Cep telefonunda yüzde 50 ÖTV’nin önü açıldı

Cep telefonlarından alınan ÖTV’nin yüzde 50’ye çıkarılmasının önü açıldı. Hali hazırda yurt dışından Türkiye’ye getirilen cep telefonlarında yüzde 25 ÖTV alınıyordu. Plan ve Bütçe Komisyonu’na gönderilen yasa tasarısında cep telefonları üçe ayrıldı. Birinci grup fiyatı 1200 TL’ye kadar olanlar, ikinci grup 1200-2400 TL arası fiyatta olanlar ve 2400 TL’den fazla olanlar.

Söz konusu fiyat gruplarındaki telefonların ÖTV oranları yasa tasarısında şimdiki gibi yüzde 25 olarak bırakıldı fakat hükümete özel tüketim vergisinin yüzde 50’ye kadar çıkarılması için yetki verildi.

Yani devlet fiyatı 2500 TL’den yüksek fiyatlı bir telefonun ÖTV’si yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarılabilecek.

Söz konusu yüzde 25 vergi matrahının üst sınırı dörtte birine kadar indirilebilecek.

İLGİLİ HABERApple Türkiye'de indirim yapacakApple Türkiye'de indirim yapacakİLGİLİ HABERCep telefonu taksit düzenlemesinden vazgeçildiCep telefonu taksit düzenlemesinden vazgeçildi ._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Vahim araştırmanın sonuçlarını açıklamıştı… Bülent Şık hakim karşısına çıktı

Sağlık Bakanlığı’nca yürütülen araştırmanın sonucunu Cumhuriyet Gazetesi’nde yazı dizisi şeklinde kamuoyuna açıkladığı gerekçesiyle 12 yıla kadar hapis istemiyle hakkında dava açılan akademisyen Bülent Şık’ın yargılanmasına başlandı.

AHMET ŞIK DA DESTEĞE GELDİ

İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada Bülent Şık’ı, yirmiye yakın avukat temsil etti. Şık’ın kardeşi HDP Milletvekili Ahmet Şık, CHP Milletvekili Ali Şeker ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve akademisyen de destek vermek için duruşmayı izledi. KHK ile görev yaptığı üniversiteden ihraç edildiğini belirten Bülent Şık, suçlamalara ilişkin savunma yaptı.

“TEMİN ETMEDİM, PROJEDE YER ALDIM”

Bülent Şık, “Göreve ilişkin sırın açıklanması”, “Yasaklanan bilgileri temin etme” ve “Yasaklanan bilgileri açıklamak” suçlaması yöneltildiğini hatırlatarak, “Projede yer alan bir araştırmacı olduğum için söz konusu raporlar bende mevcuttu. Bu nedenle ‘temin ettiğim’ yönündeki suçlamayı kabul etmiyorum” dedi.

BAKANLIK ARAŞTIRMA SONUÇLARINI AÇIKLAMADI

Şık daha sonra, Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü ve suça konu araştırma sonuçlarını anlatarak savunmasına başladı. 2011 ve 2016 yılları arasında yapılan araştırmanın amacının halk sağlığını etkileyen faktörlerin tespitine yönelik olduğunu belirten Bülent Şık, “Sağlık Bakanlığı, 3 sene boyunca bu olumsuz durumlarla ilgili bir rapor hazırlamadı. Halka da bu konuda herhangi bir ara rapor sunulmadı” diye konuştu.

ARAŞTIRMA VERİLERİNE GÖRE 52 İLDE…

Sağlık Bakanlığı’nın bugüne kadar da bir açıklama yapmadığını hatırlatan Şık, halk sağlığı ya da çevre sağlığı konularında bir akademisyenin ortaya çıkan ara raporu açıklamasının olağandışı bir durum olmadığını ifade etti. Şık, “Tv’lerde her gün çocuklara balık yedirilmesi haber oluyordu. Ancak bu balıklarda kurşun, arsenik, cıva gibi kanserojen maddelerin ne kadar bulunduğunu bilmiyoruz. Araştırma verilerine göre içinde söz konusu maddelere rastlanan 52 ildeki suların içilemez durumda olduğu ortaya çıktı” ifadesini kullandı.

ARAŞTIRMANIN SONUÇLARI AÇIKLANMAYARAK İNSAN HAYATINI TEHLİKEYE ATILDI

Bu anlamda araştırmanın vahim sonuçlar içerdiğini, aynı zamanda da çok kıymetli olduğunu belirten Bülent Şık, “Araştırmada elde edilen bulguların gizlenmesi yerine kamuoyunda tartışılması sağlanmalıydı. Sağlık Bakanlığı, araştırma doğrultusunda gereken önlemleri almayarak ve ilgili kurumları bilgilendirmeyerek insan hayatını ve ve doğadaki canlıları tehlikeye atmıştır. Ben de bir bilim adamı olarak ve projede yer alan biri olarak halka sorumluluğum gereği araştırmanın sonuçlarını açıkladım.” diye konuştu.

MAHKEME, SAĞLIK BAKANLIĞINA SORDU: AÇIKLANMASI YASAK MIYDI?

Ara kararını veren mahkeme, Sağlık Bakanlığı’na müzakere yazılarak suça konu haberde yer alan araştırmaya ilişkin, açıklanmasının yasaklanmasına dair bir kararın olup olmadığının sorulmasına karar verdi. Sanık avukatlarının, ‘derhal beraat talebi’ ve ‘kovuşturmanın genişletilmesi talebini’ reddetti. Ayrıca dava dosyasının bilirkişiye gönderilmesine karar veren mahkeme, suça konu haberin başka bir kişi tarafından sitelerde ya da gazetelerde yayınlanıp yayınlanmadığının araştırılmasını istedi. Duruşma Mayıs’a ertelendi.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Adnan Bali 2019’dan umutlu

Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, bankacılık sektörü ve Türkiye ekonomisine ilişkin yaptığı değerlendirmede, 2019 yılında gelişmiş ülke merkez bankalarının politikaları ve küresel likidite koşullarının Türkiye ile diğer gelişmekte olan ülkeler açısından önem taşımaya devam edeceğini söyledi.

Merkez bankalarının atacakları adımların büyük ölçüde öngörüler çerçevesinde gerçekleşeceği varsayımı altında, 2019’da gelişmekte olan ülkelerden önemli tutarda sermaye çıkışı yaşanmasının beklenmediğini belirten Bali, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşına ilişkin gelişmeler ile jeopolitik risklerin de küresel risk algısı açısından belirleyici olmayı sürdüreceğini dile getirdi.

Bali, yurt içinde ise uygulanması beklenen sıkı para ve maliye politikası paralelinde, 2019 yılının ilk yarısında gözlenebilecek zayıf seyrin ardından yılın ikinci yarısında ekonomik aktivitede kademeli toparlanma olmasını beklediklerini kaydetti.

2019 yılında ithalatın zayıf seyredeceğini; döviz kurlarının sağladığı rekabet avantajı ve Avrupa ekonomilerindeki büyümenin ihracatı desteklemesiyle net ihracatın büyümeye katkısının artacağını öngördüklerini belirten Bali, “Cari açıktaki daralma eğiliminin de ihracatın ve turizm gelirlerinin performansına bağlı olarak devam etmesini bekliyoruz. Eylül ayında açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP), enflasyon ile mücadeleye destek vermek üzere kamunun tasarruf artırıcı önlem uygulayacağı açıklandı. Söz konusu politikaların uygulanmasındaki kararlılık ve baz etkisinin de yardımıyla 2019 yılının ikinci yarısından itibaren enflasyonda bir düşüş olacağını öngörüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN, KARŞI KARŞIYA KALDIĞI RİSKLERİ BERTARAF EDEREK AYRIŞABİLECEK GÜCÜ BULUNUYOR”

Adnan Bali, jeopolitik gerginlikler, yaptırımlar ve ekonomik sıkıntıların makroekonomik göstergeler açısından ülkedeki tabloyu biraz daha karmaşık hale getirdiğini belirterek, “Geçmişte kamu kesimi ve finans sektörünün kendisinin bir sorun olduğu dönemleri hatırlayacak olursak, bugünün öncekilerden en temel farkı bankacılık sistemi ve kamu kesiminin görece kuvvetli olması. Bu, şu anda içinden geçtiğimiz süreci yönetme bakımından bize bazı imkanlar ve opsiyonlar da sunuyor.” ifadelerini kullandı.

25araliksozkarti2

Türkiye’nin, aslında karşı karşıya kaldığı riskleri bertaraf ederek ayrışabilecek gücünün bulunduğuna dikkati çeken Bali, küresel ve yerel çapta birbirinin içine geçmiş sıkıntıların çözümünde her kesimin gayret göstermesi gerektiği vurguladı.

Bali, buradaki en önemli unsurun, ekonomideki güven ortamının kuvvetlendirilmesi olduğuna inandığını söyledi.

Petrolü, doğal kaynakları olmayan ve kendi tasarrufları büyüme ihtiyaçlarına yetmeyen bir ekonomi olarak en fazla güvene ihtiyacın olduğunu dile getiren Bali, “Güven olmadan bolluk, bereket olmaz. Bolluğu esas yaratacak olan; iş adamının geleceğe güvenle bakacağı, yatırım yapacağı, yeni fabrika açacağı, istihdam yaratacağı; yabancı yatırımcının bu ülkeye müsterih olarak sermaye akışı sağlayacağı, bunu geri almada bir kaygısının olmayacağı bir güven ortamıdır.” diye konuştu.

“YAPISAL REFORMLAR HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Adnan Bali, Türkiye’de güveni yaratacak olanın da öncelikle yapısal reformların hayata geçirilmesi, belirlenecek takvim çerçevesinde uygun eylemlerin ortaya konması olduğunu söyledi.

Bu, iş dünyası ve üreticiler için öngörülebilirliği sağlamanın yanı sıra yabancı yatırımcıların ülkeye yönelik algısını iyileştirmek bakımından da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Bali, şunları kaydetti:

“Dünya ezberleri bozan iktisadi, siyasi ve teknolojik değişimlere sahne olurken, Türkiye’nin, öncelikle hukuk ve eğitim başta olmak üzere yapısal reformları bir an önce gerçekleştirmesinin geleceğe daha başarılı, istikrarlı ve sağlıklı bir şekilde yol alabilmesinin de önünü açacağına inanıyorum. Bunun yanı sıra üretimde dışa bağımlılığın azaltması, yatırım ortamının iyileştirmesi, ihracat pazarlarının genişletmesi bunu pekiştirecek unsurlar olacaktır. Hemen hemen her alanda baş döndürücü hızda bir dijitalleşme trendine tanık olduğumuz bu dönemde, uluslararası rekabet gücünün artırılması için teknolojik atılımlar yapılması gerekliliği de göz ardı edilmemeli.”

Bali, yapısal reformların hayata geçirilmesiyle; sağlıklı ve sürdürülebilir büyüme için daha fazla katma değer yaratan, nitelikli üretim yapan, Türkiye’yi bir üst lige taşıyacak yeni bir büyüme modeline daha rahat geçilebileceğini söyledi.

Büyük alt yapı projeleri ile bölgesinde önemli bir merkez olma özelliğine kavuşan, Orta Doğu ve Asya’ya yönelik para ve mal hareketinin ortasında bulunan Türkiye’nin, böylece bu konumunun avantajını da daha iyi bir şekilde kullanabileceğini ifade eden Bali, “Hem siyasi hem ekonomik krizleri yönetme anlamında iyi bir tecrübesi bulunan bir ülke olarak şimdiye kadar her zorluğu nasıl aştıysak, kamu özel fark etmeden, toplumun tüm kesimlerinin, tüm ekonomik aktörlerinin gayreti ile var olan sıkıntıları aşacağımıza, üstesinden geleceğimize, yeni bir hikaye yazabileceğimize inanıyorum.”

25araliksozkarti“ÖNÜMÜZDEKİ YIL AKTİF KALİTESİNİN KORUNMASI, BANKACILIK SEKTÖRÜ İÇİN ÖNCELİKLİ OLACAK”

İş Bankası Genel Müdürü Bali, 2018 yılında Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmelere paralel olarak, bankacılık sektörünün büyüme hızında yavaşlama ve aktif kalitesi göstergelerinde geçmiş yıllara nazaran bir miktar olumsuzluğun yanı sıra artan fonlama maliyetleri nedeniyle özellikle son çeyrekte önemli oranda daralan net faiz marjlarının dikkati çektiğini söyledi.

Kredi talebinin, yılın ikinci ve üçüncü çeyreğinde artan faiz oranlarıyla birlikte ekonomik aktivitede belirginleşen zayıflama, üçüncü çeyrekte yüksek boyutlara ulaşan kurlardaki dalgalanma sonrası enflasyonda yaşanan hızlı artış nedeniyle önemli ölçüde azaldığını ifade eden Bali, yılın son çeyreğinde ise alınan ekonomik tedbirler ile uluslararası siyasi ve jeopolitik belirsizliklerin azalışına bağlı olarak kurlardaki dalgalanmanın azaldığı ve faiz oranlarında gerilemenin başladığı bir dengelenme dönemine girildiğini kaydetti.

Bali, gelecek yıl görece zorlu ekonomik konjonktürde aktif kalitesinin ve karlılığın korunmasının, bankacılık sektörü için öncelikli olacağını vurguladı.

“İKİNCİ YARIDA BİLANÇOLAR TEKRAR SAĞLIKLI BÜYÜME TRENDİNE GİREBİLİR”

Adnan Bali, özellikle 2019 yılının ikinci yarısında enflasyonda beklenen nispi iyileşme sonrası faizlerde yaşanabilecek aşağı yönlü seyir paralelinde kredi talebinde de kayda değer artış yaşanmasının olası olduğunu söyledi.

Bu dönemde bankacılık sektöründe bilançoların sağlıklı büyümeyi sürdüreceğini belirten Bali, “Sektörün ekonomik büyümeyi hangi ölçüde destekleyebileceğinde karlılığı ve öz kaynaklarını karlılık yoluyla besleyebilme imkanları belirleyici olacak. İkinci yarıda bilançolar tekrar sağlıklı büyüme trendine girebilir.” ifadelerini kullandı.

Bali, başlıca risklerin ise global risk algısının artması, yurt içinde enflasyonun yüksek seyrini sürdürmesi ve büyümedeki toparlanmanın öngörülenden daha uzun bir döneme yayılması olarak göründüğünü dile getirdi.

Sektör olarak, 2019 yılı boyunca dünya genelinde gelişmiş ülke para politikalarını, dış ticarette korumacı politikaların sonuçlarını, Orta Doğu kaynaklı riskleri ve İran’a yönelik yaptırımları takip edeceklerini söyleyen Bali, bunların yanı sıra jeopolitik sorunlara dair gelişmeleri, küresel risk algısında bozulma yaratabilecek ve varlık fiyatlarında dalga boyutunu artırabilecek tüm bu unsurları yakından izleyeceklerini kaydetti.

“SORUNLU KREDİ ORANLARI YÖNETİLEMEYECEK SEVİYELER DEĞİL”

Adnan Bali, içinde bulunulan konjonktürün getirdiği zorluklara rağmen ekim sonu itibarıyla sektördeki takipteki kredi oranı yüzde 3,5 civarında olduğunu belirtti.

Bu oranın geçmişte çok daha zorlu süreçlerde daha yüksek seviyelerde olduğunu anımsatan Bali, “Şu andaki oranlar yönetilemeyecek seviyeler değil. Uluslararası kıyaslamalar açısından da baktığımızda, sorunlu kredilerdeki oranımızın, hala birçok Avrupa ülkesine göre daha düşük olduğunu ve iyi bir şekilde yönetmemize imkan verecek düzeyde olduğunu düşünüyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

CHP’li Yunus Emre: Bu insanlara yapılan zulümdür

CHP’li Yunus Emre SÖZCÜ gazetesi yazarları ve çalışanları hakkındaki FETÖ iddianemesi ile ilgili olarak şunları söyledi;

“Sözcü gazetesinde ve Cumhuriyet gazetesinde de birçok insan içeride. Bu insanlara yapılan zulüm. Bu insanların kamusal bir kişiliği var. Siz okuyucuların bilgi edinme hakkına müdahale etmiş oluyosunuz. Basında çalışan kişilere doğal bir otosansür oluşuyor. İnsanlar kalemi eline aldığı zaman bende hapse düşer miyim diye düşünüyor. Bilgilenmek isteyen insanlar da cezalandırılıyor.”

İLGİLİ HABERErtuğrul Özkök: Emin Çölaşan FETÖ'cü mü! Beni bile inandıramazsınErtuğrul Özkök: Emin Çölaşan FETÖ'cü mü! Beni bile inandıramazsın

“BU İFTİRAYA UĞRUYOR OLMALARI BASINI SUSTURMAK İÇİN…”

“Sözcü gazetesi olayı dehşet verici olay. Demirel’in bir lafı var bilirsiniz, ‘Allah yakışan iftiradan saklasın…’ Bu örnekte hayatları Fetullah çetesiyle mücadele ile geçmiş, toplumun önünde bunları teşhir etmiş insanlar bununla suçlanıyorlar. Bu iftiraya uğruyor olmaları basını susturmak için hangi yollara gidilebileceğini gösteriyor. Bu örnekte gördüğünüz gibi bu suçlarla işi olmamış insanlar bile suçlanabilirse ‘ibret alın sizin başınıza neler gelebilir’ deniliyor.”

İLGİLİ HABERSözcü'nün FETÖ'cü olduğuna kimse inanmıyor!Sözcü'nün FETÖ'cü olduğuna kimse inanmıyor! ._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

AKP, milyonluk arazi raporunu geri çekti

Fatih Vatan Caddesi’ndeki 6 bin 400 metrekarelik eski lunapark arazisi eski İBB Başkanı  Kadir Topbaş’ın FETÖ’den tutuklu damadı Ömer Faruk Kavurmacı ile daha önce ortak işlere imza atan Metal Yapı Konut tarafından 2012 yılında 33 milyon 391 bin 659 liraya satın alındı. Arazinin planı İBB tarafından 5 katlı otel ve konut projesi için değiştirildi. 2016 yılında ise ilginç bir gelişme yaşandı ve Metal Yapı Konut, tartışmalı araziyi İstanbul Büyük¬şehir Belediyesi’ne 368 milyon 923 bin 876 lira + KDV bedelle sattı. Arazi, 16 Şubat 2017’de İBB adına tescil edildi.

ADNAN MENDERES DÖNEMİNDE YIKILMIŞTI

İBB Koordinasyon Kurulu, alanın park ve zemin altı otopark ile birlikte cami olarak kullanılmasına karar verdi. Bu karar gereği, İBB Altyapı Projeler Müdürlüğü tarafından “Molla Gürani Parkı Fikir Projesi” hazırlandı. Proje kapsamında yer alan fonksiyonların karşılanabilmesi için 13 Nisan 2018 tarihli İBB Meclis oturumunda gereken plan değişikliği yapılarak oy çokluğu ile kabul edildi. Plan değişikliği ile araziye park, cami ve zemin altı otopark fonksiyonları verildi. Arazinin üstüne Molla Gürani Parkı ile Adnan Menderes döneminde yıkılan Simkeş Camisi’nin benzeri inşa edilecek. Arazinin altı da otopark olacak.

KOMİSYON GERİ ÇEKTİ

İBB tarafından yapılan plan değişikliği değerlendirilmek üzere koruma kuruluna gönderildi. İstanbul 2 Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu da 1 Kasım 2018 tarihli kararı ile bazı düzeltmeler yaparak plan değişikliğini uygun buldu. Kurulu kararı 12 Aralık tarihli İBB Meclis oturumunda gündeme alındı. İmar ve Bayındırlık Komisyonu tarafından yapılan plan değişikliği, kurul görüşü doğrultusunda uygun bulundu. Ancak komisyonun raporu meclisteki oylama öncesinde AKP grubu tarafından geri çekildi. Raporun, plan kapsamında ihya edilecek Simkeş Camisi’nin yapılacağı alanı yeniden değerlendirmek üzere geri çekildiği öğrenildi. Söz konusu raporun önümüzdeki günlerde tekrar meclise gelmesi bekleniyor.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container:before{ display: inline-block; vertical-align: middle; content:”29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Kış lastiği takma ücreti 50 liradan başlıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca, Karayolları Trafik Kanunu gereği yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların kış lastiği takmaları, illerin hava ve iklim şartlarına göre yılın belirli dönemi için zorunlu tutuluyor. Söz konusu yetki, Bakanlıkça valiliklere de devredilebiliyor.

Araçların denetimi, Bakanlığın yetkilendirdiği personelin yanı sıra Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ticaret Bakanlığının sınır kapılarındaki birimleri ve belediyelerin denetim birimleri tarafından yapılıyor.

İLGİLİ HABERKış lastiği kullanmanın faydalarıKış lastiği kullanmanın faydaları

Kış lastiği takma zorunluluğu 1 Aralık’ta başlayacak ve 1 Nisan 2019’a kadar devam edecek. Kurala uymayan araçların sürücülerine 715 lira ceza kesilecek. Kış lastiği takmama cezası, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanacak yeniden değerleme oranı çerçevesinde 1 Ocak 2019 itibarıyla güncellenecek.

26kasimlastikgrafLASTİK OTELİ KULLANMA ÜCRETLERİ

Söz konusu zorunluluk dolayısıyla yapılacak kış lastiği değişimi, “binek araçlar” için lastik ebatlarına göre 50 lira ile 60 lira arasındaki fiyatlardan yapılıyor. Ayrıca lastik değişimi yapan yerlerde bulunan “lastik otelleri”ni 1 Nisan 2019’a kadar kullanım ücreti 100 lira ile 110 lira arasında değişiyor.

Yük ve yolcu taşımacılığı yapanlar dışındaki hususi araçlar için uygulama zorunlu değil ancak can ve mal güvenliğiyle güvenli seyahat için kış şartlarında tüm araçlarda kış lastiği kullanılması önem taşıyor.

Söz konusu uygulamayla kış şartlarına göre önlemini almayan, kış lastiği olmayan araçların yolu kapatması ve insanların mağduriyete uğraması önlenmeye çalışılıyor.

Kış lastikleri, 7 derecenin altındaki sıcaklıklarda, ıslak, karlı ve çamurlu zeminlerde yaz lastiklerine oranla daha iyi yol tutuş ve yüksek güvenlik sağlıyor.

“LASTİK DEĞİŞİMİNİ SON GÜNE BIRAKMAYIN”

Lastik bayisi satış müdürü Recep Canatar, hava sıcaklıklarının 7 derecenin altına düşmesiyle yaz lastiklerinin hamurundaki bileşenlerden dolayı yola tutunmada sorun oluşturduğunu söyledi.

Can ve mal güvenliği açısından ekimden nisana kadar araçlarda kış lastiği kullanılması gerektiğini belirten Canatar, 7 derecenin üstündeki havalarda da kış lastiğinin uzun fren mesafesi ile yakıt tüketiminde artışa neden olduğunu bildirdi.

Canatar, kışın yaklaşmasıyla kış lastiği satışlarında ve değişimlerinde hareketli bir dönem yaşadıklarını, bu işlemlerin son güne bırakılmaması gerektiğini dile getirdi.

Lastiğini kendi getiren müşterilere, sökme-takma-balans hizmeti verdiklerini ifade eden Canatar, “Söküp takma ücretleri lastik ebadına göre 50 lira ile 60 lira arasında değişiyor. Ayrıca, çıkardığı lastiği taşımak istemeyenler için ‘lastik oteli’ hizmeti de veriyoruz. Bu hizmet de genel olarak 100-110 lira fiyatla sunuluyor.” dedi.

Canatar, tüketicilerin lastik alırken üretim yılına da dikkat etmesi gerektiğini vurgulayarak, lastiklerin üzerinde üretim yılı ve ayının bulunduğunu aktardı.

Araç lastiklerinin raf ömrünün uygun saklama koşullarında 10 yıl olduğuna dikkati çeken Canatar, kullanımdaki araç lastiklerinin ise ömrünün 3 ile 5 yıl arasında değiştiğini kaydetti.

AA

BİLSEM sınavı ne zaman yapılacak? MEB, 20198 BİLSEM sınav tarihlerini açıkladı

BİLSEM özel yetenekli öğrencileri tespite ederek örgün eğitimlerini aksatmadan kapasitelerini kullanmaları amacıyla açılmış devlete bağlı özel bir kurumdur. BİLSEM sınavları ile özel yetenekli çocuklar daha kısa sürede keşfediliyor. İşte MEB’in BİLSEM sınav tarihleri açıklaması…

BİLSEM SINAVI NE ZAMAN?

Bilim ve sanat merkezlerine yerleştirilecek öğrencilerin tanılama süreçleri ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek üzere 12-16 Kasım 2018 tarihlerinde il millî eğitim müdürlükleri tarafından il tanılama sınav komisyonları oluşturulacak.

BİLSEM öğrenci seçim sürecinde belirlenen sınıf düzeyinde derse giren sınıf öğretmenlerine 19-30 Kasım 2018 tarihleri arasında özel yetenekli öğrencilerin özellikleri, özel yetenekli öğrencilere sunulan özel eğitim hizmetleri, bilim ve sanat merkezleri ile bu merkezlere öğrenci seçim sürecine yönelik bilgilendirme toplantılarını planlanacak.
bilsem

Sınıf öğretmenleri tarafından yetenek alanlarına göre aday gösterilecek öğrencilerin gözlem formları 03-14 Aralık 2018 tarihleri arasında e-okul Yönetim Bilgi Sistemi (İlkokul Ortaokul Kurum İşlemleri/Bilim ve Sanat Merkezi Öğrencileri/Bilim ve Sanat Merkezlerine Öğrenci Seçimi Gözlem Formu) üzerinden doldurulacak.

Aday gösterilen ve e-okul Yönetim Bilgi Sistemi üzerinden gözlem formu doldurulan öğrencilerin hangi yetenek alanından aday gösterildiği 17-21 Aralık 2018 tarihinde http://www.meb.gov.tr internet adresinden duyurulacak.

Öğrencinin aday gösterildiği yetenek alanlarında bir değişiklik yapılması söz konusu ise gerekli düzeltmelerin 17-21 Aralık 2018 tarihleri arasında e-okul Yönetim Bilgi Sistemi (İlkokul Ortaokul Kurum İşlemleri/Bilim ve Sanat Merkezi Öğrencileri/Bilim ve Sanat Merkezlerine Öğrenci Seçimi Gözlem Formu) üzerinden yapılması gerekmektedir. Belirtilen tarihten sonra öğrencinin yetenek alanı ile ilgili herhangi bir değişiklik yapılması söz konusu olmayacak.

Grup tarama uygulamasına girecek öğrencilerin randevuları il tanılama sınav komisyonları tarafından MEBBİS/BİLSEM İşlemleri modülü üzerinden 24 Aralık 2018- 04 Ocak 2019 tarihleri arasında hafta sonları 09.00, 10.15, 11.30, 13.30, 14.45, 16.00 saatlerinde günlük altı oturum olacak şekilde planlanacak.

Grup tarama uygulamasına girecek öğrencilerin uygulamaya giriş belgeleri 08 Ocak 2019 tarihinde e-okul Yönetim Bilgi Sistemi “Sınav İşlemleri” modülünde yayımlanacak. Fotoğraflı giriş belgelerinin çıktısı okul idaresi tarafından alınarak onaylanıp öğrenci velilerine imza karşılığında verilerek veliler bilgilendirilecektir.

Grup tarama uygulaması 81 ilimizde, il tanılama sınav komisyonları tarafından belirlenen merkezlerde 19 Ocak-24 Mart 2019 tarihleri arasında yapılacak.

Grup tarama uygulama sonuçları 29 Mart 2019 tarihinde http://www.meb.gov.tr adresinde açıklanacak. Sonuçlar öğrencin T.C. kimlik numarası ile öğrenilebilecektir.

Genel zihinsel yetenek alanında yapılacak bireysel değerlendirme randevuları il tanılama sınav komisyonları tarafından 22 Nisan-12 Temmuz 2019 tarihleri arasında tamamlanacak şekilde planlanacak

Genel zihinsel yetenek alanında bireysel değerlendirmeye hak kazanan öğrencilerin randevu bilgileri 16 Nisan 2019 tarihinde e-okul Yönetim Bilgi Sistemi “Sınav İşlemleri” modülünde yayımlanacak. Fotoğraflı giriş belgelerinin çıktısı okul idaresi tarafından alınarak onaylanıp öğrenci velilerine imza karşılığında verilerek veliler bilgilendirilecektir.

Öğrencinin bilim ve sanat merkezinde eğitim almaya hak kazanıp kazanmadığı 19 Temmuz 2019 tarihinde http://meb.gov.tr ve http://orgm.meb.gov.tr adreslerinden duyurulacak

Görsel sanatlar yetenek alanında bireysel değerlendirmeye hak kazanan öğrencilerin randevu bilgileri 16 Nisan 2019 tarihinde e-okul Yönetim Bilgi Sistemi “Sınav İşlemleri” modülünde yayımlanacak. Fotoğraflı giriş belgelerinin çıktısı okul idaresi tarafından alınarak onaylanıp öğrenci velilerine imza karşılığında verilecek ve veliler bilgilendirilecektir.

Müzik yetenek alanında yapılacak olan bireysel değerlendirme randevuları il tanılama sınav komisyonları tarafından 22 Nisan-12 Temmuz 2019 tarihinde tamamlanacak şekilde planlanacak

Müzik yetenek alanında bireysel değerlendirmeye hak kazanan öğrencilerin randevu bilgileri 16 Nisan 2019 tarihinde e-okul Yönetim Bilgi Sistemi “Sınav İşlemleri”modülünde yayımlanacak. Fotoğraflı giriş belgelerinin çıktısı okul idaresi tarafından alınarak onaylanıp öğrenci velilerine imza karşılığında verilecek ve veliler bilgilendirilecektir.

Bilim ve sanat merkezlerine yerleştirme sonuçları, bireysel değerlendirmeler tamamlandıktan sonra 19 Temmuz 2019 tarihinde http://www.meb.gov.tr adresinden açıklanacak.

‘Matruşka yöntemi, devre mülkte mağdur sayısını artırıyor’

Bursa’da mahkeme kararıyla devre mülk satışı iptal edilen yaklaşık 300 vatandaş, satışı gerçekleştiren söz konusu firmaların kapatılması ya da isim değiştirmesi sebebiyle paralarını alamadıkları için mağduriyet yaşıyor.

Mağdurlardan Zeliha B, bir firma tarafından hediyeli tatil vaadiyle götürüldüğü tesiste, 500 lira avans verdiği termal devre mülk için 13 bin 500 lira bedelli sözleşme imzaladı.

Tatil hizmetlerinden faydalanamayan ve verilen sözlerin yerine farklı uygulamalarla karşılaşan Zeliha B, sözleşmenin iptali, ödediği paranın iadesine karar verilmesi talebiyle Bursa 4. Tüketici Mahkemesine başvurdu.

Firma avukatı, mahkemeye gönderdiği dilekçesinde, davacının sözleşmeyi kendi rızası ile imzaladığını, devre mülk sözleşmelerine ilişkin olarak mevzuatta cayma hakkı öngörülmediğini, kapıdan satış sözleşmesi olmadığını, davalının kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istedi.

Mahkeme başkanı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin devre mülk satışı için ön akit niteliğinde ve harici gayrimenkul satış sözleşmesi olduğundan geçersizliğine, davacının sözleşme nedeniyle herhangi hizmetten yararlanmadığı anlaşıldığından sözleşmenin feshi ile senedin iptaline karar verdi.

Zeliha B, devre mülke ödediği paranın iadesiyle ilgili icra takibi başlatılmasına rağmen muhatap şirket kapandığı için alacağını tahsil edemiyor.

“Bedava tatil”e kanmayın

Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, özellikle yaz aylarında vatandaşların sahil kenarlarına ya da satış mekanlarına araçlarla götürülüp gece yarılarına kadar adeta rehin tutularak sözleşme imzalatmadan geri gönderilmediğini belirterek, tüketicileri “bedava tatil”e kanmamaları konusunda uyardı.

Bu konuda sözleşme iptali ve para iadesi için Bursa’da yüzlerce, ülke genelinde binlerce açılmış dava olduğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle konuştu:

“Firmalar, para iadesi yapmamak için kasalarını boşaltıyor, adını değiştiriyor, başka bir isimle devam ediyor. Bir süre sonra bu ismi de değiştiriyor. Bu durumda tüketici parasını tahsil edemiyor. Devlet, tüketici yasası ile vatandaşın hakkını koruyor. Tüketici de yasal haklarını koruyor ve cayma haklarını kullanıyor. Devletin mahkemesi de gereğini yapmış ve kararını vermiş, icra gitmiş para almaya ama firma yok, para yok. Yasal boşluktan yararlanılarak tüketici mağdur ediliyorsa, devlet yine bir şekilde bu kanuni boşluklardan yararlanan kötü niyetli satıcıları engellemeli ve tüketicinin bu mağduriyetinin önüne geçilmelidir.”

“150 bin mağdurdan bahsediliyor”

Tüketici Onursal Başkanı Aydın Ağaoğlu da devre mülkle ilgili yaklaşık 150 bin mağdur bulunduğundan bahsedildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Matruşka yöntemi, devre mülkte mağdur sayısını artırıyor. Mağdurların mahkeme kararıyla haklı olduklarının belirlenmesine rağmen firmaların içi boşaltıldığı için paralarını alamıyorlar. Bu firmalar matruşka gibi şirketlerden oluşuyor, kapanıyor başka isimle tekrar açılıyor ve mağdur sayısı sürekli artıyor. Bir şekilde dolandırıcılık devam ediyor. Kesin çözüm için mahkemelerin şirketler arasındaki bağı tespit edip, bunlara ayrı tüzel kişiler gibi davranmayıp hepsini bir kefede değerlendirmesi lazım. 2014 yılında mayısta çıkarılan Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre bitmemiş inşaatlardan devre mülk satışı yapılması ön ödemeli satış kapsamına girdi. Bu şirketin kağıdıyla satış yapılamaz ve satışlar noterden yapılacak.”

Devre mülk satışlarının son yıllarda bazı kötü niyetli kişiler tarafından dolandırıcılığa dönüştürüldüğünü vurgulayan Ağaoğlu, “15 günden az süreli devre mülk satışı kesinlikle yapılamaz. Bu konuda kanunla bir çerçeve çizilmiş. Bir haftalık satış varsa uzak durun. 14 günlük kesin cayma hakkınız olduğunu bilin. Bitmemiş inşaatlardan satın alma yaparken dikkatli olun. 3 yılda bitmesi gerekiyor ama kompleks inşaat diye 7 yıl geçmiş halen sürüyor. Tüketici hizmet alamıyor ama parasını zorunlu olarak ödüyor.” diye konuştu.

AA

Yunanistan’da işsiz kalan medya çalışanlarına AB yardımı

İşini kaybeden 550 medya çalışanına 2,3 milyon avro mali destek verilmesi, Avrupa Parlamentosu Bütçe Komitesi’nde onaylandı.  Brüksel’de gerçekleştirilen AP Bütçe Komitesi toplantısında, ülkede çeşitli medya kuruluşlarında görev yaptıktan sonra işsiz kalanlara yardım sağlanması önerisi oylandı.

28 OYLA ONAYLANDI

Bütçe Komitesi, 550 medya çalışanının iş aramalarına yardım etmek amacıyla 2,6 milyon avro kaynak sağlanması yönündeki öneriyi 3’e karşı 28 oyla onayladı.  AB tarafından verilecek iş bulma yardımıyla, medya çalışanlarının bireysel kariyer hizmeti alması, mesleki eğitim programlarına katılması ve ücretli eğitim imkanlarından yararlanması sağlanacak.  Söz konusu iş bulma yardımının sağlanması için önerinin, AP Genel Kurulu ve AB Konseyi tarafından da onaylanması gerekiyor.  Yunanistan’da ekonomik kriz ve dijital dönüşüm nedeniyle 2011-2017 yılları arasında günlük gazete ve dergi satışlarında önemli bir oranda düşüş yaşandı.  Ülkede 2011 yılında 144 milyon gazete ve 60 milyon dergi satılırken, 2017 yılında gazete satışları 57 milyona, dergi satışları ise 23 milyona geriledi. Bu nedenle sektördeki çok sayıda çalışan işini kaybetti.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

İnternet kullanımında yeni dönem 1 Ocak’ta başlıyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, yaptığı açıklamada, bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelere paralel olarak internet erişim hızı ve veri miktarının kullanıcılar için önemli göstergeler haline geldiğini, AKN uygulamasıyla veri indirme hızının iyileştirilmesinin önem kazandığını söyledi.

Bu kapsamda, limitsiz olarak tanıtılan paketlerde AKN veri miktarı ve AKN sonrası erişim hızında tüketici nezdinde şeffaflığın sağlanması amacıyla 1 Mayıs’ta kademeli geçiş yapıldığını anımsatan Turhan, 1 Ocak 2019 itibarıyla AKN’nin tamamen kaldırılmasıyla veri indirme ve erişim hızının artacağını bildirdi.

Turhan, kullanıcıların belirli bir kotayı aşması durumunda internet hızının yavaşlamasına neden olan AKN uygulamasının kaldırılması için altyapının geliştirildiğini ve kapasitenin artırıldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Bu hizmeti veren işletmeci operatörler 1 Ocak 2019 itibarıyla uygulamayı kaldıracak. Kapasitenin üzerinde kullanımda yavaşlama oluyordu. Herkesin interneti eşit kullanması amacıyla getirilen AKN, internet altyapısının gittikçe gelişmesi ve kapasitesinin artması dolayısıyla artık kaldırılacak ve internet kullanımına sınırlama getirilmeyecek. AKN’nin kaldırılması dolayısıyla aboneler herhangi bir dilekçe vermeyecek. Bu uygulama nedeniyle de ilave ücret alınmayacak.”

Turhan, AKN’nin kaldırılmasının ardından internet paketi dışında bir ücretin alınmayacağına dikkati çekerek, söz konusu paket ücretlerinin şirketler arasındaki rekabete göre belirlendiğini, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından da rekabetin denetlendiğini dile getirdi.

“VATANDAŞIMIZI KİMSEYE YEM ETMEK İSTEMEYİZ”

Vatandaşın haksız yere bir hizmetin ödemesiyle karşı karşıyla kalmaması için her türlü çalışmayı yaptıklarını ifade eden Turhan, “Biz, vatandaşımızı bu konuda kimseye yem etmek istemeyiz.” diye konuştu.

Şirketlerin uygulamanın kaldırılması konusunda biraz isteksiz olduğunu belirten Turhan, AKN’nin mutlaka kaldırılacağını söyledi.

Turhan, veri akışının her geçen gün arttığı interneti 1 Ocak 2019’dan itibaren herkesin istediği kadar kullanabileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“AKN’nin kaldırılmasının ardından birkaç hafta içinde yoğunluk yaşanmasını bekliyoruz. Çünkü yılbaşında internet kullanımında talep artabilir. Bunu altyapımızın kapasitesini geliştirerek çözeceğiz. Vatandaşın gereksiz yere ücret ödememesi ve sürpriz faturalarla karşı karşıya kalmaması için her türlü çalışmayı yapıyoruz. Amacımız haberleşme, iletişim ve ulaşım alanlarında vatandaşımıza daha ekonomik ve kaliteli hizmet vermek.”

İnternetin amacı dışında kullanıldığında zararlı olabildiğini ve bu durumun sorunlu bir nesil yetişmesine yol açabileceğini anlatan Turhan, “Bu tür hizmetleri maddi çıkarlar ve kötü amaçlar için kullananlar var. Bunu da kontrol etmemiz lazım.” ifadesini kullandı.

AKN NEDİR? AKN uygulaması, şebeke kaynaklarının tüm kullanıcıların aynı kalitede hizmet alabilmesine imkan sağlamak ve tüm abonelerin internete girmeleri durumunda şebeke üzerinde oluşan yoğunluğun dengelenmesi amacıyla kullanılıyor. Ay içinde belirtilen 'download' miktarı aşılırsa AKN devreye giriyor. Miktar aşılmazsa, erişim hızında herhangi bir değişiklik olmuyor. AKN aşıldığında, 8/16/24/50/100 Mbps'ye kadar olan hızlar sırasıyla 3/5/8/16/24 Mbps'ye kadar düşürülüyor.

AA

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.