Belaruslu genç kıza feribotta tecavüz etmeye kalkıştılar

Şarköy’de yaşayan Belarus uyruklu V.Z. ile komşuları Selçuk Yılmaz ve İ.E., üç gün önce otomobille Çanakkale’ye gezmeye gitti. Çanakkale’de alkol alıp, eğlenen 3 kişi, otomobilleriyle Şarköy’e dönmek için Çanakkale-Gelibolu feribotuna bindi.

İddiaya göre, feribotta Selçuk Yılmaz ile İ.E., genç kıza tecavüz etmeye kalkıştı. V.Z., iki kişiye karşı koyup, telefonla aradığı arkadaşı B.B.’den yardım istedi. B.B. de 155 Polis İmdat hattını arayarak durumu bildirdi. İhbarla harekete geçen Şarköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, feribottan çıkan otomobili Karadeğirmen kavşağında durdurdu. Polis, Selçuk Yılmaz ve İ.E.’yi gözaltına aldı, V.Z. ile birlikte emniyete götürdü.

Belaruslu V.Z., ifadesinde, komşularının gezmek üzere kendisini Çanakkale’ye götürdüğünü, burada alkol alıp eğlendiklerini anlatarak, “Dönüş yolunda feribotta bana tecavüz etmeye kalkıştılar. Ben direnip, telefonla arkadaşımı arayarak yardım istedim” dedi. Emniyetteki soruşturmalarının ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Selçuk Yılmaz tutuklanırken, İ.E. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

._sms-container { width: 100%; background-color: #f3f3f3; border-radius: 10px; display: flex; padding: 6px 15px; align-items: center; margin: 30px 0; border: solid 1px #eee; } ._sms-container p { font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; color: #ff4136; } ._sms-container:before { display: inline-block; vertical-align: middle; content: “29BF”; font-size: 24px; color: #ff4136; margin-top: -4px; margin-right: 10px; }

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nden korkutan tablo

Resmi istatistiklere göre; Türkiye’de her 4 kız çocuğundan biri, her 6 erkek çocuğundan biri cinsel istismara uğramaktadır. Dünya genelinde ise; her 5 çocuktan biri cinsel istismara uğramaktadır. Ne yazık ki, vakaların %85’i gizli kalmaktadır.

MAĞDUR ÇOCUKLARIN % 60’I KIZ

Prof. Dr. Oğuz Polat tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de Çocuk İstismarı Raporu-2”  başlıklı araştırmaya göre cinsel suç mağduru olan çocukların oranı son dört yıllık dönemde en az yüzde 33 artış göstermiştir.
Bunların da %70 ‘i 11 yaşından küçük çocuklardır. Mağdur çocukların %60 ‘ı kız, %40’ı erkek çocuklardır. İstismarcıların % 96’sı ise erkek. İstismara uğrayan çocuğun %85’i tanıdığı birisi tarafından istismara uğruyor.

22 BİNE YAKIN ‘ÇOCUK’ GEBE

Araştırmaya göre; 2016-2017 yıllarında Türkiye’de 0-11 yaş arası 2.487 kız çocuğu ile aynı yaş grubundaki  1.124 erkek çocuğu cinsel istismar veya benzer mağduriyeti yaşamıştır. 14 yaş dilimindeki 3 bin 688 kız çocuğu ile aynı yaştaki 563 erkek çocuk cinsel istismar mağduru olmuştur. 15-17 yaş dilimindeki 8 bin 460 kız çocuk ile 518 erkek çocuk da cinsel istismara uğramıştır.
2017 yılı geneli ve 2018 yılının ilk yarısını kapsayacak şekilde, CİMER üzerinden verilen bir yanıta göre ise; 21.957 çocuk hastane kayıtlarına gebe olarak geçmiştir.

KORKUNÇ RAKAMLAR

Adalet Bakanlığı verilerine göre; 2017 yılında işlenen cinsel şiddet suçu 80 binin üzerindedir. Bu suçların 33.341’i çocukların cinsel istismarı suçunu oluşturmaktadır. 2017 yılında incelenen cinsel şiddet suçu dosya sayısı ise 89.725’tir. Çocuk istismarı dosyalarının 9.478’inde ”Kovuşturmaya yer yoktur” kararı verilmiştir.

CEZA KANUNDA ÇOCUK İSTİSMARI

Çocuk Hakları ve Cinsel Şiddet konularında çalışan Avukat Kardelen Yarli,  Cinsel İstismarı ve hukuki yaptırımlarını şöyle anlattı: “Cinsel İstismar suçu, Türk Ceza Kanunu Madde 103’te tanımlanmış olup; çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Mağdur on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş yıldan az olamaz. Cinsel istismar deyiminden; on beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış anlaşılmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda Cinsel Dokunulmazlığa Karşı İşlenen Suçlar başlığı altında yer alan Cinsel Saldırı ve Cinsel İstismar suçlarının ayrımı da mağdurun çocuk olup olmamasına göre belirlenmiştir.”

İSTİSMARA KARŞI NE YAPMALI?

İşlenen suçlarla ilgili uygulanan cezai yaptırımlarda çocuk hakları ve cinsel şiddet suçları alanında yetersiz kalındığını ve bunun çok fazla vaka irdelememiş olmaktan kaynaklandığını söyleyen Yarli; “Bu noktada öncelikli olarak yapılması gereken; Çocuk Hakları alanında çalışan hâkim ve savcıların sadece bu alanda çalışmasını sağlamaktadır. Daha sonrasında ise bilhassa tarafı çocukların olduğu veya cinsel şiddet suçu içeren bu vakalarda çalışan her uzman kişinin (hakim, savcı, avukat, polis, psikolog, çocuk hekimi, adli görüşmeci vb) düzenli olarak alana yönelik uzman kişilerden süpervizör desteği alması sağlanmalıdır. Sonrasında bu alanda çocuklarla çalışan her meslekten uzmanın, gerek uluslararası gerekse ulusal düzenlemelerdeki gelişmelerden haberdar olması için sistemsel eğitimler verilmelidir”  diyerek yapılması gerekenleri söyledi.

“DEVLET, STK VE AKADEMİLER ORTAK MERKEZLER OLUŞTURMALI”

Avukat Yarli sözlerini şöyle sürdürdü: “Her ne kadar kanunlarımız gereği bilhassa mağdur çocukların ya da cinsel şiddet mağdurlarının birden fazla ifade vermesinin lüzumu bulunmasa da hala bu uygulamayı devam ettiren, mağdurdan ifade alırken 49 ilde var olmasına rağmen Adli Görüşme Odası’nı kullanmayan, mağduru ya da çocuğu suçlayıcı bir tarzda sorgulama yapan, tutuklamanın esas olduğu suçlardan biri olan bu suçlarda inandırıcı ve tutarlı beyan ile yan delillere rağmen mağdurların ikincil travma ve can güvenliklerini hiçe sayarak tutuksuz yargılama yapan hakim ve savcı gibi kanun uygulayıcılarından Çocuk Hakları alanında çalışmak için yeterli olmayanlarının tespit edilerek bu anlamda eğitime tabi tutulmaları gerekmektedir. İngiltere gibi ülkelerde var olan Tecavüz Kriz Merkezi benzerinde hem devletle hem de STK ve Akademi’lerle ortak bağ kuran merkezler oluşturulmalı, bu merkezlerde sadece bu suçlar ve bu suçların mağdurları alanında uzmanlaşmış saha çalışanları bulundurulmalıdır. Bu merkezler tüm mağdurlar tarafından 7/24 ulaşılabilir şekilde dizayn edilmelidir. Ülke geneline yayılacak olan bu merkezler sayesinde çoğu zaman şikayet etmekten korkan veyahut da nereye nasıl başvuracağını bilmeyen mağdurlar için ilk destek yine merkezler aracılığı ile verilmelidir”

FAİLLERİN %99’U PEDOFİLİ DEĞİL

Pedofili konusuna da değinen Yarli, gerçek manada ”PEDOFİLİ” teşhisi almış insanların %60’ı hayatları boyunca aktifsel olarak eyleme geçmemekte ve bu cinsel arzuyu sadece beyinlerinde yaşadıklarını ve bu durumda faillerin %99’unun aslında sanıldığı gibi hasta, sapık, manyak veya pedofili olmadığını söylüyor.

._sms-container { display: block; width: 100%; background-color: #DBDBDB; border-radius: 10px; display: flex; padding: 4px; align-items: center; margin: 30px 0; } ._sms-container p { font-family: -apple-system, BlinkMacSystemFont, “Segoe UI”, Roboto, Oxygen-Sans, Ubuntu, Cantarell, “Helvetica Neue”, sans-serif; font-size: 17px; font-weight: bold; padding: 0 30px 0 0; } ._sms-container img { width: initial !important; margin: 0 20px; height: 22px; } ._sms-container img.sms_transparent { height: 1px; width: 1px; }

Merakla beklenen Yılmaz Özdil’in son kitabı “Mustafa Kemal” Plus abonelerine hediye.

15 yaşındaki kıza aile boyu cinsel istismar !

Edirne’de yaşayan 15 yaşındaki G.G.’ye, öz amcası Ş.G. (33), halasının kocası K.Y., oğulları Y.Y. (17) ve K.Y. (19) ile yine öz amcası olan ancak ablasının kütüğüne kayıtlı olduğu için soyadı farklı olan E.Y.’nin (25) yaklaşık 5 yıldır cinsel istismarda bulunduğu iddia edildi. Edirne ve İstanbul’da görülen davalarda tutuksuz yargılanan sanıklar, suçlamaları kabul etmedi.

Edirne’de babası Ş.G. ile yaşayan G.G., geçen yıl kasım ayında İstanbul’da oturan annesi M.Ş.’nin yanına geldi. Yıllar önce eşinden ayrılan M.Ş., kızının telefonuna halasının kocası K.Y.’nin (47) gönderdiği “Ne yapıyorsun aşkım” yazılı mesajı gördü.

M.Ş., kızı G.G.’ye bunun ne anlama geldiğini sordu. G.G. soruya cevap vermeyip, Edirne’ye, babasının yanına gitmek istemediğini söyleyince M.Ş., kızından ısrarcı oldu. Ağlamaya başlayan G.G., yaşadıklarını annesine ağlayarak anlattı.

G.G., kendisi 10-11 yaşlarında İstanbul Ümraniye’deki evde yaşarken, babası ve babaannesinin başka odada olduğu sırada amcası Ş.G.’nin istismarına uğradığını, bugünden sonra da aynı olayların sık sık tekrarlandığını anlattı. 

EDİRNE’YE TAŞINDI, YİNE İSTİSMARA MARUZ KALDI

Bir süre sonra G.G., babasıyla birlikte Edirne’ye taşındı. Edirne’nin merkez ilçesindeki kırsal Hacıumur Mahallesi’ne gelen G.G., burada babası, babannesi ve halasının ailesiyle yaşamaya başladı.

Babası ve babannesiyle aynı odada yatan G.G.’ye, şehir dışından misafir geldiği için yer yatağında beraber yatmak zorunda kaldıkları halasının oğlu Y.Y. de istismarda bulundu. G.G., bu olaydan bir süre sonra, Y.Y.’nin ağabeyi K.Y.’nin de gündüz vakti arkasından ahıra geldiğini ve kapıyı kilitleyip istismarda bulunduğunu söyledi. G.G.’nin öz amcası olan ancak birlikte yaşadığı halası G.Y’nin kütüğüne kayıtlı olduğu için soyismi farklı olan E.Y.’nin de kendisini istismar ettiğini anlattı. G.G., halasının kocası K.Y.’nin de kendisine zorla masaj yapmak istediğini, sürekli kendisini elle taciz ettiğini ileri sürdü.

TUTUKSUZ YARGILANIYORLAR

Anne M.Ş.’nin şikayeti üzerine Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianame, Edirne 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi, şüpheliler hakkında dava açıldı.

Temmuz ayında görülen ilk duruşmada, tutuksuz yargılanan sanıklar hazır bulundu. G.G.’nin halasının oğulları K.Y. ile Y.Y., mahkemede suçlamaları kabul etmeyerek, “Kendisini Edirne’de sevgilisiyle beraber görüyorduk ve bunu babasına söylüyorduk. Babası da ona kızıyordu, bu yüzden üzerimize iftira atmış olabilir” dedi.

Enişte K.Y. ise, G.G.’ye attığı “Ne yapıyorsun aşkım” mesajının yanlış anlaşıldığını belirterek, “Ben kendi çocuklarıma da bu şekilde konuşuyorum. Benim konuşma tarzım bu” diye konuştu. E.Y. ise suçlamaları kabul etmedi. Dava 27 Kasım’a ertelenirken, olaylardan bilgisi olan babanne G.G. ile hala H.Y.’nin dinlenmesine karar verildi.

İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, amca Ş.G.’nin Ümraniye ilçesinde gerçekleştirdiği iddia edilen istismar olayıyla ilgili hazırladığı iddianame ise İstanbul Anadolu 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Tutuksuz yargılanan sanık Ş.G. de suçlamaları kabul etmedi. Dava, 25 Eylül tarihine ertelendi.

İngiltere’de Türk dehşeti: 3 erkek 19 yaşındaki kıza tecavüz etti

İngiltere’nin çok satan gazetesi Daily Mail’de yer alan haberde Nisan ayında Sali Amet (23), Ömer Engin (24) ve Salih Altun (25) Kent isimli İngiliz şehrinin merkezinde alkollü bir kadınla görülüyor. Genç kadının alkollü olmasındna faydalanan 3 adamların kaçırdıkları kadına 50 dakika boyunca 4 kere tecavüz ettiği ortaya çıktı.

Yaşananların ardından gözaltına alınan adamların duruşması önceki gün yapıldı. Hakim, “Aşırı kırılgan ve yardıma muhtaç bir kurbana saldırdınız. Bu cezasız kalamaz. Acı çekmesine izin verdiniz ve istememesine rağmen zorla birlikte oldunuz. İşiniz bitince de onu bırakıp kaçtınız” dedi. Tecavüz ve kaçırma suçlarını kabul eden saldırganlara 27 yıl hapis cezası verildi.

“BENİM DE KIZ KARDEŞİM VAR”

Saldırganlar duruşmada Türkçe yeminli tercüman isterken, genç kadın, “Cuban isimli mekandaydım ve bu iki adam kendi aralarında konuşuyorlardı ama İngilizce değildi. Daha sonra bir otoparka geldik orada bana saldırdılar” dedi. Saldırıyı yapanlardan Ömer Engin’in bir fast food lokantası işlettiği ortaya çıktı.

Duruşmada Altun, “Bu kızdan faydalandığım için utanıyorum. Benim de kız kardeşlerim var ve onlara da benzer bir şey olsa nasıl hissedeceğimi biliyorum” derken evli ve iki çocuk babası Sali Amet’in de pişmanlık duyduğu belirtildi. Ömer Engin de çok pişman olduğunu söylerken, hakim üç zanlıya toplamda 27 yıl hapis cezası verdi. Her bir zanlının 9 yıl hapis yatacağı açıklandı.

İLGİLİ HABER'Sizinki kaç santim' dedi, bilimsel araştırma heba oldu'Sizinki kaç santim' dedi, bilimsel araştırma heba oldu

ABD’de seks tarikatı ifşa oldu… Aralarında ünlü oyuncu da var

ABD, ünlülerin de üyesi olduğu seks tarikatını konuşuyor… Son yılların gözde oyuncularından Allison Mack ve Kristin Kreuk’un da dahil olduğu seks tarikatı dün yapılan bir operasyonla çökertildi. Superman’in hayatını anlatan Smallville dizisinde başrollerde olan Allison Mack’in özellikle tarikatın lideri Keith Raniere ile yakın olduğu ve tarikatta üst düzey görev aldığı belirtilirken Kristin Kreuk’un ise bir süre sonra tarikattan ayrıldığı iddia edildi.

Smallville dizisinde, Superman'ın kız arkadaşı rolünü üstlenen Kreuk'un kısa süre içerisinde tarikattan kaçtığı öğrenildi.

Smallville dizisinde, Superman’ın kız arkadaşı rolünü üstlenen Kreuk’un kısa süre içerisinde tarikattan kaçtığı öğrenildi.

Nxivm isimli tarikatın Meksika’da ayinler düzenlediği ve ünlü oyuncuların şöhretlerini kullanarak genç kadınları “köle” yaptığı ifade edilirken iddianamede, “Kadınlara sıcak demirle damga vuruyorlardı ve bu sayede köle oldukları kanıtlanıyordu. Mack’in genç kızları yönettiği ve tarikata yeni üyeler almayı sağladığı öğrenildi” ifadeleri yer alıyor. Raniere’nin genç kadınlara tecavüz ettiği ve vücutlarına kızgın demirle isminin baş harfini yazdırdığı belirtilirken, Mack’in de genç kızların çıplak halde fotoğraflarını çektiği iddia edildi.

Smallville'de rol aldıktan sonra bazı projelerde çalışan Allison Mack'in tarikat lideriyle aşk yaşadığı ve şöhretini kullanarak genç kızları kandırdığı ortaya çıktı.

Smallville’de rol aldıktan sonra bazı projelerde çalışan Allison Mack’in tarikat lideriyle aşk yaşadığı ve şöhretini kullanarak genç kızları kandırdığı ortaya çıktı.

Mack’in kızların beslenmesinden sorumlu olduğu ve Raniere’nin istediği gibi olmaları için çaba verdiğini söylerken, şikayette bulunan bir “köle”, “Sürekli bize görev veriyorlardı ve bizim hazır olmamızı istiyorlardı. O kadar kilo vermiş ve yorulmuştum ki regl olmuyordum” dedi.

Mack ve Raniere’nin en az 15 yıl maksimum ömür boyu hapis cezası alması bekleniyor.