizli Servisi, Clintonlar ve Obamaların evindeki paketlerin, “patlayıcı madde içerme riskine karşı postalara yapılan rutin denetimler esnasında” tespit edildiğini ve gerekli işlemlerin yapıldığını açıkladı. Paketlerin, Obama ve Clinton’a ulaşmadan önce ele geçirildiği kaydedildi.

OBAMA’YA DA GÖNDERİLDİ

Bu olayın ardından bir bomba paniği de ABD eski Başkanı Barack Obama’nın Washington’daki evinde yaşandı. Obama’nın evine içerisinde patlayıcı madde bulunan paket gönderildi.

Macar asıllı ABD’li milyarder iş adamı George Soros’un New York’taki evinin posta kutusunda da dün patlayıcı madde bulunmuştu. Obama ve Clintonların evine gönderilen paketlerin, Soros’un evine gönderilenle bağlantılı olduğu düşünülüyor. Paketlerin birbiriyle bağı araştırılıyor.

İLGİLİ HABERABD'de silahlı saldırı! Ölü ve yaralılar varABD'de silahlı saldırı! Ölü ve yaralılar var

BEYAZ SARAY’DAN AÇIKLAMA

Beyaz Saray, ABD eski başkanlarından Barack Obama ve Bill Clinton’ın evlerine patlayıcı madde gönderilmesini kınadı. Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, yaptığı açıklamada, “Son günlerde Başkan Obama, Başkan Clinton, Dışişleri Bakanı Clinton ve diğer kişileri karşı yapılan saldırı girişimlerini kınıyoruz.” ifadesini kullandı. Bu tür eylemleri “aşağılık” olarak tanımlayan Sanders, saldırı girişimlerinin sorumlularına kanunlar çerçevesinde gerekli cezaların verileceğini belirtti. Sanders, “ABD Gizli Servisi ve diğer güvenlik ajansları olayı soruşturuyor ve bu korkakların tehdit ettiği herkesi korumak için tüm uygun tedbirleri alacaklar.” değerlendirmesinde bulundu.

CNN BİNASI DA BOŞALTILDI

Bu arada New York Polisi, yayın kuruluşu CNN’in de içinde bulunduğu Time Warner Center’a da benzeri bir paket gönderildiğini açıkladı. CNN’e konuşan bir yetkili de benzeri bir paketin Beyaz Saray’a gönderildiğinin, ancak adrese ulaşmadan tespit edilerek teslimatın engellendiğini belirtti. AA

 

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

Uluslararası basından Cemal Kaşıkçı olayının soru işaretleri…

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldüğünü doğrulayan Riyad, şimdi yeni sorularla karşı karşıya. Ulusarası basında Riyad’ın açıklamasına ABD Senatosu’nda kuşkuyla yaklaşanların olduğu belirtilen haberler yer aldı…

CEMAL KAŞIKÇI HAKKINDA SORU İŞARETLERİ

BBC

BBC Arapça Servisi ise, Türk basınının Cemal Kaşıkçı’yı öldürmekle suçladığı 15 kişilik ekipte bulunan Maher Abdülaziz Mutreb’in, Suudi devleti adına casus yazılım teknolojisi kullanmak için eğitildiğini ortaya çıkardı.

BBC’ye konuşan bir kaynak, eğitimcilerin sürekli mutsuz göründüğü için onu “karanlık yüz” olarak adlandırdığını söyledi.

Suudi hükümetine şirketi aracılığıyla casus yazılım teknolojisi pazarlayan bu kişi, Mutreb’in 2011 yılında iki hafta boyunca Suudi vatandaşlarının telefon ve bilgisayarlarına saldırı düzenleyebilmek için eğitim aldığını söyledi.

Riyad’ın dışındaki bir askeri yerleşkede verilen eğitim sırasında Mutreb’in “gelip gittiğini” ve “neredeyse hiç konuşmadığını” söyleyen söz konusu kişi, “Teknik konularda özellikle yetenekli olan insanlardan biri değildi” dedi.

cemal kasikci sözcü ile ilgili görsel sonucu

NEW YORK TIMES

ABD merkezli New York Times gazetesi ise, Suudi Arabistan’ın yürüttüğü soruşturmaya yakın bir Suudi yetkilinin Cemal Kaşıkçı’nın ölümüne yol açan olaylarla ilişkin açıklamalarına yer verdi.

Soruşturma sürdüğü için ismini vermek istemeyen bu yetkili, Suudi Arabistan’ın yurt dışında yaşayan muhaliflerin dönmesini emrettiğini, Kaşıkçı’nın 2 Ekim’de İstanbul’daki başkonsolosluğa gideceği öğrenildiğinde, istihbarat şefi Ahmet el Asiri’nin onunla yüzleşmeleri için 15 kişilik bir ekip hazırladığını söyledi.

Ancak onu Suudi Arabistan’a döndürmek için verilen emir bir yetkiliden diğerine iletilirken yanlış yorumlandı ve Kaşıkçı bu kişileri karşısında gördüğünde karşılıklı meydan okuma başladı.

Yetkilinin anlattıklarına göre Kaşıkçı kaçmaya çalıştı, Suudi yetkililer onu durdurdu, yumruklar havada uçuştu, Kaşıkçı bağırdı ve yetkililerden biri onun boğazını sıkınca ölümüne yol açtı.

Yetkili, “Olan biten hiç de uzun sürmedi” dedi. Yine bu anlatıma göre daha sonra yetkililer, önceden tanıdıkları yerel bir kişiye kurtulması için cesedi verdi, dolayısıyla yetkililer cesedin nerede olduğunu bilmiyorlar.

New York Times gazetesi, Türk basınının paylaştığı 15 kişilik ekipteki çoğu kişinin Suudi ordusu ya da güvenlik güçlerinde çalıştığını belirlediklerini ve en az dördünün Veliaht Prens’in korumaları olarak onunla seyahat ettiğini yazdı.

WASHINGTON POST: “EFENDİLERİM KRAL VE PRENSE MİNNETARIM”

Cemal Kaşıkçı’nın köşe yazıları yazdığı ABD merkezli Washington Post gazetesi haberinde, “Ne Kaşıkçı’nın cesedi bulundu, ne de Suudi açıklaması ona ne olduğuna değindi” dedi.

Riyad’ın yaptığı açıklamada Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a atıfta bulunulmadığını belirten gazete, ancak görevden alınan iki ismin Veliaht Prens Muhammed’e yakınlıklarına işaret etti:

“(Suud el) Kahtani, Muhammed’in yakın danışmanlarından biriydi, stratejileri çizen ve kararları uygulatan isim olarak biliniyordu. Suudi Arabistan’ı internet üzerinden eleştirenler hakkında bir ‘kara liste’ hazırlamıştı. Sosyal medyadaki varlığı onu Suudi Arabistan’ın en çok sesi çıkan ve Arap dünyasındaki en görünür yetkililerden biri yapmıştı.

“Suudi Arabistan’ın açıklamasından kısa bir süre sonra 1,3 milyon takipçisiyle paylaştığı tweet’inde, Kahtani ‘efendileri’ olarak bahsettiği Kral ve Veliaht Prens’e minnettar olduğunu yazdı.

“ABD istihbarat yetkilileri onu tutuklamak için Suudi Arabistan’a götürmek üzere tuzak kurulduğunu söylediklerinde, Kahtani Kaşıkçı’ya önerilerde bulunmuştu ve bu yaz onu Suudi Arabistan’a dönmeye ikna etmeye çalışmıştı.

“Kahtani geçen yıl attığı ve görevden alınmasının ardından şu an çokça paylaşılan tweet’inde şunları söylüyordu: Emir ya da yönlendirme olmadan kendi başıma hareket edebileceğimi sanıyor musun? Ben bir çalışanım ve Kral ve Veliaht Prens’in emirlerinin güvenilir bir uygulayıcısıyım.”

Washington Post gazetesi, görevden alınan bir diğer isim olan Suudi istihbarat şefi Ahmet el Asiri’nin bu göreve gelmeden önce, Riyad’ın Yemen’de yürüttüğü savaşın sözcüsü olduğunu yazdı. Gazetede dikkat çeken bir diğer detay ise, konuyla ilgili yakın bir isme dayandırdıkları, Türk yetkililerin elinde bir ses kaydı olduğu iddiası.

“Konuyu yakından bilen bir kaynağa göre, Türk yetkilileri gazetecinin Suudi ekip tarafından öldürüldüğünü ve parçalandığını kanıtladığını söyledikleri ses kaydını CIA yetkililerine dinletti. Bu kayıt doğrulanırsa, Kaşıkçı’nın ölümünün bir kaza olduğuna ilişkin Suudi açıklamasını Beyaz Saray’ın kabul etmesi zorlaştırabilir.”

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

AKP İlçe Başkanı Aktert’in öldürüldüğü saldırıyı gerçekleştiren terörist teslim oldu

Güvenlik güçlerinin kararlı çalışmaları neticesinde PKK terör örgütünden kaçışlar devam ediyor. Diyarbakır’da polis uygulama noktasına gelerek, PKK/KCK terör örgütünün dağ kadrosundan kaçtığını, pişman olduğunu söyleyen ve güvenlik güçlerine teslim olan bir terörist ile yine terör örgütünün dağ kadrosundan kaçarak şehir merkezine geldikten sonra Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yakalanan 2 örgüt mensubu, ifadeleri alındıktan sonra sevk edildikleri adli merciler tarafından tutuklandı.

“SİHA ve İHA destekli operasyonlar örgütte hızla çözülmelere yol açtı”

Örgüt mensupları ifadelerinde PKK/KCK terör örgütü yöneticilerinin örgüt mensuplarına baskı yaptığını, örgütten kaçan veya kaçmaya yönelen şahıslara işkence yapıp infaz ettiğini, dağın kendilerine anlatıldığı gibi olmadığını, arkadaşlarının aç bırakılarak baskı altında tutulduğunu, güvenlik kuvvetlerinin SİHA ve İHA destekli kararlı operasyonlarından dolayı örgütün hızla çözüldüğünü dile getirdi.

Teröristlerin ifadesi doğrultusunda operasyon yapıldı

Teslim olan teröristlerin konuşmaları üzerine terör örgütünün kırsal alanda bulunan sığınak ve barınaklarına yönelik düzenlenen operasyonda çok sayıda malzeme ele geçirildi. Operasyonda mühimmat ile birlikte erzak deposu ve örgütsel malzemeler ele geçirildi. Teröristlerin yer göstermesi üzerine 9 ayrı bölgede yapılan aramalarda, 4 adet el bombası, 2 adet Kalaşnikof piyade tüfeği, bu tüfeklere ait çok sayıda dolu vaziyette şarjör, kırsal alanda faaliyet sağlayan teröristler ile Kandil arasında iletişim sağlayan telsiz, EYP yapımında kullanılan çok sayıda tüp, kablo ve pil, çok sayıda örgütsel doküman ve fotoğraf, yüklü miktarda yaşam malzemesi ele geçirildi.

İTİRAF ETTİ

Güvenlik kuvvetlerine teslim olan teröristlerden biri 10 Ekim 2016 tarihinde AKP Dicle İlçe Başkanı Deryan Aktert’in uğradığı silahlı saldırı sonucunda öldürülme olayını gerçekleştiren grubun içerisinde yer aldığını itiraf etti. Her iki terörist alınan ifadelerinin ardından sevk edildikleri adli makamlar tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi. İHA

Trump’tan sürpriz teklif: Beyaz Saray’a gel

ABD Başkanı Donald Trump, Helsinki zirvesi sonrasında Rusya hakkındaki ifadelerinin yankısı sürerken yeni bir açıklama yaparak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yeni bir zirve daha düzenlemek istediğini belirtti. Trump, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Tartıştığımız birçok konuyu hayata geçirebilmek için ikinci buluşmamızı dört gözle bekliyorum” ifadesini kullanarak “TÜM” sorunların çözülebileceğini kaydetti.

Trump’ın bu açıklamasının ardından Beyaz Saray Basın Sözcüsü Sarah Sanders, iki liderin sonbaharda Washington’da görüşmesi için gerekli temasların sürdüğünü duyurdu. Konuya ilişkin açıklamayı Twitter üzerinden yapan Sanders, “Başkan Trump, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’dan Başkan Putin’i sonbaharda Washington’a davet etmesini istedi ve bu konudaki görüşmeler hâlihazırda sürüyor” ifadesini kullandı. Putin son Beyaz Saray ziyaretini 2005 yılında dönemin ABD Başkanı George W. Bush’un daveti üzerine gerçekleştirmişti.
Finlandiya’nın başkenti Helsinki’de Pazartesi günü Putin ile bir araya gelen Trump, yaptığı çelişkili açıklamalar, yalanlamalar ve düzeltmeler ile karışıklığa yol açmıştı. Trump Çarşamba günü de Amerikan CBS televizyonuna verdiği demeçte, ABD’nin gelecekteki seçimlere müdahaleye müsamaha göstermeyeceği konusunda Putin’i şahsen uyardığını söyledi.

“ÜLKESİNDEN O SORUMLU”

Trump, 2016 seçimlerine Rusya’nın karışması konusunda Putin’i şahsen sorumlu tutup tutmayacağı sorusuna ise, “Sorumlu tutarım, zira ülkesinden o sorumlu. Aynı, benim bu ülkede olanlardan sorumlu olmam gibi” cevabını verdi. Trump, Helsinki’de Putin ile yaptığı basın toplantısında ve Çarşamba günü Washington’daki kabine toplantısı esnasında farklı açıklamalarda bulunmuş, ancak daha sonra bunları dil sürçmesi veya “yalan haber” olarak nitelendirmişti.

Diğer yandan New York Times gazetesi, Ocak 2017’de yemin ederek göreve başlamasından iki hafta önce Trump’a, Putin’in bizzat ABD seçimlerine siber saldırı talimatı verdiği yönünde “çok gizli” istihbaratın sunulduğunu bildirdi. İstihbarat kaynakları arasında Putin’in çok yakın çevresinden bir kaynağın da bulunduğunu belirten gazete, Trump’ın sunulan bilgilere gönülsüzce ikna olduğunu yazdı. Trump ise, New York Times’ın adını anmadan Twitter’da yaptığı açıklamada, “yalan haberci medyanın”, kaynak veya kanıt olmadan hikayeler uydurduğunu savundu ve “Benim hakkımda veya etrafımdaki iyi kişiler hakkındaki birçok haber tamamıyla kurgusal” ifadesini kullandı.

Acilde doktora seramik taşlı saldırı!

Alınan bilgiye göre, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk Acil Servisinde görevli Dr. Bahattin Ahmet Yalçın ile hasta yakını A.K. arasında henüz öğrenilemeyen nedenle tartışma çıktı.

Araya giren güvenlik görevlileri A.K’yi acil servis dışına çıkardı. A.K, dışarıdan aldığı taşla tekrar acil servise girerek Yalçın’ı başından yaraladı. İlk müdahalesi acil serviste yapılarak ameliyata alınan Dr. Bahattin Ahmet Yalçın’ın tedavisi yoğun bakımda sürüyor.

resimid_5562780

Güvenlik görevlileri tarafından etkisiz hale getirilen A.K. ise olay yerine gelen polis ekiplerince gözaltına alındı.

HAYATİ TEHLİKESİ MEVCUT

Hastaneden yapılan yazılı açıklamada, çocuk acil servisinde görevli Dr. Bahattin Ahmet Yalçın’ın bir hasta yakını tarafından acil serviste görevi başındayken başına sert bir cisimle vurulmak suretiyle darp edildiği belirtildi.

resimid_5562781

Yaşanan olayın ardından doktorun ameliyata alındığı belirtilen açıklamada, “Olay sonrası acilen ameliyata alınan doktor arkadaşımızın hayati tehlikesi mevcut olup halen yoğun bakımda takip edilmektedir. Bu tür insanlık dışı yaklaşımlar bölgemizde hizmet eden tüm hekim arkadaşlarımızı ve sağlık çalışanlarını derinden üzmektedir. Bu menfur olayı tüm hekimler ve sağlık
çalışanları adına şiddetle kınıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

Harvey Weinstein kefaletle ikinci kez serbest kaldı

New York’ta hakim karşısına çıkan Weinstein, Mahkeme Salonu’na elleri arkada kelepçeli getirildi.

Weinstein’ın avukatı Benjamin Brafman, müvekkilinin kaçmayacağını belirterek, salona elleri kelepçeli olarak getirilmesine itiraz etti.

Hollywood‘u sarsan cinsel taciz iddialarının odağındaki Amerikalı yapımcı Weinstein, üçüncü cinsel saldırı suçlamasıyla çıkarıldığı mahkemede hakkındaki son suçlamaları reddetti ve ikinci kez kefaletle serbest bırakıldı.

İLGİLİ HABERHollywood yıldızı Megan Fox İstanbul'daHollywood yıldızı Megan Fox İstanbul'da

Ünlü yapımcı, daha önce kendisine yöneltilen iki suçlamadan tutuksuz yargılanmak için de 1 milyon dolar kefalet ödemişti.

Weinstein, Kevin Spacey gibi Hollywood ünlülerinin adının geçtiği taciz iddiaları, geçen yıl sonunda Hollywood‘u sarsmıştı. Aralarında ünlü aktrislerin de bulunduğu çok sayıda kadının cinsel taciz suçlamalarıyla karşı karşıya kalan Weinstein, erkek kardeşi Robert ile kurduğu film şirketinden çıkarılmış ve yapımcının, Hollywood Film Akademisi ile ilişiği kesilmişti.

Ünlü yapımcı suçsuz olduğunu ve kimseyle rızası dışında cinsel ilişkiye girmediğini savunuyor. AA